Kadir gecesinin delili nedir?

Kadir gecesinin delili nedir? DİN
3,7
23.07.2014 10:49:48
A+ A-

Selam,

Bu akşam Ramazan ayının 27. gecesi ve yaygın kabule göre kadir gecesi. Peki gerçekten bu gece kadir gecesi mi, yoksa diğer tüm dini değerlerimizde olduğu gibi bakışlarımız farklı yönlere çevrilerek gerçeğin üstü mü örtülüyor? Kadir gecesinin delili nedir?

Öncelikle kadir gecesinin ne olduğunu iyi anlayalım. Kadir gecesi Kuran’ın inmeye başladığı gecedir. 23 sene gibi bir süre içerisinde tamamlanmıştır. Dolayısı ile geleneksel kabule göre tamamlanmış ve bitmiş bir şeyin yıldönümü gibi algılanmaktadır.

Ancak yine geleneksel bakış açısı ile kadir gecesi Ramazan ayının içerisinde aranmaktadır. Hatta o gecenin kadir gecesi olup olmadığı ile ilgili fiziksel deliller aranmaktadır. Örneğin “bulutsuz bir gece” gibi. Yani eğer sadece bir yıldönümüyse neden sabit değildir ve tekrarlanması beklenmektedir?

Konuya metafizik olarak yaklaşırsak, pek çok Müslümanın da inandığı "İsa peygamberin geri dönmesi"ne benzer bir kutsal gece beklentisi var gibi gözüküyor. Konuya bir de geceyi arama noktasından yaklaşırsa işin içine bir de şans giriyor. “Ramazan ayında herhangi bir gece” bu kadar vakti olmayan için “Son 10 gün içinde”, ona da vaktiniz yoksa “Tek gecelerde”, o da işinize gelmedi ise “27. Gece”. Pek çoğumuz diyanetin ve cemaatlerin de yardımı ile bu geceyi ibadetle geçirir ve kadir gecesine “Bin aydan daha hayırlı geceye” tesadüf etmek için dua ederiz. Olmadı mı? Seneye inşallah! 

Biraz ironi yaparak anlatmış olabilirim ancak kınadığım şey insanların kadir gecesini aramaları değil, kadir gecesini bize yanlış tanıtarak, yani elimize yanlış suret vererek arattırmalarıdır. Yanlış bir harita, yanlış robot resmi ile yapılan aramanın doğru sonuç vermesi beklenemez. 

Benim düşünceme göre herkesin kadir gecesi kendisine göre farklı bir günde olabilir ve ömründe bir gündür. O kişinin Kuran’ı algılaması ve yaşaması ise ömür boyu sürer. Yani her iş için iner de iner. Bu iniş o kişiye esenlik ve huzur verir. Ta ki birey ve toplum karanlıklardan çıkana, tan yeri ağarana kadar. Yani herkesin kadir gecesini araması gerekir ancak, bu gece sanıldığı gibi yıldönümü değil, başlangıçtır.

Hatta Ramazan ayının içerisinde olması da şart değildir, ömrünüzde herhangi bir gece-gün olabilir. Bu gecenin hangi gece olacağı ise size bağlıdır. Yani şans faktörü yoktur. Metafizik bir algı ile gökten gelecek bir ruh aramayın. Bu ruh zaten içinizde, sizin onu harekete geçirmenizi bekliyor. Yeterli olgunluğa, bilgiye, kültüre ve fikre ulaştığınızda hazırsınız demektir.

Sanki bana inmiş gibi konuşuyorum değil mi? Yok! Benimkisi tecrübeden değil yaptığım okuma ve ayetler üzerinden analizlere dayanıyor. Yani söylediklerim bana göre akla uygun olandır. Geleneksel yaklaşım ise bu güne kadar başkalarının üzerinde de bir türlü sonuç üretmediği için yanlışlığı kanıtlanmış yaklaşımdır. 

O zaman geleneksel yaklaşım, "neden sonuç üretmez?" ona gelelim. Geleneksel yaklaşım diğer bir çok kadim dinde olduğu gibi gökten inen birşey beklemektedir. Dünya üzerinde neredeyse bütün toplumların kültürlerinde benzer bir bekleyiş vardır. Nisa-153, Hicr-14, İsra-93,95 ayetlerinde göreceğiniz üzere gökten birşey beklemek boşunadır. Ancak yine inandığımız Kuran’da bir çok ayette “...gökten su indirdik...” diye yazar. Yani bugün de doğal olarak inmeye devam eden yağmur.  Yani Kuran doğal olanın dışında bir bekleyişi engeller.

Yine birçok eski dinde olduğu gibi bizim dinimizde de Müslümanlar bu gökten inme beklentileri boşa çıkınca peygamberini göğe çıkarmaya kalkmıştır. Eski dinlerde, din adamlarının, büyücelerin, kralların bir merdiven ile ya da yüksek bir tepeye çıkarak halkına tanrıdan birşeyler, sözler getirmelerine sıkça rastlanır. Hatta bazen bu halkın, kişiyi kral olarak kabul etmesi için zorunlu bir ritüeldir. Arapçadaki miraç kelimesi de merdiven ile aynı kökten gelir, ne tesadüf değil mi?

Kuran’da miraç olayından söz edilmez, isra olayından söz edilir ki bu da yürüyüş demektir. Yani herkesin kapasitesine göre başlatabileceği ve sürdürebileceği belli bir hedefe olan yürüyüş. Yürüyüş, mümkün bir olayken Müslümanlar bu yürüyüşü göğe çıkmak-miraç ile taçlandırıp(!) peygamberlerini övmek isterken imkansız hale getirdiklerini farkedemiyorlar. Ya da belki birileri bunu imkansız kılmak ve yürüyüşün önünü kesmek için bu şekilde anlatıyor olabilir. Hatta Enam 125’te Allah’ın saptrımak istediklerinin göğsünü daralttığı ve onların göğe çıkıyormuş gibi oldukları söylenir. 

Görüldüğü gibi gökten, doğal olandan başka birşey beklemek anlamsız olduğu gibi göğe de fizik kanunlarını çözmeden çıkmak mümkün değildir. Bugün göğe çıkan astronomlar bildiğim kadarı ile henüz tanrı ile karşılaşmadılar. Gerçi ezan sesi duyan olmuş ama, atmosferin olmadığı bir ortamda sesin nasıl yayıldığını çözmek rahmetli Einstein’in işi artık.

Bir diğer anlamsızlık ise şans topu oynar gibi bu geceyi arattırmaktır. İlginçtir, peygamberimizn ölümünden sonra özellikle Emevi zihniyeti hakim olduktan sonra ibadetlerin sayısı da süresi de artmıştır. Hatta kandil geceleri daha sonraki saltanatların işidir. Yani peygamberimizin getirdiği din yetmemiş her saltanat zam yapmıştır. Namazda zam-mı sure okunur bilirsiniz, merak edenler kelime anlamına bir baksın. Peygamberimizin Müslümanlığı kesmemiş, Müslümanlar gitgide daha dindar olmuşlardır. Kadir gecesini ibadet ile geçirmek ve bu geceyi aramak ta bu mantık ile açıklanabilir. Ancak çoğu tembel Müslümana bu fazla geleceğinden uyanık hocalarımız kaçamak çözümler bularak onları da kaybetmemeye gayret etmiştir. Miraçta haşa 50 vakit namaz fazla geldiği gibi. Daha dün bir hoca aynen şu cümleyi söylüyordu. “Allah’ın bize verdiği nimetler o kadar fazla ki saymakla bitmez. (bunda şüphe yok) Biz sadece gözümüz için bile ömrümüz boyunca secdeden hiç başımızı kaldırmasak şükrünü eda edemeyiz.” Gördünüz, 50 vakit namaz bile az demek istiyor. Yani bu tür din adamları(!) bizi şükürsüz ve noksan kılarak, kendilerine daha üst makamda bir yer hazırlayıp bizim emeğimiz ile geçinmenin peşindeler. Bu imkansızı gösterip, asla ulaşamayacağınız bir ortamda sizi kusurlu hale getirmek ve sizin için yapılacak şefaati kabul etmeniz içindir.

Siz hiç anlı secdeden kalkmayan bir önder, kurtarıcı, bilim adamı, yol gösterici gördünüz mü? Aksine, liderler tarihte yüzlerce defa ortaya çıkmışlardır ve peygamberimiz de dahil hepsi operasyon adamıdır. Neredeyse tamamı din sınıfına  yani dindarlara karşı gelmiştir. Tarihte din sınıfına en fazla karşı çıkanlar ise peygamberler olmuştur. İbrahim putları yıkmış, İsa Ferisilerin meclisin basmış, peygamberimiz ise kabeyi temizlemiştir.

Bu gece sizin ve benim kadir gecemiz olması dileğiyle...

@AlkanIrfan

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.