Kaf Suresi’nden ayetler açıklayalım

Kaf Suresi’nden ayetler açıklayalım DİN
0,0
05.10.2013 21:58:16
A+ A-

 

Bugün Kaf Suresi’nden ayet açıklamalarına yer vermek istiyorum. 2013 yılına gireceğimiz bugün hepimizin kalbi Kuran’ın nuruyla dolsun.  Allah hepimizin kalbine iman, güzellik, sevgi ve muhabbet versin. Şu peşine düşülen dünyanın çok kısa olduğunu gerçek yurdun ahiret olduğunu herkesin anlamasını nasip etsin. Kuran’ın hikmetli ayetlerini açıklamaya devam edersek;

Kaf Suresi, 36. Ayet:Biz bunlardan önce nice nesiller yıkıma uğrattık ki onlar, zorbaca yakalamak (yakıp-yıkmak, baskı ve şiddetle yönetmek, sindirmek) bakımından kendilerinden daha üstündüler; şehirlerde (yerin üstünü altına getirip, sayısız kazı, inşaat ve araştırmalarla her yanı) delik-deşik etmişlerdi. (Ama) kaçacak bir yer var mı?

Biz bunlardan önce nice nesiller yıkıma uğrattık ki onlar, zorbaca yakalamak (yakıp-yıkmak, baskı ve şiddetle yönetmek, sindirmek) bakımından kendilerinden daha üstündüler;Esad güçleri şu an zorbaca yakalamak bakımından eski iblis bakımından daha üstünler. Apartmanlarda Müslümanları sıkıştırıyorlar, alt katlarda sıkıştırıyorlar, bodrum katlarda. Suratlarına kurşun sıkıp onları şehit ediyorlar. Bakın Cenab-ı Allah diyor ki, ayet devam ediyor: delik-deşik etmişlerdi. Onlar da her yeri delik deşik ediyorlar kurşunlarla, top mermileriyle, değil mi? Her yer delik deşik, bütün binalar delik deşik. Yani bu ayetin anlamı çeşitli. İnşaat yapmalarına da bakar ama delik deşik etmeleri kurşunla, top mermilerle delik deşik etmesi ona da bakar. (Ama) kaçacak bir yer var mı? İnsanlar kaçacak yer arıyorlar şu an değil mi? Kimi Türkiye’ye kaçıyor kimi Ürdün’e kaçıyor. Ayetin işareti açık. 

Kaf Suresi, 37. Ayet:Hiç şüphesiz, bunda, kalbi olan ya da bir şahid olarak kulak veren kimse için elbette bir öğüt (zikir) vardır. 

Bunda kalbi olan, bir kere kalbi oluyorsa vicdanen güzel karar veriyor kalbi olan. Ama diyor ki Cenab-ı Allah, “Ya da” diyor, “Bir şahit olarak kulak veren” yani herhangi bir insan, kalbi devreye sokmamış ama kulak veriyor. O da diyor, mantığıyla da anlar bunu diyor. Kulak veren kimse için elbette bir öğüt (zikir) vardır. Kalbi açık olan zaten görür, diyor Allah. Ama düz mantıkla bakan da anlar bunu, diyor Allah. 

Kaf Suresi, 38. AyetAndolsun, Biz gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları altı günde yarattık; Bize hiçbir yorgunluk dokunmadı. 

Ehli Kitap diyor ya, “Allah yoruldu” diyorlar. “Dinlendi Allah” diyor. Allah, “Bana bir yorgunluk dokunmadı” diyor. Allah’a niye yorgunluk dokunsun? Allah diyorsun, yorgunluktan bahsediyorsun. Olacak iş mi? Allah yorulur mu? O zaman Allah olmaz hâşâ. Allah’ın özelliği o, yorulmaması. Acze düşmez Allah. 

Kaf Suresi, 39. AyetÖyleyse sen, onların dediklerine karşılık sabret ve Rabbini Güneş’in doğuşundan önce ve batışından önce hamd ile tesbih et.

Öyleyse sen, onların dediklerine karşılık sabret Biz de yobazların üslubuna karşı sabrediyoruz.  Onların densizliğine, abuk sabuk konuşmalarına sabrediyoruz. Rabbini Güneş’in doğuşundan önce ve batışından önce hamd ile tesbih et. Bak, Güneş’in doğuşundan önce namaz vakti. Sabah namazının vakti. “Batışından önce hamd ile tesbih et”. Bu da ikindi vaktindeki tesbih. İki tesbih. Bu farz olmuş oluyor. Adamlar kaale dahi almıyor hâşâ Kuran’ın bu hükmünü. Allah diyor, açık. Bir farz var burada, birçok insan kaale almıyor. ‘Güneşin doğuşundan önce’ Güneş doğmadan önce ne yapmak gerekiyormuş? Hamd ile tesbih edeceğiz. Farz. Batışından önce ikindi vaktinde ne yapacağız? Hamd ile tesbih edeceğiz. Namaz gibi farz. Bu, Kuran’da, birçok insanın önem vermediği Allah’ın hükümlerinden, farz ibadetlerinden birisi. Bu Allah’ın hükmü. Bundan haberi bile yok. 

Kaf Suresi, 40. AyetGecenin bir bölümünde ve secdelerin arkasından da O'nu tesbih et. 

Namaz kıldıktan sonra onu tesbih et. Namaz tesbihatı var ya, “Sünnet” diyor. Nasıl sünnet oluyor? Farz. Akşam namazında mesela. Bak, “Gecenin bir bölümü” bu akşam namazı ve “Secdelerin arkasından” namaz kıldıktan sonra “O’nu tesbih et”. Namaz kıldıktan sonraki tesbihat farz. Sen diyorsun ki “Sünnet. İster yaparsın ister yapmazsın” diyorsun. İster yaparsın ister yapmazsın olur mu? Allah yap diyor. Peygamberimiz (sav)’in sünneti ayrı. Burada farz var. Anlaşılmayacak gibi değil. 

Kaf Suresi, 41. Ayet:Çağırıcının, yakın bir yerden çağrıda bulunacağı güne kulak ver; 

Çağırıcı, aynı zamanda Mehdi’ye de işaret. Mehdi neye çağıracak? İslam’a, Kuran’a, İttihad-ı İslam’a çağıracak. Yakın bir yerden, nereden? Mesela televizyondan, herkesin evinde en yakın yerden duyuyor insanlar. Çağırıcı olan Mehdi’nin sesini de her yerden insanlar duyacaklar. Yakın bir yerden. Ben işari anlamını söylüyorum. Bir çağırıcı var ahir zamanda kıyamet, zamanında bir çağırıcı var. Mehdi’ye bakan yönüyle söylüyorum. 

Kaf Suresi, 42. Ayet:O gün, o çığlığı bir gerçek (hak) olarak işitirler. İşte bu, (dirilip kabirlerden) çıkış günüdür.

O gün, o yüksek sesi bir gerçek olarak işitirler. Mehdi’nin getireceği tekbir, Mehdi’nin getireceği güzel tesbihler, “Allahu Ekber” demesi. İşte bu, çıkış günüdür. Neyin? Mehdi’nin çıkış günüdür. İsa Mesih’in çıkış günü. Müslümanlık ortaya çıkacak, İttihad-ı İslam olacak. 

Kaf Suresi, 43. ayetGerçek şu ki, dirilten ve öldüren Biziz, Biz. Ve dönüş de Bizedir.

Gerçek şu ki, dirilten ve öldüren Biziz,Şimdi, öldüren ve dirilten demiyor bak ayette. Şimdi burada bir önemli bir işaret var gibi görünüyor İsa Mesih’e. Çünkü İsa Mesih uyku halindeyken göğe alındı. O bir nevi ölümdür. Uyku halindeyken. Biz uykudan her gün diriliyoruz değil mi? Her gün ölüyoruz her gün diriltiliyoruz. İsa Mesih de Cenab-ı Allah tarafından diriltilecek dünyaya geldiğinde, sonra öldürecek Cenab-ı Allah. Yani İttihad-ı İslam’ı oluşturduktan, İslam’ı dünyaya hakim ettikten sonra canını alacak. Gerçek şu ki, dirilten ve öldüren Biziz, Biz. Diyor Allah, “Biz” diyor, bir daha vurguluyor Allah.  Ve dönüş de Bizedir.  Herkesin dönüşü Allah’a. 

Kaf Suresi, 44. AyetO gün yer, onlardan çatlayıp-ayrılır da (onlar,) hızla koşarlar. İşte bu, Bize göre oldukça-kolay olan bir haşir (sizi bir arada toplama)dır.

O gün yer, onlardan çatlayıp-ayrılır da (onlar,) hızla koşarlar.Şimdi, yerin çatlaması insanlar zannediyorlar ki dünyada mezarları var ya herkesin, duracak o mezarlar. Halbuki kıyamette o mezarlar toz duman oluyor zaten. O mezar değil. O çatlayıp ayrılma boyutun çatlayıp ayrılması da olabilir. Allah ona yer diyordur. O boyuttan “Hızla koşarlar” diyor. Bak, boyut onlardan ayrılıyor. Allahualem. Birdenbire kendilerini ayakta görünce ne yapıyorlar? Hızla koşarlar. İşte bu, Bize göre oldukça-kolay olan bir haşirdir. Yani siz gözünüzde çok zor gibi görüyorsunuz diyor Allah, ama Benim için çok kolay diyor. Tahmin edemeyeceğiniz kadar kolay, diyor Allah. Boyutu Ben çatlatırım, ayakta kalırsınız, koşarak belirli bir noktaya doğru koşacaksınız, geleceksiniz diyor. Çağırıcı çağırıyor zaten bir noktaya doğru. Onun için de anlayamıyorlar zaten. Neredeyiz? Dünyada mıyız, ahirette miyiz? Anlamıyorlar. Öldüklerini sonra anlıyorlar. O zaman diyorlar; “eyvahlar bize işte vaadedilen din günü bugünmüş” diyorlar. Çok acayip, öldüğünü anlamıyor. Normal yaşıyor zannediyor. Hala uykudan kalktığını zannediyor. Adam boyutun içinden çıkarılmış, başka bir boyuta verilmiş, yine fark etmiyor. “Bizi rüyamızdan kim kaldırdı?” diyorlar. “Yattığımız yerde uyuyorduk ne güzel” diyor. “Kim kaldırdı?” diyor, “Ne oluyoruz?” diyor. Uyuduğunu zannediyor. 

Kaf Suresi, 45. AyetBiz onların neler söylediklerini daha iyi biliriz. Sen onların üzerinde bir zorba değilsin; şu halde, Benim kesin tehdidimden korkanlara Kur'an ile öğüt ver.

“Biz onların neler söylediklerini daha iyi biliriz. Sen onların üzerinde bir zorba değilsin;”Baskıcı değilsin. Sen sevgi dolusun, merhamet dolusun. Hz. Mehdi’ye da işaret var burada. Hz. Mehdi’nin mesleği; sevgi, şefkat, merhamet, affedicilik, halimliktir. Yobazlarınki nedir? Nefret, öfke, kin, intikam, öldürmek, asmak, kesmek. “Biz onların neler söylediklerini daha iyi biliriz.” Niye böyle diyor Allah? Çünkü; “Ben yaratıyorum” diyor. Yani Müslümanların aleyhlerine yaptıkları konuşmaları da Allah yaratır. “Hepsini bilirim” diyor Allah. “Sen onların üzerinde bir zorba değilsin; şu halde, Benim kesin tehdidimden korkanlara Kur'an ile öğüt ver.” Bak, sadece Kuran’la, yani falanca alimin kitabı, şu eserler, şu kitaplar değil. Allah neyi kabul ediyor biliyor musunuz? “Sadece Kuran’la öğüt veriyorsanız kabul ederim” diyor Allah. “Onun dışında kabul etmiyorum” diyor Allah. 

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.