Kaf Suresi’nden önemli ayet açıklamaları...

Kaf Suresi’nden önemli ayet açıklamaları... DİN
0,0
06.08.2014 01:21:15
A+ A-

 

Ayet açıklamaları çok önemli. Her Müslüman’ın kalbine şifa. Ayetleri hem bilmek hem de hayata geçirmek çok önemli. Öyle ki Müslüman Kuran’la yatacak, Kuran ile kalkacak. Hayatının her anında aklında Kuran olacak. Aklı, fikri, kalbi Kuran ile temizlenecek. Ancak bu şekilde samimi olabilir,  ancak bu şekilde Allah’ın istediği gibi bir kul olabilir. Söylediğim gibi Kuran ayetlerini anlamak hayati önem taşıyor. Bu yüzden sizlerle bugün Kaf Suresi’nden ayet açıklamaları paylaşmak istiyorum.

Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler vermekte olduğunu biliriz. Biz ona şahdamarından daha yakınız. (Kaf Suresi, 16. Ayet)

Andolsun, insanı Biz yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler vermekte olduğunu biliriz.Çünkü vesveseyi de yaratan Allah. Allah “Ben biliyorum” diyor "ne vesveseler verdiğimi".  Biz ona şahdamarından daha yakınız. Şah damarı insanın içinde, “Ben ondan daha yakınım” diyor Allah. İşte “Allah nerede?” diyenlere cevap. Allah her yerde, inşaAllah. 

Onun sağında ve solunda oturan iki yazıcı kaydederlerken. (Kaf Suresi, 17. Ayet)

“Oturan.” Hareket halinde değil. Dünyanın konumunu buradan daha iyi anlıyoruz. “Sağında solunda oturan” diyor. 

O, söz olarak (herhangi bir şey) söylediğinde, mutlaka yanında hazır bir gözetleyici vardır. (Kaf Suresi, 18. Ayet) 

Şu anda da bizi gözetliyorlar. Yani her insanın yanında var. 

O, ölüm sarhoşluğu, bir gerçek olarak gelip de, (insana) "İşte bu, senin yan çizip-kaçmakta olduğun şeydir" (denildiği zaman da). (Kaf Suresi, 19. Ayet)

Ölümden önce bir sarhoşluk hali oluyor, her insan bunu görüyor. Müslümanda ölüm sarhoşluğu sevinçlidir, kafirde çok ızdıraplıdır. 

Sur'a da üfürülmüştür. İşte bu, tehdidimin (gerçekleştiği) gündür. (Kaf Suresi, 20. Ayet)

Sur belki de bütün insanların ruhlarının birden savrulduğu bir sistem, belki boruyu andıran bir sistem. Çünkü bakın, “Yüzdükçe yüzerek gidenlere” diyor Allah. 

(Artık) Her bir nefis, yanında bir sürücü ve bir şahid ile gelmiştir. (Kaf Suresi, 21. Ayet)

(Artık) Her bir nefis, yanında bir sürücü ile gelmiştir. Demek ki bir vasıtayla gidecek müminler ahirette. Çünkü sürücü olması için vasıta olması lazım. ve bir şahid ile gelmiştir. Müslüman, yanında onu destekleyici sürücü dost. Şahit de dost. Çünkü müminin öyle bir desteğe ihtiyacı oluyor. Allah onu sağlıyor. Tedirgin olmasınlar, rahat olsunlar diye. 

"Andolsun, sen bundan gaflet içindeydin; işte Biz de senin üzerindeki örtüyü açıp-kaldırdık. Artık bugün görüş-gücün keskindir." (Kaf Suresi, 22. Ayet)

"Andolsun, sen bundan gaflet içindeydin; Yani “bunun farkında değildin” diyor Allah, gaflet içindeydin. işte Biz de senin üzerindeki örtüyü açıp-kaldırdık. Demek ki bizim sistemimiz bir örtüye dayalı, örtüler var demek ki. Örtüler içerisinde yaşıyor insanlar, boyutlar içinde yaşıyorlar. “Örtüyü açıp-kaldırdık” Yani o boyutu kaldırdık. Artık bugün görüş-gücün keskindir." “Yeni bir boyut içindesin" diyor Allah. Görüş-gücün keskindir. Yani şu anki fluluk orada yok. Çok daha keskin, daha üç boyutlu ve daha net. Sesleri daha keskin duyuyor. Görüntüyü, kokuyu çok daha keskin alıyor. Dokunma hissi daha keskin. Ölümde bu oluşuyor. Onun için kalkanlar ahirette, “Bizi yattığımız yerden kim kaldırdı?” diyorlar. Herkes uykudan kalktığı kanaatinde oluyor. Yani net uyku olduğuna inanıyor, ama samimi olarak inanıyor. Çünkü kalktığı vakitteki keskinlikle kıyaslandığında bu hayat net uyku.

Onun yakını olan (ve yanından ayrılmayan melek) dedi ki: "İşte bu, yanımda hazır durumda olan şey." (Kaf Suresi, 23. Ayet)

Bu küfür ehlini de yanında melek götürüyor. Bak, “Olan şey” diyor yani insan olarak da kabul etmiyor onu, cisimden bahseder gibi bahsediyor. “Yanımda hazır olan” Yani imansızlığının verdiği tiksintiyle, melek onun imansızlığından çok rahatsız oluyor. Onun için ona “Şey” diye hitap ediyor. “Mümin” demiyor, “İnsan” da demiyor, “Şey” diyor yani cisim, bir varlık. 

Siz ikiniz (ey melekler), her inatçı nankörü atın cehennemin içine, Kaf Suresi, 24. ayet

Cehennemin içine atılırken iki tane melek yardımıyla oluyor. Melekler kolundan tutup atıyor, o kendi gitmiyor. Melekler de, onlara Cenab-ı Allah özel güç verdiği için direnilecek gibi değil. Bir insanın direnebileceği gibi değil, yani çok acı kuvvetleri var. Yoksa direniyorlar, gitmek istemiyorlar da, onlarda sürükleyerek götürüyor. 

Hayra engel olan, saldırgan şüpheciyi, (Kaf Suresi, 25. Ayet)

Sırf küfür değil bakın, Cenab-ı Allah ne diyor? Hayra engel olması. Hayır olan her şeye engel oluyor, bir. İki, saldırgan; terörist, kan döküyor, insanları öldürüyor, acımasızlık yapıyor. Üç, şüpheci; samimi iman edebilecekken şüphecilik tercihi oluyor. “Bunları alıp atın” diyor Allah. Ama bu şartlar gerekiyor; hayra engel olması, saldırgan olması ve şüpheci olması. 

Ki o, Allah'la beraber başka bir ilah edinmişti. Artık ikiniz, onu en şiddetli olan azabın içine atın. (Kaf Suresi, 26. Ayet)

Ki o, Allah'la beraber başka bir İlah edinmişti. Müşrik, şirk ehli. Bağnazlar, müşrikler Allah’tan başka ilahlar ediniyorlar. Artık ikiniz, onu en şiddetli olan azabın içine atın.Müminleri Allah korurken bu melekler şiddetli azabın içine onları atıyorlar. Ama mümin onu gördüğünde cennete olan sevgisi daha artıyor, Allah’a olan sevgisi daha artmış oluyor. Bu, müminler için ihtiyaç olan bir şey, yani Allah’ın intikam aldığını görmek, imanla küfrün arasındaki farkı görmek, kendisinin mükafatlandırıldığını görmek, aksini yapanın cehenneme gittiğini görmek. Çünkü aksini yapana hiçbir şey olmazsa yine o yakışmaz Allah’ın adaletine. Onun için Cenab-ı Allah yapmıyor onu. Gerçeği ne? Gerçeğini Allah biliyor, gerçeğini biz bilemiyoruz. Yani o cehenneme atılanların ruhu nasıl, şuuru nasıl, bilinci nasıl, biz bunu bilmeyeceğiz. Yani nasıl bir görüntüdür, nasıl bir varlıktır, nasıl bir cisimdir onlar, biz bilmiyoruz. Biz baktığımızda göreceğiz ama gerçeği Allah Katında olacak. Bu da bir ledün ilmi. 

Cennet de, muttakiler için, uzakta değildir, (o gün) yakınlaştırılmıştır. (Kaf Suresi, 31. Ayet)

Demek ki uzakta değil cennet. Uzakta değil ne demek? Çok yakın demektir. Bu da zaman-mekan oynamalarının insandaki tezahürleri. “Yakınlaştırılmıştır” ne demek? Boyutu kaldırdın mı iç içe olursun. Ama zaten “uzak değil” diyor Allah. Çünkü mesafe yok. Boyut kalktı mı iç içe oluyorsun.

Bu, size vadolunandır; (gönülden Allah'a) yönelip-dönen (İslam'ın hükümlerini) koruyan, Görmediği halde Rahman'a karşı 'içi titreyerek korku duyan' ve 'içten Allah'a yönelmiş' bir kalb ile gelen içindir. (Kaf Suresi, 32-33. Ayetler)

Bu, size vadolunandır; (gönülden Allah'a) yönelip-dönen (İslam'ın hükümlerini) koruyan, Onlar içindir diyor Allah. Görmediği halde Rahman'a karşı 'içi titreyerek korku duyan' ve 'içten Allah'a yönelmiş' bir kalp ile gelen içindir. İçten, samimi Allah’a yönelmiş olmak gerekiyor.

Blog sayfam: http://birgo.mynet.com/erkan-arkut-tan-guncel-yazilar

Video sayfam: http://video.mynet.com/erkanarkut/videolari/liste

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.