"Kalblerinde bir maraz vardır onların"

"Kalblerinde bir maraz vardır onların" DİN
5,0
07.10.2015 09:44:14
A+ A-

Merhum Balıkesirli Hasan Basri Çantay'ın (d.1887- v. 1964) Türkçesiyle Kur'ân-ı Kerîm'den bazı âyetlerin meallerini aktaracağım. Merhum Çantay, Kur'ân-ı Hakîm ve Meâl-i Kerîm adlı üç ciltlik eserini 1950'li yılların başlarında hazırlamış ve neşretmiştir. Sonraki yıllarda da bu eserin yeni baskılarının yapılması sürmüştür. Elimdeki ciltlerden 1. ve 2. ciltler 1972, 3. cilt 1973 baskılıdır. Bu ciltlerin naşiri (yayınlayanı), Mürşid Çantay'dır.

Başlıktaki ifade el- bakare sûresinin (2. sûre) 10. âyetinde geçmektedir. O âyetin meâlinin tamamı şöyle:

*Kalblerinde bir maraz vardır onların. Allah da marazlarını artırdı. Yalan söylemekde oldukları için de onlara acıklı bir azâb vardır." 

*Kendilerine "Yer(yüzün)de fesâd yapmayın" denildiği zaman "Biz Ancak islâh edicileriz" derler. [Dipnot: "Fesâd" bozgunculuk etmek, "Islah" da nizam vermekdir.] (el- bakare, 2/11)

*Gözünü aç, onlar muhakkak ki fesadcıların ta kendileridir. Fakat şuurlarını işletmezler. [Dipnot ('Gözünü aç'a ilişkin: Tenbih edatı olan "Elâ"nın dilimizdeki tam karşılığı "Hiş"dir.] (el- bakare, 2/12)

*Onlara "insanların (müslümanların) inandığı gibi inanın" denilince "Biz de o beyinsizlerin inandığı gibi mi inanacağız?" derler. Dikkat et ki (asıl) beyinsizler hiç şüphesiz kendileridir. Fakat bilmezler. (el- bakare, 2/13)

*Onlar îman edenlere kavuşdukları zaman "inandık" derler. Şeytanlarıyla yalınızca (başbaşa) kalınca ise "Emin olun, biz sizinle berâberiz . Biz ancak istihzâ edicileriz" derler. [Dipnot: "İstihzâ; eğlenmek, allay etmekdir. Cenâb-ı Hakka nisbet edilince ma'nâsı istihzânın cezasını vermek demek olur.] (el- bakare, 2/14)

*(Asıl) Allah onlarla istihzâ eder ve taşkınlıkları, azgınlıkları içinde serserî dolaşmalarına mühlet verir. (el- bakare, 2/15)

*(Onlar) sağırlar, dilsizler, körlerdir. Artık (Hakka) dönmezler. (el- bakare, 2/18)

*Ey insanlar, sizi de, sizden öncekileri de yaratan Rabbinize ibâdet (kulluk) edin. Tâ ki takvâ sahibi olasınız. (el- bakare, 2/21)

*O küfredenler, âyetlerimizi yalan sayanlar (yok mu), onlar ateşin (cehennemin) arkadaşlarıdır. Onlar orada bir daha çıkmamaak üzere kalıcıdırlar. (el- bakare, 2/39)

*Dosdoğru namaz kılın, zekât verin, rükû' eden (mü'min) lerle birlikde rükû' edin (cemaate devam edin). (el- bakare, 2/43)

*Ey İsrâil oğulları, size ihsân ettiğim bunca ni'metimi ve sizi (bir zaman) âlemlerin üstüne geçirdiğimi hatırlayın. (el- bakare, 2/47)

*Ve öyle bir günden korkun ki (o günde) hiçbir kimse, hiçbir kimse nâmına bir şey ödeyemez. Ondan herhangi bir şefâat kabûl olunmaz. Ondan bir fidye (bedel) alınmaz, onlara (Allah'ın azâbından kurtulmak hususunda) yardım da edilmez. 
[Dipnot: "Allah'ın izni olmadıkca 'O'nun katında şefât edebilecek kimmiş." (el-bakare, 2/ 255 meâli)] (el-bakare, 2/48)

*Onlar bilmiyorlar mı ki Allah, ne gizlerlerse, ne açıklarlarsa (hepsini) bilir. (el- bakare 2/77)

*Onlar âhirete bedel dünyâ hayatını satın almış kimselerdir. Bundan dolayı kendilerinden azâb kaldırılıb hafifletilmeyecek, onlara yardım da edilmeyecekdir. (el- bakare 2/86)

*Rabbi ona: "(Kendini Hakka) teslîm et" dediği zaman o, "Âlemlerin Rabbine teslîm oldum" demişdi. (el- bakare 131)

 

 

 



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.