Keşke camiye ayakkabıyla girseydi

Keşke camiye ayakkabıyla girseydi DİN
3,7
05.08.2013 01:24:28
A+ A-

(FOTO: Selimiye Camii)

 

“Camiye ayakkabılarıyla girdiler” diyerek yeri göğü inleten kesimimiz malumunuz TRT’de “Hamile kadın sokağa çıkmasın” diyebilen zatı cansiperane savunmuştu. Geçtiğimiz gece bu kesimin tutumunun nereden ve nasıl geldiğini anladım tam anlamıyla.

Birazdan bahsedeceğim laflar İkitelli’deki Şenevler Merkez Camii’nde Kadir Gecesi’nde kılınan Teravih Namazı sırasında söyleniyor. Hem de bizzat camiinin imamı tarafından…

Öncelikle bir şeyi kesinlikle bilmek gerekir ki; Bu toplumun belli bir kesimi için cami imamların söylediği sözler emir niteliğindedir. İmam bir şey söylerse, “Aa ben yanlış düşünüyormuşum” ya da “Bak böyle davranmak gerekiyormuş” diye düşünüyorlar, adeta Ortaçağ Avrupası’ndaki gibi süzmeden, araştırmadan, eleştirmeden.

Gelelim anlatacağım olaya. Bizim sevgili İmam Efendimiz namaz öncesindeki sohbette, “Kızlarımız bacılarımız, kısa kısa etekler elbiseler giyiyorlar, bizi de günaha sokuyorlar. İnsan tahrik oluyor, ister istemez bir şey yapıyor” diye buyuruyor. Şimdi bu lafa sadece deve misali neresi doğru ki demek geliyor içimden.

Birçok kişinin namazını rahat kılamadığına eminim bu lafların ardından. Cemaatin içindeki özellikle ‘Y Kuşağı’ mensuplarından fısıltılar halinde gelen küfürlere kulaklar kabarıyor rahatlıkla bu sözlerin ardından. Yalnız bu fısıltılar cemaatin içindeki amcaların bu fısıltıları çıkaranların üzerine çatık kaşlı bakışları kesiliyor.

İmam Efendi’ye bazı sorular sormak şart bu laflarının üzerine. Sayın İmam, yarın öbür gün senin bu laflarının ardından birkaç kendini bilmez çıkıp, o kısa kısa etek, elbise giyen kızlarımızı, bacılarımızı taciz ya da tecavüz etmeye kalkışırsa vicdanen ne kadar rahat olacaksın? Bir gün senin kızının başına kötü bir şey gelirse sen ne yaparsın? Ya da birisi bir kadına bir şey yapar da bu kadının yakınları senin söylediğin bu lafları duyarsa senin karşına geldiklerinde onlara ne cevap verebilirsin?

İmam Efendi bu olayın ardından adeta esmeye devam ediyor. Caminin üst katında namaz için toplanmış kadınların çıkardığı sesin biraz yükselmesinin ardından yeni bombasını patlatıyor bizim İmam Efendi; “Bu kadar ses çıkaracaksanız, çıkıp namazınızı dışarıda kılın. Minarenin orada bir yer var. Hem orası karanlık kadın erkek fark etmez orada.”

Bilirsiniz camilerin bahçesinde içeriye sığmayan erkekler namazlarını kılarlar. Şimdi bunun üzerine devemizin daha da eğrileşmesi üzerine İmam Efendi’ye yeni sorular sormak gerekiyor. Sayın İmam Efendi, eğer ki sizin inancınıza göre birbirlerini tanımayan kadın ve erkeğin yan yana namaz kılmaları caiz değilse, sizin bu teklifini ne demek oluyor? Yok size göre bu caiz ise; Orası hem karanlık arada kaynarsınız lafı ne anlama geliyor? Hatta daha da önce siz kimsiniz ki caminin dışına birilerini çıkartmak istiyorsunuz?

Bunların ardından bizim İmam Efendi son bombayı namaza geçmeden hemen önceki Fatiha Suresi’nin okunmasından önce patlatıyor. İmamız sohbetin ardından duaları edip cemaatin amin demesinin ardından “Fatiha’yı okuyacağız ama öncelikle bir şey konuşmak istiyorum” diyerek dua için açık olan elleri indirtti. O sırada arka saflardan cami görevlilerinden birisinin “Bak şimdi para isteyecek” lafı duyuldu bu sırada. Ve cami görevlisi haklı çıktı bu sözünde.

Yahu İmam Efendi cemaat orada kaçmıyor hiçbir yere bir dua edilsin hazır eller açıkken. Hatta sen para lafını söylemesen de oradaki cemaatin yanında 5 lirası varsa onun bile bir kısmını ya da tamamını bağış kutusuna atmadan geçtiği görülmüş müdür ki?

İşte en başta bahsettiğim bizim bir kesimimizin TRT’deki zatı savunma meselesi bu. Ağzından çıkan lafların emir olarak algılandığı imamlar bu şekilde davranınca, buna uyan cemaatte TRT’deki kişiye sahip çıkıp baştacı eder. Bunun kısaca özeti atasözümüzdeki gibi, ‘İmam osurursa, cemaat s..ar’dır. Bu tip lafları emir kabul eden cemaatin oradaki fısıltıları bakışlarıyla susturması da bu nedenledir.

Keşke o camiye ayakkabılarıyla girselerdi de, bu lafların sarf edildiği bir yer olmasaydı orası. Bir toplumun yönlendirildiği camilerimizin birinde hem de o caminin imamı tarafından keşke cemaate kadına yapılanlarda kadının giydikleriyle suçlu olduğu ve erkeklerin bu durumda bir şey yapabilecekleri empoze edilmek yerine, ne olursa olsun kimseye zarar verilemeyeceği öğretilseydi.

Bu yazıya en güzel şekilde son vercek sözler Üstad Neyzen Tevfik'in 'Be Hey Dürzü' şiirindeki şu dizeler olur herhalde:

"Senin gibi dürzülerin yüzünden

Dininden de soğuyacak bu millet"

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.