KIYAMET: DÜNYA VAR OLDUĞU GİBİ YOK OLACAK

KIYAMET: DÜNYA VAR OLDUĞU GİBİ YOK OLACAK DİN
0,0
13.11.2012 15:16:15
A+ A-

Bugün öğrencilerimle sohbet ederken, "eğer Dünya batıdan değil de doğudan dönseydi" ile ilgili bir soru üzerine, "Güneş doğudan değil, batıdan doğardı" dedim ve konu kıyamet gününe geldi. Hani halkın dilinde meşhur bir kıyamet alameti olan "Güneş batıdan doğacak" mevzusu vardır ya. Sahip olduğum kıt kanaat bilgilerime göre, eğer bu alamet gerçekleşecekse ya Dünya kendi ekseni çevresinde ters yöne, yani doğudan batıya dönecek ya da bir ihtimal daha aklıma geliyor, birazdan açarım.

 
Dünya'nın batıdan doğuya dönerken dönüşünü durdurup ters yöne, yani doğudan batıya dönmeye başlaması, gök cisimlerinin hareketlerini sağlayan manyetik ortam koşullarına göre imkânsız. Şimdi bazılarınızın içinden "Allah her şeye kadirdir, onu da yaptırır." diye geçer ama hepiniz biliyorsunuz ki Allah'ın koyduğu doğa kanunlarıyla evrendeki olaylar gerçekleşiyor.
 
Dünya'nın batıdan doğuya dönmesini sağlayan ve ekseni eğik biçimde Güneş'in etrafında dönmesini sağlayan kuvvet, gök cisimlerinin arasındaki manyetik çekim kuvvetinin oluşturduğu mükemmel dengedir. Dünya'yı önce durdurup sonradan ters yönde döndürmek, bu manyetik çekimin bir anda değişmesiyle mümkündür ki bu da imkânsızdır.
 
Aslına bakarsanız yaklaşık 4,6 milyar yaşında olan Dünya var olduğundan bu yana birkaç kez kıyamet koptu. Bu kıyametlerden en büyükleri iki tanedir ve insanoğlu ikisini de göremedi.
 
Biri 251 milyon yıl önce Permiyen Devri'nin sonundaki yok oluş, diğeri de 65,5 milyon yıl önce Kretase Devri'nin sonlarındaki yok oluştur. İlkinde, bitki olsun hayvan olsun, dünyadaki canlıların % 90-95'i, ikincisinde ise % 65-80'i yok oldu.
 
Pekâlâ, asıl büyük kıyamet nasıl kopacak? Madem kıyametin kopacağını kutsal kitaplar ve 124 bin peygamber bildiriyor ve sadece bunlara dayanarak bir kıyametin varlığından haberdarız, o halde nasıl kopacağını da onların rivayetlerini ve geçmişte meydana gelen yok oluşları inceleyerek bulabiliriz. Kıyamet günüyle ilgili en net tasvir sanırım Kuranı Kerim'in 81'inci suresinin ilk 6 ayetinde yapılmakta:
"Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla...
Güneş dürüldüğü (söndüğü) zaman, yıldızlar kararıp dağıldığı (döküldüğü) zaman, dağlar yürütüldüğü zaman, on aylık gebe develer (en değerli mallar) başıboş bırakıldığı zaman, vahşi hayvanlar bir araya toplandığı zaman, denizler kaynatıldığı zaman."
 
Bu ayetlerde anlatılanlar ile pozitif bilimin ulaştığı bilgiler birleştirildiğinde kıyametin nasıl kopacağına dair birtakım düşünceler uyandı. Bunun için geçmişte meydana gelen en büyük yok oluşlara da bir bakalım.
 
Permiyen'deki yok oluşa, bilim adamları 6-12 km genişliğindeki bir asteroitin ya da kuyrukluyıldızın (komet) okyanusa çarpmasının neden olduğunu düşünüyor.
Çarpışma sonucu parçalanan yerkabuğunun altında erimiş kayalardan (lava benzer maddelerden) oluşan Manto katmanından, okyanus ve atmosfer sistemine hızla çok büyük miktarlarda sülfür (kükürt) salınmıştır. Sülfür, büyük miktarda oksijeni kendine bağlamış ve asit yağmuru şeklinde yeryüzüne inmiştir.
Okyanusa düşen bu asteroit, devasa tsunamilere yol açarak kıyı bölgelerindeki tüm canlıları yok etmiştir.
Bu büyüklükteki bir çarpışma sonucunda çok büyük çapta volkanik etkinlik, lav (bazalt) selleri patlamaları, okyanus tabanlarında metan gazı salınımı, denizlerdeki oksijen miktarının azalması ve depremler gibi birtakım seri doğal felaketler meydana gelmiştir.
 
 
 
Kretase sonunda gerçekleşen yok oluşta ise yine bir göktaşının Meksika'nın Yucatan Yarımadası'na çarpmasıyla gerçekleşmiştir. Bugün Chicxulub Krateri olarak adlandırılan krateri bu göktaşının oluşturduğu düşünülüyor. 20 milyar megaton büyüklüğündeki bir hidrojen bombasına denk bir etki yapan bu çarpışmayla oluşan şok dalgası, ilk etapta milyonlarca canlıyı yok etmiştir.
 
 
 
 
 
 
Dinozorların soyları, 65 milyon yıl önce meydana gelen Kretase yok oluşunda tükendi.

Kalan canlılar ise bu çarpışmadan sonra yıkıcı iklimsel değişimler, deniz seviyesinde meydana gelen değişimler, yaygın volkanik aktivite ve bunun yol açtığı atmosferik değişimlerle yok olmuşlardır.

 
Bu yok oluştan sonra Dünya'nın kendini yenilemesi 10 milyon yıl sürmüştür. Bu felaketle birlikte dinozorlar da bir daha geri dönmemek üzere yeryüzünden silindiler.
 
 
 
Bu büyük kıyametlerin yanında pek çok küçük kıyamet de koptu. İnsanoğlu bunlardan sonuncusunu görmüştür. Bu felaket, Endonezya'nın Sumatra Adası'nda 69-77 bin yıl önce Toba süper volkanının patlamasıyla gerçekleşmiştir. Son 22 milyon yılda görülmemiş büyüklükte olan bu patlamayla gökyüzünü kaplayan toz bulutları, Güneş ışınlarının yeryüzüne ulaşmasını engelleyerek sıcaklıkların azalmasına yol açmıştır. Sonrasında kesintisiz olarak 6-7 yıl süren bir volkanik kış yaşandı. Bu soğuma yeni bir buzul devrini başlatmıştır. Günümüzden 11 bin yıl önce sona eren bu son buzul devrinde insanoğlunun nesli tükenme aşamasına kadar gelmiş ve nüfusun 10 bine hatta bin çifte kadar düştüğü tahmin edilmektedir.
 
Gelelim beklenen asıl büyük kıyamete. Elbette büyük kıyamet yukarıda anlatılanlara göre çok daha yıkıcı olacaktır. Toptan ve geri dönülmez bir yok oluş gerçekleşecektir anladığımız kadarıyla. Güneş sönecek, yıldızlar dökülecek, denizler kaynayacak, yeryüzüne çakılı olan dağlar yerinden oynayıp yürütülecek, vahşi hayvanlar toplanıp çaresizce göç edecek, insanlar sahip olduğu en kıymetli şeyleri umursamayacak. Güneş'in batıdan doğacağı rivayetinin kaynağını bilmiyorum ama ayetlerle birleştirirsek kıyamet şöyle kopacak:
Akşam güneş battıktan sonra, batıdan Güneş gibi bir parlak bir ışık belirecek. Öyle parlak olacak ki ışığı, Ay ve yıldızların görülmesini engelleyecek. Muhtemelen Dünya'mızın sonunu getirecek bu parlak gök cismi, Dünya'ya, ıskalamamak üzere, yaklaşan bir "kuyruklu yıldız" (komet) olacak.


Hale-Bopp Kuyruklu Yıldızı 29 Mart 1997'de gökyüzünde çıplak gözle böyle görünüyordu.
Kuyruklu yıldızlar, Dünya veya Ay gibi bir kütleden oluşmaz. Binlerce meteordan, buz, gaz ve tozdan oluşan bir topluluktur. Genelde düzgün eliptik değil, parabolik yörüngeleri vardır. 10 milyon km uzunluğa varan bir kuyruğa sahip olan bu gök cisimleri Güneş'e yaklaştıklarında enerjisini alır daha parlak görünürler. Güneş çevresinde ortalama 500 tur attıktan sonra dağılıp yok olurlar. Her bir turun onlarca, yüzlerce hatta binlerce yıl olduğunu da unutmayalım. Yok olurken ardında çok sayıda gök cismi, meteorlar ve çeşitli kozmik tozlar bırakırlar. Dünya'mız bu meteorların yakınlarından geçtiğinde meteor yağmuru olarak adlandırılan muhteşem bir gök olayı yaşanır. Dünya'nın cazibesine kapılıp atmosfere saatte 70 bin ? 110 bin km hızla giren bu gök taşları, havayla sürtünerek ateş topuna dönüşür ve parçalanarak toz olarak atmosfere karışır. Halk arasında "yıldız kayması" olarak adlandırılan bu olayda bazılarımız dilek tutar. 

Yeri gelmişken atmosfere dağılan bu kozmik tozların yoğunlaşma çekirdeği görevi görerek, yağış oluşumuna önemli katkı sağladığını da söyleyelim.
 
Bu kuyrukluyıldız, Dünya'ya doğrudan çarpmayacak ama ardında bıraktığı 100 binlerce, belki de milyonlarca irili ufaklı meteor Dünya'mıza düşecek. Eşi benzeri görülmemiş bir meteor yağmuruyla yeryüzünde kıyamet, bombardımanla başlayacak (yıldızlar kararıp dağıldığı "döküldüğü" zaman). Çarpmaların etkisiyle oluşan tozlar gökyüzünü kaplayacak ve Güneş yeryüzünden görünmeyecek (Güneş dürüldüğü zaman).
 
Meteorların düştüğü yerde dev kraterler oluşacak ve ardı arkası gelmeyen bu çarpışmalar, yerkabuğunu eritip mantodaki sıvı magma yeryüzüne çıkacak. Böylece bu sıcaklığın etkisiyle ısınan denizlerle birlikte lavdan denizler ve göller oluşacak (denizler kaynatıldığı zaman).
 
Bu olaylarla beraber, yerkabuğunda aktif biçimde ani kırılmalar, kaymalar, volkanik püskürmeler meydana gelecek (dağlar yürütüldüğü zaman).
Bu kıyamet canlıların kıyameti olacaktır, Dünya'nın veya evrenin değil. Dünya'nın yok olması için 5 milyar yıl daha beklememiz gerekecek. Güneş gittikçe büyümektedir. Büyüklüğü Mars'ın yörüngesi boyutuna ulaştığında Dünya ve diğer iç gezegenleri (Merkür, Venüs ve Mars'ı) yutacak.
 
Evren'in yok olmasına gelince. O yok olmayacak, sadece cennet ve cehennem hayatı için yeniden dönüşecek.
 
Başlıkta "DÜNYA, OLUŞTUĞU GİBİ YOK OLACAK" diye yazmıştım. Sahi Dünya nasıl oluştu? Onu da başka bir yazımda anlatırım. Ama sadece başlangıcı yazayım:
Dünya, uzay boşluğunda mikroskobik boyuttaki bir tozun başka bir tozu çekmesiyle oluşmaya başladı.

 



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.