Klanlardan arta kalanlar

Klanlardan arta kalanlar DİN
0,0
10.10.2015 12:21:23
A+ A-

Klan, aralarında kan bağı bulunan bireylerden oluşan toplumbilimsel olarak en küçük basit yapılı ilkel bir toplum. Klan, tarihin geçmiş dönemlerinde ve halen bazı Afrika toplumlarında tek bir toteme bağlı olan büyük insan gruplarını tanımlamak için kullanılmaktadır. Bunlar hayvan, bitki ve taşlardan birini, bazı özelliklerini kutsallaştırarak kabilelerine "totem" edinmişlerdir. Yapılan sosyolojik araştırmalar her klanın kendine özgü kuralları ve yasakları olduğunu ortaya koymaktadır. Klanların bazı ortak özellikleri ise göçebe olmaları, toprağa sahip olmadıkları için ferdi mülkiyetlerinin olmadığı, bireyleri arasında hiçbir ayrılık ve üstünlüğünün olmadığı tam bir eşitlik söz konusu olduğudur. İşbölümü cinse dayalı olup, sessizce zorunlu ihtiyaçlarını karşılıklı değiştirirlerdi. Totemin bulunduğu hemen her yerde aynı zamanda şu yasa da vardır: Aynı toteme bağlı olanlar birbirleriyle cinsel ilişkide bulunamaz, birbirleriyle evlenemezlerdi. Klanın en önemli özelliği ise üyelerinin birbirlerine olan bağlılıkları idi. Klan üyeleri ayrı yerlerde yaşasalar bile, birbirlerini her şart altında mutlaka korur ve savunurlardı. Ancak önemle belirtmek gerekir ki, bu, yalnızca çıkar ilişkisine dayalı bir dayanışmaydı.

Klanlarda, toplumsal hayatı düzenleyen kurallar olan Din, Ahlak, Örf ve Adet, Görgü (Adab-ı Muaşeret), Hukuk kurallarından sadece din kuralları geçerliydi. Çünkü bütün düşünce ve yaşamlarını yöneten tek güç dindi. İlkel klan toplumları başka bir deyişle dinsel toplumlardı. Ahlak, hukuk, ve toplum düzenleri tamamen dinin etkisi altındaydı. Yoğun olarak dinsel ve totem törenleri uygulanırdı.

Klanlar için savaş, bir bakıma dinsel bir törendi. Çünkü klanda totem ve ruha sataşılınca, kutsal bir tepki olarak savaş haline geçilirdi.

Bilinen en eski toplum olan Klanlar, göçebe ve asalak yaşamışlar, oysa biz, toprağa bağlıyız ve üreticiyiz. Din, onların her şeyleri idi. Bizimse sadece inanışımızdır. Onlar, bütün toplumu akraba saymış, biz ise sadece yakın akrabalığa değer veriyoruz. Onların akraba dediklerine biz yurttaş diyoruz. Bilinçli yurttaş ile Millet kavramını oluşturmuşuz. Mantıklarımız örtüşmüyor, düşünsel epistomolojilerimizin (bilgi kaynağı, yapısı) ontolojileri farklı. Klanların bütün varlıkları taş, sopa, kemik, tüy gibi şeylerdir. Bunlarda bireylerin değil tüm klan toplumunun malı sayılırdı. Yani mülkiyet bireysel değil ortaklaşa, kollektifti.

Devlet kuramamışlar, toplumun düzenini tabu korkusu sağlamış, devleti kurduk, insanlık aklının geliştirdiği en üst toplumsal düzenleme yapısı olan hukuku geliştirdik. Onlar totem ve ruh adına çokça savaşmışlar, günümüzde ise insanlık savaştan kurtulamadı ama sürekli bir flu barış çabası içerisinde. Eşitlik içinde yaşamışlar, ne şef tanımışlar ne de sınıf ayrılığı bilmişler. Zamanla durum değişmiş, bugünkü insan eşitsizlikle savaşmaktadır. Onlar, kanda çok gizli ve büyük bir güç olduğuna inanmışlar. Günümüzde ise kan sadece biyoşimik bir maddedir. Onların gerçek anlamda ne ahlakları ve ne de hukukları vardı. Kurum olarak, tüm yaşayışlarını din düzenliyordu. Suçu bireyde değil ruhta aramışlar. Her çeşit iyilik ve kötülüğün kaynağı olarak ruhu görmüşler. Günümüzde bir değerlendirme yaparsak eğer; klan adı verilen totemli toplumlardan bize kadar uzanabilen halen kurum ve düşünceler var.

·         Klanlar, hayvan ve bitki olan totemleri kutsal sayıyorlardı. Bugün dünyasında bazı hayvan ya da bitkiye kutsallık veren birçok toplum var. Hindistan'da inek, Çin'de pirinç, Ülkemizde güvercin ve ekmek, Araplarda hurma, Hıristiyanlarda şaraba batırılmış ekmek. Kuşkusuz bunlar totem sayılmayabilir ancak totemin küçük örnekleri diyebileceğimiz, özel bir değer taşıdıkları için fetiş olarak tanımlanabilirler.

·         Kurban kesme değişik bir biçimde de olsa halen devam etmektedir.

·         Topluma giriş törenleri (initiation) bugünde var. İslam'da ve Musevilikte sünnet gibi.

·         Uygar insanlarda batıl inanç yok ama bazı şeyleri de uğurlu saymaktan kendini alıkoyamıyor. Nal, mavi boncuk vb.

·         Klan insanı savaşı kazanmak için düşmanın anlamını şaşırtmak gereğine inanır, bu amaçla da kendi toteminden bir parçayı üstünde taşırdı. Bugün, üzerinde muska vb. şeylerin taşınmasının amacı budur.

·         İlkel insan, toteminin resmini vücuduna çizgi olarak kazdırmaya yarar görürdü. Dövme denilen ve özellikle günümüzde gençlerinde görülen şeyde bundan farklı değildir.

·         Küpe, bilezik vb. süs eşyalarının kökü de totem inancıdır.

·         Klan bireyleri anlamları birleştirerek düşmanlığı yok etmek ister, bu amaçla da karşılıklı kan içerler. Çağımıza denk uzanan kan kardeşliğinin kökeni bu totem inancıdır.

·         Klanlar bazen de bir adam öldürerek kanını içerlerdi. Buna yamyamlık diyoruz. Bazı zenci klanlarının beyaz adamı öldürüp kanını içmeleri ise onu ölen bir zencinin kötü ruhu olarak sanmalarındandır. Hortlaklığın inanışı da buna dayanır. Irak iç savaşında bazı grupların davranışlarını bu inanışla yorumlayabiliriz.

·         Ölülere okuyarak onlarla anlaşma yapılacağına inanılıyordu. Bu gelenek halen yaşıyor.

·         Bir insana kötü bir ruhu bulaştırmak için ya da bir kimsenin ruhunu kendine bağlı hale getirmek için onun bir şeyi ele geçirilirdi. Halen günümüzdeki büyü bu inanışa dayanır.

Son tahlilde klanlar kötülüğü yok etmek için insanları ateşten geçirirlerdi. Kim yanarsa onda kötü ruh olduğuna inanılırdı. Bu uygulamaya OROALİ denilirdi. Klan döneminden sonra da hatta Ortaçağ Avrupa'sından sonrasında dahil bu tür suçlu arama yolu uzun zaman uygulandı. Ancak; Ortaçağ Avrupa'sında aranan suçlu kötü ruh değil insandı. Oysa totemli toplumlarda aranan kötü ruhun kimde olduğu idi. Yani eskiden sorumlulukta cezada bireysel değil kolektifti. Çünkü birey yoktu. İnsanlar, atomlar gibi birbirinin aynısı sayılırdı.

Rabıtayı doğru kurarsak totemli klan toplumlarından arta kalanlar ile günümüz çağdaş hukuk toplumlarının benzer yanları var.

Şaka ama sanki bugün bile olsa; Toplumun, kötülüğü ve kötü ruhun def edilmesi için bir OROALİ uygulamasına çağrı yapması gerekiyor.

Nizamettin BİBER



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.