Kur'an âyetlerinden bazılarının anlam olarak çevirileri

Kur'an âyetlerinden bazılarının anlam olarak çevirileri DİN
4,6
29.10.2015 15:44:52
A+ A-

Balıkesirli Hasan Basri Çantay'ın (d.1887-v.1964)  Türkçesiyle bazı Kur'an âyetlerinin meallerini (anlam olarak çevirilerini) sunacağım. Tabii ki okunması ve düşünülmesi ümîdiyle. Tüm cümleleri ve kelimeleri merhum H.B. Çantay'ın eserinde (Kur'ân-ı Hakîm ve Meâl-i Kerîm -3 cild-, Balıkesirli Hasan Basri Çantay, İlk iki cild H.1392 / M.1972, üçüncü cild H.1393 / M.1973 baskılı (7. baskı), Naşiri: Mürşid Çantay) geçtiği gibi, aynen aktardım.

"Sakın (o kâfirlerden) bir takımlarını fâidelendirdiğimiz şeylere (servete ve sâireye) iki gözünü dikib uzatma. Onların karşısında tasalanma. Mü'minler için de (şefkat) kanadını indir*( *Onlara karşı mütevâzi ol, onları kanatlarının altında himâye et.)." (El- Hıcr 15/88)

"Şimdi sen ne ile emrolunuyorsan (kafalarını çatlatırcasına) apaçık bildir. Müşriklere aldırış etme. (El-Hıcr 15/94)

"Sana ölüm gelinceye kadar da Rabbine ibâdet et. (El-Hıcr 15/99)

"Doğru yolu bildirmek Allâh'a aiddir. Kimi (yol) ise eğridir* (*Küfr ve dalâl yolları gibi "Râzî".). (Allahdileseydi muhakkak hepinizi topdan hidâyete erdirirdi. (En-nahl 16/9)

"Sizin Tanrınız bir tek Tanrı'dır. Âhirete inanmazların kalbleri (bunu) inkâr edicidir. Onlar büyüksenen (kimse) lerdir.
(En-nahl 16/22)

"Onlara: "Size Rabbiniz ne indirdi?" denildiği zaman "evvelkilerin masallarını" dediler. (En-nahl 16/24)

"(Böyle söylemeleri ancak şu âkıbete uğrayacakları içindir:) Çünkü onlar kıyâmet gününde kendilerinin günâh yüklerini kâmilen taşıdıktan başka saptırdıkları bilgisiz kimselerin vebâllerinden bir kısmını da yükleneceklerdir. Dikkat et ki onların sırtlayacakları bu yükler ne kötüdür!" (En-nahl 16/25)

"Onlar: "Ölecek kimseyi Allah diriltmez" diye olanca yeminleriyle Allâha andetdiler. Hayır, bu Onun üzerinde hak bir vad'dir. Fakat insanların çoğu (bunu) bilmezler." (En-nahl 16/38)

"Bir şeyi (n olmasını) dilediğimiz zaman sözümüz ancak ona "ol" dememizden ibarettir. O da derhal oluverir. (En-nahl 16/40)

"Fesad plânları hazırlayanlar Allâhın kendilerini yere batıracağına, yahud şuurlarının eremeyeceği cihetlerden kendilerine azâb gelip çatacağına karşı emîn mi oldu (lar) artık? (En-nahl 16/45)

"Size ulaşan her ni'met Allahdandır. Sonra size herhangi bir keder ve musîbet dokunduğu zaman ancak Ona tazarru ve feryâd edersiniz. (En-nahl 16/53)

"Nihâyet O, sizden bu keder ve musîbeti açıb  giderdiği vakıt ise içinizden bir takımları, bakarsınız ki, Rablerine eş tutuyorlar. (En-nahl 16/54)

"Ancak Allâhın âyetlerine îman etmeyenlerdir ki (öyle) yalan, iftira düzer (ler). İşte yalancıların ta kendileri de onlardır. (En-nahl 16/ 105)



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.