Kur’an-ı Kerim ve bebeğin cinsiyeti üzerine birkaç söz

Kur’an-ı Kerim ve bebeğin cinsiyeti üzerine birkaç söz DİN
0,0
12.03.2014 21:32:28
A+ A-

Bu bölümde çocuğun cinsiyetinin babadan gelen spermce belirlendiğinin daha modern tıp ortada yokken 1400 yıl önce Kuranda yazdığı iddiasına değineceğiz. Müddeiler bu iddialarını desteklemek için iki ayeti kendilerince yorumlamışlar.

“Doğrusu, çiftleri; erkek ve dişiyi, yaratan O’dur. Bir damla sudan (döl yatağına) meni döküldüğü zaman. (Necm Suresi, 45–46)”

“Kendisi, akıtılan meniden bir damla su değil miydi? Sonra bir alak (embriyo) oldu, derken (Allah, onu) yarattı ve bir ‘düzen içinde biçim verdi.’ Böylece ondan, erkek ve dişi olmak üzere çift kıldı. (Kıyamet Suresi, 37–39)

Ayetleri tek tek inceleyelim. Necm 45- 46 da geçen su sözcüğünün aslı Arapça nutfe. Tanrı sizi nutfeden var etmiş deniyor. Buraya kadar sorun yok. Hemen parantez içinde yorum olarak rahim verilmiş. Kuranda var mı? Yok. Amaç ne? Genelde bir karışım olarak kullanılan nutfe sözcüğüne sperm anlamı vermek. Başarılmış mı? Bizce hayır. Kadın ve erkek sularının karışıp nutfe adını aldığı yer de rahimdir. “Şebîb İbn Bişr İkrime'-den, o da İbn Abbâs'tan nakleder ki: «Bel kemiği ile göğüslerin arasından çıkar.» kavli hakkında şöyle demiştir: Erkeğin bel kemiği ile kadının göğüsleri sarı ve incedir. Çocuk ancak bu ikisinden meydana gelir. Saîd îbn Cübeyr, İkrime, Katâde, Süddî ve başkaları da böyle demişlerdir.(1) İslam’a göre kadının, erkeğin spermine eş değer cinsel bir sıvısı vardır. Eğer dökülmek sözcüğünden yola çıkılıp, nutfenin erkeğin menisi olduğuna kanaat getiriliyorsa, erkeğin suyunun taşıdığı özellikleri kadın suyunun da taşıdığını belirtmeliyiz.

1- Yaş olduğu zaman kokusu hamur kokusuna; kuru olduğu zaman ise yumurta kokusuna çaldırır.

2- Atıla atıla gelir.

3- Dışarıya lezzetle çıkar; çıktıktan sonra da bir gevşeklik arız olur.

Ekseri ulemâya göre bu üç sıfatta erkekle kadın menileri arasında fark yoktur. Mezkûr sıfatların bir tanesi meniyi ispat için kâfidir.” Demek ki ulema için kadın ve erkek suyu arasında bir fark yok. Üstelik dökülmek yerine, atılmak ve çıkarmak sözcüklerini kullanan çevirmenler var. Varsayalım ki nutfe ayette erkeğin menisi manasında geçiyor. Yine erkeğin sperminin cinsiyeti belirlediği sonucu çıkmaz. Şöyle ki; nutfenin oluşması için erkek menisinin rahme dökülüp kadın menisi ile karışması gerekiyor. Peki, cinsiyetin kaynağı ne? İyi okunursa erkek ve dişiyi yaratan odur (Allah’tır) deniyor. Yani cinsiyetin belirlenmesine anne rahminde tanrısal bir müdahale var. Spermle en küçük bağlantı kurulmamış. Allah’ın güç ve kudretine, onun cinsleri ve her şeyi yarattığına gönderme yapılıyor. Elmalının bu ayetlerle ilgili yorumu bizi doğruluyor: “45- Ve hakikaten erkek ve dişi iki eşi yaratan da O'dur. Gerek insanlardan ve gerek hayvanlardan erkek ve dişi bütün çiftleri O yaratmaktadır.

46- Bir nutfeden döküldüğü zaman, yani rahme atıldığı zaman. Demek ki tabiata dilediği çeşitliliği verip, dilediği zıtları O yaratıyor ve bunları O'ndan başkası da asla yapamaz.”

(2)

Anne karnındaki bebeğin cinsiyet dâhil tüm özellikleri meleğin sorması üzerine Allahın iradesiyle belirleniyor. Buhari’nin aktarımıyla ayette yazanlar paralellik arz ediyor.

 “Bize Hammâd, Ubeydullah ibn Ebî Bekr ibn Enes'ten; o da Enes ibn Mâlik(R)'ten tahdîs etti ki, Peygamber (S) şöyle buyurmuştur: "Yüce Allah rahime bir melek tevkil etti. (Nutfe düşünce) melek:

— Ey Rabb'im! Bir nutfedir! Ey Rabb'im! Bir kan pıhtısıdır! Ey Rabb'im! Bir çiğnem ettir! der.

Allah bir mahlûk hükmedip yaratmak istediğinde melek:

— Ey Rabb'im, erkek midir yâhud dişi midir? Bedbaht mıdır yâhud mes'ûd ve bahtiyar mıdır? Rızık nedir? Ecel nedir? sorularını sorar.

Bunlar anasının karnında iken böylece yazılır" (3)

Cinsiyetin tespiti mevzusunda İslam kaynakları ilginç bilgiler veriyor:

 

İBNİ MACE:

“Ümmü Süleym (Radıyallâhü anhâ), uykusunda erkeğin gördüğü şeyi gören kadının hükmünü, Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'e sormuş ve Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) :
«Kadın onu (ihtilâmı) rüyasında görüp meni çıkarırsa gusletmesi gerekir.» buyurmuştur. Bunun üzerine (Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'in zevcelerinden) Ümmü Seleme (Radıyallâhü anhâ) : Yâ Resûlallah! Bu olur mu? diye sormuştur. Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) O'na:
«Evet (olur). Erkeğin suyu koyu beyazdır. Kadının suyu ince sarıdır. İki sudan hangisi önce gelir veya galip olursa, çocuk onun sahibine benzer.» buyurmuştur." 
(4)

Bu hadisin hemen ardından Fıkhi yönü şöyle izah edilmiş:

1. Yararlı olan meseleyi sormaktan hayâ edilmemelidir.

2. Lüzumu hâlinde böyle soru soran kişi kınanmamalıdır.

3. Onu kınayan kişi, davranışından dolayı ayıplanmalıdır.

4. Kadın ihtilâm olup, su gördüğü zaman gusletmelidir.

5. Kadın, erkek gibi ihtilâm olabilir. Ve suyu vardır.

6. Çocuk, bazen babasına benzediği gibi bazen de annesine benzer(5)

 

SAHİHİ MÜSLİM:

— (…)Resullullah «Acaba söylersem sana bîr faydası olur mu?» buyurdu.

Yahudi:

— İki kulağımla dinlerim; dedi ve ilâve etti: Sana çocuğun nasıl meydana geldiğini sormaya geldim.

 Resulüllah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem):

— “Erkeğin menisi beyaz, kadının menisi ise sarıdır. Bunlar bir yere gelirde, erkeğin menisi kadınınkine galebe çalarsa Allah'ın izni ile erkek çocuk doğururlar. Kadının menisi erkeğinkine galebe çaldığı zaman da Allah'ın izni ile kız doğururlar” buyurdular.

Yahudi:

— Vallahi doğru söyledin sen gerçekten bir Peygambersin; dedi sonra çekilip gitti. Müteakiben Resulüllah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) :

— «Hakikaten bu adam bana soracağını sordu. Ama ben onun sorduklarından bir şey bilmiyordum. Tâ ki Allah onları bana bildirdi.» buyurdular. (6)

 

SAHİHİ MÜSLİM:

Âişe şöyle demiş:

— «Bir Hanımı Resulüllah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) 'a Kadın ihti­lâm olurda suyu görürse yıkanacakmı? diye sordu. Resulüllah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem):

— «Evet» cevabım verdi Âişe kadına: «Allah hayrını versin. Kahro­lası!» dedi. Bunun üzerine Resulüllah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem):

— «Bırak onu.Benzerlik bundan başka bir sebebten mi olur? Kadı­nın suyu erkeğin suyuna galip gelince çocuk dayılarına benzer; erkeğin suyu kadınınkine galip gelirse çocuk amcalarına benzer.» buyurdular. (7)

Erkek ve kadın suları çarpışıyorlar Allahın verdiği ruhsat ile hangisi üstün gelirse çocuğun cinsiyetini o belirliyor.

Şifrecilerimizin dediğine inanırsak eğer, 20. yüzyıla kadar pek çok toplumda doğacak çocuğun cinsiyetinin anne tarafından belirlendiği düşüncesi hâkimmiş. Amaç ne? İddialarına dayanak bulmak. Göle çalınan maya tutmuş mu peki? Hayır. Şöyle ki; Ta Sümerden bu yana birkaç Afrika, Güneydoğu Asya kabilesini ve istisnaları saymasak, kadına uygulanan baskının oranı ne olursa olsun, 5 bin yıldır ataerkil toplum dünyanın genel sosyal örgütlenmesidir. Ataerkil toplumların çoğunda kadın hakir görüldüğünden çocuğun baba tarafından meydana getirildiği, annenin ise basit bir taşıyıcı olduğu fikri hâkimdi. O nedenle çocuğun cinsiyeti dahil tüm yapısını babasının belirlediği düşüncesi tek tanrılı dinlerden önce ve sonra genel kabul görmüştü. Galene göre kadın menisi cenin oluşumunda önemsizdir. (8) Pitagorda cenin de babayı temel alır. (9) Aslında pek çok kimse, gelecek kuşakların üretilmesi için, annenin sağlayacağı besin dışında, gerekli olanının yalnızca erkek tohumu olduğunu düşünürdü.(…) Eski Yunan’da da, annenin yalnızca içinde filizlenen varlığı beslemekle görevli olduğu ve çocuğun akrabası bile sayılamayacağı görüşü savunulurdu. Mısırlılar da yeni kuşakların (cinsiyet dahil yn.) yalnızca babanın ürünü olduğunu sanırlardı(10)

 

KAYNAKÇA

1. İbni Kesir Tefsiri, Tarık Suresi,

2. Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kuran Dili,

3. Buhari, Kitabu’l-Kader, 2, Aynı hadis için bkz. Buhari, Kitabu’l- Hayz, "Biz Sizleri Hilkati Belirsiz Bir Çiğnem Etten Yarattık” Babı

4. Sünen-i İbn-i Mace, Rüyasında Erkeğin Gördüğünü Gören Kadın Hakkındaki Bâb 107/600, çev. Haydar Hatipoğlu, Kahraman Yayınları

5. Sünen-i İbn-i Mace, Rüyasında Erkeğin Gördüğünü Gören Kadın Hakkındaki Bâb 107/600 İzahı, çev. Haydar Hatipoğlu, Kahraman Yayınları

6. Sahih-i Müslim, Erkekle Kadın Menilerinin Sıfatını ve Çocuğun Her İkisinin Menisinden Halk Olunduğunu Beyan Babı, 8/34 (315)

7. Sahih-i Müslim, Meni Gelmekle Kadına Yıkanmanın Vacip Olması Babı, 7/33

8. Michel Foucault, Cinselliğin Tarihi 3, s. 120, (çev. Hülya Tufan), Afa Yayınları, 1994, İstanbul

9. Ali Demirsoy, Kalıtım ve Evrim, s. 199-200, 13. Baskı, Meteksan, 2005, Ankara

10. Anthony Smith, İnsan, Yapısı ve Yaşamı, s. 52, (çev. Erzen Onur, Nida Tektaş), 2. Baskı, Remzi Kitabevi, 1979, İstanbul

 

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.