Kur'ân'dan âyetler: Allah kelâmı da en azından anılmalı

Kur'ân'dan âyetler: Allah kelâmı da en azından anılmalı DİN
4,4
21.08.2014 08:36:32
A+ A-

"Bu, doğruluğu şüphe götürmeyen ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlara yol gösteren Kitab'dır. Onlar gaybe inanırlar, namazı kılarlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan yerli yerince sarfederler. Onlar sana indirilen Kitab'a da, senden önce indirilenlere de inanırlar. İşte Rab'lerinin yolunda olanlar ve saadete erişenler bunlardır. " (Bakara 2 / 2-3-4-5)

"Şüphe yok ki, inkâr edenleri, başlarına gelecekle uyarsan da uyarmasan da birdir, inanmazlar. Allah onların kalblerini ve kulaklarını mühürlemiştir, gözlerinde de perde vardır ve büyük azab onlar içindir. İnsanlardan inanmadıkları halde, 'Allah'a ve âhiret gününe inandık' diyenler vardır. Bunlar Allah'ı ve inananları aldatmaya çalışırlar, oysa sadece kendilerini aldatırlar da farkında değildirler. Kalblerinde hastalık vardır. Allah hastalıklarını artırmıştır. Yalan söyleye geldikleri için onlara elem verici azab vardır. Kendilerine "Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın" dendiği zaman, "Bizler sadece ıslah edicileriz" derler. İyi bilin ki asıl bozguncular kendileridir, lâkin farkında değildirler. Onlara, 'Müslümanların inandığı gibi siz de inanın' denilince de, 'Beyinsizlerin inandığı gibi mi inanalım? ' derler; iyi bilin ki, asıl beyinsizler kendileridir, fakat bilmezler." (Bakara 2 / 6-7-8-9-10-11-12-13)

"İnananlara rastladıkları zaman 'İnandık' derler, elebaşılarıyla başbaşa kaldıklarında, 'Biz şüphesiz sizinleyiz, onlarla sadece alay etmekteyiz ' derler. Onlarla Allah alay eder ve taşkınlıkları içinde bocalar durumda bırakır. Onlar doğruluk yerine sapıklığı aldılar da alışverişleri kâr getirmedi; doğru yolu bulamamışlardı." (Bakara 2 / 14-15-16)

" Ey insanlar ! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabb'inize kulluk ediniz ki, O'na karşı gelmekten korunmuş olasınız." (Bakara 2 / 21)

" Ölü idiniz sizleri diriltti, sonra öldürecek sonra tekrar diriltecek ve sonunda O'na döneceksiniz; öyleyken Allah'ı nasıl inkâr edersiniz?" (Bakara 2 / 28)

"İnkâr eden kimseler ve âyetlerimizi yalan sayanlar cehennemlik olanlardır, onlar orada temelli kalacaklardır." (Bakara 2 / 39)

" Kitâb'ı okuyup durduğunuz halde kendinizi unutur da başkalarına mı iyilikle emredersiniz? Düşünmez misiniz?" (Bakara / 44)

"Sabır ve namazla Allah'a sığınıp yardım isteyin; Rab'lerine kavuşacaklarını ve O'na döneceklerini umanlar ve huşû duyanlardan başkasına namaz elbette ağır gelir." (Bakara 2 / 45-46)

"Size işkence eden, kadınlarınızı sağ bırakıp oğullarınızı boğazlayan Fir'avun âilesinden sizi kurtarmıştık; bu, Rabb'inizin büyük bir imtihanı idi. Denizi yarıp sizi kurtarmış ve gözlerinizin önünde Fir'avun âilesini batırmıştık." Bakara 2 /49-50)

"Doğru yola gidesiniz diye Mûsâ'ya hakkı bâtıldan ayıran Kitâbı vermiştik. (Bakara 2/ 53)

"  ' Yâ Mûsâ !  Allah'ı apaçık görmedikçe sana inanmayacağız ' demiştiniz de gözleriniz göre göre sizi yıldırım çarpmıştı." (Bakara 2 / 55)

"Mûsâ, milleti için su aramıştı; 'Âsanla taşa vur ' dedik; ondan oniki pınar fışkırdı, herkes içeceği yeri bildi. Allah'ın rızkından yiyin, için, yalnız yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın. (Bakara 2 / 60)

"Sonra kalbleriniz yine katılaştı, taş gibi, hattâ daha da katı oldu. Nitekim taşlar arasında kendisinden ırmaklar fışkıran vardır; yarılıp su çıkan vardır; Allah korkusundan yuvarlananlar vardır. Allah yaptıklarınızı bilmez değildir." (Bakara 2 /74)

"İsrâiloğullarından, 'Allah'tan başkasına kulluk etmeyin; anne babaya, yakınlara, yetimlere, düşkünlere iyilik edin, insanlarla güzel güzel konuşun, namazı kılın, zekâtı verin' diye söz almıştık. Sonra siz, pek azınız müstesnâ, döndünüz. Sizler zâten döneksiniz." (Bakara 2/ 83)

"Onlar âhiret karşılığında dünya hayâtını satın alan kimselerdir, bu yüzden azâbları hafifletilmez, onlar yardım da görmezler." (Bakara 2 / 86)

"And olsun ki, Mûsâ'ya kitab verdik, ondan sonra ardarda peygamberler gönderdik. Meryem oğlu Îsâ'ya belgeler verdik, onu Rûhü'l Kudüs'le destekledik. Size bir peygamber nefsinizin hoşlanmadığı bir şey getirdikçe, büyüklük taslayarak, bir kısmını yalancı sayıp bir kısmını öldürür müsünüz? " (Bakara 2 / 87)

"Çoğunluk olmak iddianız sizi o kadar meşgul etti ki, mezarları ziyaretle oradakileri de sayacak kadar oldunuz. Hayır; öyle olmayın; yakında bileceksiniz. Hayır; gözünüzü açın; yakında bileceksiniz. Dikkat edin, şâyet yaptığınızın sonucunu kesin olarak bir bilseniz ! And olsun ki, cehennemi göreceksiniz. And olsun ki onu gözünüzle kesin olarak göreceksiniz. Sonra o gün, size verilmiş olan her nimetten sorguya çekileceksiniz." (Tekâsür sûresi tamamı, 102 / 1-8)

 

Kaynak: Kur'ân- Kerîm ve Türkçe Anlamı (Meâl), Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Yayına Hazırlayanlar: Dr. Hüseyin Atay, Dr. Yaşar Kutluay.  (15. Baskı, Emel Matbaacılık San. Ltd. Şti., Ankara,1988, İlk baskı 1961'de.)

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.