Kuran’a göre Müslümanların bir lider beklemeleri farz!

Kuran’a göre Müslümanların bir lider beklemeleri farz! DİN
0,0
20.04.2014 14:06:08
A+ A-

 

Bugün en çok tartışılan konulardan biri Müslümanların bir lidere ihtiyacının olup olmadığı. Birçok insan lider beklemeye oldukça karşı. Biz üzerimize düşeni yapalım, kendimizi geliştirelim, lidere lüzum yok diyip işin içinden sıyrılmaya çalışıyorlar. Oysa bu mantık bencilce köşeye çekilmekle aynı anlama geliyor. Tamam sen köşene çekilip kendini yetiştir de, tüm dünyada acıdan ve zulümden kırılan Müslümanlar ne olacak? Onlar nasıl bu vahşetten kurtulacak? Tüm Müslümanlar birlik olmadan bu zulüm sona erer mi sanıyorsun? Peki tüm Müslümanlar bir lider olmadan birleşebilirler mi, tek birlik altında toplanabilirler mi sanıyorsun?

Bu sorunun cevabı tabii ki hayır. Tüm Müslümanları bileştirecek, güçlü, kudretli, derin imanlı, büyük bir lider, yani Hz. Mehdi'nin gelmesi gerekiyor. Müslümanların böyle bir lideri beklemeleri farz. Kuran'da geçmiş kavimlerde insanların bir lider beklediklerini görüyoruz:

". Hani, peygamberlerinden birine: "Bize bir melik gönder"." (Bakara Suresi, 246)

". bize Katından bir veli (koruyucu sahip) gönder, bize Katından bir yardım eden yolla" (Nisa Suresi, 75) 

Kuran'da bildirilen bu ayetler Müslümanların, Allah'ın kendilerine manevi bir lider istemeleri; yani sevgiyi dağıtan bir koruyucu, dostluk ve anlayışlı olma ruhunu onlara yönelten, kavga ruhunu kaldıran, sevgi ruhunu onlara aşılayan, çok sevilen bir velisini göndermesi için ettikleri dualarıdır. Allah bizlere Mehdi beklemenin, manevi bir lider beklemenin Müslümanlar için bir nimet olduğunu, bir güzellik olduğunu, bir ibadet olduğunu, Müslümanların bu yönde nasıl dua etmeleri gerektiğini Kuran'da ayetlerle açık bir şekilde bildirmiştir.

Bildiğiniz gibi Allah, tarih boyunca her kavmi lideriyle birlikte yaratmıştır. Kuran'da bildirilen hiçbir kavim lidersiz değildir ve şahs-ı manevi ile idare edilmemiştir. Hz. Nuh, Hz. İbrahim, Hz. Musa, Hz. Yusuf, Hz. İsa ve Hz. Muhammed döneminde iman edenlerin önderi olarak Allah'ın mübarek elçileri İslam toplumlarının başında olmuştur. Yani her peygamber, her elçi döneminde bu elçiler ve cemaatlerinin şahsı manevisi olmuş, ama onlar da cemaatlerinin bizzat başında bulunmuşlar, onlara önderlik etmişlerdir. Hz. Talut döneminde, Hz. Zülkarneyn döneminde Müslümanların hep bir lideri olmuştur. Ahir zamanda Müslümanların lideri ise her zaman söylediğim gibi Hz. Mehdi olacaktır.

İslam âleminin manevi bir lider olmadan birleşmesi mümkün değildir.Bir baş olmadan İslam âlemi bir araya gelsin diyen kişilerin, İttihad-ı İslam'ı gerçekten istemedikleri açıktır. Üstelik böyle bir üslup, Kuran ahlakına, sünnete, akla ve mantığa da aykırıdır. Bu kimselerin yaklaşımına göre, bir lider olmadan Müslümanların ne şekilde ve kimin öncülüğünde birleşecekleri meçhuldür. Bu birliğin hangi ölçülere göre oluşacağı da meçhuldür. Çünkü eğer Kuran ahlakını ve sünneti esas alıyorlarsa, bu durumda İslam âleminin bir başı olması gerektiği açıktır.

Ayrıca bu insanlara, bir araya gelen en küçük bir grubun bile lideri olması normal gelmektedir. Katoliklerin Papası olmasını, Ortodoksların Patriği olmasını, Musevilerin bir önderi olmasını, hatta masonların Üstadı olmasını normal görmektedirler, ancak 1.5 milyarlık İslam âleminin manevi bir lideri olmasını anormal karşılamaktadırlar.

Bu nedenle ağızlarıyla "Müslümanlar birleşseler ne kadar iyi olur, İslam aleminin birleşmesi lazım" diyen ancak ortaya koydukları sistemle ayrılığı ve parçalanmayı körükleyen, Hz. Mehdi'yi anmayan, Hz. Mehdi'den bahsetmeyen veya Mehdiyetin üzerini örtmeye çalışan bir üslup kullanan bu kişiler, "başı olmayan bedenin asla yaşamayacağını" unutmamalıdırlar. 

Peygamberimiz bir hadisinde "Mehdi  ile müjdelenin" buyuruyor:

"HZ. MEHDİ İLE MÜJDELENİN. O Kureyş'ten ve Ehl-i Beyt'imden bir kişidir." 1

Bu nedenle Müslümanların Hz. Mehdi'nin gelişini örtbas etmek gibi bir yanlışa düşmemeleri ve Peygamber'in "Sizden ona kim yetişirse, kar üzerinde sürünerek dahi olsa ona gelsin. Ona katılsın. Zira o, Mehdi'dir."  2 hadisinde bildirdiği gibi Hz. Mehdi'yi aramaları şarttır.

Emr-ül Müminin Hz. Ali Keremullahi Veche Resulullah'tan naklederek, "Resulullah ferman buyurdu: "İbadetlerin en üstünü Mehdi'nin zuhurunu beklemektir, dedi."

Yani Peygamberimiz, Hz. Mehdi'yi beklemenin, Müslümanların başlarına bu sevgi birliğini sağlayacak bir lider geçmesini beklemenin, İttihad-ı İslam'ı, Müslümanların birliğini beraberliğini istemenin ibadetlerin en üstünü olduğunu bildiriyor. Dolayısıyla Müslümanım diyen herkes Hz. Mhdi'yi aşkla, şevkle beklemeli ve çıktığında her şeyini bırakıp ona tabi olacak derin imanda olmalıdır.

Son olarak Talut kıssasındaki Ebced Değerlerinin Mehdiyet'in tarihlerini verdiğini de sizlere söylemek istiyorum:

Allah size Talut'u Melik olarak, gönderdi. Şeddeli 1979. Hicri 1400.

Doğrusu Allah size onu seçti. 1996.

Allah kime dilerse mülkünü verir. 1989.

Allah rahmeti geniş olandır, bilendir.  2036.

Kaynaklar:

http://www.kurandamehdiyet.com/

1.      (Kitab-ul Burhan Fi Alamet-il Ahir zaman, s.13)

2.      (İbn Mace, Fiten, B 34, H 4082; İbn Ebi Şeybe, c. VII, sf.527; Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, sf. 14)

Blog sayfam: mynet.com/erkan-arkut-tan-guncel-yazilar" href="http://birgo.mynet.com/erkan-arkut-tan-guncel-yazilar" style="color: rgb(0, 0, 255) !important;" target="_blank">http://birgo.mynet.com/erkan-arkut-tan-guncel-yazilar

Video sayfam: http://video.mynet.com/erkanarkut/videolari/liste



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.