"Malı pek çok seversiniz."

"Malı pek çok seversiniz." DİN
4,0
11.11.2015 10:13:07
A+ A-

Başlık yaptığım söz Kur'ân-ı Kerîm'in "El-Fecr" sûresinde geçen bir âyetin ( 89/20) meâlidir (anlam olarak Türkçe çevirisi). Bu yazıyı Kur'ân'ın son bölümündeki sûrelerden bazı âyetlerin, merhûm Balıkesirli Hasan Basri Çantay'ın (d. 1887-v.1964) Türkçesiyle, anlam olarak çevirileri (mealleri) oluşturacak. Eserden (Kur'ân-ı Hakîm ve Meâl-i Kerîm, 3. Cild, Balıkesirli Hasan Basri Çantay, Yedinci Baskı, 1973, Naşiri: Mürşid Çantay), merhûm üstâdın Türkçesini her yönden aynen aktararak, bazı âyetlerin meallerini alıntılayacağım. Eserde dipnotlar olarak yer alan ünlü müfessirlerin (yorumcular) yorumları da köşeli parantezler arasında belirtilmiştir.

"Dünyâ hayâtı ancak bir oyun ve bir eğlencedir. Eğer îman eder, (şirkden) ["Medârik"] sakınırsanız size mükâfâtlarınızı verir. O, sizden mallarınızı (n tamâmını) da istemez. [Yalınız farz olan zekâtı ister "Beyzâvî, Celâleyn, Medârik".] ("Muhammed (S.A.)" sûresi- 47/36)

"Eğer sizden onları (n tamâmını) ister, bu suretle sizden (talebde) ileri giderse cimri olursunuz ve (bu) [cimrilik "Beyzâvî, Celâleyn".], sizin kinlerinizi [İslâm dînine karşı "Celâleyn". Resûlüllah sallellâhü aleyhi ve selleme karşı "Beyzâvî".] açığa çıkarır." ("Muhammed (S.A." sûresi-47/37)

"İşte siz Allah yolunda (ancak farz olanı) ["Celâleyn"] harcamanıza da'vet edilmekde olanlarsınız ["Beyzâvî, Celâleyn"]. Fakat içinizde (yine) cimrilik edenler vardır. Kim cimrilik ederse kendi nefsine cimrilik etmiş olur. Allah (sizin nafakanıza muhtaç değildir) ["Celâleyn"] ganîdir. Siz ise (Onun) fakîrler (i, muhtâcları) sınız. ["Celâleyn"] Eğer (Ona tâatden) ["Celâleyn"] yüz çevirirseniz yerinize sizden başka bir kavmi getirir. Sonra da onlar sizin benzerleriniz olmazlar [Yüz çevirmek hususunda. Belki Allah'a itaat ederler "Celâleyn".]. ("Muhammed (S.A.)" sûresi-47/38)

"Göklerin ve yerin (azâb) orduları (da rahmet ve nusret orduları gibi) Allahındır. Allah mutlak kâdirdir, yegâne hüküm ve hikmet sâhibidir." ("El-Feth" sûresi-48/8)

"Gerçek, sana bîat edenler [Bu bîat "Hüdeybiyye"deki "Rıdvan biati"dir "Beyzâvî, Celâleyn, Medârik".] ancak Allaha bîat etmiş olurlar. Allahın eli onların [Peygamber sallellâhü aleyhi ve selleme bîat edenlerin "Celâleyn, Medârik".] elleri üstündedir [Ya'ni Cenab-ı Hak onların bîatlerine muttalidir. Onlara mükâfat edecektir "Celâleyn".] Şu halde kim (bu bağı) çözerse [Ahdini bozarsa "Beyzâvî, Medârik".] kendi aleyhine çözmüş olur. Kim de Allah ile sözleştiği şeye vefa (onun hükmünü îfâ) ederse O da ona büyük bir ecir verecekdir." ("El-Feth sûresi-48/10)

"Daha doğrusu siz peygamberin de, mü'minlerin de âilelerine temelli dönemeyeceklerini sandınız. Bu, sizin kalblerinizde süslen (ip kökleş)di ["Beyzâvî"]. Kötü zanda bulundunuz. (Bu yüzden Allah indinde) ["Beyzâvî, Celâleyn"] helâke mahkûm bir kavim oldunuz." ("El-Feth" sûresi-48/12)

"Ey îman edenler, seslerinizi peygamberin sesinden yüksek çıkarmayın. Ona sözle birbirinize bağırdığınız gibi bağırmayın ki siz farkına varmadan amelleriniz boşa gidiverir [Ashâb-ı kirâmdan (Sâbit bin Kays bin Şemmâs) radiyallâhü anh yüksek sesli idi. Bu âyet nâzil olunca huzur-ı saadete gelmemeye başladı. Bunun üzerine Resûl-i ekrem sallellâhü aleyhi ve sellem efendimiz onu aratdı, çağırtdı. (Sâbit) radiyallâhü anh dedi ki: "Yâ Resûlellah, bu âyet-i kerîme inince amelimin boşa gideceğinden endişe etdim. Çünkü sesim yüksekdir." Resûlüllah sallellâhü aleyhi ve sellem meâlen şöyle buyurdu: "Sen o mevkide değilsin. Sen hayr ile yaşıyorsun. Hayr ile de öleceksin. Sen ehl-i cennetdensin." "Beyzâvî, Medârik, Buhârî, Müslim".] ("El-Hucurât" sûresi-49/2)

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.