Marmaray Peygamberimizin hadislerinde bildirildi mi?

Marmaray Peygamberimizin hadislerinde bildirildi mi? DİN
0,0
17.10.2014 23:40:54
A+ A-

 

Peygamberimizin ahir zamana, Hz. Mehdi’nin çıkışına, Hz. İsa’nın tekrar yeryüzüne gönderilişine dair pek çok hadisi var. Bu hadislerin birçoğu arka arkaya gerçekleşmiş durumda. Hadisleri dikkatle incelediğimizde peygamberimizin yaşadığımız bu dönemi adeta görmüş gibi anlattığını anlıyoruz. Peygamberimiz o dönemde sahabelere sürekli Hz. Mehdi’yi, onun güzel cemalini ve yapacağı işleri, Deccal’in nasıl üzerine geleceğini ama onun asla yılmayacağını anlatıyordu. Onlarda büyük bir şevkle peygamberimizi dinliyor, tüm alametleri öğreniyorlardı.

Ahir zamanda olduğumuz bu dönemde aslında yaşanan her olay Hz. Mehdi’ye gelip orada kilitleniyor. Büyük depremler, kuyruklu yıldızların çıkışı, yaşanan büyük savaşlar, Ortadoğu’da rejimlerin yıkılması, ekonomik kriz, insanların önce dinden uzaklaşıp daha sonra dine yönelmeleri, kanlı Kabe baskını, Afganistan’ın ve Irak’ın işgali, Fırat’ın suyunun bir baraj ile kesilmesi hep peygamberimizin bildirdiği yüzlerce alametten yalnızca birkaçıdır.

Söylediğim gibi aslında dünya şu anda Hz. Mehdi’nin etrafında dönüyor. Olaylar aynı hadislerde bildirildiği gibi gerçekleşiyor. Peygamberimiz bir hadisinde Hz. Mehdi’nin İstanbul’dan çıkacağını şöyle bildiriyor:

Uzak yerlerdeki talebeleri Hz. Mehdi (a.s.)’ye biat edecek. Zulümü ve zalimleri fikren etkisiz hale getirecek, ülkeler düzelecek, CENAB-I HAK KENDİSİNE İSTANBUL’U (MANEN) FETHETTİRECEKTİR.” 

İstanbul’a dikilen bayraklar bile Hz. Mehdi’nin çıkış alametidir. Allah bu kutlu şehri Hz. Mehdi’nin zuhuru için hazırlamaktadır. Marmaray’ın hadislerde nasıl bildirildiğine gelirsek peygamberimiz hadiste şöyle diyor:

”DENİZ İSRAİLOĞULLARI’NA NASIL YOL VERDİYSE BİZE DE YOL VERECEK…”

Mehdi Konstantiniyye’nin (İstanbul) fethi (manevi) sırasında, sabah namazı için abdest alırken bir bayrak dikecek, deniz ikiye ayrılarak su kendiliğinden uzaklaşacak ve açılan yolu takibeden Hz. Mehdi, karşı kıyıya geçecektir. Sonra bir bayrak daha dikecek ve diyecek ki “Ey insanlar, ibret alınız. Deniz ben-i İsrail’e nasıl yol verdiyse, bize de öylece yol verdi” ondan sonra, hepsi tekrar, tekrar tekbir getirecek ve 12 tekbirle, şehrin 12 burcu da düşecektir. (El-Kavl-ül Muhtasar fi Alametil Mehdiyyül Muntazır,sf.57)

Bildiğiniz gibi Asrın projesi, Türkiye’nin tam 153 yıllık rüyası Marmaray büyük bir törenle, tekbirlerle ve dualarla açıldı, her yerde bayraklar vardı. Sultan Abdülmecid’in hayali 2013 yılında gerçek oldu ve denizden kupkuru bir yol açıldı. Marmaray dünyanın en derin batırma tüneli özelliğine sahip, yani denizden iyice uzaklaşarak en derinde kupkuru bir yol açılmış oldu. Bu kuşkusuz tarihi bir olaydır ve Peygamberimiz ahir zamanın bu önemli olayını da hadislerinde çok detaylı olarak anlatmıştır.

Konstantiniyye’nin manevi fethi sırasında Allah Hz. Mehdi’ye imkân hazırlıyor. Peygamberimiz hadiste dikilen bayraklardan bahsediyor. Buradan bir bayram günü olduğunu anlıyoruz. Peygamberimizin yolun başında ve sonunda bayrakların olacağını söylüyor. Hakikaten Marmaray açılışında her yer bayraklarla donatılmıştı. Peygamberimiz bu açılan yol sayesinde insanların doğrudan şehre gireceklerini söylüyor. Herhangi bir viraj olmadan, dimdik ve dosdoğru olarak şehre girildiğinden söz etmektedir. Hadiste de “dik ve doğrudan” diye özellikle bildiriliyor. Ayrıca hadiste halkın bu yoldan geçeceği bildiriliyor. Hadiste yolun tekbirle, Allah anılarak açılacağından bahsediyor. Bu durumda açılış esansında dua edilip Allah anılarak aynısıyla gerçekleşmiştir.

”Su yoldan uzaklaşacak”

Hadiste deniz ile açılan yol arasında çok mesafe olacağı özellikle vurgulanıyor ve Peygamberimiz kuru bir yolun olacağından bahsediyor. Yine o dönemde cami açılışlarının da olacağı bildiriliyor ve Marmaray’ın çıkışında iki cami var, ayrıca İstanbul’un en büyük camisi de bildiğiniz gibi Çamlıca’da yapılıyor.

Gaybet-i Numani: Ahmed bin Havza’dan Nahavandi’den Abdullah bin Hammad Ansari’den Muhammed bin Cafer’den İmam Sadık (a.s.)’ın şöyle dediğini rivayet ettiler:

“Kaim (a.s) zuhur ettiğinde, … Konstantiniyye’ye (İstanbul’a) talebelerini gönderir. Körfeze vardıklarında ayaklarıyla bir şey yazarlar ve suyun üzerinde yürürler. Konstantiniyye halkı şöyle der: Onlar (Hz. Mehdi (as) ve talebeleri) suyun üzerinde yürüyen sahabelerdir… O anda şehrin (İstanbul’un) kapılarını onlar için açarlar. 

Beldeler onun emrine girer. Allahu Teala onun elinde Konstantiniyye’nin (İstanbul’un) fethini müyesser kılar. (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, sf. 56)

Peygamberimiz ayrıca hadiste “aynı dönemde Şam’da, Suriye’de katliam olur, çocuklar öldürüleceğinden bahsediyor:

“Hz. Hüseyin Ra: Mehdi’nin zuhuru esnasında onu tanıtıcı alametler var mıdır? Diye sordum. O da: Evet, vardır dedi ve şunları saydı: Abbasoğullarının helakı, Süfyani’nin ortaya çıkışı, Beyda (Suriye) denilen yerde bir ordunun helak edilmesi.”

Hz. Ali (RA)dan rivayete göre; Süfyani, Halid b. Yezid b. Ebu Süfyan’ın neslinden bir adamdır. İri cüsselidir. Yüzünde çiçek hastalığı izi vardır. Gözünde beyaz bir leke vardır. Şam tarafından çıkacaktır. Kendisine tabi olanların çoğu Ben-i Kelb kabilesinden olacaktır. Çocukları ve hatta kadınların karınlarındaki bebekleri bile öldürür.

Açıkça görüldüğü gibi ahir zamanda, muhteşem bir dönemde yaşıyoruz. Peygamberimizin bize tam 1400 yıl önce bildirdiği hadisler birer birer gerçekleşiyor. İslam alemi yüzyıllardır beklediği Mehdi’sine kavuşmaya hazırlanıyor. O mübarek şahıs çıktığında kutsal emanetlerle çıkacak, peygamberimizin kılıcını kuşanacak ve İstanbul’u manen feth edecektir. İşte o zaman tüm İslam âlemi tarifsiz bir sevince kavuşacak, yıllardır çekilen acılar, sıkıntılar ve üzüntüler Hz. Mehdi’nin sevgisiyle, adaletiyle ve şefkatiyle son bulacaktır.

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.