Mekan ve İktidar

DİN
2,5
22.02.2013 15:31:33
A+ A-

Dün Erdoğan'ın vekilleriyle olan toplantısında cemevi sorunu gündemdi. AKP Ankara Miletvekili Haluk Özdalga'nın "Cemevleri ibadet yeri olsun" çıkışına Erdoğan, "İslamiyette İbadet yeri camidir." diyerek sert bir çıkış yaptı. BU çıkıştan sonra alıştığımız sunni gündemler, sünni bir yaklaşımla yeninden gündem oldu. Bu ülkenin kurucu partisi olan, yıllarca iktidar ve iktidar ortağı kalmasına rağmen cemevlerini ibadet yeri diye tanımlamayan CHP'NİN Erdoğan'ın bu çıkışına sert bir şekilde cevap vermesi de büyük bir ironi olarak karşımızda duruyor.


Ziya Gökalp'in dile getirdiği, "Türkleşmek, Müslümanlaşmak, Muassırlaşmak" mefhumunun cisimleştiği AKP'nin bu yaklaşımına şaşırmak lazım. Osmanlı'nın Sünni İslam düşüncesi; bu devletin Türklükle beraber üzerinde yükseldiği iki temel kolondan biridir. Bu durumu sadece Sünni İslam yaklaşımıyla sınırlı tutmak, sağlıklı bir yaklaşım olmaz. Bu durumu iktidarın mekan örgütlenmesi bakımından ele almamız gerekiyor. İktidarlar eğitim, sağlık, din gibi durumlarda kendi belirlediği, kendi örgütlendiği mekanların kullanılmasını ister. Bu durumu yasal mevzuatlarla belirler ve bunun dışına çıkanlara karşı yaptırımlar uygular. Bunu yaparken, kendini iktidarının devam sağlamak için yaptığı bu mekan örgütlenmesini halkın istediği şey olduğu sunar ve bu konuda toplumsal olanla örtüşür.

Bilindiği üzere son bir iki yıldır bölgede "Sivil Cuma" namazları kılınkaktadır. Kürt siyaseti tarafından örgütlenen bu "Sivil Cuma" namazları üzerinde durulması gereken bir durumdur. İktidarın belirlediği mekanların, ritüellerin dışında kılınan bu namazlara yönelik iktidarın yoğun bir tepkisi olmuştur. Bir nevi bu Sivil cuma namazları, iktidara karşı sivil itaatsizlik eylemlerine dönüşmüştür. Devletin din algısının örgütlenmesi ve yaygınlaştırılması için kurulan Diyanet'e ayrılan bütçeye baktığımızda iktidar için ögütlendiği bu mekanların ne kadar da hayati olduğu bir kez daha anlaşılıyor. Kendini varettiği, kitleleri kendine mobilize ettiği mekanlar dışındaki ibadet yeri tercihlerine yoğun bir şekilde karşı çıkmasındaki sebep bu zaten.

Söylemek istediğim şu: Alevilerin de Sivil Cumalar gibi devletin ibadet yerleri kamusal alan olarak tanımalasından ziyade sivil itaatszilik eylemleri geliştirmeleri gerekiyor. Geçenlerde Süleyman Demirel'in basına yansıyan "Cem Vakfı'nı biz kurdurttuk" söylemi bunun ne kadar da elzem ve önemli olduğunu bir kez daha gösteriyor. Erdoğan dünkü konuşmasında "Kültürel haklar" diye bir belirlemede bulunmuş. Gramsci'nin dediği gibi, Kültürel haklar söylemi, siyasal hakları gölgelemekten başka bir şey değildir.


YORUMLAR

tebrikler -

tesbitlerin gayet yerinde sayın BARASI,AKP ikitidarının ülkeyi hangi referanslara göre evirmeye çalıştığını ve muhalif pozisyonda olanların süreci iyi okuması gerektiğini düşünüyorum.özelikle dini kurumlar ile eğitim sahasının sahipleri toplumun mühendisleridir.bunun en canlı örneği elinde bu iki sihirli değneğiyle gülen hareketinin yükselişinin cevabı da ortaya çıkıyor...kalemine sağlık

0 0
YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.