MELEK ŞEYTAN İBLİS

DİN
0,0
27.03.2013 20:09:51
A+ A-

 

Bil ki şeyhlerin şeyhi şeyh Sadüddin Hamavî -Allah ruhunu aziz etsin buyur­duğuna göre, melek açıcı, keşfedici, şeytan ise örtücüdür. Âşıkların sultanı Aynülkudât Hemedanî der ki: Melek sebeptir. Şeytan da sebeptir. Keşfin sebebi melek, setrin sebebi şeytandır. Hayır sebebi melek, şerr sebebi şeytandır. Rahmetin sebebi rahmet meleği, azabın sebebi azab meleğidir.

 

Seni iyi işlere davet edip, kötü işlerden alıkoyan senin meleğindir. Seni kötü işlere davet edip, iyi işlerden alıkoyan senin şeytanındır.

 

Ey gönül sahibi! Kendi vilayetimde, Nesef şehrinde bir gece rüyamda Peygamber'i -salât ve selâm O'nun üzerine olsun- gördüm. "Ey Aziz! Eûzu okuyan iblis ile La havle okuyan şeytanı bilir misin?" diye sordu. "Hayır yâResûlallah" dedim. "Filan iblis Eûzû okur, fi­lan şeytan da La havle okur. Bunlardan sakın!" buyurdu. Her ikisini de tanıyor ve onlarla sohbet ediyordum. Hemen onlarla sohbeti kestim.

 

Ey kardeş! Küçük âlem olan insane, mülk ve melekût olmak üzere iki âlemdenmürekkeptir. Mülk âlemi suret, melekût âlemi ise mânadır. Mülk âlemi cisim, melekût âlemi ise candır. Mülk âlemi ev, melekût âlemi ise ev sahibidir. Bu ev sahibinin merte­beleri vardır. Her mertebede de bir adı vardır. Bir mertebede adıtabiat, başka bir mertebede nefs, diğerinde akıl, başka birinde de nûrullah (Allah'ın nuru)dur.

 

Bu bilgileri anladıysan, şimdi bil ki, birinci mertebe olan tabiattan üç şey meydana gelir: Biri imaret, bayındırlık (mamurluk) ve itaat etmek; biri fesat, yıkıcılık ve itaat et­memek; öbürü de kibirlenme, kendini beğenmişlik ve serkeşlik etmektir. Bundan dolayı Peygamberler bu ev sahibine üç ad vermişlerdir: Mamur edip, itaat ettiği için melek adını koydular. Fesat çıkarıp, yıktığı ve itaat etmediği için şeytan adını verdiler. Kibirlenip kendini beğendiği ve boyun eğmediği için iblis adını koydular. Bundan dolayı "Var olan her insanın, onunla birlikte olup, onunla beraber yaşayan bir şeytanı vardır" demişlerdir. Resul aleyhisselâm "Şeytanım elime teslim oldu" buyurmuştur. Şu halde melek, şeytan ve iblis bir cevherdirler. O bir cevheri çeşitli itibarlarla zikretmişlerdir. Üçüne de "şeytan" derlerse yine doğru olur. "Şeytanlardan, her kalfayı, her dalgıcı (ona münkat ettik). Bu­kağılara bağlı olan başkaları da (ona tabidirler)" (Sâd 38/37-38).

 

Melek, şeytan ve iblisin mânasını anladıysan şimdi bil ki iblis, avam arasında az olur. Avam arasında melek ve şeytan bulunur, iblis âlim, şeyh ve hakimler arasında bulunur. Onlar kendini beğenmiş ve kibirli olup, hiç kimseyi kendi üstlerinde göremez, herkesi kendi altlarında düşünürler.

 

Sözü uzatıp maksattan geri kalmayalım.

 

Büyük âlem de, mülk ve melekût olmak üzere iki âlemden mürekkeptir. Mülkâlemi suret, melekût âlemi mâna; mülk âlemi cisim, melekût âlemi can; mülkâlemi ev, melekût âlemi ev sahibidir. Bu ev sahibinin mertebeleri olup, her mertebede bir adı vardır. Adı bir mertebede tabiat, birinde nefs, birinde ise akıldır. Bazıları bu ev sa­hibine ve bu evde çalışanlara akıllar, nefisler ve labiatler derler. Bazıları da melekler der­ler. Bu bir ıstılahtır.

 

Küçük âlemde çalışanlar olduğu gibi, büyük âlemde de çalışanların olma­sında kuşku yoktur. Büyük ve küçük âlemin çalışanlarına bazıları akıl, nefis vetabiatler, bazıları da melekler derler. Ulvî (yüce) ve süfli âlemlerin tüm çalışanları meleklerdir. Her birinin ilmi, ameli ve makamı malumdur. "İçimizde biri yoktur ki muayyen bir makamı bulunmasın" (Sâffât 37/164). Onların ilimleri artmaz, amelleri değişmez, her biri kendi işiyle meşguldür. O ilim ve ameli kimseden öğrenmemişlerdir; Zâtları ile beraberdir. Ya­pamayacakları amel yoktur ama, o amel dışında başka bir amelde bulunamazlar. "Al­lah'ın buyruğuna karşı gelmez, kendilerine buyurulan her şeyi yaparlar" (Tahrîm 66/6).

 

Aziz Nesefi--İnsanı Kamil

Derleyen:  Halil Ilbıra



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.