Mesih için gerekli ilk kehanet: 'Dünyanın dört bir yanına dağılmak'...

Mesih için gerekli ilk kehanet: 'Dünyanın dört bir yanına dağılmak'... DİN
0,0
25.03.2013 16:01:47
A+ A-

Bugün Kristof Kolomb'un bilinmeyen yüzünü sizlerle paylaşmak istiyorum. Kristof Kolomb neden neden büyük bir keşfe soyundu? Bu keşif beyaz adamın dünyaya yayılmasına ve sömürgeciliğin başlamasına neden oldu. Kristof Kolomb'u destekleyenler, arkasındaki gizli güçler kimlerdi? Kolomb ile İspanya'daki Kabalacılar arasında nasıl bir işbirliği vardı? Şimdi biraz bu konularda sizlere bilgi vermek istiyorum.

Bir İspanyol Yahudisi olan Kolomb'un yolculuğu bir günde karar verilmiş bir yolculuk değildir. Olamazdı da; çünkü zamanın şartlarında okyanusa açılarak Batı'ya doğru ilerlemek son derece büyük ve riskli bir işti. Kral ve Kraliçe'nin buna izin vermesi, bu iş için kaynak ayırmayı kabul etmesi, uzun ikna ve "lobi" çabalarının sonucunda olmuştu.

Kolomb, "Yahudiler için iyi bir yer" aramak ve Yahudi inancına göre Mesih'in gelişinin ve yeryüzü krallığının kuruluşunun alameti sayılan Süleyman Mabedi'ni yeniden inşa etme görevine soyunmak için yola çıkmıştı. Bu durumda, Kolomb'un ve onu yollayanların Mesih'in yeryüzüne yeniden dönmesi için büyük bir çaba içinde oldukları, yani Mesih Planı'nı gerçekleştirme üzerinde çalıştıkları belli oluyor. Kolomb'u bu kutsal amaç için, bu denli organize bir hareket içinde yeni bir "yeryüzü cenneti" bulmaya yollayan Kabalacı dostları, kuşkusuz Mesih'in gelişi için gerekli olan diğer şartları da hazırlamaya çalışacaklardı. Mesih'in gelişi kutsal kaynaklarda yazılan bir vaad olduğuna göre, onu "getirmek" de ancak konuyla ilgili kehanetleri yerine getirmekle mümkün olabilirdi.

Yahudi inancına göre bu kehanetlerin başında ise, Yahudilerin tüm dünyaya yayılmış olmaları şartı geliyordu. Encyclopaedia Judaica, bu inancı şöyle bildiriyor: "Mesih'in tekrar gelişine dair olan kehanet, ancak Yahudilerin dünyanın dört bir yanına yayılmaları ile gerçekleşebilecekti." 1

Evet, kehanetlere göre, Mesih geldiğinde Yahudiler dünyanın dört bir yanına dağılmış durumda olacaklar ve Mesih onları çağırdığında da hepsi Vaadedilmiş Topraklar'a geri döneceklerdir.

Kendilerine başlıca hedef olarak Mesih'in gelişiyle ilgili kehanetleri gerçekleştirmeyi edinen Kabalacılar, kuşkusuz bu önemli kehanete karşı kayıtsız kalamazlardı. O dönemde Yahudiler "dünyanın dört bir yanına" dağılmış durumda değildiler. Hatta Avrupa'nın pek çok ülkesinde bile Yahudi yoktu. Doğu Avrupa'da Aşkenaz Yahudileri vardı. En yoğun Yahudi nüfusu ise Kabala diyarı İspanya'da yaşayan Sefarad Yahudileriydi. Eğer Mesih'in gelişi için gerekli olan kehanet yerine getirilecek, yani Yahudiler "dünyanın dört bir yanına" yayılacaksa, bu İspanya'dan olmalıydı.

Peki öyleyse bu iş nasıl olacaktı?... İspanya'da yaşayan Yahudiler, doğal olarak, sırf Kabalacılar öyle istedi diye evlerini bırakıp "dünyanın dört bir yanına" gitmezlerdi ki. Hem Yahudiler idealist davranıp böyle bir göçü kabul etseler bile, Kabalacıların isteğiyle gerçekleşecek bir yayılma biraz dikkat çekici olmaz mıydı? Böyle bir yolculuğun ardındaki niyet ortaya çıkmaz mıydı? Hem sonra hangi ülkenin hükümdarı durup dururken kapısında bitiveren Yahudileri kabul ederdi? Yahudiler onlara "kehanet gereği dünyanın dört bir yanına yayılmamız gerekiyor, bizi kabul eder misiniz" mi diyeceklerdi?

Bu "dünyanın dört bir yanına yayılma" projesi, olsa olsa farklı bir görünüm altında olabilirdi. Sanki bu işi Kabalacılar istememişler de, Yahudiler mecbur kalmışlar gibi bir görüntü, en iyisiydi. Başka bir deyişle, Yahudiler ancak İspanya'dan sürülürlerse plan istenen biçimde işleyebilirdi.

İşte işin asıl ilginç yanı buydu. Çünkü Kolomb "Yahudiler için iyi bir yer" aramak üzere yola çıkarken, İspanyol Yahudileri de Mesih'in dönüşüyle ilgili kehanete uygun olarak İspanya'dan çıkıp "dünyaya yayılmak" üzereydiler: Sefaradlar, İspanya'dan sürülüyorlardı... Şalom dergisi, bu "dramatik" sürgünü şöyle anlatıyor:

1452'de (Yahudi tarihi) 2 Ağustos'u, 3 Ağustos'a bağlayan gece aslında olup bitenler neydi? O gece 'Taşa be av' dı, yani Yahudilere İspanya'dan çıkmaları için tanınan sürenin son günüydü... O gece Kristof Kolomb bilinmeyene yolculuğunun saatini hesaplamıştı... Amiral gemisinde gizlenerek yola çıkan bu insanlar kimdi? Hangi umutların taşıyıcılarıydılar? İspanya'dan kovulduktan sonra hangi yeni barınakları düşlüyorlardı? Hangi 'Gan-Eden' (yeryüzü cenneti)di onları bekleyen?Evet, Kolomb, Mesih'in gelmesinin bir şartı olan Süleyman Mabedi'nin inşası için denize açılırken, Mesih'in gelmesinin bir başka şartı da yanıbaşında gerçekleşiyor, Sefarad Yahudileri İspanya'dan sürgün edilerek "dünyanın dört bir yanına" dağılıyorlardı.

Bu Kabalacılar Adına Yalnızca Mükemmel Bir Tesadüf Müydü?

Eğer Yahudilerin, resmi tarihte anlatıldığı ve sıkça propaganda malzemesi yapıldığı gibi İspanya Kralı'nın ve Engizisyonun uyguladığı büyük zulüm nedeniyle İspanya'dan sürüldüklerini kabul edersek, sözkonusu olayı belki bir tesadüf olarak yorumlayabiliriz. Ne var ki, İspanya sürgünü, anlatıldığından çok daha farklı gerçekleri içermektedir.

Sürgünü incelemeye başlamadan, öncelikle bir noktaya dikkat etmek gerekir: Bir ülkeden bir topluluk sürülüyorsa, doğal olarak o topluluğun o ülkede son derece güçsüz ve savunmasız olduğu düşünülür. Kendileri için son derece acı bir gelişme olan sürgünü engelleyemediklerine göre, o ülkede zaten son derece eğreti duruyorlar demektir. Buna karşılık, eğer bir azınlık bir ülke içinde güçlüyse, yönetime etki edebiliyorsa, kendi haklarını koruyabilir, imtiyazlar elde edebilir.

İşte İspanya sürgününün en ilginç ve şaşırtıcı noktalarından birisi buradadır. Çünkü sürgün öncesinde Yahudiler ülke içinde olağanüstü derecede etkindiler. Ekonomiyi ellerinde tutuyor, sarayı yönlendirebiliyorlardı. Öyle ki, İspanya neredeyse bir Yahudi toprağıydı.

İspanya'da bunlar olurken, Kolomb, emrine verilen üç gemiyle birlikte aylar sonra Batı Hint adalarına ulaşarak karaya çıktı. O günden sonra da dünyanın resmi tarihine, zoru başaran korkusuz denizci, Yeni Dünya'yı bulan büyük kaşif ve de dünyanın kaderini etkileyen unutulmaz isim olarak geçti. Peki acaba gerçekten Kolomb böylesine büyük bir iş başarmış mıydı? Diğer deyişle, Amerika'yı gerçekten o mu keşfetmişti? Elinde hiçbir bilgi, harita, vs. yokken dünyanın bilinmeyen denizlerine korkusuzca mı açılmıştı?... Hayır. Kolomb anlatıldığının aksine yola yalnızca cesaret ve önsezilerine dayanarak çıkmadı. Yeni Dünya'nın yolunu ona gösteren, fakat gizli tuttuğu önemli haritalar edinmişti:

(Kolomb) Floransalı Toscanelli'nin, batıdan Hint'e doğru bal gibi bir yol olduğunu iddia ettiği mektubundan söz edildiğini duymuştur. Daha kesin bilgiler istemek üzere ona mektup yazmıştır. O da ona ayrıntılar ve hatta bir harita verdiği bir cevap göndermiştir... Kolomb Toscanelli 'yle mektuplaştığını hiçbir zaman itiraf etmeyecektir. Oysa Toscanelli, Batı yolunun ondan daha önde gelen kaşifidir... Ne yol, ne de rüzgarlar konusunda tereddüt etmektedir, elinde Toscanelli'nin haritası vardır. Nereye ve nasıl gittiğini bilmektedir. Tuttuğu yol, günümüzde bile, mümkün olanların en mükemmellerinden biridir.2

Kaynak:

  1. Encyclopaedia Judaica,vol. 15, s. 1006.
  2. Jacques Attali, 1492, ss. 129, 191.


YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.