MESİH & MEHDİ

  MESİH & MEHDİ DİN
0,0
23.09.2013 15:05:51
A+ A-

"Her insan özünde bulunan kabiliyetini geliştirebildiği ölçüde Mesih’tir, Mehdi’dir".

                                                                                                            Şair Yazar Kemal ALKAN

                                                                           MESİH & MEHDİ

Son yüzyılda gelecek, ahir zamanda gelecek. Günümüzde yaşıyor mu? Kim yahut kimler? Bugün yaşıyorlar ise şimdi neredeler? Özellikleri birçok yerde detaylarıyla anlatılır.

Ancak, fakat, ama, illa ki, gözden kaçırılan gerçek şudur ki; dini literatürlerde her bir sözcük söylendiği ve yazıldığı gibi her bir bireyin anladığı anlamı içermeyebilir. Tıp ve hukuk hatta bilgisayar, internet kullanımı dahil, her ilmin, bilim dalının bir kavrayış mantığı vardır. Öğretmen yetiştirmekte olan okullarda ayrıca formasyon eğitimi verilir ve de zorunludur. Bunun bir nosyonu vardır.

Her bir dilin kendine özgü anlatım tarzı vardır. Hele ki Kur'an-ı Kerim. Senin benim anladığım kadar basitlikte tanımlamalar içermez hiç endişesiz. Eşsiz bir edebi mucizedir aynı zamanda. İnanç bakış açısından öte şair ve de yazar kimliğimle de bu eserim olağanüstü büyüsünü onaylamamak olası değil.

Terimlerin hem sözlük anlamları hem topluda uyandırdığı genel çağrışımlar ve hem de bunlarla birlikte bizlere ne anlatmak istendiği doğru kavranmalıdır.

 Bu sebepledir ki, Bakara Suresi ve hemen hemen tamamına yakın tüm Surelerde Kur'an-ı Kerim'i en iyi 'muttakiler' ve 'gerçek akıl sahipleri' anlar denilmektedir. Öyle olmasaydı, canlı Kur'an olan Peygamberler, Âlimler, Arifler, gerçek bilgi sahipleri yaratılmazdı. Herhangi bir dağın yamacına ayetler yazılır, bizlerde gider okur ve kavrayabildiğimiz kadarıyla yaşamımızda uygulardık.

Ancak, görüldüğü üzere öyle değil. Peki nasıl? Nasılın cevabı da şu ki, bilenlerden öğreneceğiz, doğruyu, gerçeği, hakikati. Boşuna mı 'Murad-ı İlahi, Lüdünni İlim, Hikmet-i İlahi ' kavramları var? Dünya ve sonrasında tekrar diriltileceğimiz yaşamımızda mutlu, huzurlu ve de ruh-akıl hatta çamur kalıbı olan beden sağlığımız için bilgileri gerçek ilim sahiplerinden öğreneceğiz.

MESS: Delilik, cinnet, dokunuş, dokunma, elini değdirme, masaj, ovma, mesh etme, otama. Hastalanmak, yaşlanmak. Zorlamak, zorunlu kılmak, zorla cinsel ilişkide bulunmak.

MES': Yolun ortası, hoş meşrep olmak, gecikmek, borcunu zamanında ödememek. Yolun ortasından yürümek. Yumuşatmak. Aldatmak, oyuna getirmek. Alışmak. Ara bozmak.

MESH: Yalan söylemek. Yer ölçümü yapmak, yeri ölçmek, silmek. Gidermek. Sürmek. Taramak. Kesmek. Vurmak. Boynunu vurmak. Kılıcını kınından çekmek. Gönlünü alma, okşama.

MESEH: Sert giysinin sürtünerek pişik yapması. Düz taban olmak. Küçük memeli olmak.

MESHA: Düzlük. Düztaban. Tek gözlü. Bir gözü olmayan kör kadın. Yalancı kadın. Küçük popolu kadın. Yalancı. Vaftiz edilmiş. Yağlanmış. Ter silen, mendil. Belli belirsiz. Biraz, parça, kürek, çapa.

MİSH: Cadde, rahip giysisi, çul.

MESH: Şekil değişmesi, insanın hayvana dönüşmesi. Şeklini değiştirmek, insanı hayvana dönüştürmek. Katibin çok yazı hatası yapması.Tadını bozmak. Ağız tadının bozulması, lezzetini alamamak. Hastalanmak. Hoşnutsuzluk.

MESS: Sızmak, silmek. Bulaştırmak.

MESEL: İbret, atasözü, darbımesel. Benzer, kanıt. Sıfat, destan. Fabl, örnek misal. Benzer, eş. Eş değer. Heykel yapmak. Piyes oynatmak. Temsil etmek, kısas, tip, model, ceza.

MESİH: Mesh etmek, elle sıvamak, el sürmek. Elle ovmak, tedavi etmek. Hekim yahut hekimlik yapan kişi. Hastaları iyileştiren, tabip. Hz. İsa (a.s.). Asıl, sahi. Eli açık, cömert. Duygulu, hisli. Hikmet ehli. Nasipli, pay, hisse sahibi. Sezgileri güçlü olan.
Hz. İsa’nın meşrebini, huyunu, özelliklerini taşır Mesih. Mesihi dönemde sağlık alanında devasa reformlar olur. O zamana kadar çaresi bulunamayan hastalıkların devası, dermanı keşfedilir. Hastalar çabucak ve kolaylıkla şifa bulurlar. Nasr, nasraniyet, nasruddin, nasrullah. Zirveye ulaşır kişinin zatında, toplumda, arşta ve dahi arzda.

o İnsan kendini bilir, başkaları bilmez onu.
o İnsan kendini bilmez, başkaları bilir onu.
o İnsan hem kendi bilir nefsini, hem başkaları bilir onu.
? Kimse bilmez ise, Yaratanı bilir tabii ki. Ve bir gün bilinir elbet.

Kıyamet: Kişinin bizatihi kendi vefatıdır kıyamet. Bir de evrenin kıyameti söz konusudur elbette ki.

Ahir zaman; kıyamete en yakın zaman. Kişinin ölümüne en yakın an.

Günün kıyameti, akşam ezanı vaktidir. Güneş batmaya, karanlık hükmüne yakındır.

İnsanın güneşi ruhudur pek tabii ki. Nuru azalmaya başladığında, yakındır kıyameti.

Ay ve yıldızlar rahmettir çıkabilmesi için gün sabaha.

Ay ve yıldız ruhlu, yüce gönüllü insanlar da sebeptir insanın solmamasına, karanlıkta kaybolmamasına.

Sabaha yakın vakitte, Mehdi’liğe yakındır insan. Mesih’in yardımıyla kurtulur ruhu zulmetten ve dahi olur Mehdi ile beraber. İşte çıktın sabaha. Haydi, şükret şimdi, girdin artık mabet ile mihraba.

MEHDİ:
Hediye, kurban, lütuf, ikram, bayramlık. Hastalıktan kurtulmuş olan. İyileşmiş, iyilerden olmuş. Sükunete ermiş, ermiş. Hakikati bulmuş olan. İrade sahibi. Yetişkin, ergen. Akıl melekelerini kullanabilen kişi. Aklı başına gelmiş kimse.Yetiştiricilik hakkını kazanmış olan, yetiştirici, eğitmen. Öğretici. Rüşt sahibi, reşit. Doğru ile yanlışı ayırabilen. Hidayete ermiş kişi. Kemalat sahibi, insanı kamil. Usta. Baba. Rabb. Aht, akit sahibi.

Gönlündeki zulmetten kurtulmuştur mehdi. Huzurludur, felaha ermiştir artık.

NAMUSLU: Dedikodu yapmamak. Şikayet etmemek. Çekiştirmemek. Sözünde sabit olmak. Riyakâr olamamak. Arlı, edepli, utanma duygusu olan. Yermeyen. Yanıltmayan. Perde ardında olan, çıplak olmayan, sırlar ardında gizlenmiş olan. Hicap duyan. utancından eli ayağı birbirine karışan. Aciz kalan, muktedir olamayan, gücünü yitiren, şaşırıp kalan. Dolu dolu ağlamaklı olan. Yaratıcıyı, Sevgiliyi üzme, O'ndan ayrı kalma korkusu ile kötülüklerden kaçınan.

HAVF & RECA: korku ve ümit. yaşam sevinci, ölüm korkusu, bağışlanma beklentisi, cezalandırılma endişesi, korkusu.

Hayıf: Pişmanlık Ezinç Hayıflanma Koyuntu Eziklik Üzüntü Çeki, Hüsran Acıma Elem Keder Bulut Azap Üzünç Mutsuzluk Yas Çile Kahır Ümitsizlik, Acı Ağıt Belâ Dert İşkence Kaygı Kuruntu Sıkıntı Üzgün Üzülmek Üzmek Duygulanım Korku, korkutmak. Kavim, kabile.

Reca: İrca, geri dönüş. Rucu etme, öldükten sonra dünyaya geliş. Umut, umma, beklenti, istek, dilek, rica. Ümitvar olma.

MURAD: Murat. istek, dilek, arzu. Cömert, eli açık. faziletli, erdemli, üstün, değerli. Rıza gösteren, kabul eden, boyun eğen. Sır, derece, makam sahibi. Faydalı kimse. Korkudan titreyen. Korkutan, gök gürlemesi gibi ürküten, titreten. Doğru yolu bulmuş olan, akıllı. bilinen, görülen. adam, erkek, kabadayı, Yiğit kişi, mert. İrade sahibi, irat eden. emreden, buyuran. inatçı, dik başlı. Hareketli, çevik, zinde. Emzikli çocuk. Ümmet olmuş olan.

ÜMMET: Zavallı, aciz, güçsüz, muhtaç kimseler. Taife, topluluk, bir peygambere inanıp bağlanan cemaat. Aynı dille konuşan insanların hepsi.

ÜM: Ana valide.

ÜMM: Anne, valide, ülke, toprak, vatan.

ÜMMİ: Okuma yazması olamayan. Kendisine henüz kitap indirilmemiş olan.

ÜMMET: Emzirilen, beslenen topluluk. Kendi iradesi olmayanlar. Geri kalmış kalabalıklar. Ümit edenler. Ana kuzuları. Vatan evlatları.

MEHMET: En önemli. Önde giden. Ehemmiyetli. pek övülen, metih edilen, Ahmet. hamd eden. merhametli. toprak, vatan sahibi, memleketi olan. tanınan, görülen, bilinen, tamam olan, kemal. tasdik edilen, onaylanan, mühürlenen, mimlenen. mühim. yardım eden. öldüren, yok eden. düzenleyen, düzene sokan. imtihan eden, sınayan, deneyen. imtihan edilmiş olan. engel olan, önleyen. çamurdan, balçıktan olan. kul, köle, hizmetçi. kulları, köleleri olan. emin, güvenilir kimse. ay yüzlü. sır, defin, hazine sahibi.

DECCAL: Yalancı, fesat, dedikoducu kimse. kıyamete yakın çıkacak ve Hz. İsa tarafından öldürülecek olan, yalancı, dinsiz şahıs. arsızlık, namussuzluk. yalan söyleyen. gerçeği saptıran. şarlatan tabip. gübre. havayı karartan. katran. yoldaş. altın suyu. arsızca cinsel ilişkide bulunan.

CALİ: Utanması, arlanması noksan olan kimse, arsız. açık saçık kadın. uydurmaca, sahte, düzmece, taklit. tuzak, ağ, misvak ağacı.

ECEL: Ömrün sonu, hayatın son demi. muayyen vade.

Mesih’in Deccal’ı Öldürmesi ve Hz. Mehdi’nin ortaya Çıkışı:

Kişinin, sahte olmayan, gerçek tabibe giderek tedavi olması. Gönül dünyasında hastalıklı olan bir kimsenin, gerçek bir gönül doktoruna gidip kalbini temizlemesi, ahlakını güzelleştirmesi, küfürden,isyandan kurtulması. Rüştün tamamlanması, kemalat sahibi olma hali.

Mesih, yine Mehdiden aldığı iletiler, bilgiler ile kişiyi kalbi hastalıklardan kurtarıp tedavi eden, huzura, mutluluğa kavuşturan, kurtuluşa, selamete ermesine vesile olan Hz. İsa’nın meşrebi üzerine olan tabibtir. Hayasızlığı, arsızlığı, namussuzluğu, yalancılığı, fitneyi, dinsizliği, gayri meşruluğu, özetle; nefsi emmarede, nefsi levvamede mevcut olan nefsani rahatsızlıkları tedavi eden kişidir. Eğitendir. Doğrultandır, düzeltendir. Son peygamber Hz. Muhammed (s.a.v.)'den önce gelen ve kulları son peygamber ile müjdeleyen, ona hazırlayan Hz. İsa’yı (a.s.) temsilen hali hazırdaki zamanlarda yaşayan irşat ve ikaz ehli gönlü, aklı ve de bedeni ile eğitim ve de öğretim vermekte olan bireyler bulunur. Bu eğitimden geçenler, Muhammedi ahlaka kavuşurlar. Mehdi olurlar. 

Kalplerindeki, hallerindeki, dillerindeki inkar, küfür, isyan kaybolur. Razı olurlar, razı olunurlar. Hamd ederler, medh edilirler. Kısacası, Muhammed olurlar.

Toplumlar bazında da, gerçek irşat ve ikaz ehli, halk değil Hakk tarafından görevlendirilmiş uzman kişiler, tabipler,  kendi alanlarında sahtekarlar ile, deccallar ile mücadele ederler ve nihayetinde onları alt ederler, egale ederler, saf dışı bırakırlar, toplumları fesada sürükleyen, huzur ve mutluluklara engel olan hakimiyetlerine son verirler. Böylece, toplumlar Muhammedi ahlak ile ahlaklanarak ebedi huzurun, mutluluğun lezzetini tadarlar. Bu hoşnutluğu sürdürebilmek tabi ki yine toplumu oluşturan insan ve de cinlerin kendi tercihlerine bırakılmıştır. Aksi halde hürriyetten söz edilemez.

Bahse konu güzel ahlaka, müteakibinde mutluluğa, huzura erişebilmenin en kolay ve de net metodu, islâmiyette tasavvuf eğitimi almakla mümkündür. Ekmek ustası ekmek yapar, ayakkabı ustası ayakkabı. Kardiyoloji uzmanı kalbi hastalıkları tedavi eder, tasavvuf âlimi de gönüldeki hastalıkları. 'Kötü' olan 'iyi'leştirilir. Tabi ki istekli, sabırlı ve de garetli olanlar. Çünkü ölüm de haktır. Dileğimiz o ki her bir kötü iyi olsun. Ve bunu en çok da hastası için çırpınan tabibi arzu eder elbette ki.

Nice ikaz ve irşat ile görevli, aşk ehli gönül tabipleri Mesih Mehdi ilişkisi ile insanları kendi deccallarından kurtarıp kurtuluşa erdirmişlerdir. Ve de bu oluşum, insan ve de evren var olduğu müddetçe sürecektir.

Adı, unvanı yahut çevresi kuşatılmış nice ' meşhur 'uyarıcılar vardır. Bir de anasının kuzusu, hiç kimsenin önemsemediği ancak ölümünden sonra ölümsüzleştirilenler vardır. "Sen Yaratıcını bilir misin? Başkasını bilmene gerek yok. Yaratıcın seni bilir mi? Başkasının bilmesine gerek yok". Elbette ki, yaratıcısını bilen O'nun var ettiklerini de bilir, sevdiklerini de sever. En büyük korku ve de endişe sevilenin üzülme olasılığıdır. Yaşam boyu gösterilen tüm çabalar da bu ihtimali ortadan kaldırmak için değil mi?

İnsanın diğer canlılardan en belirgin farkı "akıl" sahibi olması değil midir? Akıllı insan ise denileni değil daha ötesi, denilmek isteneni anlayandır, evrenin kendisine 7/24 ikram ettiği iletileri alabilen bireydir.

"Her insan özünde bulunan kabiliyetini geliştirebildiği ölçüde Mesih’tir, Mehdi’dir". 
                                                                                                               

Haydi, kalın sağlıcakla.

Kaynakça:
1. Türkçe Sözlük- Türk Dil Kurumu YAYINLARI
2- Osmanlıca Türkçe Lügat – Mevlüt KARACA ‘Hisar YAYINEVİ’
3- Kanar Arapça Türkçe Sözlük – Prof. Dr. Mehmet KANAR ‘SaY’
4- Microsoft Word Sözlüğü
5. Öz Türkçe Sözlük- Prof. Dr.Ali Püsküllüoğlu

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.