Muharrem Ayı ve Gazze Savaşı (2012)

DİN
0,0
24.11.2012 15:35:33
A+ A-

 

Muharrem ayı girdiğinde akla ilk gelen vaka, Hicrettir. Hazreti Peygamber (s.a.v.) min Mekke ? ı Mükerreme den Medine ? ı Münevere ye hicret (Göç) etmesi akla gelir. İslam devletine geçişin ilk adımı olması münasebeti ile Müslümanlar bu günü Takvim başlangıcı olarak kabul etmişlerdir. Müslümanlar uzun yıllar 1 Muharrem'i Yılbaşı olarak kabul etmişler ve hicreti kutlamışlardır. İşkenceden,  Zülüm den Kurtulmaları için Vahi ile Mekke den, Medine'ye hicret edilmesi emredilen Hazreti Muhammed (s.a.v.)O gece yatağında Hazreti Ali (k.v.) nin yatmasını, kendisine yol arkadaşlığını da Hazreti Ebu Bekir (R.A.) nın yapmasını istediği zaman;  kapıda ölüm tuzağının olduğunu bilmesine rağmen, hiç düşünmeden evet diyen Hz. Ali ile, Yolun her türlü zorluk ve meşakatını bilmesine rağmen sevinçle karşılayan Hazreti Ebu Bekir'i asla unutmamak lazım.

                   Sonra Peygamber efendimiz Hazreti Muhammed Mustafa (s.a.v.) bu aya ayrı bir önem vermiş vu bu ayda sık/sık oruç tutmuştur. Bilhassa Muharrem ayının 10 ncu gününde meydana gelen olaylardan dolayı Yahudilerin de Oruç tuttuğunu görünce onlara benzemek için Muharrem ayının 9,10 ve 11 nci günlerinde üç gün oruş tutmayı tavsiye etmiştir.

Malum olduğu gibi Muharrem ayının 10 ncü gününde;

Allah, Hz. Musa'ya (a.s.)  bir mucize ihsan etmiş, denizi yararak Firavun ile ordusunu sulara gömmüştür.
2. Hz. Nuh (a.s.) gemisini Cûdi Dağının üzerine Âşura Gününde demirlemiştir.
3. Hz. Yunus (a.s.) balığın karnından Âşura Günü kurtulmuştur.
4. Hz. Âdem'in (a.s.) tevbesi Âşura Günü kabul edilmiştir.
5. Hz. Yusuf kardeşlerinin atmış olduğu kuyudan Âşura Günü çıkarılmıştır.
6. Hz. İsa (a-s.) o gün dünyaya gelmiş ve o gün semâya yükseltilmiştir.
7. Hz. Davud'un (a.s.) tevbesi o gün kabul edilmiştir.
8. Hz. İbrahim'in (a.s.) oğlu Hz. İsmail o gün doğmuştur.
9. Hz. Yakub'un (a.s.), oğlu Hz.Yusuf'un hasretinden dolayı kapanan gözleri o gün görmeye başlamıştır.
10. Hz. Eyyûb (a.s.) hastalığından o gün şifaya kavuşmuştur.

Ve ayrıca Muharrem ayı Müslümanlar için bir de hüzün ayı olmuştur. Hazreti Hüseyin (R.A.) bu günde Kerbela'da hünharca şehit edilmiştir. Bu olay binyıldır Müslümanların tefrikasına sebebiyet vermiş ve hala birlik ve beraberlik kurulamamıştır. Günümüz de eğer Gazze de, Suriye de ve Irak ta Müslümanlar katlediliyorsa, sebebini bugünlerden gelen tefrikada aramak lazım. 

               Yanı sadece Yahudiler  veya onları destekleyen Emperyalist ABD ve Avrupa ülkelerinde aramamak lazım. Müslüman ülkelerin birlik ve beraberlik kuramamalarından aramak lazımdır. Onun için Müslümanlar öncellikle dinlerinive tarihlerini çok iyi bilmeleri gerekir. Tarihlerinden ders çıkarmaları lazımdır. Son Gazze olaylarında gördünüz İsrail F 16 uçaklarla Filistinlileri bombalarken, 100 lerce şehit verilirken, İslam ülkelerinde eğer bir kınama gelirse ayakta alkışlandı, insanlardan yardım toplanıldı başka da bir müdahale yapılamadı. Hâlbuki bu zulmü yapan İsrail, etrafı Müslümanlarla çevrili küçük bir ülkedir. Savaşa girmeden sadece bu ülkeye kara gümrük kapılarını kapatıp, ambargo uygulasalar, İsrail'den mal alıp vermeseler dahi bu kadar cani olamazdı. Yanı Müslümanların yaptıkları sadece kınamaktan başka bir şey değildir. Oda Türkiye, Mısır gibi birkaç ülke yapabildi. İsrail'e en çok düşman gibi görünen İran, Irak ve Suriye deki iç politikadan dolayı Türkiye'ye muhalif olmalarından dolayı Bu hususta Türkiye ve Mısır yanında yer almadılar. Suudi Arabistan çok pasif kaldı, Katar'ın ne söylediği pek anlaşılamadı. Libya zaten yaralı daha istikrar bulmamış, Pakistan iç çekişme derdinde iken bir şey söyleyemedi.

            Yıllardır Müslüman ülke yöneticileri Filistin de köklü bir çözüm aramamışlardır. İsrail'in her yıl tekrarlamış olduğu bu katliamlara güya ateşkes sağlayarak iç politikada desteklerini artırmışlar. Yanı Filistin meselesinde Yahudileri kınamayı kendilerine oy deposu olarak kabul etmişler ve böyle kalmasını istemişlerdir. Hâlbuki Yahudiler her gün birkaç köyü yıkarak Dünyanın dört bir yanından İsrail'e getirdikleri Yahudiler için konut yapmaktadırlar. Duvarlarla Filistin'i bölmekte ve Batı Şeria bölgesini neredeyse tamamen Yahudi yerleşimlerine tahsis etmiş durumdadır. Bu konu; Gazze olayı ile tamamen gündem den düştü görünmektedir. Yahudilerin bence istediği de budur. Netanyahu iç politikada güçlenmesi için Yahudi yerleşimcilerin can ve mal güvenliğini sağlaması gerekiyordu, Bütün dikkatleri Gazze'ye çekerek Batı Şeria da bunu başarmış görünmektedir.

                Kısaca bu olayların Muharrem ayında vuku bulması, Cenabı Hakkın Müslümanlara bir ikazıdır. Birlik ve beraberlik sağlanmadığı Müddetçe; Müslümanlar hem birbirlerini boğazlayacaklar ve hem de küçücük bir korsan devletin oyuncağı haline gelecekler. Emperyalist güç ve odaklar ile onların oyuncaklarının bir hesabı varsa; Allahın da  bir hesabı vardır. Zalimler için yaşasın Cehennem diyor, bir sonraki yazımızda görüşmek üzere hepinizi Allah'a Emanet ediyorum.

 

 



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.