Muhyiddin İbn Arabî hazretlerinden tavsiyeler ve sözler

Muhyiddin İbn Arabî hazretlerinden tavsiyeler ve sözler DİN
5,0
31.10.2015 17:06:14
A+ A-

Büyük ârif ve düşünür (Şeyhu'l- ekber) Muhyiddin İbn Arabî'nin, Fütûhât-ı Mekkiyye adlı eserinin 18. cildinde (Çeviri: Ekrem Demirli, Litera Yayıncılık, İstanbul 2012, ISBN: 978-975-6329-84-9) yer alan bazı tavsiyeleri oluşturacak bu yazıyı.

Ağaç üzerine yayılan taşa bakın / Taşlardan çıkan suya bakın
   Hayat suya bağlı, yok olmasından korkma / Perdeler ardından vurana bak  
(s.78)

*Kim Hakkı zikrederse, Hak da onu zikreder. Kim O'na şükrederse, O'na hamd etmiş olur. Kim Allah'ı överse, Allah ona merhamet eder. Kim işini O'na teslim ederse, O'nu yüceltmiş olur. Kim O'na dayanırsa Allah onu kabul eder. Kim O'na dua ederse, Alah duasına icabet eder. Allah seninle olduğu gibi sen de O'nunla ol! (s.78)

*Rabbinle konuştuğunda O'nun kelamıyla kendisiyle konuş; kendinden söz uydurmaktan sakın. Allah senin o sözünü duymayacağı kadar sen de O'nun sana icabetini duymazsın. Kendini muhafaza eyle, burası ayakların kaydığı yerdir. (s.78-79)

*Okuyucu ol, öne geçen olma! Senin önünde bulunan Hak'tır. Hak yarışı kazanan iken sen ikinci olansın. (s.79)

*Hz. Peygamber imamlık (başkanlık) hakkında şöyle der: Sen istemeden sana verilirse, sana yardım edilir; sen talep edersen kendi haline bırakılırsın. (s.79)

*Hak sana ancak kendisine yükseldiğin yolda iner. Böyle olmazsa sen O'nunla karşılaşamazsın. (s.79)

*(Sana dönük nimeti nedeniyle) Allah'a -O'na göre değil- kendine göre karşılık vermelisin. O'na kendine göre karşılık vermen, O'na göre karşılık vermen demektir. Bu durumda O seni müstağni kılar. (s.79) [müstağni: ihtiyacı olmayan, muhtaç bulunmayan. aa.]

*İman nuru olmasaydı müşahedenin neyi verdiğini bilemezdik. Demek ki müminden daha güçlü hiç kimse yoktur. (s.80)

*Hakkın sana öğrettiği bilgi seni O'na çağırır. Allah seni kendisinden gafil görünce nimetleriyle kendisini sana sevdirmiştir. (s.83)

*Biz kendimize göre Allah'ın emanetleriyiz. Allah bizi bize emanet etmiştir. O emanetini talep ettiğinde O'na döneriz. Biz emanetin ta kendisiyiz. Kimin emanet verdiğini, kimin emanet aldığını, emanetin mahiyetini öğrenmelisin. (s.85)

*Arif yazıya ilave yapmadığı gibi lafza da ekleme yapmaz. Arif bir ziyade olmaksızın söylendiği yerde durur ki ibadet de bu demektir. (s.85)

*Rabbini bilen insandan daha güzeli yoktur. (s.85)

*Âlem karşısında insan-ı kâmil, hayvan bedeni karşısında ruh mesabesindedir. (s.85)

*Arif kendi nazarî / teorik düşüncesi ve aklına göre değil, şeriata göre Allah'a ibadet edendir. (s.86)

*Akıl, Yaratanı sınırlarken şeriat ve keşif sınırı kaldırır ki doğru olan budur. (s.86)

*O'ndan bize bir bilgi ve marifet yok / Sadece eksikliğimiz ve cüretimiz var
  Allah'ı bilmek O'nu bilmemen demek /İçinde bulunduğumuz her durum vehimden ibaret  
(s.93)

 

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.