Müslümanların boş şeylerle kaybedecek zamanı yok!

Müslümanların boş şeylerle kaybedecek zamanı yok! DİN
0,0
05.04.2014 22:59:42
A+ A-

 

Bugün Yazar Didem Ürer'in çok önemli ve hikmetli bir makalesini sizlerle paylaşmak istiyorum. Bende yazılarımda sürekli dünyada yaşanan bunca acıya seyirci kalmamamız gerektiğini söylüyorum. Filistin, Gazze, Irak, Suriye, Arakan, Afganistan, Doğu Türkistan kan ağlıyor. Ve bu zulmü dünyada Müslüman olan milyonlarca kişi sessizce seyrediyor. Unutmayalım ki bizim dalıp oyalandığımız vakitlerde dünyanın bir yerinde bir Müslüman daha şehit ediliyor.

Size ne oluyor ki, Allah yolunda ve: "Rabbimiz, bizi halkı zalim olan bu ülkeden çıkar, bize Katından bir veli (koruyucu sahib) gönder, bize Katından bir yardım eden yolla" diyen erkekler, kadınlar ve çocuklardan zayıf bırakılmışlar adına savaşmıyorsunuz? (Nisa Suresi, 75)

Bakın Didem Ürer makalesinde nasıl Müslümanları rehavet tehlikesine karşı uyarıyor:

Dünya hayatı çok kısa. Göz açıp kapayıncaya kadar geçen bu kısa hayat içinde hepimiz imtihan olup ahiretteki asıl yerlerimize gideceğiz. Çabucak geçen bu imtihan içinde ömür dediğimiz sayılı günleri nasıl geçirdiğimiz, bu sınırlı vakti nelerle değerlendirdiğimiz elbette ki çok önemli. Müslüman bu gerçeğin şuurunda olduğundan bütün ömrünü ahirete hazırlık bilinciyle yaşar. Yaptığı her işte, geçirdiği her saat her dakikada Allah'ın rızasını kazanmayı hedefler, Allah'ın Kuran'da öğrettiği ahlak doğrultusunda hareket eder. Dolayısıyla hayır için, iyilik ve güzellik için dolu dolu bir gayret ve koşuşturma içerisindedir. Adeta zamanla yarışır. Çünkü Müslüman'ın kurtuluş gayreti sadece kendisi odaklı değildir. Tüm inananların, ulaşabildiği tüm insanların, hatta tüm dünyanın hidayeti ve kurtuluşu için çaba sarf eder. Tebliğ yapar, karşıt inançlarla fikri mücadele yürütür, yaşanan zulüm ve acıların son bulması için İttihad-ı İslam'ı savunur, İslam ahlakının tüm dünyaya hakim olması için çalışır.

Bunları yaparken kendisini de gün be gün yenilemeye, geliştirmeye özen gösterir. Bilgisini artırır, gelişmeleri takip eder, bilimle uğraşır, araştırmalar yapar. Manevi yönden de derinliğini artırmak için yollar arar. Sabah gözünü açtığı andan itibaren Allah aşkıyla, Rabbimizin hoşnutluğunu kazanma arzusuyla, ibadet şevkiyle faaliyetlerine başlar. Bu vicdanda ve bu samimiyette bir Müslümanın vaktini boş geçirmesi, boş konuşmalara dalması, boş işlerle oyalanması düşünülemez. Boş kavramından kasıt, amaçsızlık ve faydasızlıktır. Yoksa bir Müslüman elbette hobileriyle de uğraşır, müzik de dinler, film de izler, gezer, eğlenir de. Boş vakit geçirmek denince anlatılmak istenen, sanılanın aksine, bunlar değildir. Kaldı ki mümin tüm bunları yaparken de cahiliye toplumlarında olduğu gibi gaflet içinde olmaz. Tam aksine yine Allah'a yakınlaşmayı hedefleyen, fikrinde ve zikrinde Allah'ı anan, vicdanını kullanan bir tutum içinde olur. Boş şeylerden kastedilen, kişinin ne ruhuna ne bedenine, ne kendine ne de etrafına hiçbir fayda getirmeyen, yaygın deyimiyle zaman öldüren şeylerdir. Bu ayrımı vicdanla, kolayca yapmak mümkündür. Allah Kuran'da Müslümanların bu titizliğini, "Onlar, 'tümüyle boş' şeylerden yüz çevirenlerdir." (Müminun Suresi, 3) ayetiyle bildirmiştir. 

Zihinlerde şekillenmesi için örnek olarak, internette sosyal paylaşım sitelerinde vakit geçirmek üzerinden bir değerlendirme yapabiliriz. Samimi bir Müslüman bu imkanı insanların hidayetine vesile olacak her türlü dokümanın paylaşımı için, tebliğ içerikli, faydalı sohbetler için, dine hizmet için, dünyada yaşanan zulmün bitmesi için çözümün duyulması, barışın tesisi, insanlar arasında imanın ve sevginin yayılması için kullanır. Hem hayırlara vesile olur hem de bundan manevi bir haz duyar. Bir başkası ise bu imkanı, chat programının başında saatlerce yazışarak dedikodu yapmak, olaylar ve insanlar hakkında anlamsız yorumlar üretmek, sonu gelmeyen tartışmalara girmek, son derece tali konuları büyüterek insanları meşgul etmek şeklinde kullanabilir.

Aradaki fark şudur; Müslüman tek bir anı bile boş bir işle oyalanarak, boş sözlere dalarak geçirmenin büyük bir kayıp olacağının ve bunun, ahirette bir pişmanlık konusu olarak karşısına çıkabileceğinin farkındadır. Bazı insanların ise hayatlarında böyle bir ayrım yoktur. Aksine onlar yanlış bir bakış açısıyla; zaman öldürmekte, boş yazışmalarda, boş oturmakta, boş konuşmalarda hiçbir mahsur görmezler. Dahası bu boşlukta kendilerince bir keyif duygusu ararlar.

Müslüman bir kişinin hayatı, amacı, ruh hali, tavrı ve tutumu bu tarzda yaşayan insanlardan çok farklıdır. Dolayısıyla böyle bir ortama asla uyum sağlamaz. Boş ortam ve konuşmalarla karşılaştığında ruh kalitesinden, tavır kalitesinden ödün vermez. Son derece nezih bir tavırla uzaklaşır. Allah Müslümanların bu asil tavrını Kuran'da, ".Boş ve yararsız sözle karşılaştıkları zaman onurlu olarak geçenlerdir." (Furkan Suresi, 72) ayetiyle över.

Unutmayalım ki ölüm her insana yakındır. Şu an dünyada imtihanımız devam ederken, imkanımız varken Allah'ın verdiği süreyi, bu günleri, geceleri çok iyi değerlendirelim. Zamanı israf etmeyelim. Hep hayırla ve güzellikle dolu dolu geçirelim. Güneş her gün Allah'ın rızasını, rahmetini ve cennetini kazanmamız için yeni bir fırsat olarak doğuyor. Tüm imkanlar önümüze bunun için seriliyor. Bu hayati gerçeği görelim ve boş şeylerden tümüyle yüzçevirelim.

http://twitter.com/Didem_Urer

Blog sayfam: http://birgo.mynet.com/erkan-arkut-tan-guncel-yazilar

Video sayfam: http://video.mynet.com/erkanarkut/videolari/liste



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.