Müslümanlık Sınavı

Müslümanlık Sınavı DİN
3,0
14.04.2013 17:25:17
A+ A-

Önce size bir kaç soru yönelteceğim, istediğinizden cevaplamaya başlayabilirsiniz. Kitap açmak, Google’a sormak serbest. Dileyen mahalle imamını arayabilir, hacı dedesine akıl danışabilir. Süre sınırınız da yok...

1) İslam dininin üfürükçülüğe, hastalıkları üfürükle iyileştirmeye ve bunun karşılığında para almaya izin verip, teşvik ettiğine inanır mısınız?

2) Uyuyan bir kadınla onu uyandırmadan cinsel ilişkide bulunan, bir hayvana ya da bir ölüye tecavüz eden oruçlu bir erkek için İslam’ın hükmü nedir? Orucu kasten bozulmuş olduğu için, örneğin bilerek yemek yiyen bir kişi gibi 60 gün kefaret orucu tutmalı mıdır?

3) Geçmişte bir Yahudi kabilesinin kendilerine yasaklandığı halde deve sütü içtiğini, Allah’ın da kızarak bu kabilenin tüm bireylerini farelere çevirdiğini, bu yüzden günümüzde farelerin deve sütü içmediğini duysanız inanır mısınız?

4) Farelerin şeytanların kendilerini kışkırtması sonucu insanların evlerini yakmaya çalıştıklarına inanır mısınız?

5) Vakt-i zamanında bir öküzün dile gelerek sahibi olan Yahudiye insanların sırtına binmesinden hoşlanmadığını söylediğini, bu yüzden de öküzlere binilmeyip sadece tarla işlerinde kullanılması gerektiğini duysanız inanır mısınız?

6) Kurtların insanlarla konuşup gelecekten haberler verdiklerine inanır mısınız?

Lütfen cevaplarınızı aklınızda tutun. Hatta “evet - hayır” gibi cevapları bir kenara not edin...

Gelelim cevap anahtarımıza...

1) Her ne kadar Kuran, “Hak geldi, batıl yıkılıp gitti. Kuşkusuz batıl yıkılıp giden türdendir” (İsra Suresi, 81. ayet) ve “Allah batılı yok eder ve hak olanı sözleriyle yerleştirir.” (Şura, 24 / Sebe’ , 49 / Enbiya, 18 / Kehf, 56) dese de hadis kitapları hastalıkları üfürükle iyileştirmek ve bunun karşılığında para almak gibi batıl inanışları serbest kılıp teşvik eder : “Müslümanlığı yeni kabul eden İlaka adında biri, Peygamber’e giderek, deli bir kişiyi okuyup üfleyerek tedavi ettiğini ve bunun karşılığında 100 deve ücret aldığını söyler. Bunun üzerine Peygamber şunu söyler : ‘Canım üzerine ant içerek söylerim ki sen … hak olan bir üfürükle tedavinin karşılığını alıp yiyorsun.’” (Kaynak : Ebu Davud ve Ahmed Bin Hanbel’ in hadis kitapları)

2) Eğer bu soruyu yadırgar ve “Uyuyan kadına, hayvana, ölüye tecavüz eden adam sapıktır. Böyle birinin tuttuğu oruçtan ne hayır gelir ki?” derseniz yanılıyorsunuz. Çünkü açlığa dayanamayıp yemek yiyen, susuzluğa dayanamayıp su içen kişinin bozduğu oruca iki ay kefaret orucu cezası veren İslam alimleri, oruçluyken bir hayvanla veya ölüye tecavüz edene ise sadece bir gün “kaza orucu” uygun görür. Hem de bunu devletin Diyanet İşleri söyler : “Oruçlu kişi, bir hayvanla ya da ölü insan vücuduyla cinsel ilişkide bulunursa orucu bozulmuş sayılır. Bu hallerde kişinin kaza orucu tutması yeterlidir.” (Diyanet Dergisi, Diyanet Yayınları, sayı : 6, sayfa : 340)

(Tecavüze uğrayan zavallı hayvancağız ise “başkalarının da aklı çelinip tahrik olmasın.” diye öldürülür. Bir kadını uyandırmadan -hem de gündüz vakti- onunla cinsel ilişkiye girebilen bir erkeğin ise ödüllendirilmesi gerektiği düşünülmüş olmalı...)

3) Muhammed Peygamber diyor ki : “Allah vaktiyle Beni İsrail’e (Yahudilere) devenin eti ile sütünü haram kılmıştı. Böyle olduğu halde Beni İsrail’den bir kavim, bu yasağa aldırış etmediği için Allah tarafından fare şekline sokulmuştur.” , “Beni İsrail’den bir kavim, beşer tarihinden silindi, yok oldu. Bilinmez ki o kavim ne fenalık işlemiştir. Ben zannetmem ki o kavim fareden başka bir şeye mesh ve tahvil edilmiş olsun. Çünkü fare içsin diye bir yere deve sütü konulursa onu içmez de koyun sütü konulursa onu içer.” (Sahih-i Buhari Muhtasarı, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, cilt : 9, sayfa : 68, hadis no : 1364)

4) “Peygamber bir gece uykusundan uyandığında seccadesinin el kadar bir kısmının yanmış olduğunu görür. Bakar ki, küçük bir ev faresi, ağzında ateşle evi ateşe vermeye uğraşmaktadır. Bunun üzerine şöyle der; ‘Şeytan bunun gibi hayvanları yangın cinayetine sevk eder.’” (Sahih-i Buhari Muhtasarı, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, cilt : 9, sayfa : 70)

5) Muhammed Peygamber diyor ki “Beni İsrail zamanında bir kimse öküz üzerine binmişti. Bu sırada hayvan o kimseye yüzünü çevirip bakarak ‘Ben bunun için yaratılmadım, ben tarla sürmek için yaratıldım.’ dedi. Ben hayvanın böyle söylediğine inandım, Ebu Bekir ile Ömer de inandılar.” (Sahih-i Buhari Muhtasarı, Diyanet Yayınları, cilt : 7, sayfa : 143, hadis no : 1049, Müslim - Fazail, Tirmizi - Menakıb)

6) Yine Muhammed Peygamber’den :  “… Bir kere de bir koyunu kurt kapmıştı. Çoban kurdu peşi sıra takip etti ve koyunu bıraktırdı, bunun üzerine kurt çobana hitap ederek; ‘Elbette yırtıcı hayvanların sürüye saldırdığı bir gün gelir. O fitne gününde koyunun benden başka çobanı bulunmayacaktır. Bakalım o gün koyunu benden kim kurtarır.’ dedi. Ben kurdun böyle söylediğine inandım, Ebu Bekir ile Ömer de inandı.” (Sahih-i Buhari Muhtasarı, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, cilt : 7, sayfa : 144, hadis no : 885 / Kurtubi ve İbnü’l Arabi ve Nevevi’ nin yorumları)

Cevapları karşılaştırın...

Eğer sorulardan bir tanesine dahi “Hayır, olur mu öyle şey? Böyle bir şey akla, mantığa, bilime sığmaz. Bunlar sadece masallarda olur. Bu dediğinize çocuklar bile güler...” dediyseniz, klasik sünni İslam inancının temel kaynaklarından başlıcasına, yani hadis kitaplarına karşı geldiniz demektir. Bir hadisi (ve dolayısıyla sünneti) reddetmek, sünni İslam hukukunda ağır bir suçtur ve tövbe edip af dilemezseniz cezası ölümdür.

Eğer bütün sorulara “Evet, çok mantıklı, inanıyorum, kabul ediyorum, bunların hepsi mümkündür.” dediyseniz, klasik inanışa göre dört dörtlük bir müslümansınız. İmanınız tam! İslam’daki ruhban sınıfı saltanatının sürmesi için ideal bir müritsiniz. Gerçi Kuran’ın “Aklını kullan / Düşün!” emirlerine pek uyduğunuz söylenemez ama olsun. Bu gidişle cennet garanti...

twitter.com/kaangkts | facebook.com/kaangkts

Dipnot : Sorular İlhan Arsel’in aynı isimdeki kitabından alınmıştır. Yazı, daha önce blogumda yayınladığım bir makalenin güncellenmiş - kısaltılmış halidir.
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUMLAR

Pasif tüketim alışkanlığı... -

Teknik açıklamalara okay ama bir de şu tarafı var: tüket ve geç alışkanlığı... sanki üret ve yolla alışkanlığına bir reaksiyon gibi...

0 3
yorum problemi -

Internette her bıraktıgım yorumu takip etseydim bitmiştim ben mirim :) Radikal blogun problemlerinden biri bu. Bırakmış olduğunuz yoruma cevap geldiğinde haber vermiyor. E hal böyle olunca benim yoruma cevap gelmiş haberim yok... Nedeni budur ;) Bu arada yazının altına yorum yapınca senin yazına laf atmış gibi oldum ama aslında bu kadar kiş iokuyup nasıl yorum yapmamış (genel bir soru olarak sormuştum) Ama haklısın radikal blog'un yorum tarafı biraz problemli...

0 2
Üstadına bak, kendisini tanı -

Üstadının da kendisinin de yaklaşımları veya benzer yaklaşımlar insanlık tarihinde ve günümüzde ne ilk ne sondur, nice böylesi yaklaşımlar olmuştur. Önemli olan Hak'ka ve hakikata bağlılıktır. O çizginin dışında olmak marifet değil, o çizgide olabilmek marifettir. Bu notu yazmam bu yazıyı ciddiye aldığımı göstermez, bunu da belirtirim.

8 3
Merak eden öğrenir. -

Sevgili Özgehan, bu konuyu senden başka -ve bu kadar ısrarlı- merak eden başka birinin olmaması da garip değil mi sence? Daha önce sorduğunda da cevap yazıp belirtmiştim oysa. Demek ki sorunun peşine düşecek kadar merak etmiyorsun ve senin bu sorun "sorulmak için sorulan sorular" sınıfında. Edip Yüksel'in "Kitap Okumanın Zararları" kitabında bu tip sorulara dair güzel bir yazı var, tavsiye ederim. Neyse, cevabı tekrar vereyim. Tadikal Blog'da bir yazıya yorum yazmak meşakkatli, çünkü üyelik gerektiriyor. Yorum yazacaksın, tıkla üye ol, kullanıcı adı, mail adresi, şifre kıl tüy. Kimse bunlarla uğraşmıyor. Zira hemen herkes Twitter ve Facebook kullanıcısı artık ve yazılarımın hemen altındaki iki linkten bana direkt ulaşma imkanları var. Twitter'da @kaangkts detip küfür etme imkanı varken neden üyelikle uğraşsınlar? İnternethaber'de yazarken de yorumlar üyelik gerektiriyordu ve yorum sayısı çok düşüktü. Ama Odatv'deki yazılarıma bakarsan onlarca yorum göreceksin. Neden? Çünkü Odatv'de yorum yapmak için üyelik gerekmiyor. İnteraktivite ve hız çağındayız, bu kadar basit!

2 9
merak ediyorum -

Neredeyse 12000 kişi okumus neden hic yorum yapılmamış...? Enteresan değil mi sizce?

7 3
YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.