Mustafa Ceceli sordu, Ahmed Hulûsi yanıtladı #10 - Zerre Küllün Aynasıdır

Mustafa Ceceli sordu, Ahmed Hulûsi yanıtladı #10 - Zerre Küllün Aynasıdır DİN
4,7
02.12.2013 22:06:04
A+ A-

 

Sevgili Radikal Blog Okurları,

"Yere göğe sığmadım, fakat mümin kulumun kalbine sığdım" ile "Zerre küllün aynasıdır." Hadisleri doğrultusunda açığa çıkan; "Zerre" nedir?, "Kalp" ile anlatılmak istenen nedir?, "Fıtrat" denilen yapı, "kişilik" denilen olay nedir?, "Hidayet" nedir? "Dalalet" nedir?, "Çokluk" algısı nasıl oluşur? şeklindeki soruların cevaplarını ve daha başka çok önemli açıklamaları "Mustafa Ceceli Sordu, Ahmed Hulûsi Yanıtladı" Sohbet Serisinin 10. Bölümde bulabilirsiniz.

Bu çok özel ve değerli sohbetle sizleri başbaşa bırakıyorum.

Google Chrome'de bug olduğu için videolar belli bir süre sonra kilitleniyor.!!!

Youtube videolarını sorunsuz izleyebilmek için, internet explorer, firefox, opera tarayıcılarını tercih ediniz.

Ahmed Hulûsi'nin tüm videolarını seyretmek için aşağıdaki linkten devam edebilirsiniz...

http://www.youtube.com/user/AhmedHulusiOfficial

@AhmedHulusi on Twitter



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUMLAR

Devir Bilgi Devri... -

Bilimsel veriler gerçekten de bizleri şaşırtıyor. Gün geçmiyor ki bir sürü bilgi ortaya çıkmasın. Yani bir dizide geçen ‘kurşun manyağı’ deyimini; ‘Bilgi Manyağı’ olduk diye kullanıyorum artık:)) Evet, televizyonlarda her konuda uzmanlar evimize kadar girdiler önce. Normalde muayenelerine gidemeyeceğimiz doktorları dinledik. Sonra, deprem profesörleri… Sonra, asıl İNTERNET ve SANAL alemler, bilgi bombaları oldular. Bu çağ ALTIN ÇAĞve KURAN MUCİZESİnin zirve yapacağı bir çağ!. En azından ben de bu görüşteyim. Artık olayların rengi farklılaşmalı ve algılarımız yenilenmeli. Sözde değil, özde… S.D//

0 0
Kalp nöronlarının Epifizi tetiklemesi veya tetiklememesi, HADİ veya MUDİL isminin açığa çıkışı mıdır? -

Üstad, HADİ esması ile açığa çıkacak Hidayet ehli ve MUDİL esması ile açığa çıkacak Delalet ehli halini; kalp, şuur ile işaret edilenin Allah'ın esma terkibinin aldığı bir halin ismi olduğunu, Mümin diye Kudsi hadiste bahsedilenin aslında VELİ olarak isimlendirilmiş olan görür gözü, işitir kulağı, söyler dili, tutar eli olur denilen, KENDİNİ açığa çıkardığı mahal olduğunu ve bu halin de Zerre Küllün aynasıdır ile işaret edilen hal olduğunu anlatmış bizlere. Mudil ismi nedeniyle çokluk seyrinin var olduğunu, dilediğini bu seyirden, Hadi isminin seyir hali olan TEKlik bilincine ulaştıracağını anlatmış. Bu noktada Efendimiz'in SAV. "Ana rahminde 120. günde bir melek gelir SAİD mi, ŞAKİ mi olacağını yazar kişinin...." hadisi de başka bir boyuttan açıklanır oldu. Özellikle de Üstad'ın sohbetlerinden anladığımız kadarıyla kalp nöronları olarak bahsedilen Şuur'dan gelen açılım epifizi tetikler veya tetiklemez bilgisi de bu noktaya işaret ediyor gibi algılanıyor. 6 dakikada aktarılan İLİM e bakınca, kendisinden bizlere nelerin açıklanmamış olabileceğini insan hayal edemiyor! Yüzlerce yıllık tasavvuf mecazlarını çözümleyen bu harika video dizisi için tekrar tekrar teşekkür ederiz. NCAKI

0 2
Farkındalıklı yaşamın şifası -

Varlık aleminde, kişinin beyin programı ya El-Mudil ismiyle delaletle, farkındasızlıkla ya da farkındalıklı yaşama ulaşmada âdeta şifa olan El-Hadi isminin kompozisyonda ağırlık kazanmasıyla,kişilik kalkmış ,hamd eden Allah'tır ile ifade edilen biçimde,hidayet yolunda yaşandığını ve Kainatın farkındasızlık üzere kurulmasında da,El-Mudil isminin ağırlıklı olduğunu anlıyoruz. "Zerre, küllün aynasıdır " hadisini, bilimsel olarak holografik evren gerçeğine göre ,"Tümel varlıkta olan tüm ozelliklerin, her bir noktada da mevcut olduğu " realitisiyle açıklayan Üstad'ın yaptığı yayınları anlama, beyindeki düğümleri mümkün olduğunca çözmek ümidiyle, saygılarımla. ..

0 1
MÜMİN! -

‘’Hiç bir yere sığmadım. Mümin kulumun kalbine sığdım.’’ Sanırım, Kutsi Hadistir. Kutsi Hadisler benim en dikkat ettiğim ve sisteme dair ipuçları olan hadislerdir. Şimdi aklıma bir dolusu geliyor ama, yazarsam burası dolar taşar. Kısa bir tanesi aklıma geldi: ‘’Ben kulumun zannı üzereyim’’. Söz konusu Mümin elbette, sıradan bir MÜMİN değil bence. Gerçekten şirkin ne olduğunu idrak eden, tanrıdan kurtulmuş, arınma çalışmalarını tamamen bitirmiş, emaneti sahibine teslim etmiş bir MÜMİN buradaki. Ve gene bu sohbette de geçen: ‘’Ben bir kulumu öyle severim ki, O’nun tutan eli, konuşan dili, duyan kulağı ben olurum’’ Kutsi Hadisinde anlatılan bir MÜMİN. Yani Veli olan bir MÜMİN!

0 1
M. Ceceli Hayranıyım.. -

Ben M. Ceceli hayranıyım açıkçası. Ve çıktığı günden beri takip ediyorum. Kendisi adına açılan tüm sayfalara da üyeyim:) Zaten ben de oldukça dindar yaşamaya çalışan bir ailenin gencecik kızıyım. Bu yüzden bizler gibi insanlara da, hem dindar (Hacca gitmesi özellikle), hem de popstar olunabileceğini göstermiştir. Ben, sayesinde babamı, gitar kurslarına gitmeye ikna ettim:)) Aslında biraz tersten başlayarak 10.su olan sohbeti az önce izledim. Oysa bu video sohbetlerin başından beri sayfalarında gördüm. Ama tıklamaya pek cesaretim olmadı. Çünkü; bu konular bana ağır gelebilir, kafam karışabilir diye düşünmüştüm.(Henüz 19 yaşındayım malum; derinlere dalamam vs. düşünceleri)… Üstelik 6 dk. tıkla git dedim kendime… İyi ki de tıklamışım. Hiç böyle ummamıştım. Ben ağır ve ağdalı sohbetler umuyordum. A. Hulusi de oldukça modern, ılımlı duruşuyla farklı bir dini yazar olarak geldi bana. Gayet anladım, ilginç geldi, çok hoştu! Kafam hiç de karışmadı, korktuğumu yaşamadım. Şimdi geriye giderek baştan başlamalıyım. M. Ceceli iyi ki varsın, ve iyi ki bu ülkenin şarkıcısısın, iyi ki seni tanıdık. Teşekkürler. İstediğin her yere ES ‘men dileğiyle

1 1
Gökteki Yıldızlar -

Üstad Ahmed Hulusi’i okuduktan sonra, bilimden kopmamak gerektiğini anladım. Aksi takdirde; Allah ismiyle isimlendireni anlamak zor olacaktı. Elbette bu demek değil; BİLİMDE ÇOK İYİ OLANLAR, BİLGİ DONANIMLI OLANLAR ALLAH’A YAKIN OLACAK. Yanlış anlaşılmasın, bu, şu sözdeki mantığa benziyor biraz: ‘’Allah’ı her arayan bulamaz! Ama BULANLAR ARAYANLAR olacaktır.’’ Emin değilim ama, Y. Emre’ye ait bir söz olabilir. Neyse, aktarmak istediğim şu; bilimle ilgilenerek, galaksiler ve yıldızlar alemiyle de ister istemez ilgileniyoruz az buçuk… Hani eskiler derdi ya: Herkesin bir yıldızı varmış! Acaba doğru mu? Baksanıza, gelen geçen tüm insanlara 1 YILDIZ VERİLSE; bir sürü yıldız daha boşta kalıyormuş! Fakat önemli olan mekansal olmayan yıldızları müşahade etmek galiba… Hani diyor ya Resulallah(sav): ‘’Ashabım GÖKTEKİ YILDIZLARA BENZER!’’… Yıldızlarla kalın Efendim

2 1
MANA-METİN-TERCÜME -

Zerre-Küll nedir?Bu soruya ezber dışında bir mana verilebilir mi? İnsanın zamanla soyut olarak hissettiği – algıladığı manalar vardır . Kişi bir metine veya mevcut veriye dayalı olmaksızın bu manayı alabilirse orijini yakalayabilir. Bir metine veya anlayışa indirger ise mana kaybolur veya sınırlanır. Resulullah açıklamalarını bir metne dayalı olarak yapmamıştır. Tüm açıklamaları Vahiy’e, dayalıdır. İslam dünyasında Resulullah’dan sonraki ,Tasavvuf’a dayalı olmayan ,metin ve tercümeler; o tercümeyi yapanların anlayış kapasiteleri ile sınırlı kalmıştır. Bu ezberci anlayış,İslam dinini modern bilimler ışığında anlamaya çalışan genç dimağları köreltmiştir. Anladığım kadarıyla;daha önceki bir metine veya tercümeye değil bilime ve kendi düşünce sistemine dayalı açıklamalar yapan sayın yazar, genç düşünürlerin ve düşünce sistemlerinin önünü açmaktadır. Sayın yazarın eski metin ve tercümelere dayalı düşünceleri atarak direk Resulullah açıklamaları ile bağlantı kurması ve okuyucuya da bu imkanı vermesi fevkalade ufuk açıcı olmuştur. Bu vesile ile Sayın yazara,Ceceli'ye ve onları tanıma imkanı veren blog yazarı ile blog yöneticilerine teşekkü ederiz.

0 3
Bu bilgiler insanı hoşgörülü yapıyor -

10 sohbetin hepsini en az birkaç kere izledim. Hemen hemen hepsine yorum yazmışımdır. Öyle ya da böyle sosyal platformlar ve internet vesilesi ile bir şeyleri paylaşmak iyi geliyor bana. Hele de yaş kemale ermişse:)) Bu sohbetin başlığı da çok önemli gene: ‘’Zerre Kül’ün aynasıdır.’’ Ama ben başka bir noktaya değinmek istiyorum. Sohbetten anladığım şu; Allahın sende dilediği hal- esma özellikleri, hidayet de olabilir, delalet de. Delalet zorunludur! Çünkü bütün çokluk- kainat bu farkındalıksız üzerine kurulmuştur. Farklılıklar için çokluk olmalı ve bu EL- MUDİL ismi gereği oluyor diyor Üstad. Ve akabinde de Hadi ismi gelen hidayete eriyor. Açıkçası bu bilgiler insanı sanki VAHDET anlayışına daha çabuk götürür gibi geldi bana. Ya da bende öyle oldu. Çünkü hal böyle olunca; kişinin hoşgörüsü de artıyor. O zaman; yok şu delalettedir, yok bu kötüdür vs. diyerek hemen yaftalayamıyorsun kişileri.

0 1
Fıtrat değişir mi, değişmez mi... -

Bir inşaat mühendisi olarak, bilimsel her türlü açıklamalar otomatikman ilgimi çekiyor. Bu yüzden de Ahmed Hulusi sohbetleri apayrı bir zevk veriyor. Kabul etmek gerekir ki, bu konuda benzeri olduğunu görmedim. Ama, onun sözlerini alıp, kaynak göstermeden anlatanlara rastlıyoruz. Bu sohbette diyor ki: ‘’Zerre; senin şuurundur, senin esma bileşimindir.…Fıtrat dediğiz yapı, senin BEYİN PROGRAMINDIR!!!’’ Şimdi beyin programını da değiştirebileceğimizi zaten anlatmıştı: ZİKİR, İBADET, İLİM vs. ile . Benim kafama şurası takılıyor bazen, eğer diyorum, fıtratımı- beynimi yani, değiştirebilmek mümkünken, bu da fıtratımın içinde mi, yoksa sonradan mı olabiliyor? Bu durumda ‘fıtrat değişmez değil’ dersek, doğru bir cümle kurmuş olur muyuz?

0 1
Halografik Podyum -

Bazen ne tasinan bas derin dusunmeye, ne kalp suura yetisir.. Et beyin ve et kalp farkindasiz bir yasam icinde organ olarak algilanir sadece . Amigdala, limbik system, insular cortex etkisiyle dusundurucu sefilligindeki perisan insansi..kabuk ustune kabuk giyer..Ciplaklik zordur artik..Rengarek elbiseleri takilari takintilari vardir. Ama ehli icin seyri guzel defileler vardir holografik podyumda.. .. Delalet adi altindaki aciga cikislar Kuantum potasiyeldeki ilk dalgalanimla birlikte kareografiyi hazirlar. Taa Kuantum potansiyelde tasarlanmis senaryo diledigi aciga cikisla sahnelerde yerini alir. Kuantum fizik kanunlarininda ispatladigi uzere var olan hersey ayniyla her noktada mevcut, parcalanamaz, ayristirilamaz muhtesem ozellikleri ile TEKillik icerdigine gore Zerre Külden farklimidir.. Beyin nedir, Insan nedir, Galaxyler, Evren, Veli kimdir, Oyun,Oyuncu ,Seyirci kimdir, Zerre nedir Kül nedir.. Bazilari kabuklarini kirdiktan sonar baslar yasamaya… kimisi yasadikca kabuk baglar aslinda.. Kirip yasayanlardan olmak dileklerimle

2 1
KUANTUM BEYİN,BEYİN,HOLOGRAFİK EVREN -

Beyin,Kuantum Beyin,Holografik Evren tasarımları.Bu konulara ağırlık verilmesi gerektiği bu sohbetlerden anlaşılıyor.Üstadın anlattığı bilimle bağlantılı bu konulara biraz araştırmayla yaklaşım sağlayabiliriz. Kenneth W. Ford-101 SORUDA KUANTUM Rita Carter-BEYİN Robert Winston-İNSAN BEYNİ Michael Talbot-Holografik Evren Aydın Arıtan-HOLİSTİK EVREN TASARIMI Tavsiye edilen,kendim okuduğum ve çok faydalandığım bu kaynaklar umarım sizede faydalı olur.Wizard Of OZ

0 1
Kalpte de nöronlar var! -

Özellikle Sayın M. Ceceli’nin girizgahdaki anlatımını da çok beğendim. Bence, soru sorarken de bizleri bilgilendirmiş. Dediği gibi, bu galaksilerdeki hafsalalarımızın alamayacağı büyüklükler ve çokluklar!!! Hem buna maddesel bakarak, kütlesel bakarak, öte tarafta ise ‘’MÜMİN KULUN KALBİNE SIĞAN’’ nasıl anlaşılır? Şimdi gene biliyoruz ki; KALPTE DE NÖRONLAR VAR. Hatta yine ÜSTAD PATENTLİ OLAN BİR BİLGİ OKUMUŞTUM: ‘’BU NÖRONLAR EPİFİZİ YA TETİKİYOR, YA DA TETİKLEMİYORLAR vs. vs’’ Bu da sanırım, ŞUUR ile ilgili bir olay… Ben henüz anlamaya çalışarak okumalara başlayan birisi olarak, tüm bu bilgilerin iç içeliğine ve günümüzün bilimiyle olan uyumuna zaten hayret ve şaşkınlık içindeyim. Bu kalp olan ŞUURU anlamak gerekiyor diye düşünüyorum..

1 0
Bu güzel sözü daha iyi anlıyorum -

''Zerre Küll'ün aynasıdır.'' güzel sözünü ben ortaokul öğretmenimden duymuştum sanırım. O zamandan beri kafamın bir köşesinde hep durdu. Zerre diye; ben, hep insanı, Küll diye de 'Allah'ı düşündüm. Ve başım her sıkıştıkça, korkularım oldukça; ''Ben insanım ve Allah'a aynayım, ya da O'nun halifesiyim ''diyerek içimden güç bulmaya çalıştım. İşe de yaradı üstelik. Ama tüm bu samimi ve iyi niyetli bilgilerimi Ahmed Hulusi açıklamalarıyla pekiştirmenin ve ileriye taşımanın mutluluğu içindeyim.Özellikle de son yıllarda... Çünkü soyut olan bu bilgi bende, daha da somutlaşmış ve anlaşılır olmuştur. Bu bilgilerin kıymetini bilmeli ve meyve veren ağacı taşlayacağımıza, o meyvelerden hem faydalanmalı hem de, başkalarını faydalandırmalıyız. Saygılarımla

2 1
YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.