Mustafa Ceceli sordu, Ahmed Hulûsi yanıtladı #13 - Sevmek

Mustafa Ceceli sordu, Ahmed Hulûsi yanıtladı #13 - Sevmek DİN
4,7
12.12.2013 22:39:47
A+ A-

Sevgili Radikal Blog Okurları,

"Evrende varolmak için, içinde bulunduğun galaksiyi sen mi seçtin?",


"O galaksi içinde, güneş sisteminde varolmayı sen mi seçtin?",

"Güneş uyduları içinde, dünyada varolmayı sen mi seçtin?",

"Dünya üstünde hangi kıtada dünyaya geleceğini sen mi seçtin?",

"O kıta üzerinde hangi milletin içinde dünyaya geleceğini sen mi seçtin?",

"Hangi sülaleden, hangi ırktan, hangi anne babadan geleceğini sen mi seçtin?"

Peki, bunların hiç birini sen seçmediysen, Türk olmak veya Kürt olmak veya Arap olmak veya Acem olmak bir suç mudur?,

İnsanlar arasında bizim böyle bir ayrım yapmaya bir hakkımız var mıdır?

Ayrımcılığın olduğu yerde "SEVGİ" olmaz!...

Bugün Sizlerle yukarıdaki sorgulamayı da içeren ve tüm insanlık için özel bir anlamı olan "SEVGİ" konusuna değinilen "Mustafa Ceceli Sordu, Ahmed Hulusi Yanıtladı" sohbet serisinin 13. Bölümünü paylaşmak istiyorum.

Bu çok değerli sohbetle Sizleri başbaşa bırakıyorum.

Google Chrome'de bug olduğu için videolar belli bir süre sonra kilitleniyor.!!!

Youtube videolarını sorunsuz izleyebilmek için, internet explorer, firefox, opera tarayıcılarını tercih ediniz.

Ahmed Hulûsi'nin tüm videolarını seyretmek için aşağıdaki linkten devam edebilirsiniz...

http://www.youtube.com/user/AhmedHulusiOfficial

@AhmedHulusi on Twitter



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUMLAR

Charlie Chaplin'den muhteşem bir söz... -

‘’AMACINIZ ZARAR VERMEKSE GÜCE İHTİYACINIZ VARDIR. DİĞER HER ŞEY İÇİN SADECE SEVGİ YETERLİDİR’’ Charlie Chaplin…Bu muhteşem sözü bugün sizin twitter hesabınızda okumuştum. Az önce izlediğim videoya en çok yakışan yorum olduğunu düşünüyorum… C. Chaplin’e de selam olsun buradan... Hem usta bir oyuncu, hem de sıra dışı bir insan

0 0
''SİZDEN SADECE YAKINLARIMA SEVGİ İSTİYORUM.'' HZ. MUHAMMED AS. -

RESULULLAH efendimizin ağzından Kuranda ifadesini bulan’’Size verdiğim hiçbir şey için karşılık beklemiyorum. Ancak yakınlarım için sevgi istiyorum’’ ayeti (şura 23) sayın AHMED HULİSİ tarafından çok güzel açıklanmış. Toplumumuz da ve de İslam dünyasın da eksikliği açık olarak hissedilen sevgiye çok ihtiyacımız var. Karşılıksız verme özelliğine sahip olan en muhteşem insan sadece SEVGİ İSTİYORUM diyor. Bir diğeri de’’ ALLAH İLMİ parayla satılmaz ancak SEVGİSİZ DE ALINAMAZ diyor.’’ Resulullah efendimizin yaklaşımlarından o kadar uzak kalmışız ki! Bazen ''Bu açıklamalar gerçek mi? Yoksa ben hayal mi görüyorum diyorum.’’ Saygılar,

1 1
İlim bilen edep bilir, edep bilen hakkını verir -

Hoşgörü... Baktığını hoş görmek ya da gördüğünden hoşlanmak. Her gördüğünde GÜZELi görmek. Ayet: NE YANA DÖNERSEN ALLAH'IN VECHİNİ GÖRÜRSÜN”(2-115). Allah'ın vechini gördüğümüz her an, o görüneni sevmemek mümkün mü? Mümkün olmamalı hele Üstad'ın videoda bahsettiği üzere dünya üzerindeki yaşam şartlarımızı kendimiz seçemiyorken. Her bir yaratılanın Allah hükmünde ayrı bir açılımı varken. Fakat bir gerçek var ki düşüyoruz, semadan arza düşüyoruz bazı bazı ve beden kaydında sen ve ben ayrılığına gidiyoruz. Hoş görememek, sevememek aslında tüm varlıkta hüküm süreni bilmemekten ileri geliyor. Sevmediğimiz her an ŞİRK halindeyiz. Sevmeyerek baktığımız her yaratılan Allah öyle olmasını istediği için o halleri ortaya koymakta. Videonun sonunda yer alan Üstad'ın verdiği son bilgi ise eşsiz değerde: Evet her varlıkta Allah'ın varlığını bulacaksın ve nefsin adına onu yargılamayacaksın AMA o seyrettiğin varlıkta Allah'ın hangi esması, sıfatı halk olmuş farkına varacak ve hakkını vereceksin. Demek ki burada bir yaşam dersi var tüm yolun yolcularına. Karşındakinin hakkını verecek ilime sahip olacaksın, karşındakinde aşikar olan özellikleri tanıyacaksın. Üstad şöyle demiştir değerli kitaplarında: "Edep; düşünsel boyutta, varlığı ve haddini bilmektir! Ancak ilim sahipleri haddini bilir; edebini takınır. Edeb hakkını vermektir!." Kendinde ve tüm varlıkta hüküm sürenin FARKINDA ve O'nun indinde tüm KAİNATın bir HİÇ olduğunun idrakinde olarak onun esmalarının aşikar olduğu mahallerde, o esmalar neyi HAK ediyorsa o HAKKI vereceksin diyor ÜSTAD. Yılanda hüküm süreni bildik diye ona sarılan biz dervişlere bundan daha iyi ders olur mu? NCAKI

0 2
Sevgide şart- şurt olmaz.. -

Bu sohbeti zevkle izleyen ve faydalandım diyenlere gene bu blogdaki ‘’Sevgide şart- şurt olmaz’’ isimli yazıyı tavsiye ederim. Çünkü o yazıyı tıkladıklarında; kendilerini ‘SEVMEK’ ile ilgili bir sürpriz karşılayacak. Bana çok iyi geldi, umarım sizlere de gelir…Madem ki, hiçbir şeyi kendimiz seçmeyerek var olduk. O halde hepimizin becerebileceği, zahmetsiz, bedava, üstelik misliyle bize dönen, cehennemleri cennet eden duyguyu: SEVGİ’yi yaşayalım, hissedelim ve vazgeçmeyelim. En büyük dualarımızdan birisi de sevmeyi becermek ve başarmak üzerine olsun. Bu kelimeyi ucuzlaştırmayalım, basitleştirmeyelim, hakkını verelim inşallah

0 1
Yargısız İnsaf ve düşünen insanlar... -

Ben M. Ceceli’nin başlarda bahsettiği sözlere çok önem veriyorum. Dediği gibi; artık herkes, sosyal medyanın arkasına gizlenerek, tamamen saygısızca, acımasızca eleştiri yapıyor. Özellikle YARGISIZ İNFAZ almış başını gidiyor. Hoş bunların en abartılı halleriyle Sayın A. Hulusi’nin 50 yıllık yayın hayatında karşılaştığına eminim! Ve bu hala da devam ediyor. Hatta bu blogtaki yazıları çıktığında, komşu bloglarda kendisine şeyh, bizlere de mürit diyenler var:)) Bunlara ben de gülüp geçmeyi yeni yeni öğreniyorum. Anlatıyorsunuz, yazıyorsunuz, yazarın kendi sözleri ve beyanları var…Ama nedense ‘’ıı, bir tık geri adım atmıyorlar’’. Sonra da cahilce beyan veren, ya da dini sadece dışsallık ve şekille eleştiren kişilere kızıyorlar. Şöyle düşünüyorum; hani Einsteinîn sözüydü galiba; dünyanın kötü olmasından, kötülere izin veren iyiler de mesuldür… İşte bunun gibi; eğer, aydınlar, kaliteli beyne sahip insanlar din ile ilgilenmeseler, elbette meydan cahillere, sağduyusuz beyinlere ve ahmakların din anlayışına kalacak… E o halde, din kavramıyla, modern, bilimsel, çıkarsız, insanlık sevgisi dolu, evrensellik kokan beyinler ilgilenince bari, az durun, az hemen yargılamayın, durup dinleyin… İnanmıyorsanız bile, iman ehli değilseniz bİle SEZAR’IN HAKKI SEZAR’A DEYİP; YAFTALAMAYIN, SAYGI GÖSTERİN… O zaman toplumsal duyarlılığınız daha samimi olmaz mı?

0 3
PÜF NOKTASI.. -

Dikkatinizi çekmek istediğim cümle: ‘’Yani edep KARŞINDAKİNİN HAKKINI VERMEKTİR. BENİ SEV DİYORSA SEV, BENDEN KAÇ DİYORSA KAÇ!’’. Zaten sohbetin de son noktası bu cümle olmuş. İşte bu cümlede müthiş bir PÜF NOKTASI yatar. İnsan tasavvufla ilk karşılaştığında, öne varlıkta var olanın Allah olduğunu, HAK olduğunu öğrenir. Bunu öğrenmek zorundadır zaten. Çünkü hayalindeki tanrıdan kurtulması gerekir. Bu yüzden tüm gördüklerinde HAKKI müşâhâde et derler. Bu kez insanın kafası karışır. İşte hikâyedeki Derviş gibi: Derler ki, dervişe şeyhi her şeyin Hak olduğunu ve onları sevmesi gerektiğini anlatmış. Dervişin de geceleyin yatağına yılan girmiş. Şeyhinin sözlerini anımsayan derviş hiç bir şey yapmayınca yılan da onu sokmuş.. Sabahı zor eden derviş, soluğu şeyhinin yanında almış: ‘Nasıl olacak şeyhim, sen bana her şey Hak dedin, ama bak yılan da beni soktu, canımı zor kurtardım!’’. Cevabı da zaten sohbette Üstad anlatmış. Ben ola ki, okuyanlar arasında bilmeyenler vardır diye öyküyü açmak ve bu önemli PÜF NOKTASINA DİKKAT çekmek istedim. Sev diyenleri sevip, kaç diyenlerden kaçmanın idrakiyle

0 2
Bir İNSAN'ı sevmekle başlayacak her şey -

Ah Aşk… Ah Aşk… Var olan en güzel, en yüce, en sonsuz, en sınırsız, en vazgeçilmez, en sıra dışı, en delirten duygu değil midir? Hani der ya şair: ‘’Bir insanı SEVMEKLE başlayacak her şey!’’. İnanır mısınız 60’ıma merdiven dayamama rağmen hala dizilerdeki sevgi- aşk sahnelerini kaçırmamaya çalışıyorum. Bunlar gençlik dizileri de olsa, orta yaş ya da yaşlı hiç fark etmez. Örneğin bu akşam ‘Güneşi Beklerken’ diye bir gençlik dizisi var. Ve ben oradaki Kerem-Zeynep sahnelerini nerde yakalasam izlerim:)); şu anda olduğu gibi:) Kerem’i AŞK nasıl da değiştiriyor, özellikle bu bölümde) Evetttt gelelim gerçek AŞK’a; ALLAH AŞKINA! Aslında eskiden bu aşkı diğerinden ayırır ve işin içinden bazen, çıkamazdım. Sonra Üstad’ın her mahalde seven ve sevilen bizzat kendisidir, mealindeki söz ve açıklamalarıyla işin bir sır noktasını daha çözdük, elhamdülillah. Bu yüzden SEVMEK isimli bu sohbetin özellikle son kısmına dikkat etmenizi rica edeceğim. ‘’Niçin secde etmedin ol ADEM’de HAK var! Hak’ka secde edilir, ademe değil!’’…Daha nasıl anlatılır ki

0 0
Kişiler içlerinde yaşadıkları dönemi idrak edemezler! -

Kendimi gerçekten şanslı hissediyorum. Bu ALTIN ÇAĞ denilen zamanda yaşadığım için. Ama eminim ki, bunu şimdi değil, bu dönem geçince anlayacağız. Hep de böyle olmuştur. Kişiler içlerinde yaşadığı dönemi idrak edemezler. Hatta değerli düşünürler, filozoflar, sanatçılarda da durum hep böyle olmamış mıdır? Bu yüzden ben de (Sayın AFY’nin kendisine ait yorumda belirttiği gibi) Üstad Ahmet Hulusi’ye minnettarım. Anlamanın getirdiği, inancımı tazelemenin getirdiği, mecazları çözmenin getirdiği mutluluklar için özellikle. BU BİLMEKLİK PAHA BİÇİLMEZ! Cemo-v

0 1
Seviyoruz(!),ama düşünmeden.. -

Ben oldukça dindar bir ailenin dini eğitim de almış bir ferdiyim. Hiç unutmuyorum, bir gün yağmurlu bir günde, arabama aldığım üniversite öğrencisiyle biraz sohbet etmiştik ve benim İlahiyat mezunu olduğumu duyunca ‘sizce abdest ne içindir?’ demişti. Ben temizlik dediğimde; ‘ peki öyleyse, abdest alamadığımızda teyemmüm yaparız toprakla. Yani temizlik içinse, yerine geçen şeyin de aynı olması gerekir! Oysa yüzü kirli birine, git yüzüne toprak sür de temizlen desek, bize deli derler herhalde’ demişti. E Peki ne için o zaman dediğimde, ineceği yere gelmiştik ve bana bir kitap hediye ederek indi. Tahmin edeceğiniz üzere kitap Sayın Ahmed Hulusi’nindi. Adı: ‘’Hz. Muhammed neyi okudu’’ … İşte O kitap beni öylesine sarstı ki! Bir kere onca bilgiye rağmen ‘’OKU’’ vahyini hiç böyle düşünmemiştim! İşte okuyuş o okuyuş, kendimi bambaşka bir dünyanın içinde buldum. Bunları anlatmamın sebebi, düşünemememiz! Yani SEVİYORUZ(!), AMA DÜŞÜNMEDEN! Ben öyle bir aşkla- sevgiyle doluydum ki, din adına her türlü eğitimi alacak kadar. Fakat sevdiğimi sandığım ALLAH’ı bırakın sevmeyi hiç bilmediğimi, meğer hayalimdekini sevdiğimi, inandığım düşündüm. Bu hiç de kolay bir olay değil! SEVMEK için önce, bilmek, tanımak, anlamak gerektiğine inanıyorum. Sevmenin ağır bir yük olduğuna ve sorumluluk getirdiğine inanıyorum. Lafla değil, ilimle, kudretle, kendi nefsini minimize etmekle olduğuna inanıyorum. Gerçek sevmelerin, gerçek dindarların olduğu bir dünya, eminim bu halde olmazdı! Saygılarımla…/ Kenan-er

0 1
'Niçin secde etmedin ol Ademde Hak var!' -

En güzel günlerden içindeyiz. Çünkü Mevlana’mızın 17 Aralık Şeb-i Aruz Törenlerine sayılı günler var. Bu zamanlarda Konya’da olmayı çok isterdim. Henüz nasip olmadı. Ama daha genciz, inşallah bir gün oralara gitmek; hem Şems’i hem de Mevlana’yı görmek bize de kısmet olur! Gerçi ben de mekansızların ve zamansızların söz konusu olduğu durumlarda ŞUURUMU gezdirenlerdenim:)) Ama, gene de oralara gitmek bir başka olsa gerek.. Nedense SEVMEK- AŞK denilince simge olan ŞEMS- MEVLANA gelir hep aklıma. Eminim başkalarının da aklına geliyordur! Zaten Sayın AHMED F. YÜKSEL’in de bloğunda her ikisi hakkında yazılan güzel makaleler var. Okumanızı tavsiye ederim…Üstad’ın bu sohbet videosunda sonlara doğru bahsettiği ‘’Niçin secde etmedin, ol Ademde HAK var, Hak’ka secde edilir, Ademe değil. Dolayısıyla bu anlayışla yaşarsan hangi surette açığa çıkarsa çıksın onu seversin.’’Cümlelerini çok iyi analiz etmek lazım. Bunu yaşam felsefesi yapanlar hem ‘’Ne olursan ol gene gel!’’ hitabını daha iyi anlarlar, hem de gizli şirke düşerek; bir yanda Adem bir yanda Hak var ikileminden sıyrılırlar. Şeb-i Aruz geceniz şimdiden kutlu olsun

0 0
Yaşamın Gerçeği ve ötekileştirmemek -

‘’Her zaman Türk halkının hoşgörüsü konuşulmuştur’’ sözüne’’ katılmasak olmaz. Ama sağ olsun bazı politikacıların ve çıkar sahibi grupların yalan yanlış dolduruşlarına geldik sanırım. Bir ötekileştirme muhabbeti tutturulmuş gidiyor! Oysa bunu ha bire dillendirenler ötekileştirmeden nemalanıyorlar ve gizli bir haz duyuyorlar... Ben kendimce bir çözüm buldum: ‘’YAŞAMIN GERÇEĞİ ‘’kitabı herkese dağıtılsın! Hatta ilkokul ve liselerdeki öğrencilere mutlaka okutulup, izah edilsin. Çünkü AYRIMCILIĞIN neden olmaması gerektiğini ve benzer bakış açısını o denli mantıklı izah ediliyor ki bu kitapta. İnsan karşı çıkmanın mantıksızlığını anlıyor bir güzel. Bir kere bu konuyu iyice anlamak lazım. Biz bunu bırakıp, sen üstünsün, ben üstünüm, sen kötüsün, öbürü çirkin vs. deyip duruyoruz. Olayın en başından neden böyle olduğunu düşünmeksizin!

0 1
ALTIN ÇAĞ ı OKUMAK -

İnsanlık için çok önemli bilgileri içeren hakikat bilgisinin, sistemi OKU’yan beyinler tarafından net olarak ortaya konulduğu muhteşem bir dönem. Sayın araştırmacı-yazar Ahmed Hulûsi’nın de dediği gibi “ALTIN ÇAĞ” bu. Bu videolar da ise bizlere kendimize vakit ayırıp, hakikatimizi tanımanın ve içinde yaşadığımız sistem ve düzenin mekanizmalarını anlamanın ne denli önemli olduğu vurgulanmakta. Ve mecazlardan arınarak düşünebilmenin ne kadar ciddi olduğu da açık bir şekilde ortaya konmakta. Sayın Ahmed Hulûsi’ye bu konuda yazdığı bu muhteşem derinlikli konuşmaları için minnettarım. AFY

0 6
Sevmek ve suçlamak- kızmak -

‘Aklı başında normal insan, hiçbir insanı elinde olmayan bir şeyden dolayı suçlayamaz!’ diyor Üstad ve bunu oldukça geniş bir şekilde açıklıyor. Hala anlamak istemeyenler ve inadına tutturanlar var. Ya kendi ırkını, ya soyunu, ya aşiretini, ya ailesini üstün gören! Şimdi daha iyi anlıyorum. Hz. Resulallah’ın ‘’kızmak’’ ile ilgili neden bu kadar çok sözlerinin olduğunu. Aslında işin derininde bu bakış açısı var. ‘’Yargıladığının yerinde sen olabilirdin’’ diyor Üstad ve ‘’Onun da Rabbi Allah’’ diye devam ediyor. ‘’SEN ADAMSAN ONDA ALLAH’IN VARLIĞINI GÖR’’ Off! Off! Gece gece bana bu çok ağır geldi! Acaba başarabilir miyim, gerçekten mesela, yarın en azından işyerinde, otobüste ya da herhangi bir yerde hiç kimseye kızmadan durabilir miyim? Bilmiyorum, ama denemek istiyorum:)) /Fürüzan

0 1
Sevmek ve kafamdaki sorular..? -

Sevmek aslında çok çetrefilli bir kavram. Hep düşünmüşümdür; İnsan soyut bir kavramı nasıl sever diye. Doğarız; ilk annemizi severiz, görünürdür ve somuttur. Daha sonra sırasıyla, baba, kardeşler, oyuncaklarımız, arkadaşlarımız, sevgilimiz, çocuklarımız hepsi, hepsi somuttur bir şekilde. Ama ALLAH sevgisi nasıl hissediliyor? Sonuçta soyut bir kavram! İşte bu yüzden sevmek öyle basit olmasa gerekir. Kişi bilmediği bir şeyi nasıl sevebilir. Bilgi, ilim sevgi kavramını nasıl etkiler; yerli yerine mi oturtur, pozitif mi etkiler, negatif mi etkiler, yok mu eder? Ya da cahilce sevmek olabilir mi? Ya da biz bizzat kendimiz, birisinin bizi tanımadan, bilmeden, anlamadan kuru kuruya, ahmakça sevmesini mi isteriz? Yoksa, hissederek, anlayarak, aklımızdakileri- ruhumuzdakileri paylaşarak mı sevmesini isteriz? İnsan karşılıksız sevebilir mi? Sevgi de tek taraflı olunabilir mi? Sevgi olmadan sadece ilimle Allah’a varılabilir mi? İnsan sevgisi nerde başlar- biter; Allah sevgisi nerde? Sevmek sadece vermek midir, emek midir, fedakârlık mıdır? Seven kıskanır mı? Seven mi önemlidir, sevilen mi? Sevgi duygusu yanıltıcı olabilir mi, oluyorsa neden ve nasıl? Sevmek ne kadar önemlidir ve onsuz olabilir mi? Vs.vs. Görüyorsunuz ya dostlar bu kavram çok netameli ve öyle böyle değil; çok çok çok önemli

2 2
Sevgi Düşünürü... -

Üstad Ahmed Hulusi’yi fazla bilimsel bulanlar(!) O’nun aynı zamanda müthiş bir SEVGİ düşünürü olduğunu bilmem bilirler mi? Bu yüzden konu sevmek ise, Üstad’ın kendisine ait birkaç sözünü paylaşmak istedim. Sevgiyle ve aşkla olmak duasıyla… ‘’SEVMEK güzel, lakin özlemek daha da güzel.’’ ‘’Çok kişiyi sevmeye çalışmak muhaldir; çok suretli TEK’i SEVMEK ise en büyük zevk.’’ ‘’Çok SEVMEK, çok çok zordur!..Katlanabilir misin?..Nereye kadar?’’ ‘’Rasulullah Aleyhisselam’ı sevmekten amaç; O’nun haliyle hallenip, O’nun ilmi ile ilimlenip, O’nun şuuru ile şuurlanıp, O’nda yok olmaktır!’’ ‘’Seni sevenlerin sevgisinin, gerçekte ‘’ALLAH’’a olduğunu fark edebildin mi?..’’ ‘’Tüm varlığını ayakları altına seremediysen, sevgin kemâline erişmemiştir.’’ ‘’Sevginin kaynağı sendedir!’’ ‘’Sevgin yüzünden terk edebildiklerin, sevginin ölçeğidir.’’ ‘’Gururundan vazgeçiremiyorsa sevgin; o sadece bir beğenidir!..’’ ‘’SEVGİ karşılıksız akıştır…Karşılık beklenirse ticaret olur!’’ ‘’Yaşam SEVGİ üzerine kurulmuşken, bunu yaşayamayanlar, hayallerindeki bir tanrıyla meşguldürler.’’

0 3
'Ayrımcılığın Olduğu Yerde Sevgi Olmaz' ! -

SEVMEK…SEVMEK…SEVMEK…Her şeyin ilacı, panzehiri, devası, çözümü… En çok konuşulan mana, hissediş ve sihir diyorum ben..! Bu sözün-formülün üzerine ne yazılır bilemedim: ‘’ AYRIMCILIĞIN OLDUĞU YERDE SEVGİ OLMAZ!!!’’…Gerçekten KANDIRMAYAN- AYIRMAYAN SEVGİYLE OLUN

0 1
YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.