Mustafa Ceceli sordu, Ahmed Hulûsi yanıtladı #7 - B Sırrı

Mustafa Ceceli sordu, Ahmed Hulûsi yanıtladı #7 - B Sırrı DİN
4,6
21.11.2013 22:40:14
A+ A-

Sevgili Radikal Blog Okurları,

Hz. ALÎ, "Kurânın sırrı Fatiha'da, Fatiha'nın sırrı başındaki Besmele'de, onun sırrı da başındaki B'de dir.
Ben de onun altındaki noktayım"
der.
"B" ile anlatılmak istenen nedir?  
Neden Kuran'ı anlamak için "B" harfinin manasını anlamak gereklidir?
Bu soruların cevapları ve bu önemli sırrın detaylarını Mustafa Ceceli'nin, Ahmed Hulûsi ile gerçekleştirdiği sohbetin 7. Bölümünde Ahmed Hulûsi'nin açıklamalarında bulacaksınız..

Şimdi sizleri bu çok değerli sohbeti seyretmeye davet ediyorum.

Google Chrome'de bug olduğu için videolar belli bir süre sonra kilitleniyor.!!!

Youtube videolarını sorunsuz izleyebilmek için, internet explorer, firefox, opera tarayıcılarını tercih ediniz. 

 Ahmed Hulûsi'nin tüm videolarını seyretmek için aşağıdaki linkten devam edebilirsiniz...

http://www.youtube.com/user/AhmedHulusiOfficial

@AhmedHulusi on Twitter



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUMLAR

BU KADAR KOLAYLAŞMIŞ ARTIK! -

B sırrı olarak bildirilen Kur'an gerçeğinden yola çıkarak da OKUyabiliriz Sistemi. Ya da bu sırra vakıf olmadan ben ve Tanrı bakış açısıyla da. Eğer ki Üstad'ın da benzettiği gibi Ötelerden bir gezegenden veya galaksiden bizi gözetleyen, yaptıklarımıza göre bizi cezalandıracak veya ödüllendirecek biri var diye inanıyorsak B sırrını anlamamışız demektir. Halbuki B sırrını anlamak ve varlığı bu farkındalıkla algılamak, Kuran'ın en büyük günah olarak bildirdiği şirk pisliğinden arındırıyor kişiyi. B sırrı; ilminden ilmiyle ilmini seyreden mutlak ve tek, Ahad ve Samed olana işaret eder. Tüm bu bilgileri Üstad ı okuyarak günumuz dilinden ve biliminden öğrenebiliriz; BU KADAR KOLAYLAŞMIŞ ARTIK...

0 0
Allahca Olan Kuran'a Bakış -

Allahça olan Kuran'ı anlamak için belli ki B sırrına erişmeli . İsmi Allah olanı, teşbih-tenzih yaklaşımlarını cem ederek,oluşturduğu Tevhid anlayışı ile anlatan ;sünnetullah'ı OKUyan Rasûlullah Efendimiz'in ayetlerle ve hadislerle yaptığı evrensel açiklamalarına yaklaşım yapan , B sırrını yaşayan(özündeki Allah kapısını bulan- iceri giren) yüksek frekanslı beyin sahiplerinin yaşadıkları ile B sırrına erisemeyen bilinçlerin yasamları arasındaki uçurumları kanaatimce yine ehli bilir. Bizlere sunulan" B sırrı" açıklamasının manasına yaklaşım yapabilmek ümidiyle...Teşekkürler:) Üstüniş

0 2
Kura'n Çözümü'nü, Alevi-Bektaşi Cemaatleri de onaylamış ve dağıtmıştur -

Hz Ali deyince akan sular durur. Şah-ı Merdan, canımız, sultanımız, Velayetin şahı: Hz. Ali..! O yüzden bu KURAN-I KERİM ÇÖZÜMÜ kitabı çok önemli ve değerli. Hz. Ali'nin bu sözüyle açılan bir kitap, elbette ki, yıllarca dinden uzak kalan alevi cemaati için de sempati uyandıracaktır inşallah. Çünkü gerçek alevi olan kişinin, Kuran'a ve Hz. Muhammed'e imanı olmazsa olmazıdır! KURA'N ÇÖZÜMÜ'nün gerçekten de Türkiye'deki alevi-bektaşi cemaatinin, ilk kez dağıttığı ve onay verdiği bir kitap olduğunu biliyorum. Nereden mi; o da benim araştırma sırrım olsun. Saygılarımla, ayrımsız bir İslam anlayışı ve hoşgörüsüyle...

0 1
Kuran Çözümü B sırrıyla yazılmıştır! -

‘’Kuran Çözümü’’ isimli eseri aldığım zaman, farkı ne diye sordum. O zaman veren arkadaş: ‘’Bu B sırrıyla yazılmış bir Kuran tercümesi’’ diyerek bana ayaküstü biraz da anlatmıştı. O zaman ilgiyle kendisini dinlediğimi ve özellikle buna neden bugüne dek dikkat etmediğimi düşünmüştüm. Ve neden bu konunun şimdi, ilk kez ele alındığını sorduğumda, sorumun bilgi azlığından kaynaklandığını da öğrenecektim. Aslında İslam Erenleri’nin, gelmiş geçmiş o kutsal evliyalarımızın hepsinin bahsettiği bir mesele imiş bu!!! İşte bu yüzden, KURANI ANLAMAK İÇİN B HARFİNİN ANLAMINI BİLMELİSİNİZ diyor Sayın Hulusi… Yani, senin varlığın: ALLAH ESMASINDAN İBARET!... İşte ben de B’nin altındaki noktayım diyen Hz. ALİ Efendimizin sözünü de reddetmeden, (ya da benzer sözleri söyleyenleri )bir durup bilgilenelim, araştıralım derim.

1 2
B -

Kendisiyle birlikte hicbirsey var olmayan, Ismi ALLAH olan Rahman ve Rahiymin her an sonsuz sinirsiz Bilgi/datayi ilmini ilminde ilmiyle seyrettigi Bilmekligini ve Bilinmekligini istemesi ile state halinden superpoziyonlara, ilk dalgalanimdan takyon boyutuna string ve kuark yapi olarak isaret edilene ve dahi cok boyutlu tek kare resmi halografik hayalde seyreden Ismi ALLAH olanin her an yeni bir sanda olarak Kuantum Beyin ve bilgi adaciklari adi altindaki boyutsal aciga cikisin muhtesem mekanizmasinin aciklanabilir ve dahi aciklanamaz en deruni halini anlatan muazzam Harf “B’ muthis bir sirri hem bunyesinde barindiran, ayni zamanda bu sirri ayan beyan acan harf “B”. hatta bunlarla dahi kayitlanamayan Subhanligini anlatrken yine sonsuz sinirsiz Esma ul Husna ozellikleriyle kendi ozelliklerini tek degerlendirenin kendisi oldugunu vurgulayan Elhamdulillah a isaret eden, TEKligine isaret ederken La Ilahe illallah I dillendirerek Muhammeden Resulullah Nokta sinda Varlik denilen seyir alanini aciklayan Harf. Salatta Olanin hem basladigi hem yok oldugu nokta.. Boyut kavramini hem aciklayan hem cokerten nokta.. Cokun aslinin TEK, cahillerin cogalittiginin Hic var olmadigi TEK nokta..

1 2
Yaratılanı hoş gördüm, Yaradan'dan ötürü -

‘’Yaratılanı hoş gördüm, Yaradan’dan ötürü’’. Meşhur olan bu sözü, önceden şöyle düşünürdüm; bir yerde yaratılan insanlar var, öte taraftan da onları yaratan ama, ötelerinde bir Allah. Ve biz o Allah’ı o kadar seviyoruz ki, bu yüzden onun yarattıklarını da sevmeli… Halbuki, şimdi bu anlayışta tamamen şirk olduğunu anlıyorum. Tam anlatamasam da anladığım şu; aslında karşında yaratılan diye gördüğünde, tamamen Allah esmaları mevcut ve varlığını da Allah’tan alıyor. İşte bu sebepten dolayı sen Allah’ı biliyor ve seviyorsan, otomotikman bu fark edişle karşındakini de seversin… Gerçi ben anlatırken epey zorlandım. Bence siz daha iyisini anlamak için, tavsiyem şu: yukarıdaki sohbeti birkaç kez dinleyin. Eminim beyninizde daha iyi şekillenecektir bu söz.

0 0
Mustafa Ceceli'nin soruları çok güzel ve açıcı... -

Ahmed Hulusi'nin bazı kitaplarını okudum ve dikkatimi çeken en önemli özelliği ise bir kişi veya grupla ilgilenmiyor, dedi kodu yapmıyor, kimseyi yadırgamıyor. Onun işi anlamayan ve anlamak istemeyenlerle. Öyle ya 1900'lü yılların başında maddesel evren çökünce her şey ortaya çıktı ama hala Ahmed Hulusi'yi anlamayanlar var okumadan eleştirenler var. Tıpkı 1900'lü yılların başında ortaya çıkan bilginin bugün dahi bilinmemesi, umursanmaması gibi. Okuduğum yazılarında da hiç bir falso anlatımı yoktu. Umarım herkes okur bir gün veya dinler... Okuma alışkanlığı olmayan ülkemiz insanına videolu hizmet ise bu işin son noktası. Ne kadar teşekkür etsek azdır. Hem de çok az...

0 1
Vahdet kelimesi güncel, ama B SIRRI değil..! -

Aslında vahdet konusunu B’den ayrı düşünülmeyeceği, ilginizi çekti mi bilmiyorum? Neden buna değinmek istedim, şöyle ki; gözlemlediğim kadarıyla; VAHDET kelimesi oldukça popüler. Yani, televizyon ve radyolarda dinlediğimiz hocalar, ilahiyatçılar bundan söz etmiştir. Halbuki; B HARFİ, ya da B SIRRIYLA İMAN ETMEK olayını hiç duymamışızdır. Çok enteresan değil mi? Hele de bir sürü KURAN tercümesi- tevili ne dersek diyelim, hangisinde rastladık. (Bu konuda elbette ELMALILI HAMDİ YAZIR’ı ayırıyorum. Zaten onun yazdığını da gene Ahmed Hulusi’den öğrendik. Maalesef ki, zamanla bu eser kısaltılarak, hatta bu bölüm kaldırılmış. Neden acaba?!). O yüzden bu açıklamalar oldukça kıymetli ve önemsenmeli diye düşünüyorum.

0 1
B Sırrı ile iman etmedikçe, İMAN etmiş olunmaz! -

Hz.Rasulullah Efendimizin getirdiklerini yani İslamiyeti idrak edebilmemiz için B Sırrı'nı iyi anlamamız gerektiğine, bu kadar açık ifadelerle kitlelere yayan, günümüzde Üstad Ahmed Hulusi olmuştur. Zamanla B Sırrı'nın sadece Tasavvuf anlayışına sahip olanların idrakındaki bir gerçek kalması ve geri kalan bu sırdan yoksun Müslüman kitlenin tekrar ben ve gökteki Tanrı anlayışına yönelmiş olması, B Sırrı'nın İman ehli olabilmek için önemini kanıtlıyor. Üstad'ın videoda anlattığı üzere insanlık aşama aşama B sırrı ile İman noktasına getirilmiş. Hz. Musa (a.s.) tenzih anlayışı ile ÖTEDEKİ Tanrı, Hz.İsa(a.s.) Teşbih ile ÖTENDEKİ Tanrı ve son ve tamamlanan olarak ne sen varsın ne öten "SADECE ALLAH" (Tevhid) anlayışı ile Hz.Muhammed Mustafa (s.a.v)'den "Herşeyin aslı hakikati Zat'ı olan ALLAH" idrakı. Günümüz bilimi,"B Sırrı" gerçeğine aslında Kuantum Potansiyel ve Holografik evren bilgisi ile oldukça yaklaşmıştır. Holografik evren gerçeğinde TEKİL bir dalga yapının her noktasında aynı özelliklerini ihtiva etmesi ve algılananın, TEKİLLİĞİN çoklu sanal görüntüleri olduğu bilgisi dolayısıyla "her şeyin aslı ve hakikatinin Allah" olması ifadeleri kanıtlanmıştır ki Rasulullah Efendimiz (s.a.v) "Zerre Küllün aynasıdır" diyerek 1400 yıl önce bilimin bugün henüz yaklaştığı gerçeğe işaret etmiştir! Bu noktada önemli olan "B Sırrı" ve İhlas suresinin işaret ettiği "EL AHAD-ÜS SAMED" ilminin beraber değerlendirilmesidir. Üstad Ahmed Hulusi'nin "TEK'in SEYRİ" isimli kitabının okunması tavsiye edilir. B Sırrı ile iman bilgisi bu yolda önemli bir aşama iken, bugüne kadar bizlere anlatılandan anladığımız; asıl hedeflenen B Sırrı kapsamında yaşam halidir ki bu hal Tasavvuf'ta Fena Fillah makamı olarak isimlendirilmiştir. Yani "YOKLUK" boyutu. Kişinin BEN dediği tüm özelliklerinden soyunduğu, ne başka bir kişi ne de bir kişilik gördüğü, "ben yaptım" değil "sadece ALLAH" dediği hal. KENDİSİ olur o mahalde ya da diğer bir ifadeyle kendini madde olarak algılayacak ET BEYİN boyutundan/KABRİnden çıkılmış, KUANTUM BEYİN açığa çıkmıştır. Kendini çoklu hallerde dilediğince seyrettiğinin farkındalığına varılmış, sadece YARADAN kalmıştır. NCAKI

2 4
1 yıl kadar önce eşimi kaybettiğimde -

Bir yıl kadar önce çok sevgili eşimi kaybetmiştim. Bu acı nasıl da dayanılmazdı, ancak; yaşayanlar bilebilir. O çok sevdiğiniz, sevmeye bile kıyamadığınız, genç bedeni toprağa vermek! Bunu neden yazıyorum, çünkü ben de, dinle pek alakası olmayan entel insanlardan birisiydim. Zaten daha 40 yaşına bile gelmemiştim ki.. Ama, öyle olmuyormuş, hayat gerçekten de size; hakikatleri en zayıf kaldığınız, en çaresiz kaldığınız noktada vuruyormuş…Her ne kadar bilimsel tekliğe yabancı değilsem de, işte o dönemler en merak ettiğim konu oldu: ÖLÜM VE ÖTESİ… İşte bu melankoli günlerimde, bir dostumun verdiği hediye kitapla Sayın HULUSİ ile tanıştım. 1 yıl kadar olmasına rağmen, bendeki yeri, değeri çok fazladır. Bilgilendikçe, ölümün olmadığını, eşimin de sonsuz yaşamına sadece geçiş yaptığını, onun için ne yapmam gerektiğini vs. bilgilenmiş, hele de; tavsiye edilen dualarla ve yapabildiğim zikirlerle; üzüntüm, vesvesem, hayata küslüğüm de azalmıştır. Bu vesile ile buradan (eğer okuyorsa), ÜSTAD Ahmed Hulusi’ye sevgilerimi sunuyor ve bizleri TAHKİKİ İMAN= B İLE İMAN ile tanıştırdığı için de ayrıca, teşekkürler ediyorum… kadir//

0 5
Çocuklarımız uç bir devirde yetişiyor -

İşte bunu diyebilmeli herkes, özellikle de fikir adamları kategorisinde kendisini sayanlar. ‘’Der, der yahu, onun demesiyle ben değişmem..ben benim…’’ diyerek bu sohbetinde, bizlere ‘’ohh! be, çok şükür ki, böyle hoşgörülü düşünenlerle de bu toplum karşılaşıyor’’ dedirttiniz... Hele de 2 çocuk annesi olarak ben, annelere özellikle çok iş düştüğünü söylemek isterim. Bakın çocuklarımız çok uç bir devirde yetişiyor. Ve bizler her şeyin en MODA, EN GÜNCEL, EN YENİSİNİ alırken, sanırım İNANÇ- İMAN OLAYINDA bunu ES geçmemeliyiz. ‘’B FARKINDALIĞIYLA İMAN’’; bu konuyu araştırmaya değer buldum ve sanırım devir; bu B DETAYININ anlaşılarak anlatılması devri olacak gibi… Haksız mıyım?..

0 1
B sırrı ve bir anı... -

''B SIRRI '' deyip geçmemek gerekiyor. Fakat ne yazık ki, bu konuda bir hayli uyanmamış, bilgi ve bilinçsiz kişiler de mevcut. Bu konuyla ilgili bir de anım var. Okumuş, yazmış, hatta kariyer yapmış bilim kadını olmuş bir ahbabım vardı. Kariyer derken de hafife alınmaya; Amerika'da doktora yapmış, hatta HARVARD üniversitesinde de çalışma gururuna erişmiş. Üstelik hertürlü güncel yazarları takip eden vs. vs. Bir gün sohbet sırasında konu din olayına gelmişti, her nasılsa. Kendisine dilim- bilgim döndüğünce B SIRRINI anlatmış, Hz. ALİ'nin bu sözünü de eklemiştim. Zaman geçti bir kaç ay sonra tekrar bir sohbet ortamında buluşmak nasip oldu. Gene konu dine geldi, her nasılsa:))Bu kez bilimkadınımız demesin mi: ''Nerden çıktı bu B SIRR ANLAMADIM! Hem googlede ingilizce araştırdım, hiç bir yerde bulamadım!'' Biraz da kafası karışmıştı anlaşılan. Sanki Ahmed Hulusi'nin her nasılsa bu kavramla kafa karıştırdığını ima ediyordu. Çook üzüldüğümü, bunca değer verdiğim kişinin bu çok önemli konuda neden ingilizce( sanki İngilizler müslüman mı ki)araştırma yaptığını anlayamamıştım. Ve her konuda araştırmaya meraklı bu ahbabımın; KONU DİN OLDUĞUNDA neden bu kadar kulak arkası yaptığını da.. Evet, Ahmed HULUSİ'ye inanmayabilirdi! Peki, Hz. ALİ'NİN BU MEŞHUR SÖZÜ DE; HİÇ DEĞİLSE; ARAŞTIRMAYA DEĞMEYECEK MİYDİ? Bu anımın yorumunu, önyargısız dostlara bırakıyorum. İyi okumalar olsun...B'de kalın...

0 1
Sosyal ortamlarda Kıymetli yazarlar keşfediliyor -

Öyle kıymetli yazarlar var ki; internet ortamında keşfedilen. Bu insanların magazinlik ve popülerlikte gözleri yok anlaşılan. Ve onların sözlerini sadece kopyala yapıştır yapanlar var. Sözüm, gerçekten ilgilenmek isteyenlere. İşte ben de Kıymetli Yazarlarımızdan; Ahmed Hulusi'yi en popüler olduğum sosyal medyanın birisinde keşfettim. Birçok sözü paylaşılan, bazen paylaşımın altında adı bile olmayan üstelik..! Bugünse, Ceceli ile adının geçtiği bu paylaşımı tıkladığımda, bu blogtaki, resimleri ve sohbetlerini KEŞFETMİŞ oldum. Üstelik en zor konu: B SIRRI…Tek tek 7.'den geriye giderek, yavaş yavaş dinleyip, izleyeceğim inşallah. Teşekkürlerim ve saygılarımla diyorum.//Işınay

1 1
Umarım 'B SIRRI'na dikkat artar.. -

İşte 7.si olan ve bence de en önemli noktalardan birisine dayanan sohbet. Zira, bilen bilir ki, özellikle tasavvufla uğraşanlar, Hz. Ali'nin bu sözü çok meşhurdur. Elbette henüz hiç duymayanlar dahi yığınladır. Zaten Ahmed Hulusi'yi okuyan birisinin en önemli farklarından birisi de, yani farkettiği en önemli şey - kendisinde- kısa sürede, fazlaca bilgilenmiş olduğudur. İşte ''B SIRRI'' deyip, geçmemek gerekiyor. İŞTE TEVHİD DİNİNİN VE HZ.MUHAMMEDİ'İN anlataya çalıştığının farkı burada yatıyor. Umarım birgün, isimlerinin önlerinde PROF., DOÇ., yazan İlahiyatçılarımızın da bu konuya değindiğini görebiliriz. Saygılarımla...

2 1
YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.