Mustafa Ceceli sordu, Ahmed Hulûsi yanıtladı #9 - Allah Bir Tanrı Değildir!

Mustafa Ceceli sordu, Ahmed Hulûsi yanıtladı #9 - Allah Bir Tanrı Değildir! DİN
4,7
28.11.2013 22:27:54
A+ A-

Sevgili Radikal Blog Okurları,

İsmi "Allah" ile işaret edilen neden bir Tanrı değildir?, Rasûlullâh'ın (a.s) ve Kur'ân-ı Kerîm'in "ÖTEDE ya da ÖTENDE bir TANRI yoktur; SADECE "ALLÂH" vardır!" vurgulamasındaki "Tanrı" ve ismi "Allah" olanın farkı nedir?

"Lâ İlâhe İllâllâh" ne demektir?, "Lâ İlâhe İllâllâh"taki sır nedir?

Mustafa Ceceli sordu, Ahmed Hulûsi Yanıtladı Sohbet Video serisinin 9. Bölümünde bu temel ve çok önemli noktaların açıklamalarını tüm açıklığı ile bulabilirsiniz.

Sizleri bu değerli sohbetle başbaşa bırakıyorum.

Google Chrome'de bug olduğu için videolar belli bir süre sonra kilitleniyor.!!!

Youtube videolarını sorunsuz izleyebilmek için, internet explorer, firefox, opera tarayıcılarını tercih ediniz.

Ahmed Hulûsi'nin tüm videolarını seyretmek için aşağıdaki linkten devam edebilirsiniz...

http://www.youtube.com/user/AhmedHulusiOfficial

@AhmedHulusi on Twitter



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUMLAR

Nasıl oldu da Allah'ı Tanrı diye anlattılar! -

‘’Tanrı can çekişiyor’’ makalesinden sonra bu sohbeti dinlemek, olayı biraz daha netleştirdi. Burası kesin. Çünkü, Allah kavramını yeni yeni algılamaya çalışıyorum. Benim fazla bir alt yapım yok bu konuda! Ve son 3-4 aydır bu konu, yeni deyimle: veritabanıma girdi! (Radikal blogla). Fakat o kadar hızla girdi ki, ben bile korkuyorum! NASIL OLDU DA; BUNCA SENE BİZLERE ALLAH’I ‘’tanrı’’ DİYE ANLATTILAR!..Bu yüzden yukarıda geçen: ‘'La ilahe illallah'' sırrı ve anlatımı acayip bir vurgu oldu benim için. Yani bir ben, bir de ötemde olayı, anlatımda ve anlamada oldukça kolaylık sağladı, diye düşünmekteyim. İnşallah tabi, göreceğiz! C.V.

0 0
Biz de Allah ismini putlaştırmışız! -

YORUM 9-Yazıldı-Simay Üstad Ahmed Hulusi'nin en önemli düşünsel devrimi nedir denirse; herkes hiç düşünmeden: ''ALLAH'ın TANRI OLMADIĞINI'' anlatmak der(düşünsel ve düşünmeden kelimeleri aynı cümlede ilginç oldu sanırım). Başka bir sürü şeyler de olsa; bu en önemlisidir. Zaten Din demek ALLAH demek önce. Her şey bu kavrama iman etmek ya da etmemek ile başlıyor. Hz. Resulallah'a da sorulan ALLAH kavramı. O zamanki insanlar cahil olanları fazla olmalarına rağmen, hiç değilse bu soruyu sormuşlar! Halbuki daha sonraları, hele de şimdilerde, Allah kavramını sormayı, araştırmayı unutarak, adeta, Puta tapan o kimseler gibi, biz de Allah ismini putlaştırmışız. Öyle ki soru sormadan, sorgulayıp, anlayıp anlamadığımızı bilmeden; karar veriyoruz; imana ya da imansızlığa.. Biraz düşünmenin vakti gelmedi mi?

0 1
Sizofreni -

Henuz “Rahim” de 120. gunde belli bir program dahilinde yuksek frekanssal etkilerle, mana icre manayi, Muhammedi senfonide dinlemeyi irade ettigi nota Gamindan boyutsal bir donusumle kendindeki sonsuz sinirsiz notalar ile yaziliyor beste.. Ister Do Gamindan bir beste ile sert etkili ve ortulu, Ister La Minor Gamindan soft etkili.. Kimisi et beyin perdesini ( La Ilahe ) aralayip Kuantum Beyine ( Illa Allah ) yonelebiliyor bestenin senfonik yapisindan ciga cikan melodinin yuksek frekanssal etkisiyle kalp neronlari şaha kalkarak epifize ulasiyor....( Said) .Kimisinin melodisinin frekansi kalp neronlarina tazyik etkisi yapamiyor ve epifizde gerekli etkiyi yaratamiyor ( Saki).. Her birim algiladigimiz boyut dedigimiz bu frekans araliginda et beyin ve 5 duyu devrede oldukca “ Ayrilmis, Parcalanmis Ben” yani Şizofreni ile yasamakta… La ilahe yi anlamakla hastaliga teshis konmus oluyor..Tedavi ise Illa Allah.. Bizleri Tedavi ye cagiran, bilgilendiren, yonlendiren, tedavi merkezine alan Muazzam Beyinden cikanlari degerlendirerek bu dualite ve delirium halindenkurtulmak Dualarimla.

0 0
La İlahe (Tanrılar Yoktur). Ataistler bu idrak seviyesindeyken, Müslanım diyen çoğu ötelerde bir yerde -

La ilahe (tanrılar yoktur)ifadesinin Ateistler'in de bulunduğu bir bilinç noktası olması; bugün müslümanım diyen çoğunluğun, bilgi yetersizliği, çevresel şartlanmalar v.s. ile ötedeki bir tanrıya tapınma anlayışları nedeniyle, hor gördükleri Ateist'lerin bilinç seviyesine ulaşamamış olmaları nasıl da ibret verici. Halbuki bu güzel sohbetten anladığımız kadarıyla, asıl ulaşılması gereken bilinç seviyesi, Tanrılar yoktur (La ilahe)sadece Allah (İllallah). Bildiğin gördüğün algıladığın ne varsa ayrı gayrı değil, özündeki Hakikat noktası Allah. Şimdi birileri çıkıp "La ilahe ilallah" tercümesini klasik anlamda okuyacaktır, Tanrılar yoktur, tapınılacak tek tanrı Allah'tır diye, ne denir ki açılması irade edilmemişse bazılarında Hakikat, açılmayacaktır. Hakikate talip olan araştırır, sorgular, sorar. Özellikle "aman ben anlamadığım konulara girmeyeyim, nasıl verildiyse bizlere bugüne kadar öyle devam edeyim, zaten sorma sorgulama denmiş, ben ezberimi kuvvetlendiriyim" seviyesinde olanlar kendilerine yedirebiliyorlarsa bu hali, öyle takdir edilmiştir o mahallerde de, biz ne diyebiliriz ki?

0 0
Allah ismi ile Tanrı kelimesinin özlerinde "TEK" ve "ötede/gayrı olan" şeklinde iki zıt anlam var, nasıl eşleştirebiliriz! -

Üstad Ahmed Hulusi'yi okuyanlar çok iyi bilirler ki Allah ismi özeldir ve ne tanrı, ne de diğer dillerdeki tanrı benzeri kelimeler Allah isminin beyindeki gerçek anlamına denk gelebilir. Hatta Arapça bilenler daha vakıftırlar ki kelime Arapçada yer alan herhangi bir kökten türemiş olmayıp, sözlük manası taşımaz ve Yaratan'ın özel adını teşkil eder. Üstad tarafından "Mutlak Zât'ın Âlemlerin "Hakikati"ni oluşturan İsmi" olarak günümüze deşifre edilir. Halbuki, Allah ismi yerine Tanrı ismini kullandığımızda, Tanrı isminin kullanım geleneği gereği, bu isme denk gelen ötelerde bir yerlerden bizi gözetleyen ve bizden gayrı bir varlığa işaret ediyoruz. BEYİN, Allah ismi ile "Özümüzdeki Hakikat noktasını" algılamak yerine, Tanrı ismini deşifre ediyor ve otomatikman şirk haline düşme tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor. Öncelikle şirk halinden kurtulmak için Tanrı dememeli. Sohbetten de anladığımız kadarıyla Allah ismi ile işaret edilene Tanrı kelimesiyle hitap edemeyiz çünkü "TEK" ve "ötede/gayrı olan" şeklinde iki zıt anlam var özlerinde. Ve dahi Allah ismini ağzımıza aldığımızda bir an düşünüp insanın özündeki Hakikat noktasını isimlendirdiğimizi idrak etmeliyiz ki varlığı TEK algılayabilelim, kendimizde bulabilelim. Bu noktadan sonra idraklerimiz açılacakktır ki “Allah BİR Tanrı değildir”. Bizlere bu hayati bilgileri içeren sohbeti ulaştıran tüm emeği geçenlere tekrar teşekkür ederiz. Bilen de bilmeyen de kabınca hakkınca nasipleniyor. NCAKI

0 2
Organınız gibi tüm Dünya! -

Annem bana sürekli ne kadar da şanslı bir zamanda yaşıyorsunuz der. Özellikle de araştırma konusunda şanslı olduğumuzu söyler ve kıskanır. ‘’Sırf şu internet ve google bile bana yeterdi lisedeyken. Çünkü kütüphaneye her zaman gidemezsin. Halbuki sizin hemen kucağınızda, bir ORGANINIZ GİBİ TÜM DÜNYA ‘’ der gene…Ben onun tam tersi okulu sevmedim , AMA İNTERNET ELBETTEKİ BENİM İŞİM:)) Bu yüzden ben de M. Ceceli gibi Üstadın kitaplarını ve yazılarını çoğunlukla internetten indirdim. Bu sohbetteki konu: ‘Allah bir tanrı değildir’ benim en önemsediğim, ama bir o kadar da eskilere anlatırken zorlandığım bir konu! Önce; benim yaşım genç, bu bizim zamanımızın ve neslimizin doğruları, algılayacağı bir bilgi herhalde, eskilere ters geliyor diye düşünüyorum. Ama sonra Üstad’ın yaşına bakıyorum, bu tezim hemen kendisini çürütüyor. Demek ki olay gerçekten TAKDİR ve AKIL meselesi. Bu yüzden ben Üstad’ı özellikle kendi neslinin değil de sonrakilerin daha iyi anladığını ve anlayacağını düşünüyorum. Yaşlandığımda da hala etrafımdaki insanların çoğunun tanrı anlayışında ve anlatımında olduğu bir ortamı çekemem sanırım:)) Saygılarımla

0 1
Acaba Ben LA LAHE İLLALLAH'ın neresindeyim!? -

Kaç gündür, kulaklarımda, Üstadın bu kasetteki uyarısı çınlıyor. Allah ismini, kelimesini öyle kolay kolay ağzınıza almayın diyor ya! ‘Sen Allah’ı düşünemeden söylüyorsun bunları.’ Uyarısıyla da. Dikkat ettim ben de kendime. Bir de ne göreyim; Allah lafzını ne çok gerekli- gereksiz- düşünmeden alışkanlıkla alıyormuşum ağzıma! İşte bu uyarıdan nasiplendim elbette. Ve hiç farkında olmayacaktım, bu konudan söz edilmese. İnsanoğlu bir garip işte. Şimdi kendime hedef koydum; en az 1 hafta bu kelimeyi kullanmayacağım. Burada sorun ALLAH isminde değil elbette. Yanlış anlaşılmasın bu durum. Burada sorun bende! Allah kelimesini; daha hakkını vererek, daha edebe uyarak, daha idrak ederek söylemek için. Taklitten belki daha sıyrılmak için. Bir hususu tam anlayamadım yalnız; ‘La İlahe’ ile ‘İlla Allah’ olayını. Ateistlerin İlah yoktur demesi ilk kısım olarak kabul edilebiliyor! Peki Allah’a kendince iman ediyorum diyenlerle bu ateistleri kıyaslasak ne sonuca ulaşırız. Ateistler de kendi aralarında; İslam’a düşman olanlar ya da, olmayanlar diye ikiye ayrılabilirler mi? Biraz daha derinlere dalınca da: Ben acaba LA İLAHE İLLA ALLAH’ın neresindeyim?!? İlk kısmını yaşadım mı ki, 2. Kısmına geçebileyim. Şimdi daha iyi anlayacaksınız, sanırım neden kendime ALLAH kelimesiyle ilgili hedef koyduğumu!...

0 1
BAZEN ÇOK SIKILIYORUM -

Bazen çok sıkılıyorum. Neden diyorum, bu çok sevgili ülkem insanları, sonra çok sevgili Müslüman ülkeler hep TAKLİDEN, GELENEK gibi, RİTÜEL gibi, TÖRE gibi sarılmışız İSLAM’a… İşte bu durum canımı çok sıkıyor. Bu 9. Su olan sohbet videolarında Sayın Üstad anlatıyor; gene, hep, her zaman ve bıkmadan, usanmadan. Gene içinde farklı oluşlar ve anlamlarla… Peki, acaba ne kadar dikkat çekebiliyor. Bu az önceki saydığım kavramlarla dine yaklaşan insanların ne kadar dikkati çekilebilir ki? Zaten!.. ‘’BİR DIŞSAL VARLIK YOKTUR! YALNIZCA ALLAH.‘’ vb. cümleler duyulduğunda, ardından bir sürü soru gelmeli halbuki…Ama ne gezer. Ve de korkularımız… Mesela, Sevgili Radikalbloğun şu sayfasında, şu andaki en popüler ve en sevilen sanatçılardan birisinin yaptığı özel bir röportaj var, gene özel ve sıra dışı bir YAZARLA.. Peki neden hala ana sayfaya çıkacak kadar dahi DİKKAT ÇEKMEDİ??!! Yapmayın Allah aşkına, bu kadar mı ilgisiz kalabiliyorsunuz, bu kadar mı sıradan bir olay bu, bu kadar mı olağan?.. İşte dedim ya; BAZEN ÇOOK SIKILIYORUM!

0 1
Beynimizde netlik kazanmalı ki... -

Sistemde " Tanrı"sallığın yeri olmamasına karşın, öte varlıktan miskinllikle ilâhi beklentiler içinde olduğumuzu ya da veritabanımıza uygun olan/ olmayan hükümlerle karşılaştığımızda sevdiğimiz/tartıştığımızla; ismi Allah olanın arasında hiç bir benzerlik olmadığını ; Ateistlerin "tanrı yoktur" demelerinin "Lâ İlâhe" denk düştüğünü ; özünde olanı kuvveden fiile çıkaranın, şirkten arınanın, cennete girenin,ihlâs süresini anlayanın ve varlıkta açığa çıkanın da esmasıyla kendisi olduğunu farkedenin " İllâllâh" şifresiyle yaşandığı ,bilgileri heyecan uyandırıcı. Sanılarımızdan kurtulup,ismi Allah olana yakınlaşmak dileğiyle, Teşekkürler:)

0 0
Düşünebilen Beyinler! ve art niyetliler.. -

Yazar Ahmed Hulusi’nin bazı kitaplarında şunu okuduğumu hatırlıyorum. Önsözü de olabilir. ‘’Düşünebilen Beyinler ‘’ içindir yazdıklarım der. Hakikaten de hodri meydan gibisinden bir tanımlama. Kibarca bu şu demek; sizin anlamamanız beni pek bağlamaz. Ya da derin düşünme zahmetine girmemeniz… Çünkü ben zaten DÜŞÜNEBİLEN kişiler için yazıyorum. Ve onlar dünyanın neresinde olursa olsun benim dostlarımdır. Tüm bunları niçin yazdım. Daha Allah ve Tanrı kelimelerine, bu kadar anlatımdan, izahtan sonra, hala, eşanlamlıdır ve birbirinin yerine geçer diyenler var resmen! Şimdi gel de kızma, gel de sabırla anlatmaya devam et. Sırf bu bile Sayın Hulusi’yi gözümde sabır abidesi yapmaya yetiyor. İnanın benim yaşım kadar yıllarını İslam’a ve insanlığa adayan Üstad’ı bırakın anlamayı, hatta ithamlarda bulunanlar vs. var. İşte, hiç kusura bakmasınlar ben bu kişileri; sadece düşünemeyen değil; art niyetli olarak da tanımlayacağım.

0 1
'Hz. Muhammed'in(sav) Açıkladığı Allah' -

‘’Allah’’ kavramı hakkında burada yapılan açıklamaların daha fazlasını isteyenlere ivedilikle şu kitabı tavsiye erdim: ‘’Hz. Muhammed’in Açıkladığı Allah’’. Hem bir kitabı eline alarak, kah oturarak, kah yatakta ve kah altını çizerek okumanın zevkine ereceksiniz, hem de adeta çarpılacaksınız..! 3-5 yıl evvel bana öyle olmuştu zira. Üstelik kafamın altının üstüne, solunun sağına gelmesi gibi adeta şaşkınlığıyla, İlahiyat Fakültesinden yeni mezun bir komşumun kızına hemen götürmüştüm. ‘Şu kitabı bir okur musun’ diyerek. Hiç abartmadan anlatıyorum, buna inanın… Ertesi sabah en erken saatte kızcağız kapıma gelmiş ve şöyle demişti: ‘Ablaaa, sabaha kadar okudum, elimden hiç bırakmadan. Kitabın içindeki ayetler ve hadisler hepsi de %100 orijinal. Ama ben hiç böyle yorum okumamıştım. Kendimden korktum!(bu cümlesini hele hiç unutmuyorum). O şaşkınlığını paylaşırken, ben rahat bir nefes almıştım. ‘Ohh be’, diyerek. Hiç değilse kafamın allak bullak olması normalmiş:))Tek farkla ben korkmamıştım. Belki de İlahiyatçı bakışı ve gençliğiyle kızcağızın tepkisi bu olmuştu, kim bilebilir? Velhasıl o gün bugün Üstad’ı takip etmeye çalışır, beğenerek okur, dinler ve izlerim.

0 0
Mikrodan Makroya yapılan yolculuk -

Bir yerde: ‘’Ahmet, Mehmet, Hasan, Hüseyin gibi ALLAH lafını kullanıyorsun; kullanamazsın!….. Böylesine bir AZAMET!’’ diyor Üstad A. HULUSİ… Hakikaten de galaksilere doğru yolculuk yaptığımızda şaşırmamak elde değil. Bize dünyanın yuvarlak olduğunu derslerde, geminin gelişinden vs. anlatırlardı…Oooo günümüzde, artık kendi aile fotoğraflarımız gibi, dünyanın, güneşin, galaksilerin fotoğraflarıyla büyüyor yeni nesiller... İnşallah bu nimetin farkındalardır, diye umuyorum. Hatta mikro kosmozdan, makroya yapılan yolculuklar var internet ortamında. Tıklamayan dostlara mutlaka tavsiye ederim. Ben bayılıyorum bu tıklamalara. Sanki, kendimce ZAMANDA YOLCULUK YAPIYORUM! Ve Üstad bu Uzay bilgimizle Allah’ın AHAD ve SAMED oluşunu anlatıyor bazı kaset ve videolarında. Bana da en anlaşılır, anlatımlar bunlar gelmiştir. Gerçekten de bu algılamaya hafsalalarımızın yetemeyeceği, algılarımızın stop edeceği büyüklük- sınırsızlık içine, büyüklüğünü kendimize kıyasla biçimlendireceğimiz bir tanrı yerleştirebilir miyiz?

0 1
Allah kelimesine dikkat etmek gerekiyor -

Sanki sohbetin bir yerinde Üstad’ın tatlı bir isyanı var. Yani ilmi bakış açısıyla düşünüldüğünde bu sitemi. Diyor ki; ‘’Allah’’ kelimesini bile ulu orta, yerli yersiz kullanıyoruz. Ve ‘Sevgili Peygamberim’ derken de öyle; anlamını idrak etmeden! Aslında önce şaşırsam da, akabinde yaptığı açıklamalar ve biraz da kendim düşündüğüm de hak verdim. Örneğin bazı insanlar olaylar kendi lehinde geliştiklerinde hemen ‘Allah’ın sevdiği kulmuşum ‘ derler. Keza, hoşlanmadıkları kişilerin başına kötü bir şey geldiklerinde ‘ Bak Allah belasını verdi ‘ derler. Gene siz onlara mantıklı bir öneri ya da tavsiye yaptığınız da, hemen ‘ Allah korusun ‘ derler.. Derler de derler. Hele de ‘ Allah’a aşığım ‘ diyenler! Daha bu dediklerinin ne manaya geldiğini bile bilmezler. Zaten en büyük şahit cümlemiz de şu değil midir: ‘Yukarda Allah var, vallahi…’’. Şimdi gel de hak verme. Tabi ben de, bu konuda çok masum sayılmam. Ama çok suçlu da sayılmam:)) Görünen o ki daha bir dikkat etmek lazım

0 1
Niyete göre; orijinal olan bozulabilir mi... -

Allah kelimesinin Tanrı ile eş anlama gelmediğini ben 28 yaşımda öğrendim anca. Tabi ki, Üstad'ın kitabı sayesinde. Oysa tüm ilk-orta ve lise hayatım boyunca din dersim hep pekiyi ve 10 idi... Yani bize böyle öğretildi. Üstelik sırf ders anlamında değil, özel kişiliğim alanında da bir İslam ve Rasulallah(sav) aşığıydım, kendime göre...Bu bakımdan Sayın Ceceli adına hem sevindim, hem gıpta ettim; 'Ben hiç tanrı kelimesini kullanmadım' deyişine... Sanmayın bu konuya herkes A.H. okuyanlar gibi dikkat kesiliyor! Ne gezer! Bakın 50. yılı dolan ve ilk olarak bu konuyla dikkat çeken Üstad'ın ve bu konuya dikkat çeken bazı sufi yazarların(bu blog yazılarında da bulabilirsiniz: AFY’ye ait)tüm çabalarına rağmen; Nuh deniyor peygamber denmiyor. Eeee (canları sağ olsun) önünde Prof. yazan sevgili 'İLAH'iyatçılarımızın inatla: ''Canım ne fark eder, boşuna kafanızı karıştırmayın. İkisi de aynı manaya gelir.. Hem mühim olan niyettir'' vs. açıklamaları yok mu?! İnanın beni can evimden vuruyorlar. Bırakın bu açıklamalarıyla faydalı olmalarını, bu hususa dikkat kesilenleri de vazgeçiriyorlar... O halde sormalı: acaba, namaz niyetine yürüsem, ya da kültür fizik yapsam- amuda kalksam hatta-, ya da onlara adlarıyla değil, başka isimlerle seslensem, ya da.. ya da... Olur muymuş! ? Hani mühim olan niyetti... Evet elbette ki NİYET DE MÜHİM; AMA SAPLA SAMAN KARIŞTIRILMADAN...

0 1
YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.