MUTLULUK İÇİMİZDE

DİN
0,0
25.05.2014 12:12:32
A+ A-

Hep başka yerlerde aradık. hep ne ile mutlu olabiliriz diye düşündük, peşinde koşup durduğumuz isteklerimiz, arzularımız bizi mutluluğa mı kavuşturacak ?

Peki ya içinde bulunduğumuz nimetlerin mutluluğunu duymayacak şükretmeyecek miyiz? Öyle büyük değerlere sahibiz ki hep alıştığımız için önemini, görmezden geldiğimiz çok büyük mutluluklarımız var ve biz buna layık görülmüşüz. Biz bu nimetlerin şükrünü eda etmez, heyecanımızı muhafaza etmez isek, hiç farkına varmadan kayar gider zenginliğimiz parmaklarımızın arasından.  Kur'an gibi mukaddes bir kitabı hayatımıza hayat yapmalıyız heyecanını duymalıyız, kendimizden bir parça olduğunu hissetmeliyiz, hiç yüzüne bakmadığımız gün bile alıp koklayıp yerine koymalıyız.

Kur'an bir derya bir deniz ve hayatımızdan kesitler bulacağımız bir yaşam kitabı, duygu ve düşüncelerimizin cevabını bulduğu ilahi bir nefes ve hayat kaynağı.

Perişanlığımız ve hayatımızın zikzakları hep dünyayı ve dünyanın içindeki değerleri kavrayamadığımızdan kaynaklanıyor.

Can deyip, canan deyip, hayatımızı Kur'an ile barışık yaşamalıyız.

SIRLAR YUMAĞI

Yaratılış itibari ile yokluktan varlık alemine çok ince hesaplardan, mükemmel bir tezgahtan geçerek ulaştık. Yaratılış serüveni, baş döndürücü ve hesapları alt üst edici mükemmeli, bir sırlı serüveni, yolculuğu içermekte.

Ruh olgusunu bilmediğimiz için fikir yürütmekten kaçınıyoruz, ama ele avuca gelmeyen hesabı yapılamayan serüvenli yolculuğa ruh'un eşlik ettiği hissi ağırlık kazanıyor. Ruh her bir varlıkta değişiklik gösteriyor, insanın ruhu, hayvanın ruhu, kainatın ruhu, böceğin ruhu.

Hisseden ruh, sevinen, hüzünlenen, bize duygusal anlar yaşamamızı sağlayan ruhtur.

Allah ile irtibatımızı ruh sağlar, ruh maddeye hükmediyor. Maddeyi inceliyor, teşhis ediyor, hastalığa göre ilaç alıyoruz. Doktorlar her bir organ üzerinde çalışıp hücre bilgisine ulaşıp tedavi yöntemleri geliştirebiliyor, hatta organ nakli yapabiliyorlar, fakat ruh öyle değil göremediğimiz için hiçbir şekilde bir kalıba koyamıyoruz, tutamıyoruz ruhumuzu, bedenimizi eğitmekle eğitiyoruz, fakat ruhumuza yüzde yüz hükmedemiyoruz.

MERKEZDEN BAKIŞ

Allah bütün olaylar ve hadiselere merkezden bakar tek taraflı yanlı bakmaz alemşümul değerlendirir.

Ol dediğinde her şey oluverir, Amenna ve sadakta olaylar hep birbirine bağlı olarak gelişmekte ve bir olay bir ol demesi, hemen hemen her şeyi etkiler, dünya küçük bir köy haline geldiği şu dünyamızda insanlar üzerine o kadar çok plan ve proje çizenler var ki, hangi birine bakalım, ama Allah insanların kalbine bakıyor ve bütün plan yapıcıların planlarını kendi planına doğru yönlendiriyor. Kim ne plan yaparsa yapsın ister sağcı ister solcu hepsinin samimiyetine bakar ve plan ve istekleri ölçüsünde mühlet verir.

Sonunda herkese hak ettiği mevkiye ulaşma fırsatı verir ve sonunda Allah'ın planına gelir dayanırlar. İmanı olan Amenna der, imanı olmayan vay be der. Dünyanın bir sahibinin olduğunu anlar ama küfrü ona iman etme yolunu kapadığı için küfreder ve küfründe boğulur.

Allah'ın dünyada yaptığı icraatlara bakarak O'nun mükemmeliyetçiliğini her an gözlemleyebiliriz ve hikmetlerini kavrayabiliriz.

 



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.