Namaz (salât) gerçeği...

Namaz (salât) gerçeği... DİN
4,7
23.10.2013 14:33:32
A+ A-

Namaz.

Kuran'da ifade ediliş şekliyle 'salât'.

Resûlullah'ın 'gözünün nuru'.

Farkında mısınız bilmiyorum ama namaz (salât) olayı yaşadığımız 'altın çağ' vesilesi ile yeni bir boyut kazandı. Esasında buna yeni bir boyut kazandı demek ne kadar doğru bilemiyorum. Sanırım doğru tabir şu olacak: Âdet dinine uyarak kıldığımız namaz terk edilip Resûlullah'ın bize bildirdiği salât gerçeği anlaşılmaya ve yaşanmaya başlandı, kimi çevrelerde.

Artık Kıyam'ın, Rükû'nun, Secde'nin sadece egzersiz yaparmışçasına belli hareketleri ve kelimeleri tekrar etmek değil, anlamını idrak edip yaşamak olduğu açıkça görülüyor.

Anlamını idrak edip yaşamak nasıl olur?

Dilerseniz bu yazıda bu sorunun cevabını arayalım.

 

Malûmunuz, yukarıda da işaret ettiğim gibi Resûlullah'ın üzerinde en çok durduğu konuların başında 'salât' gelmektedir.

'Namaz (salât) dinin direğidir' diyor muhteşem insan.

Çadırlarda ortadaki direk olmazsa çadır olmaz, direk olmadan çadır yapılamaz. Yani çadırdan bahsetmemiz için çadırı ayakta tutan direk şarttır. Öyle sanıyorum ki yukarıdaki hadis bu misal ile anlatılabilir. Yani din denilen olgunun yaşanabilmesi için 'salât' olmazsa olmazdır. Tıpkı çadır denilen yapının ayakta kalabilmesi için direğin şart olduğu gibi.

Salât'ı dinin direği yapan şey nedir? Neden salât olmazsa din olmaz?

'Namaz (salât) dinin direğidir' aynı zamanda 'namaz (salât) müminin miracıdır'.

Dikkat ediniz; salât müminin miracıdır. Yani, mümin miracını yaşayabilmesi için salât etmesi gerekmektedir. Miraç edemiyorsak salâtı yaşamadığımız ve bu bir bakıma da gerçek manada mümin olmadığımız anlamına gelebilir. ( 'Ey iman edenler 'B' sırrı ile iman edin' ayetini hatırlayalım. Bu ayet manasınca; ancak 'B' sırrına erenlere mümin denilebilir. 'B' sırrınca imanın ne olduğu hakkında bir fikrimiz yoksa fakat iman ettiğimizi düşünüyorsak 'onların ekserisi şirk koşarak iman ederler' ayetinin muhatabıyız demektir.).

Konunun ciddiyetinin farkında mıyız?

Namaz egzersiz yapmak için değil, hakikatine urûc etmek için vardır. Ve bu urûc sadece günde belirli vakitlerde değil her an olmalıdır. Amaç jimnastik yapmak değil, hakikati idrak etmek ve bu idrakin gereğince yaşamak olmalıdır.

Eğer hakikatimizi yaşayamıyorsak namazı (salât) kılamıyoruz demektir, bu itibarla dinimizin direği yoktur, dolayısıyla dinimiz yoktur demektir. İstersek 24 saatimizi rükû ve secde hareketlerini yaparak geçirelim, adına da namaz (salât) diyelim. Namaz (salât)  belli kelime kalıplarının veya hareketlerinin tekrar edilmesi değildir. Namaz(salât) kulluğun farkına varıp 'Allah var, gayrı yok' diyebilmektir.

Bu noktadan hareketle 'Fatihasız namaz (salât) olmaz' hadisini hatırlayıp düşünelim...

Fatiha ne anlama geliyor, isterseniz bir de ona bakalım:

Bismillâhir rahmânir rahîm. ("B" işareti kapsamı itibarıyla) Esmâ'sıyla varlığımı yaratan ismi Allâh olanın Rahmaniyeti ve Rahıymiyeti ile. Yani hakiki manada var olan Allah ismi ile işaret edilenin indindeki bilgi ve o bilginin açığa çıkması dolayısı ile. (Bir anlamda: Benliğimin olmadığının kabulü, var olanın dilemesi ile). (Ayet; siz dileyemezsiniz, dileyen Allah'tır). (Hayatımız boyunca bir kere bile 'Bismillâhir rahmânir rahîm' diyebildik mi acaba? Hayatımız boyunca bir kere bile namaza gerçekten başlayabildik mi acaba?)

El hamdu lillâhi rabbil âlemîn. "Hamd" (Esmâ'sıyla yarattığı âlemleri her an dilediğince değerlendirmek), âlemlerin Rabbi olan Allâh'a aittir. . . Yani sen senliğinle hamd edemezsin, hamdi yalnızca Allah yapar ('Kaldır kendini aradan ortaya çıksın yaradan' sözünü hatırlayın). Bunu fark et ve her an bunu yaşa.

Er rahmânir rahîm. Rahmandır, Rahiymdir. Her oluşun orijini, sebebi ve açığa çıkaranıdır.

Mâliki yevmid dîn. Din gününün sahibidir. Din günü ise her gün ve hatta her andır. Sadece ölüm ötesi veya mahşer günü değil. Allah'tan ayrı bir an düşünebilir miyiz ki?

İyyâke na'budu. Yalnız sana kulluk ederiz. (Dikkat edin yalnız sana kulluk ederim değil, yalnız sana kulluk ederiz. Yani her birim her an kulluğu yaşamaktadır, farkında olsa da olmasa da.).

ve iyyâke nestaîn. Ve bunun farkındalığına ermek için yalnız senden yardım dileriz. (Kulluğumuzun farkına ermek için yardımcımız yalnız sensin.)

İhdinas sırâtel mustakîm. Bizi sırat-ı müstakime hidayet et. Yani bizi hakikate erdiren yola sevk et ve bizde hadi ismini açığa çıkar.

Sırâtallezîne en'amte aleyhim. Ki o, in'amda bulunduklarının (nefslerinin hakikati olan Allâh Esmâ'sına iman edip, ondaki kuvvelerin farkındalığını yaşayanların) yoluna.

gayril magdûbi aleyhim ve lâd dâllîn. Gazabına uğrayanların (âlemlerin ve nefsinin hakikatini göremeyip benlikleriyle kayıtlananların) Ve (Hakikatten - Vahid-ül AHAD üs Samed olan Allâh ismiyle işaret edilen, anlayışından) saparak şirk koşanların yoluna değil.

.

Fatiha suresinin anlamı öğrendiğimiz kadarı ile böyle.

Fatiha'yı biraz da olsa anlayabildiysek Fatihasız namaz (salât)  olmaz demek, Hamd edeni fark edip kulluğunu idrak etmek demektir. Vehim ve zan yolu ile oluşmuş fakat reelde hiç var olmamış BEN'liğimizin yokluğunu yaşamak demektir. Allah'tan ayrı, O'nun gayrı olmadığımızı yaşadığımız her an namazdayız (salât)  demektir, anladığım kadarıyla.

Bu itibarla 'namaz (salât) müminin miracıdır' demek yine aynı paralelde zanni benliğinin olmadığını fark edip bunun gereğince yaşayıp hakikate ulaşmak (urûc) demektir. İşte bunun için namaz (salât)olmazsa olmazdır. İşte bu sebeple namaz(salât) dinin direğidir.

Gerçek manada müminden bahsedebilmemiz için namaz (salât) olayının günün belirli vakitlerinde değil her an yaşanıyor olması gerekir. Bakınız Kuran ne diyor:

 

70 / MEÂRİC ? 23: Ellezîne hum alâ salâtihim dâimûn(dâimûne). ( Onlar ki sürekli salâttadırlar (sürekli Allâh'a yönelişlerini muhafaza ederler)! )

23 / MU'MİNÛN ? 9: Vellezîne hum alâ salavâtihim yuhâfızûn. ( Yine onlar ki salâtlarını muhafaza ederler (Allâh'a yönelişleri - müşahedeleri süreklidir). )

 

Benliğimizi terk edip her işin ve oluşun failinin Allah olduğu, görünen görünmeyen her şeyin O'nun esmasından var olduğu gerçeğini yaşıyorsak daima salâttayız demektir. Her an salâttaysak yine her an Fatiha'yı okuyoruz yani yaşıyoruz demektir. Çünkü salât kılınmaz, yaşanır. Fatiha okunmaz, yaşanır.

 

Yazımı salât ile ilgili bazı ayetleri ekleyerek bitiriyorum.

 

20 / TÂHÂ ? 14: "Kesinlikle Ben, evet Ben Allâh'ım! Tanrı yok, sadece BEN! Bana (Esmâ özelliklerimi açığa çıkarma işlevinle) kulluk et! Beni hatırlaman için salâtı yaşa!"

6 / EN'ÂM ? 92: . . . Geleceklerindeki sonsuz yaşam süreçlerine iman edenler, O bilgiye de iman ederler. . . Onlar salâtlarına (namazlarına) devam ederler.

74 / MUDDESSİR

42- "Sizi Sakar'a (dev alevli kuşatan ateşe) sokan nedir?"

43- Dediler ki: "Musallîn'den (bilfiil salâtı yaşayanlardan) değildik!"

 

Bütün bunları öğrendikten sonra bize yapmamız gereken şeyin ne olduğu Kuran'ın son ayetlerinden biri olan Kevser Sûresinde tavsiye ediliyor:

108 / KEVSER ? 2: Fe salli li rabbike venhar. O hâlde Rabbin için salâtı yaşa ve kurbanı (benlik) kes!

 

Dileğim daimi salâtı yaşayıp benlik kurbanını kesebilenlerden olmamızdır.

 

Sürç lisan ettiysem affımı talep ediyorum.

Saygıyla.

 

 

Not -1- : Bu yazıyı yazarken fikirlerinden faydalandığım değerli ilim insanı, yazar, düşünür, sevenlerinin kendisine üstad diye seslendiği Ahmed Hulûsi'ye teşekkürü bir borç bilirim. Umarım onu yanlış anlamamışımdır. Ayrıca; yazdıklarım onu bağlamaz, yazdıklarımın sorumlusu benim.

Not -2-: Sakın ola ki yazdıklarımdan fiilen kılınan vakit namazlarına karşı olduğum manası çıkmasın. Fiilen kılınan namazın çok faydasının olduğu, hatta toplu kılınan vakit namazlarının yarattığı sinerjinin tetikleme yolu ile bireysel olarak kılınan namazlardan kat be kat daha güçlü bir yönelişe yol açtığı bilinmektedir. Sanırım bu yüzden 'diğer günlerde cemaatle namaz kılamıyorsanız bile hiç olmazsa Cuma günleri işinizi bırakın topluca salâta yönelin' uyarısı mevcuttur.

Not -3- : Bu ilmin alimleri varken bana söz düşmezdi belki ama masumane yazımın sebebi sadece 'paylaşılmayan ilim ilim değildir' tavsiyesine uymaktır. Değerli büyüklerimden eksik ve kusurlarım için tekrar affımı talep ediyorum, saygılarımı sunuyorum.



YORUMLAR

sonrasını okumadım yorumu ilgimi çekti.. -

Bu arada, yorumlara baktım; özellikle ''Muhteşem İnsan ''dan sonrasının okumadım diye bir yorum gördüm! Sırf bu kelimeyi aramak için yazıyı taradım. Evet, bir Hadis-i Şerifin yanında geçiyor. Yalnız ben anlamadım??? Ne var bu ifade de; bir çok insandan hem duydum hem de çok kullanılan bir ifade. Gelmiş geçmiş en muhteşem İnsan: Hz. Muhammed(sav) değil mi..Belki de yazan arkadaş; muhakkak samimiyetiyle, başka bir şey mi kastetti diye düşünmekteyim. Elbette art niyetiyle vs. yazmış değildir. Hatta belki de hassasiyetinden yazmış da olabilir. Herkese saygılarımla..

0 0
Namaz en önemli ibadettir. -

Zaten notlar bölümünde yazdığınız Üstad Ahmed Hulusi'yi ben de takip etmeye çalışıyorum. Bu bağlamda, çok güzel bilgileri söze dökebilmişsiniz. İbadet çalışmalarının en önemlisi namazdır. Ve bence de en zor yapılanı gene odur. Çünkü iş hayatı ve koşturma içinde bir türlü fırsat bulunmaz. Ama bu bakış açısıyla, hiç değilse, elimizden geldiğini, uygun zaman yakaladığımızı kılmalı, kılamıyorsak da, hiç değilse, başka şekilde dini bilgilere vs. uzak kalmayarak olayı yakalamalıyızı anlıyorum. Yazı için teşekkürler.

0 0
okumadım -

"Muhteşem İnsan" ifadesinden sonrasını okumadım...

0 0
Namaz ve mirac -

''Namaz müminin Mirac'ıdır'' Hadis-i Şerif'ini insana düşündürten bir yazı olmuş. Böyle namaz idrak edilse, ne savaşlar kalır, ne de kötülükler! İslam'ın da nasıl mükemmel olduğu anlaşılır. Artık şekile değil, öze bakma zamanı sizce de gelmedi mi...Namazımız, mirac ola.ve şekilden münezzeh ola..

0 1
Komşumun namazı! -

Maşallah demek istedim, sizden yaşça da büyüğüm sanırım. Hem önemli bir konuyu ele almışsınız. Hem de edeble bitirmişsiniz. Aslında son 3 maddeyi normalde düşünmek lazım, ama insanlar önyargı yapabiliyorlar. Aslında sadece robot gibi, ruhsuz- ilimsiz- bilgisiz namaz kılmamalı.bir komşum var, tamamen böyle- şekille kılan. Ve eşi de sürekli şikayet eder. Hatta bir keresinde bana, beni namaz kılmaktan soğuttu demişti.Üstelik samimiydi ve şaka da yapmıyordu... Ben yazıyı okurken ne kadar da haklısınız demek istedim. İşte bu komşu örneği gibi kılanlarla dolu ortalık. Ne diyelim herkeste bir türlü velhasıl:))))

0 2
YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.