Neden inanıyorum?

DİN
0,0
17.05.2013 11:36:27
A+ A-

 

Kalpsiz dünyanın kalbidir inanmak Allah'a. Her türlü kötülüğü gören, seni bu kötülüklere karşı gözeten, seni hep dinleyen ve hatta kendisiyle konuşmanı dileyen,  senin iyiliğin için kurallar koyan, bu kurallara kendin için uymayınca; sana ?yine senin için- küçük ikazlarda bulanan, evreni çekip çeviren, insana kendi halifeliği gibi  Yüce bir makama bağlayan, seni hep seven, senden tarafından sevilmek istenen bir Rab! Tek dileği bilinmek,,, tarafımızdan. Tüm yolların kendisine çıktığı. Tüm kapalı kapıların kilidi. Her şeye bir vakit biçen. Sonsuzluğun ve her şeyin sahibi. Böylelikle insanı sahip olma zulmetinden kurtarıp hafifleten. Koruyup esirgeyen. Bir Allah! Benim Rabbim bu kadar güzel olan İslam'ın Rabbi olduğu için O'na inanıyorum. Korumam gereken en değerli şeyim de bu inancı8mdır diye düşünüyorum. Çünkü hayatta bazı şeyler bel kemiğidir ve olmazsa olmaz olup daha bir çok şeyi de içinde barındıran asıldır.

İnanmamın başka bir sebebi de "insan" mefhumuna bakışım sebebiyledir. İnsanın salt güçlü, her şeye gücü yeten, her şeyi tek başına dönüştürme gücüne sahip bir varlık olmadığını düşünüyorum. Bunun yanında her olayda edilgen olan, salt zayıf ve çaresiz, kendi başına hiç bir şey yapamayan bir varlık olduğunu da düşünmüyorum. İnsan denen son derece garip, nev-i şahsına münhasır varlık anlatmaya çalıştığım bu iki durumu içinde barındırıyor. Bir kadere gidiyoruz. Bunu değiştirmek için bir şey yapamayız fakat nasıl gideceğimizi belirleyen bizizdir.  Bazen kendi seçtiğimiz kader yerine Allah'ın bizim için tayin ettiği kadere varır yolun sonu. Çünkü biz istemesek de o yol daha hayırlıdır. Ya bizim için ve yahut evren ve içindekiler için.

İnanmak fani ve güven vermeyen her türlü kaygan zemine karşı bir zırhtır. Bu da geçici dünya ve içindekilerdir. Onlara sevgi duymak ve onlar için bir şeyler yapmak konusunda olumlu bir duruş sergilemekle beraber Allah'ın çizdiği yasalar çerçevesinde bir adım uzak durmak neticesinde güven ve huzurun beni bulduğunu itiraf etmeliyim. Pragmatist miyim? Bırakın olayım. Ben insanım ve taşıyamayacağım yükler yüklemek bana işkenceden başak bir şey olmaz . Kendimi hoş görüyorum.

İnanmak bana anlam ve sebep veriyor. Dinimi okudukça öğrendikçe hayat daha anlamlı oluyor. Çünkü din dediğimiz şey bir sistem ve her türlü olay ve durum karşısında bir cevabı var. İslam da diğer dinler gibi düşünene de kucak açıyor, gelenekçi toplumun din algısı ise günah-sevap ilişkisi içerisinde sığ bir şekilde çözümsüz kalıyor. Belki de bazen başkalarını dinden soğutuyor. Ama benim inancımda her türlü cevap bulunabiliyor. Çünkü soru sormak günah değil. Bana göre düşünmemek günahtır.

Her türlü semavi din veya felsefi inanç sistemi gibi bir şeye inanmak insana ahlak veriyor. Bunun neticesinde daha sabırlı ve hoş görülü ve tahammüllü olabiliyor insan. "Toplumda yaşamak" eylemini hakkıyla gerçekleştirebiliyor birey. Dinini yaşarken hakkını verenler için söylüyorum bunu. Sadece bir parça örtü ile işi bitirenler benim gibi düşünenler ile uçurumlarını arttırıyorlar sadece. Onlarla olan bu. Ben de bu sistem içerisinde temizleniyor, arınıyor ve güçleniyorum. Bir inanan olarak. Hem de okyanusların, ummanların, dağların taşıyamadığı emaneti taşıyan, cahil ve cesur bir varlık: insan olarak. Hem de inananların kalbine sığmışken o İlah! Yarattığı her şey kendi güzel olduğu için güzel olan.

Bunlarla biter mi hiç neden inandığım. Öyle çok sebep var ki. Mesela bu dünyada yaşamak ve daha sonra ölüp gitmek bana çok anlamsız ve boş geldiği ve böyle bir durumun olamayacağını, evrendeki müthiş düzenin arkasındaki el hatırlatmış olabilir bana. Ben sonsuzluğu istiyorum. Ölümsüzlüğü. Hiç bitmeyecek bir yanım olmalı benim. Sanat eseri bırakmak da bunu karşılar mı dediniz? O da bir illüzyon. Çünkü bu dünya da bitecek bir gün. Yaşadığımız dünyanın sonu gelecek. Ama Allah'ın koyduğu kuralara göre Salih amel bizi temiz bir boyuta taşıyabilir. Mümkün değil mi? Neden olmasın?

Varacağım nihai bir hedef var. O da Rabbim'e kavuşmak. Sevginin kaynağına. Celal'inden Cemal'ine sığınıp intikam alıcı olmasından ve alacağı intikamların şiddetinden korktuğum Rabbim'e kavuşmak. Her şeyi kendisinde var eden ve bana hiçliği öğütleyen Rab.  Yolum uzun. Yolum benden ibaret. Bana, benle, benden.

Ayrıca inancımın doğru olduğunu düşünüp kıymetli bir şeye sahip olduğumun bilinci ile değerlerime değer katıyorum. Zaten insan olarak son derece değerli bir varlıkken, inanarak kendimi daha değerli kılıyorum. Çünkü korumam gereken değerli bir inanca sahibim. Bunun için de mücadele ediyorum bazen. Herkes gibi. Belki bu yazı da bir savunu olarak vücut bulmuştur. Bende ne var ne yok bakmak adına belki de. En nihayetinde beni mutlu eden, çözümsüzlükten alıkoyan ve bana her türlü onarım imkanı sunan Allah'a sadece bana inanç denen okyanusu verdiği için hamd ile şükür edip nokta kadar hiçleşiyorum.



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.