Noel ve Noel Baba üzerine iki önemli yazı

DİN
1,0
26.12.2014 20:09:35
A+ A-

                                                                                  26.12.2014
NOEL VE NOEL BABA ÜZERİNE İKİ ÖNEMLİ YAZI
İsmail Özcan: Eğitimci
Bilindiği gibi Hz. İsa’nın doğduğu tarih sayılan “1 Ocak”, bütün Hıristiyan ülkelerde yılbaşı olarak kabul edilmekte ve bu başlangıca “Noel”  adı verilmektedir. Müslüman ülkelerde ise “1 Ocak”a, doğuma bağlı, doğumla ilgili bir başlangıç olmasından dolayı “Miladi yılbaşı”, devamına da “Miladi yıl” denmektedir. Kabulünden bu yana Miladi yıl Türkiye’de kavgasız, çekişsiz yürüyor; üzerinde bir ayrışma, tartışma bulunmuyor. Hemen hemen toplumun bütünü tarafından içselleştirilmiş durumda. Ama “Noel”le başlayan yeni yılı karşılama, eski yılı uğurlama amaçlı eğlence, tören ve etkinlikler başından beri ilericili-gericilik, çağdaşlık-tutuculuk ekseninde ayrışmalara, kutuplaşmalara neden oluyor. Toplumun kentli, laik, çağdaş olarak tanımlanan önemli bir kesimi, Batılılar gibi hatta zaman zaman onları bile aşan yılbaşı kutlamaları yaparken dindar çevreler ve geniş halk kesimleri bu anlamda çabalardan uzak duruyor. Daha da önemlisi dindar ve muhafazakâr çevreler bazı yılbaşı etkinliklerine itirazlar yöneltiyorlar. Bu çevreler, yılbaşı kutlamaları için tercih edilen törenleri ve aktiviteleri, Hz. İsa gibi bir peygamberin saygınlığı ile bağdaştıramıyor. Çünkü bu törenler ve aktiviteler, yılbaşı dolayısıyla içine girilen bu psikoloji; yeni bir yılı idrak etmek sebebiyle gülmek, eğlenmek; güzel temennilerde bulunmak; hediye alıp vermek gibi masum duygu ve davranışları çok aşıyor. Ölçüsüz ve sınırsız alkol tüketildiği; kumarın zirve yaptığı; bunlara bağlı, bunların sonucu olarak kavga, yaralama, öldürme gibi olumsuzlukların tavan yaptığı bir zamanı simgeliyor.
Yılbaşı şenlikleri, kutlamaları dolayısıyla yaşanan bu olumsuzlukları eleştirmek, her zaman olduğu gibi “gericilik”le, “çağ dışılık”la yaftalanmayı göze almayı gerektiriyor. Bu konuda eleştirel mahiyette ne söylense bir kesim rahatsız oluyor. Bu nedenle kendimiz aradan çekilelim; sözü tanınmış iki Türk aydınına bırakalım. Bunlardan biri yazar ve devlet adamı Hasan Ali Yücel; diğeri şair, yazar, öğretmen Arif Nihat Asya’dır.
Hasan Ali Yücel’in Noel ve Yılbaşı, Arif Nihat Asya’nın Noel Baba isimli bu yazıları, yılbaşı konusunda bilinmesi ve söylenmesi gereken birçok şeyi içeriyor. Hasan Ali Yücel’in yazısı, “Pazartesi Konuşmaları” adlı kitabında; Arif Nihat Asya’nın yazısı ise Sakin Öner’in hazırladığı “Arif Nihat Asya” adlı biyografik incelemede yer alıyor. Bu yazılardan “Noel ve Yılbaşı” 1940’larda, “Noel Baba” 1960’larda yayımlanmıştır. Aktüalitesini ve tazeliğini bugün bile koruyan bu iki yazıyı okuyucularımızın dikkatine sunuyoruz.
Noel ve Yılbaşı

Hemen bütün dünyanın kullandığı milâdî tarih, bundan birkaç yıl önce, tamamıyla pratik hayat bakımından kabul edildikten sonra, kânunusaninin (Ocak ayının) biri, hafızalarımızda iz tutan bir gün olmaya başladı. Şehirlerimizde birçok aileler, yeni yılı kutlamak için evlerde, dışarıda güzel toplanmalar yapıyorlar. Yiyerek, içerek, gülerek, eğlenerek hayatlarının bir senesini bitirip yeni yıla giriyorlar.

Bu eğlencelerin ne Hazreti İsa ile, onun doğuşu ile, ne de Noel baba ile hiçbir alâka ve münasebeti yoktur. Bunlar, sadece yeni yıla neşeli girme arzusuyla ve eski yılın aynı şekilde geçirilmesi dolayısıyla yapılmış birer eğlenceden başka bir şey değildir. Yılbaşının Türkün layık ruhunda kendi geçirdiği bir yılın geçireceği bir yıla girişinden başka hiçbir manası olamaz.

Gazetelerde bazı müesseselerimizin yaptıkları çocuk müsamerelerinde Noel babayı, başında kürklü külahı, sırtında gocuğu, elinde değneğiyle temsil ettiklerini gördüm. Bizim an'anelerimizde Noel baba diye bir şahsiyet bilmiyorum. En eski bir tarihin sahibi olmakla beraber, Türkün her yılı, bir evvelkinden daha genç olarak Türk yavrusunun hayaline girmelidir. Kamburu çıkmış, soğuktan donmamak için deriden elbiseler giymiş, süpürge sakallı semboller bizde yoktur. Bizim Ay dedemiz ne kadar güler yüzlüdür; neşesinden yanakları elma gibi tortop olmuş, onun kadar taze ve canlıdır. Biz böyle tanıdık çehreler isteriz ve çocuklarımızın böyle güler yüzler görmeye alıştırılmasını bekleriz.

Esasen Avrupalılar, Hıristiyanların peygamberi olan Hazreti İsa'nın doğumunu, doğduğundan dört asır sonra kutlamaya başladıkları zaman, mahiyeti tamamıyla dinî olan bu törene kendi an'anelerini sokmaktan geri durmamışlardır. Noel babanın giyinişi, soğuk ülkelerin, karlı buzlu diyarların hatırasını taşır. Hıristiyanlığın çıktığı yerlerde kürke ihtiyaç olabilir miydi? Eğer dediğimiz gibi, putperest an'aneler bu işe karışmasaydı, Noel ağacı, zeytinden olmalı idi. Noel baba ve onun telli pullu ağacı, bir cenuplu (güneyli) hayalinin mahsulü değildir, ancak bir şimallinin (kuzeylinin) yarattığı sembol olabilir.

Hâlbuki Türk muhayyilesi (hayal gücü) böyle şeylere alışık değildir Türk gerçekçidir. Hayallerinde bile hakikat gizlenir. Uydurma şeylere inanma alışkanlığı onda yoktur. Her şeyi olduğu gibi görür ve öyle görmek ister. Onun bu alışkanlığını bozacak her şey yanlıştır, fenadır. Türk çocuğuna şeker, oyuncak ve yemiş getiren, Noel baba değil, kendi öz babasıdır. Onun doğru bildiği şeyi yanlış öğretmeye kalkamayız.

Noel Baba

-Yılbaşı neyimiz olur?  diye soruyorum. Fakat

-29 Ekimimiz midir, 30 Ağustosumuz mudur, Şeker Bayramımız mı, Kandilimiz mi, Kurban Bayramımız mı? diye sual açmak da yersiz olmazdı.

Biz Muharremlerle, Martlarla başlayan yıllar da biliriz... ki, hiçbiri böyle şımarıklıkla, böyle ayyaşlıkla, böyle kumarbazlıkla açılmazdı. Hepsi efendi yıllardı.

 Memleketimize, herhalde, Beyoğlu’ndan giren, Haliç’i atlayarak Fatihlere, Aksaraylara, sonra Rumeliye ve Boğazı aşarak önce Kadıköylere, Modalara ve sonra Üsküdarlara ve oradan Anadolu’ya geçen bu bunak neyimiz olur: Babamız mı, dedemiz mi,  amcamız mı, yoksa Avrupalılıktan pirimiz mi?

İstanbul’un Tepebaşı’ndan Adana’nın Tepebağı’na kadar her yeri bilen, her yere uğrayan bu moruk kimdir, necidir?

Bir resmine bakarsanız Havarilere, öteki resmine bakarsanız Rasputin’e benzeyen bu iskambil papazı, aramızda nenin nesidir... Bunu hiç merak ettiniz mi?

Siz bırakın da ben söyliyeyim onun kim olduğunu: O Haçlı Seferlerinden kalma bir kılınç artığıdır. O zaman silahla giremediği yerlere, şimdi beyaz sakalıyla saygılar ve sevgiler toplayarak girebiliyor.

O evimize girerken eşeğini kapımızın halkasına bağlayan bir Piyer Lermit’tir... Kardeşlerini Mukaddes savaşa hazırlamaktan geliyor.

O, adıyla sanıyla bir misyonerdir ki, şu memlekette ocağına incir dikildikten sonra, kılığını değiştirmiş... ve bizi avlamaya, kucağında getirdiği oyuncaklarla en can alıcı noktamızdan: Çocuklarımızdan başlamıştır.

Bu cömertliğinin karşılığını istemeyecek mi sanıyorsunuz, fedakârlığının sebebini düşünmediniz mi?

Bırakın onun hakkından ben gelirim: İşte sakalını çekince gördünüz... sakalı elimde kaldı ve altından Lüsifer çıktı.

Bilirsiniz ki casuslar da kıyafetlerini ekseriya böyle değiştirirler.

Bu, mezar beğenmeyen hortlağa ya mezarını gösterin yahut bırakın: Haç’ında çarmıha gereyim onu.

Tehlikeyi sezer de kendiliğinden gitmeğe kalkarsa çıkarken ceplerini yoklamayı unutmayınız: Muhakkak bir şeyimizi çalmıştır.

YORUMLAR

Bir yanlışı düzelteyim. -

Noel 1 Ocak'ta değildir, 25-26 Aralık'ı bağlaya gecedir. Kiliselerde sessiz sedasız yapılan ayinlerle ve yardımlaşmalı bir şekilde, gerçekten dini bir çerçevede geçirilir Hristiyanlarca. Noel baba denilen şahsiyete gelince kendisi zamanında Antalya'da yaşadığı bir gayrimüslimdir. İsa'nın doğumunda insanlara yaptığı iyiliklerle bilinir. Diğer adı Santa Claus'tur. Yılbaşı ise sadece takvimin yeniden başlayışıdır. Tekrar başa dönme hissiyatıyla insanları sıfırdan başlama şansı varmış gibi hissettirir. Bunu kutlamak istemeleri ve kutlama şekilleri onların inisiyatifindedir. Teşekkür ederim.

0 0
Hayal ürünü -

"Noel baba" tamamen bir hayal ürünüdür, hıristiyanlıkla veya İsa'nın doğum gününle bile alakası yok (bunu herhangi leksikada okuyabilirsiniz). Bu değişik destanlar ve masallardan yapıldığı bir karışım ve kâr amacla endüstriden kullanılıyor.

0 0
YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.