Olumlu Düşünce ve İslam

DİN
0,0
27.10.2015 08:21:37
A+ A-

Olumlu bakmak, olumlu olmak veya moda tabiriyle "pozitif düşünce" gibi kavramlar İslam çerçevesinden nasıl anlaşılmalı? Bugün size bir Müslümanın olumlu düşünmesi üzerine yazacağım. İslam'ın geldiği çağ itibariyle söz konusu kavramlar mevcut olmamakla beraber aynı minvalde olan iyimser olmak, Allah'a güvenmek ve ümitsizliğe düşmemek vurgulanan noktalardır. Allah bizlere umutsuz olmanın bir Müslüman'a yakışan bir tutum olmadığını açık bir şekilde belirtmiştir.

Bazılarınız "annem öldü", "işimi kaybettim", "eşimden boşandım", "çocuklarıma tek başıma bakmak zorundayım", sen hangi iyimserlikten söz ediyorsun diye bana kızabilir. Haklısınız. Bu veya bunlar gibi örnekler hemen hepimizin hayatta karşılaştığı veya karşılaşabileceği türden sorunlardır. Elbette ben fiziksel koşullardan kopuk bir iyimserlikten bahsetmiyorum. Yani diyelim ki annenizi kaybettiniz. Şüphe yok ki çok üzüleceksiniz ama hayatın başka yönleri olduğunu ve annenizin bu hayatın ikinci aşamasına geçtiğini düşünerek bakarsanız büsbütün yıkılmaz ve hayattan kopmazsınız. Örneğin boşandıysanız, hayatın bir tek eşi yitirmekle bitmediğini, doğru düzgün gitmeyen bir ilişkiyi sürdürmenin uzun vadede daha büyük sorunlara da yol açabileceğini düşünürseniz, ilişkinizin bitmesine üzülürsünüz ama yıkılmazsınız. Dolayısıyla, Müslüman acılar karşısında üzülmeyen veya kederli birine merhamet etmeyen kişi değildir. Müslüman acıların varlığını bilen, acısına direnen, sabreden ve bu süreçte Allah'a tutunarak yaşamda diretendir. Yani Müslüman Polyanna değildir. Müslüman şartların farkındadır, şartları değerlendirir, yapması gerekeni yapar. Fakat bilir ki son söz yine Allah'ındır. Burada dengeli ama mücadeleci bir ruh halinden söz ediyorum.

Bir diğer nokta da, iyimserliğin mucize beklentisi ile bir ilgisi olmadığıdır. Yani kader diye bahsettiğimiz Allah'ın kendi koyduğu kuralların kendi koyduğu şekilde ve düzende gerçekleşmesidir. Rabbimiz geçmişte peygamberleri için mucizeler gerçekleştirmiştir ama bu dönem artık sona ermiştir. Kaldı ki hiç birimiz o mucizeyi hak edecek peygamberlerden de değiliz. O halde Allah'ın kendi koyduğu yasayı yürürlükten kaldırması söz konusu olamaz. Örneğin işinden memnun olmayan birisinin, yarın İngiltere kraliçesi olayım böylece çalışmak zorunda kalmam diye bir beklenti içine girmesi mantık dışıdır. Benzer durumda olan bir Müslüman, hali hazırda çalıştığı için şükreder, fırsatı varsa daha iyi bir iş arar, bulursa da iş değiştirir. Toplumumuzda çok güzel bir tabir vardır "Olmayacak duaya amin demek". Yani bizler olmayacak duaya amin demeyiz, olacak duaya talip oluruz.

Bazı insanlar, sürekli olarak gelecekle ilgili karamsar ifadeler kullanır. Halbuki olmayan bir şey hakkında olasılık hesabı yapsak, yüzde 50 olumlu yüzde 50 olumsuzdur. Allah'ın yardımını istemek yerine henüz olmamış herhangi bir şeyin olumsuz olacağını öngörmek, kulun Rabbe güvenmediğinin bir göstergesi değil midir? Sürekli söylüyorum neden arkadaşınız bir söz söylediğinde güveniyorsunuz da Allah söylediğinde güvenmiyorsunuz?

Son olarak, ufak bir hatırlatma daha önce söylediğim gibi dua etmek ve Allah'ın yapabileceklerinin sınırının olmadığını akılda tutmak önemlidir. Şimdi "madem Allah'ın yapacaklarının sınırı yok, neden az önceki örneği verdin?" diye sorabilirsiniz diye hemen şurada açıklayayım ki, bizim yeni bir iş bulmamız da yine Allah'ın sayesindedir. Kul kendi başına ne istese onu nasip eden sonuçta Allah'tır. Bu yüzden bizim için herşeyin sınırı vardır, Allah için ise her şey sınırsızdır. Yoksa Allah dilese sizi de İngiltere Kraliçesi yapar ama bunun kime, neye faydası vardır ki Rabbimiz kader diye koyduğu yasaları sizin için askıya alsın?

Demek istediğim, bugün sizlerden ricam gülümsemeniz. Zorlansanız da. Bilin ki, Rabbimiz yaşadığınız her türlü sıkıntının ve acının şahididir. Bizlere destek olacak ve şartları değiştirebilecek tek merci de odur. Mutsuz ve ümitsiz olmak Müslüman'a yakışmadığı gibi, gerçekçi bir tavır da değildir. Demin söylediğim gibi, daha olmamış bir şeyin kötü sonuçlanacağını nereden çıkardınız? Siz yüreğinizi ferah tuttukça, elbette herşey olmasa da, bazı şeyler iyiye ve güzele dönecektir. Rabbimiz kendisini Kuran'da  "Zorda kalan yalvardığında, onun imdadına yetişip sıkıntı ve kederi kaldıran". (Neml 62) diye tanımlamaktadır. O halde dua edip, üstümüze düşeni yapmak yerine bu endişe niye?  



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.