ÖLÜMÜN ARDINDAN

ÖLÜMÜN ARDINDAN DİN
0,0
14.01.2014 23:40:49
A+ A-

Her bir canlı için ölüm haktır. Ölümün zamanı kesin olarak belirlenmiştir. Ne bir an geri ne de bir an ileridir. İnançlı kişi ve de toplumlarda ölüm; düğündür, bayramdır. Sevgililerin kavuşma anıdır. Gurbette olan can sılasına kavuşur. Bu da demektir ki ölüm; asıl tanımlaması ile doğum günümüzdür. Neşe, sevinç ve de mutluluk zamanıdır.


Mevta için kavuşma olan ölüm, ardında dünya sahnesinde kalan bizler için ise yastır. Ölünün ardından ağlayanlar kendisine ağlarlar aslında. Neden mi? Hasret ile çilelerle, özlemle dolu, özünde bir hiç olan bu evrende kaldık da ondan. Sonsuzluk gemisine binemedik de ondan. İşte bu içsellik, bu ayrılık yakar içimizi. "Ağlayan geride kalana ağlasın" sözü çok doğru bir bakış açısını yansıtmaktadır.


Peki, ölüm sonrası yapılması gerekenler neler olmalıdır? Neler olmamalıdır? Bu konu inançlarımızda ve bununla bağlantılı olmak üzere örf ve ananelerimizde detaylıca anlatılmakta ve de yaşanmaktadır. Ölüm sonrası uygulanması gerekli en belirgin İslami ritüelleri sıralamamız gerekirse temel başlıklar şunlardır:

1. Mevta ehil kişilerce son yolculuğuna uğurlanmak üzere yıkanıp temizlenir ve kefenlenir.
2. Cenaze namazı kılınır. 
3. Belirlenen kabrine defnedilir.
4. Taziyeler kabul edilir.
5. Olanak dâhilinde ise uygun bir mekânda hayır hasenat amaçlı cenaze yemeği verilir.
6. Taziye evinde, camide ya da organize edilen bir yerde başta Yasin-i Şerif olmak üzere Kuran-ı Kerim'den ayetler, sureler bolca okunur. En önemlisi de budur. 

Bir de yapılmaması gerekenler vardır. Kısaca, şöyle sıralayabiliriz:

1. Ölünün ardından dedikodu yapılmaz.
2. Taziye mekânları gereksiz dünyevi lakırdıların konuşulduğu yerler değildir. Boş konuşmalardan önemle uzak durulmalıdır.
3. "İyi ki öldü de kurtuldu", gibi anlamsız sözlerden şiddetle uzak durulmalıdır.
4. Aynı gün, miras kavgasından kaçınılmalıdır.
5. "Senin yüzünden, benim yüzümden, falancaların yüzünden öldü gitti" gibi o an kavga ve kargaşalara sebep olacak tartışmalardan uzak durulmalıdır.
6. Şayet, taziye evine maddi yardımlarda bulunulmuşsa bu işlev uluorta anlatılmamalıdır. Hatta hiçbir zaman sözü dahi edilmemelidir.


Özetle; İslami yaşantılarda cenaze sonrası yapılacak olanlar ve de katiyen yapılmaması gerekenler iyi bilinmelidir. Kalana saygımız yoksa hiç olmazsa son olarak ölene hürmetimiz olsun. Az birazcık. Bu kadar insanlıktan nasibimiz olsun.


****

Her nefis ölümü tadıcıdır. Biz sizi, şerle de, hayırla da deneyerek imtihan ediyoruz ve siz bize döndürüleceksiniz. (Enbiya Suresi,35)

Allah'ın izni olmaksızın hiç bir nefis için ölmek yoktur. O, süresi belirtilmiş bir yazıdır. Kim dünyanın yararını (sevabını) isterse ona ondan veririz, kim ahret sevabını isterse ona da ondan veririz. Biz şükredenleri pek yakında ödüllendireceğiz. (Al-i İmran Suresi,145)

Doğrusu, öldüren ve dirilten O'dur. (Necm Suresi, 44)

Gerçek şu ki, dirilten ve öldüren Biziz, Biz. Ve dönüş de Bize'dir. (Kaf Suresi, 43)

Gerçek şu ki, göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır; diriltir ve öldürür. Sizin Allah'tan başka veliniz ve yardımcınız yoktur. (Tevbe Suresi, 116)

O'ndan başka ilah yoktur; diriltir ve öldürür. Sizin de Rabbinizdir, geçmiş atalarınızın da Rabbidir. (Duhan Suresi, 8)

De ki: "Şüphesiz benim namazım, ibadetlerim, dirimim ve ölümüm âlemlerin Rabbi olan Allah'ındır." (En'am Suresi, 162)

Şüphesiz küfredip kâfir olarak ölenler, bunların hiç birisinden, yeryüzü dolusu altını olsa -bunu fidye olarak verse de- kesin olarak kabul edilmez. Onlar için acı bir azap vardır ve onların yardımcıları yoktur. (Al-i İmran Suresi,91)

Her nerede olursanız, ölüm sizi bulur; yüksekçe yerlerde tahkim edilmiş şatolarda olsanız bile. Onlara bir iyilik dokunsa: "Bu, Allah'tandır" derler; onlara bir kötülük dokunsa: "Bu sendendir" derler. De ki: "Tümü Allah'tandır." Fakat ne oluyor ki bu topluluğa, hiç bir sözü anlamaya çalışmıyorlar? (Nisa Suresi, 78



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.