Oruç Ne Zaman Farz Kılındı? Faydaları nelerdir?

Oruç Ne Zaman Farz Kılındı? Faydaları nelerdir? DİN
0,0
07.07.2013 15:27:31
A+ A-

Oruç ilk önce Âdem Peygambere emredilmiş.

Bununla ilgili Kuran-ı Kerim'de ki ayette:


"Ey iman edenler! Sizden evvelki (ümmet)lere yazıldığı gibi, sizin üzerinize de oruç yazıldı (farz kılındı). Ta ki, korunasınız" (el-Bakara, 2/183)

 

Oruç, Hicret'ten bir buçuk yıl sonra Şabân ayının onuncu günü farz kılınmıştır. Bedir savaşından bir sonra.

 

Bir yazıyı aktaracağım:

Hz. Âişe (r.a) validemizden rivayete göre; Resulullah (s.a.s) daha önce "Aşûre orucu"na devam etmiş ve Sahabe'ye tutmaları tavsiyesinde bulunmuştur. Muaz b. Cebel (r.a)'den rivayet edilen bir haberde de, Medine'de her ay üç gün oruç tutmuştur.

 

*

 

Oruç İslam'ın beş şartından biridir.

 

İlk Peygamber olan Âdem (a.s.)'den sonra gelen bütün peygamberlere ve onlara inananlara farz kılınmış.

Buda gösteriyorki, Oruç tutmak insanlığın ilkgününden itibaren yapılması gereken ibadetlerden biri.

 

Oruç tutmak farklı duyguların çağrısıdır:

 

Oruç tuttuğumuzda ruhen arınıyoruz.

Ahleken olgunlaşıyoruz.

Maneviyatımız yükseliyor.

Kendimizi çokmutlu hissediyoruz.

Çok büyükbiriş yaptığımızın bilincinde olduğumuzdan haklı bir gurur içinde oluyoruz.

Sevdiklerimize daha şefkatle yanaşıyoruz.

 

Bir alıntıyı aktarıyorum.

 

  1. Nefsi, yemek, içmek veya cima' (cinsî münasebet) den oruç niyetiyle men etme anlamına gelen bu oruç, avam (sıradan) müminlerin orucudur.

 

  1. Havâss (hususî kullar)'ın orucu ise bütün haramlardan vazgeçmektir.

 

  1. Ehassu'l-Havâss (en hususî kullar)'ın orucu da, Mevlâ Teâlâ'dan gayri herşeyden vazgeçmektir.

 

İnsanlar için ilk andan itibaren farz kılanan orucu Yahudi ve Hristiyanlar, günlerini ve sayılarını değiştirmişler. Onlar değişik şekillerde orucu uyguluyorlar.

 

Burada çok hassas bir durum var.

Sizlere bir yazıyı aktaracağım.
 

İslâm'ın en büyük özelliklerinden birisi de, onun hiç bir değişikliğe uğramadan günümüze kadar gelmiş olmasıdır. Bundan sonra da öyle devam edecektir.

 

Yüce Allah, kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim'in ilâhî teminat altında olduğunu bildirmiş ve onu koruyacağını vadederek şöyle buyurmuştur:

 

"Şüphesiz ki, Kur'an'ı biz indirdik, elbette onu yine biz koruyacağız."

 

Oruç tutmak suretiyle Allah'ın emrini seve seve yerine getiren mü'minlerin bağışlanacağını, günahlarının affedileceğini müjdeleyen peygamberimiz şöyle buyuruyor:

 

"Bir kimse inanarak ve mükâfatını umarak Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır."

 

Bazen yarım saat susuzluğa dayanamıyoruz.

Bir övün atladığımızda, midemiz bulanıyor, başımız dönüyor kan şekerimiz düşüyor, bizi perişan ediyor.

Peki, Orucu nasıl tutuyoruz?

Eğer ciddi bir sağlık sorunumuz yoksa Allah o sabrı veriyor?

Hafiflemiş gibi oluyoruz.

 

Oruç tutmanın sağlığa faydalarını saymakla bitiremeyiz.  Şöyle bir sıralamaya kalksak:

Sabırlı olmayı öğretiyorki, zamanımızdaki en büyük rahatsızlık bu değilmidir? Hiçbirimiz sabırlı olmayı bilmiyoruz.

Ac kaldığımız zaman ancak aç insanlarıanlayabiliyoruz ki bu vicdanımızın harekete geçmesini, empati yapmamızı sağlamıyormu?

 

Daha sakin olmamız gerektiğini biliyoruz. Yine biliyoruz ki orucu kendimize tutuyoruz hiç kimseye tutmuyoruz. Dolayısı ile kimseyi kırmaya, sinirlendirmeye, hakaret etmeye hakkımız yok. Bu da kendiliğinden bizim daha sakin olmamızı sağlamıyor mu?

 

Midemiz ve sindirim sistememiz en azından yılda bir ay dinlenme fırsatı bulmuyor mu?

 

Vücudumuzda depolanmış yağlar, takviyeler gelmediği için erimeye başlamıyorlarmı?

Tabi iftar ve sahurda yemenin tadını kaçırmazsak kesinlikle kilo vermiyormuyuz?

 

Sadece midemiz dinlenmiyorki oruç tuttuğumuzda mantıken mide boş olunca kalbimizde dinleniyor daha fazla kan pompalamak zorunda kalmıyor.

Böbreklerimizde dinlemeye geçmezlermi?

 

Bence bunların hepsi oluyor vebize faydaları saymakla bitirilemez.

 

Çok önemli bir detayı yazıyorum.

Biryerde şöyle yazıyor:

 

Oruçlu iken ayrıca tüm hücreler, 12 parmak bağırsağı, karaciğer gibi bir çok sürekli çalışan ve yorulan organlar toksiklerden kurtulma, dinlenme ve kendini yenileme ve iyileştirme imkânı bulur.

 

Yani oruç tutuğumuzda daha sağlıklı oluyoruz.

 

Peygamberimiz şöyle buyuruyor:

"Cennette "Reyyan" denilen bir kapı vardır. Bu kapıdan kıyamet gününde Cennete yalnız oruçlular girerler; o kapıdan onlardan başka hiç bir kimse giremez."

 

*

"Oruçlu için iki sevinç vardır. Biri iftar vaktindeki sevinci, diğeri de (orucunun mükâfatını almak üzere) Ahirette Rabbine kavuştuğu andaki sevincidir."

 

Daha ne olsun?

Ne mutlu oruç tutanlara.

 

 

Nazan Şara Şatana



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.