ORUÇ TUTMAYANLAR İÇİN VARİD OLMUŞ TEHDİTLER

DİN
0,0
13.07.2013 12:56:21
A+ A-

1- İbn-i Ömer (r.a.)’dan rivayet edilen bir hadis-i şerif’te Rasûlüllâh (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

3 şeyi muhafaza eden Allah’ın gerçekten dostudur. O üç şeyi zayi eden de Allah’ın hakikaten düşmanıdır. (Bunlar da) namaz, oruç ve cünüplükten yıkanmaktır.” (Heysemi, Mecma’u’z Zevaid, No:127, 1’201)

 

2- Ebu Hureyre (r.a.)dan rivayet edilen bir hadis-i şerif’te Rasûlüllâh (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
 

“Her kim, geçen Ramazan’dan borcu varken, yeni Ramazan’a ulaşırsa, ondan (bu yeni oruç) kabul olunmaz. Her kimin Ramazan borcu varken, nafile oruç tutarsa, onu (farz borcunu tutmadıkça) ondan (bu nafilesi) kabul olunmaz.” (Ahmed ibn-i Hanbel, el-Müsned, 2/352,  Taberani, el-Evsat,  2/99,  Heysemi, Mecma’uz’ –Zevaid, No:5066, 4833, 3/415, 357)

 

“Tabi ki bu, “Kaza borcu olan yeni Ramazan’ı tutmasın veya yeni Ramazan’da eskiye niyet etsin” demek olmayıp, ancak yeni tuttuğu orucun kabule şayan, kâmil manada bir oruç olmayacağını beyanıdır” diye ekliyor Cübbeli Ahmet Hoca Oruç Risalesinde.

 

3- Ebu Ümame el-Bahili (r.a.)dan rivayet edilen bir hadis-i şerifte Rasûlüllâh (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

 

“Bir kere ben uyuyorken, iki adam bana gelip, pazularımdan tutup beni sarp bir dağa getirdiler ve “Çık” dediler.

Ben “Buna gücüm yetmez” deyince, “Biz onu sana kolay edeceğiz” dediler. Ben dağa çıktım. Tam dağın düzlüğüne vardığımda, kuvvetli sesler duydum ve “Bu sesler de ne?” diye sordum.

Onlar “Bu, cehennem ehlinin ulumasıdır” dediler.

Sonra ben götürüldüm, bir de ne göreyim, topuklarından asılmış bir topluluk ki dudakları kulaklarına kadar yarılmış, dudaklarından sel gibi kan akıyor!

Ben “Bunlar da kim” diye sorunca “iftar vakti gelmeden oruç açanlar” dediler.” (İbn-i Huzeyme, İbn-i Hıbban, et-Terğib, no:1512, 2/116-117)

 

4- Ebu Hureyre (r.a.)dan rivayet edildiğine göre;
Rasûlüllâh (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Her kim (yolculuk gibi bir) ruhsat ve hastalık bulunmaksızın, Ramazandan bir günün orucunu yerse, bütün bir ömür oruç tutsa da onu ödemiş olmaz!” (Ebu Davud, Savm:38, Tirmizi Savm27 No:728)

 

Aşşağıda faziletlerine de biraz değineceğiz ama tutmayanlar hakkında hadislerle bahis daha az yapıldığından bunu öne çıkarma lüzumu hissettik.

Bu tehditleri görüp böyle bir farzı samimi bir Müslüman’ın (ruhsat verilmiş durumlar hariç) terketmesi söz konusu olabilir mi?!..

Diyet için birçok istediğini yemezsin.. Sağlık için Doktor şunu yeme bunu yeme der yemezsin.. Maçın olur bi spor programın olur “koşamam performansım düşer” vs. diye yemezsin.. Gider birine sinirlenirsin tavır alır ilgi görmek, özür almak vs. için yemezsin. Onu bunu protesto edicem diye yemezsin.. ALLAH’IN emri gelmiş, öyle diyette ki gibi,  sağlıkta sporda olduğu gibi uzun dönemler, hatta belki geri kalan ömrü boyunca  bir sınır değil, altı üstü senede 1 ayda günlük bir sınır mevcut iken yemeye devam edersin.. Üstelik bu 1 aylık orucun sağlıkla ilgili faydalarına ecnebi bilim adamları bile değinip “hıristiyanlıkta da böyle oruç olmaması büyük kayıp” derken (bkz. ‘Oruç ve Hikmetleri’ Şükrü Özbuğday, Diyanet Dergi sayı 97), tutmayanlar hakkında böyle tehditler varid olmuşken;  bu ne biçim bi şuursuzluktur ?!..

 

Faziletleriyle ilgili de birkaç hadis-i şerif aktaralım:

1- Ebu Hureyre (r.a.)dan rivayet edildiğine göre; Rasûlüllâh (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

“Her kim inanarak ve mükâfatını yalnız Allah’tan umarak Ramazanı oruçlu geçirirse, geçmiş günahları kendisi için mağfiret olunur.” (Buhari, iman:28 1/15)


2- Ebu Malik el-Eşari (r.a.)dan rivayet edilen bir hadis-i şerifte Rasûlüllâh (s.a.v.) şöyle buyurdu:

“Şüphesiz cennette öyle bir köşk vardır ki, içinden dışı, dışından içi gözükür.

Allâh-u Te’âlâ onu, yumuşak konuşan, yemek yediren, peş peşe oruç  tutan ve insanlar uyurken geceleyin kılanlara hazırladı.” (Ahmed İbn-i Hanbel, Tirmizi, Beyhaki, İbn-i Hıbban, Süyuti)



3- Abdullah İbn-i Amr (r.a.)dan rivayet edilmiştir ki, Rasûlüllâh (s.a.v.) şöyle buyurdu:

Oruçla, Kur’an kıyamet gününde kula şefaat edeceklerdir. Şöyle ki: Oruç ‘Ey Rabbim! Ben onu gündüzleri yemekten ve şehvetlerinden men ettim, onun için beni, onun hakkında şefaatçi kıl.’ Diyecektir.

Kur’an da ‘Ben onu geceleri uykusuz bıraktım, beni de onun hakkında şefaatçi kıl.’ Diyecek, böylece ikisi de (o kula) şefaatçi kılınacaklardır.” (Ahmed İbn-i Hanbel 2/174)


4- Ebu Ümame (r.a.) şöyle buyurdu: Ben bir kere Rasûlüllâh (s.a.v.)’e gelerek :
“Ya Rasûlüllâh! Beni cennete girdirecek bir amel bana emret.” Dedim.

O da: “Oruca devam et, çünkü onun eşi yok.” Buyurdu. İkinci defa gelip aynı şeyi sorduğumda yine: “Oruca devam et, çünkü onun eşi yok” buyurdu. (Ali el-Mütteki, Kenzü’l-ummal: 8/583, No: 24275)



5- Cübbeli Ahmet Hoca 9 Temmuz’da Samanyolu Haber’de Ramazan’a hürmet hususunda bir Mecusi misali verdi. Buna göre, Mecusi, Ramazan ayında çocuğu ulu orta yemek yerken ona tokat atıp Müslümanlar’ın Ramazan’ına hürmet etmesi gerektiğini söylüyor. Onun bu Ramazan’a hürmetine mukabil, ölmeden evvel “Onu Mecusi olarak bırakmayın iman ikram edin” diye bir nida geliyor ve o an kalbi iman ile doluyor, imanlı gidiyor.. Bu Ramazan’a hürmet, Mecusiyi imana getiriyor..

Cübbeli Hoca programda,  Ramazan ayının faziletine şu hadis-i şerifle işaret etti: “Ramazan ayının diğer aylardan üstünlüğü Kur’an kelamının diğer kelamlardan üstünlüğü gibidir

 

Aynı programda;  Her iftarda CEHENNEMLİK 600 BİN KİŞİ AZAD OLUYOR.  Son gece olduğunda baştan sona ne kadar azad olmuşsa o kadar azad.. Cuma da saat başı azad.. Bunlar hep Beyhaki de bir sürü kaynakta geçiyor..” şeklinde son derece ehemmiyetli bilgiler de verdi. Oruç ve Ramazan-ı Şerif risalelerini de şiddetle tavsiye ederiz.

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.