Osmanlı’da ve Saray'da Kadir Geceleri nasıl kutlanırmış?

DİN
0,0
03.08.2013 14:42:29
A+ A-

Sizlere Kadir Gecesinin Osmanlı Döneminde nasıl kutlandığını anlatmak istiyorum. Bu konuda bir çok yerden okuduklarım genelde aynı şeyler. Sizlere onlardan edindiklerimi aktaracağım.

Okuduklarım çok hoşuma giti, sizlerde beğeneceksiniz umuyorum.

Kadir geceleri bayram gibi kutlandığından özel merasimler yapılıyormuş.

Harem bile o gece dışarı çıkıyor, iftarını atların çektiği arabalarda yapıyorlarmış, fener alaylarını izliyorlarmış.

Padişahı görmek için halk meşallelerle aydınlatılmış yollarda bekliyorlarmış.

Bu gece bayram havasında kutlandığından ikramlar oluyormuş. Günleröncesinoden hazırlıklar yapılıyormuş.

 

Ramazan'ın 27. Gecesinde kadir Gecesi Alayı olurmuş. Bütün camilerde mahyalarda kandillerden söz eden ayetlerle süslenirmiş.

Evlere, dükkânlara ve yollara aydınlatma için fenerler asılırmış.

Top atışları olurmuş.

Kadir Gecesinde; saraya bütün kandillerde olduğu gibi, yine önemli şahsiyetler saraya davet edilirmiş.

Mevlid-i Şerif ve Kuran-ı Kerim okunurmuş.

Hırka-i Saadet dâiresinden Ayasofya Câmii'ne kadar bütün yol boyları meş'alelerle aydınlatılırmış.
Kadir Alayı başlarmış.

Kadir alayı, Osmanlı padişahlarının Kadir Gecesi namaz kılmak için camiye gidiş gelişlerinde yapılan törenmiş.

Padişah kalabalık bir alayla saraydan çıkar, maiyetiyle bir camiye, genellikle Ayasofya'ya giderek burada hünkâr imamının kıldırdığı Kadir namazına katılır, aynı tören alayı ile saraya dönermiş.

Kadir alayına, teşrifattaki ilmiye üyeleri ile sivil ve askeri görevlilerin katılmaları kuralmış. Nöbetçi has odalılar da padişaha eşlik ederlermiş.

Tören gece yapıldığı için, saraydaki Hırka-i Şerif Dairesi'nden Ayasofya'ya kadar uzanan yolun her iki yanı akkâmlarca meşalelerle aydınlatılırmış.

Alayın önünde yirmi kadar meş'âle ve onun arkasında kırmızı-yeşil kırk kadar fenerle hasekiler yürürmüş.

Çevresi renkli fenerler ve fânuslarla donatılan câmi meydanı, bir ışık dünyası hâline gelirmiş.

Padişahı görmek ve şeker almak için toplanan halk da askerle birlikle muazzam bir kalabalık oluştururmuş.

Pâdişah câmiye girdikten sonra meydanda bulunan askerlere büyük pideler ve şerbetler dağıtılırmış.

Pâdişâhın imâmı namaz kıldırırmış.

Padişahın "oturunuz" emriyle kendileri için hazırlanan minderlere oturan misafirlere mevlid sırasında gülsuyu ve akide şekeri ikram edilirmiş.

Mevlid bitince Padişah başta olmak üzere tebriklerini sunan davetliler, süslü sepet ve kutulardaki Hacı Bekir şekerlemeleri ile uğurlanırlarmış.

Saray erkânı ile yapılan tebrikleşmenin ardından sona eren kandil gecesi ibadet ve dua ile geçirilirmiş.

Terâvih namazı bitinceye kadar, meydanda atılan fişekler, seyredilirmiş.

 

Bu arada:

Hava kararmadan önce, Harem'de bulunan kadınlar ve sultanlar iki atın çektiği arabalara binerlermiş.

Harem arabalarının önlerinde ikişer kavas, gümüş kaplamalı deri fenerleri taşırlarmış.

Meydanda kendilerine ayrılan yerlerde dururlarmış.

Arabalardan inmezlermiş. Arabaların perdelerini açmazlarmış. İnce perdelerden onlar dışarıyı görebilirlermiş, dışarıdakiler onları göremezmiş.

Her arabaya gümüş tepsilerle iftâriye, yemek, meyve, yaz ise dondurma, kahve verilirmiş.

 

Saray halkı, Ramazanda ayrıca Topkapı Sarayı'nda bulunan Hırka-i Saâdet'i de ziyâret ederlermiş.

Ramazanın 15. günü yapılan bu ziyâret sırasında, kadınefendiler, vâlide sultan, sultanlar, usta ve kalfalar en güzel elbiselerini giyerler ve Emânât-i Mukaddese Dâiresi'nde sıraya girerek, bir masanın üzerine çıkarılan bohca içindeki Hırka-i Saâdet'e yüz sürer, salavât okur ve duâ ederlermiş.

 

 

Allah'a hamdolsun bir Kadir Gecesine daha kavuştuk.

Kadir Geceniz mubarek Olsun.

 

 

Nazan Şara Şatana



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.