Peygamberimiz diyor ki: “Ölünün arkasından ağlamayın”

Peygamberimiz diyor ki: “Ölünün arkasından ağlamayın” DİN
0,0
22.05.2014 22:32:33
A+ A-

 

Gün geçmiyor ki haberlerde, gazetelerde ölülerin arkasından ağlayan anaların, babaların, akrabaların görüntülerini görmeyelim. Herkes ağlıyor, bağırıyor, tabuta kapanıyor. Caminin her köşesinde ağlayan, üzüntüden ayakta bile duramayan insanlar göze çarpıyor. Herkes ölen kişinin ne kadar erken bu dünyadan ayrıldığını düşünüyor, ölen kişi genç olsun, yaşlı olsun hiç fark etmiyor. Ama her nedense kimse ölen kişinin ahirete gittiğini, sonsuz hayatına kavuştuğunu dile getirmiyor. Bu dünyanın geçiciliğinden bahsetmiyor.

Samimi mümin için üzülmek yok, isyan yok, ağlamak yok. Hayatımızın her anını Allah kaderde belirlemiş. Eğer Allah bBir kulunun hayatına son vermek isterse, ister kazayla, ister hastalıkla, ister yatakta uyurken ölüm meleklerini gönderir. Onlar da emredileni hiç beklemeden, ertelemeden hemen yerine getirirler. Mümin olanın canı güzellikle, inkar edenin canı ise zorlukla alınır.

Ki melekler, kendi nefislerinin zalimleri olarak onların canlarını aldıklarında, "Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk" diye teslim olurlar. Hayır, şüphesiz Allah, sizin neler yaptığınızı bilendir. (Nahl Suresi, 28)

Ki melekler, güzellikle canlarını aldıklarında: "Selam size" derler. "Yaptıklarınıza karşılık olmak üzere cennete girin." (Nahl Suresi, 32)

Tüm insanların ölüm anı daha doğmadan kaderlerinde belirlenmiştir, Allah anamızın, babamızın, çocuklarımızın akrabalarımızın ölüm saatini de belirlemiştir. Ölümden sonra sonsuz hayatımız başlayacağına göre biz ölümü bir geçiş anı olarak düşünmeliyiz. Eğer ölen kişi müminse anında (zaman kavramı kalktığı için) binbir nimetle dolu cennete kavuşuyor. Eğer ölen kişi inkar eden biriyse o da binbir azapla dolu cehenneme gidiyor. Eğer ölen çocuk ise, şehit ise, onlar da direk güzellikle cennete alınıyorlar. Dolayısıyla ölen herkes için hemen sonsuz hayat başlıyor.

İman edenler ve salih amellerde bulunanlar -ki Biz hiç kimseye güç yetireceğinden fazlasını yüklemeyiz- onlar da cennetin ashabı (halkı)dırlar. Onda sonsuz olarak kalacaklardır. (Araf Suresi, 42)  

Peygamberimiz müminlere ölen kişinin arkasından feryat etmemelerini, ağlayıp üzülmemlerini hadisinde şöyle bildiriyor:

Ümmü Atiyye şöyle emiştir: Hz. Peygamber (sav) beyat sırasında bizden ölünün arkasından feryat etmeyeceğimize dair söz aldı. Sahihi Buhari

Resulullah (sav): "(Ölüler için) Yanaklarına vuran, yakalarını yırtan ve cahiliyedeki adet üzere feryat eden kimse bizden değildir."

Ölenin arkasından ağlamak, dövünmek, üzülmek Allah'a isyandır, Allah böyle bir tavrı beğenmez. Mümin her zaman tevekküllü olacak, her zaman sabırlı olacak, her zaman kaderinden razı olacak. Asla isyan etmeyecek, daima Allah'ın tarafında olacak. Bu dünyanın imtihan yeri olduğunu bilecek. Asıl hayatın ölünce başlayacağını bilecek. Eğer ölen kişi müminse ne mutlu ona. İmansız insanlar arkasından ağlarken o cennette neşe içinde gülüyordur. Eğer ölen kişi imansızsa o zaman cehennemde acı içindedir. Unutmayın ki Allah sonsuz adalet sahibidir. Kişi eğer cehennemdeyse mutlaka hak ettiği için ve Allah'tan yüz çevirdiği içindir.

Sonuç olarak müminlere düşen her her şartta, her koşulda itidal, sabır ve tevekküldür. Eğer Allah kaderimizi böyle belirlediyse şüphesiz en güzeli odur. Her anında bizim için hayır ve hikmet doludur. İnsan bu imtihanları imanla çözdüğünde kaderindeki her karenin kendi eğitimi için özel olarak yaratıldığını anlar ve samimi bir kalple Allah'a yönelir. Ölüm anında da tavrında en ufak bir sarsılma olmaz. Çünkü mümin dünyayı düşünerek değil ahireti düşünerek yaşar. Bir ölüm olduğunda da aslında bunun yepyeni bir hayatın başlangıcı olduğunu bilir ve Allah'a yönelir.

De ki: "Allah'ın bizim için yazdıkları dışında, bize kesinlikle hiçbir şey isabet etmez. O bizim Mevlamızdır. Ve mü'minler yalnızca Allah'a tevekkül etmelidirler." (Tevbe Suresi, 51)



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.