Sabır Örneği ve İman Peygamberi Hazreti Eyüb

Sabır Örneği ve İman Peygamberi Hazreti Eyüb DİN
0,0
02.03.2013 18:24:09
A+ A-

Kur'ân-ı Kerîm'de En'âm, Nisâ, Sâd ve Enbiyâ sûrelerinde adı geçen peygamber.

 

 

Peygamberlerin hayatlarını okumadıysanız tavsiye ederim, mutlaka okuyun. İnanılmazları okuyorsunuz, şaşırıyorsunuz, inanın ki kendinizi çok daha iyi hisediyorsunuz.

 

Son zamanlarda elimden geldiğince Peygamberlerimizle ilgili yazılar yazmak istiyorum. Bu gün Hazreti Eyüp'ten söz edeceğim.

 

Onun hakkında okuduklarımı özetleyeceğim, bazı yerlerde alıntılar yapacağım, bazı yazdıklarımı da büyüklerimden dinlediklerimden ilaveler yapacağım.

 

Hazreti Eyüb Hazreti İbrahimin oğlu İshak'ın soyundan gelen bir peygambermiş.

Kuran-ı Kerim'de dört yerde ondan söz ediliyormuş.

 

Hazreti Eyüb Havran bölgesinde yaşamış.

Çok zenginmiş.

Birçok oğlu ve kızı varmış.

Kendi toplumuna peygamber olarak gönderilmiş.

Devamlı ibadet edermiş.

 

Buraya kadar kısmı çok güzel. Fakat bundan sonra anlatacaklarım acı ile dolu.

Hazreti Eyüb Allah tarafından bir imtihana tabi tutulmuş. Bütün servetini, çocuklarını kaybetmiş. Sonra hastalanmış. Bütün vucüdünda yaralar çıkmaya başlamış. Öyle yaralar çıkmışki içinde kurtlar varmış, her yanını iltihaplar sarmış, öyle bir hal almaya başlamışki, bütün vücudu bozulup kokmaya başlamış.

Kimsenin yanına yaklaşamıyormuş. Herkesten uzaklaşmış. Bir tek eşi yanındaymış ve o onu hiç yalnız bırakmamış.

 

Buradaki asıl olay:

 

Bütün bu olanlara rağmen Hazreti Eyüb hiçbir zaman sabırsız olmamış, isyan etmemiş ve Allaha ibadete devam etmiş. Sabretmiş. Bu öyle bir gün bir hafta bir yıl sabrı değilmiş. Bazı kaynaklar onun 3 veya yedi yıl bazıları da 13 yâda 18 yıl bu acıları çektiğini yazıyormuş. Sonunda sabrıyla yapılan imtihanı kazanmış. Allah'ın lütfu ile ayağını vurduğu yerden fışkıran su ile yıkanmış ve içmiş. Bütün içindeki ve dışındaki yaralar iyileşmiş. Pırıl ? pırıl olmuş. Üstelik eski servetine kavuşmuş ve bir evladı olmuş. Bişr adını verdiği oğlu kendinden sonra kavmine Peygamber olmuş.

 

Kur'an'da bahsi geçen âyetler.

(Ey Muhammed!) Kulumuz Eyyub'u da an. Hani o, Rabbine, "Şeytan bana bir yorgunluk ve azap dokundurdu" diye seslenmişti. (38, 41)

 

Biz de ona, "Ayağını yere vur! İşte yıkanacak ve içecek soğuk bir su" dedik. (38, 42)

 

Biz ona tarafımızdan bir rahmet ve akıl sahiplerine bir öğüt olmak üzere ailesini ve onlarla birlikte bir o kadarını bahşettik. (38, 43)

 

Şöyle dedik: "Eline bir demet sap al ve onunla vur, yeminini bozma." Gerçekten biz Eyyûb'u sabreden bir kimse olarak bulduk. O ne güzel bir kuldu! O, Allah'a çok yönelen bir kimse idi. (38, 44)

 

Biz ona İshak'ı ve Yakub'u armağan ettik. Hepsini hidayete erdirdik. Daha önce Nûh'u da hidayete erdirmiştik. Zürriyetinden Dâvud'u, Süleyman'ı, Eyyub'u, Yûsuf'u, Mûsâ'yı ve Hârûn'u da. İyilik yapanları işte böyle mükâfatlandırırız. (6, 84)

 

Eyyûb'u da hatırla. Hani o Rabbine, "Şüphesiz ki ben derde uğradım, sen ise merhametlilerin en merhametlisisin" diye niyaz etmişti. (21, 83)

 

Biz de onun duasını kabul edip kendisinde dert namına ne varsa gidermiştik. Tarafımızdan bir rahmet ve kullukta bulunanlar için de bir ibret olmak üzere ona ailesini ve onlarla beraber bir mislini daha vermiştik. (21, 84)

 

Biz Nûh'a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyüb'e, Yûnus'a, Hârûn'a ve Süleyman'a da vahyetmiştik. Davûd'a da Zebûr vermiştik. (4, 163)(alıntı)

 

 

Peygamberler dünyaya insanları doğru yolu göstermek için gelmişler. Allah'ı anlatmışlar, kul nasıl olunmalıdırı söylemişler. Yalanların, zalimliğin, ahlaksızlığın günahlarını anlatmışlar. Güzelliğin, dürüst olmanın, kimsenin malında, canında olmamamın mükâfatlandırılacağını, tersini yapanların cezalandırılacağını söylemişler.

Peygamberler insanlara örnek olmuşlar, temizlik anlayışını getirmişler. Temizlik anlayışı dediğimizde temizliğin her anlamda olduğunu, bunun en çok gönülde olmasının gerekektiğini söylemişler. Allah'a inananların, sığınınların, ibadet edenlerin budünyada da öte dünyadada rahat edeceklerini anlatmışlar.

İnsanlar peygamberlere inanmak istememişler. Onlara çeşitli eziyetler etmişler. Nerede ise bütün peygamberler büyük acılar çekmişler. Onların dilekleri insanlara doğruluğu göstermekten başka bir şey değilmiş. Her anlamda doğruluk...

Allah'ın birliğine inanmaları gerektiğini, temiz ahlaklı olmayı, kime sığınacaklarını, kimden medet umacaklarını kime dua etmeleri gerektiğini ömürleri boyu anlatmışlar.

 

Onlar elçilerdir.

Onlar mubarek kullardır.

 

 

 

Nazan Şara Şatana

 

 

 

Mucizeleri:

 

  1. Eyyub aleyhiselâmın duası bereketi ile koyunların yünleri ibrişim olurdu. 
  2. Eyyub aleyhisselam kavminin hâkimini îmâna dâvet ettiği vakit o da; "Evimdeki direklerin kalkarak havada durmasını senden mucize olarak isterim." demişti. Hazret-i Eyyub dua etti. Nihâyet evin direkleri düştü ve ev havada kaldı. Hâkim bu mucizeyi gördüğü hâlde îmân etmedi.
  3. Eyyub aleyhisselamın duasıyla çöldeki seraplar ve dumanlar su olurdu. 
  4. Eyyub aleyhisselam güzel huylu, cömerd ve çok merhametliydi. Fakirlere, misâfirlere, yetimlere çok yardım ederdi. Bedenine, malına ve evlâdına gelen musibetlere sabredip ilâhî takdire rızâ gösterirdi. Bundan dolayı insanlık târihinde, "Eyyub aleyhisselamın sabrı gibi" darbımeseliyle anıldı. Allahü teâlâ onu bu güzel vasıfları sebebiyle Kur'ân-ı Kerîmde şöyle medh ü senâ buyurdu: 
    "Biz onu (belâlalara) hakîkaten sabırlı bulduk. O ne güzel kuldu. Şüphe yok ki o tamâmen Allah'a dönen (bir zât) idi." (Sâd sûresi: 44) 
  5. Eyyub aleyhisselamla ilgili olarak Kur'ân-ı kerîmin En'âm, Nisâ, Sâd ve Enbiyâ sûrelerinde bilgi verilmiştir.(alıntı)

 



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.