Sadece Kuran bize yetmiyor mu?

Sadece Kuran bize yetmiyor mu? DİN
0,0
20.11.2013 15:49:13
A+ A-

 

Yobazlar Kuran'a değil sıkı sıkıya hurafelere bağlıdır, sıkı sıkıya uydurma hadislere bağlıdır. Kuran onlara göre yukarıya konulması gereken bir kitaptır. Ama gerçek hayatta yobazlar Kuran'ın asla yeterli olmadığını düşünürler. Bu yüzden de adeta hüküm gibi belledikleri hurafeleri uygularlar. Bu hurafelere göre gülmek yasak, kadına değer vermek yasak, erkeğin sözünden çıkmak yasak. Böyle binlerce yasak var. Yobaz zihniyette hep kısıtlama, aşağılama, öfke ve baskı var. Oysa Kuran'da sevgi, özgürlük, adalet, kadının yüceltilmesi var. Allah bizim sadece Kuran'a uymamızı istiyor ve bakın sadece Kuran'a uymanın yeterli olduğunu ayetlerde nasıl bize bildiriyor:

Ankebut Suresi, 51. ayet

Kendilerine okunmakta olan Kitabı sana indirmemiz onlara yetmiyor mu? Şüphesiz, bunda iman eden bir kavim için gerçekten bir rahmet ve bir öğüt (zikir) vardır.

Bak, Cenab-ı Allah "Kendilerine okunmakta olan Kitab'ı sana indirmemiz onlara yetmiyor mu? " Ne diyor bağnaz arkadaş? "Yetmiyor" diyor. "Kuran yetmez" diyor. Allah ne diyor bak, "Kendilerine okunmakta olan Kitab'ı sana indirmemiz" Kuran'ı sana göndermiş olmamız,"Onlara yetmiyor mu?" diyor Allah. Adam, "Yetmez" diyor. "Bir Kuran kadar daha olması lazım" diyor. Kuran'daki helaller, haramlar yeterli değil mi diyorsun. "Olur mu, çok az onlar" diyor. Hatta ben birisine söylemiştim. "O zaman din çok kolay olur" diyor. "Olur mu öyle şey" diyor. "Din diye bir şey kalmaz o zaman, din acayip kolay olur" diyor. "Öyle din olur mu?" diyor. Böyle ruhu kapanmış adamların.

En'am Suresi, 38. ayet

Yeryüzünde hiç bir canlı ve iki kanadıyla uçan hiç bir kuş yoktur ki, sizin gibi ümmetler olmasın. Biz Kitap'ta hiç bir şeyi noksan bırakmadık, sonra onlar Rablerine toplanacaklardır.

Cenab-ı Allah,"Biz Kitap'ta" Kuran'da, "hiçbir şeyi" ama bak hiçbir şeyi, "noksan bırakmadık." Bağnaza soruyorsun, diyor ki; "Kuran'la hareket edersen din kalmaz kardeşim" diyor. "İslam kalmaz" diyor. "Olur mu öyle şey" diyor. "Noksan ne kelime, ucu bucağı yok, çok şey eksiktir Kuran'da" diyor. "Kuran'da çok az bir bilgi vardır" diyor. "Nereden bulacağız öbürünü?" diyorsun. "Var bizim kitaplarda" diyor. Yani yalan, düzme kitaplarında varmış. 

A'raf Suresi, 32. ayet

De ki: "Allah'ın kulları için çıkardığı ziyneti ve temiz rızıkları kim haram kılmıştır?" De ki: "Bunlar, dünya hayatında iman edenler içindir, kıyamet günü ise yalnızca onlarındır." Bilen bir topluluk için ayetleri böyle birer birer açıklarız.

Cenab-ı Allah diyor ki, "De ki: "Allah'ın kulları için çıkardığı ziyneti" Süs eşyaları; küpeler, makyaj malzemeleri, her şey, incik boncuk aklınıza ne gelirse; elbiseler, kıyafet, saç boyası her şey "ziynet" süs "ve temiz rızıkları kim haram kılmıştır?" Kim mi? Bağnazlar, müşrikler. Bak, "Allah'ın kulları için çıkardığı" diyor. Yerden çıkarttığı mesela; sürme yerden çıkan malzeme ile olur, dudak boyası öyledir. Küpe, aklınıza gelen her şey, kolye, bilezikler ziynet diyor. Çünkü bak, "ziynet ve temiz rızıkları" Yiyecekler de haram birçoğu biliyorsunuz, bağnazlar çoğunu haram etmişler. Şu haram, bu haram, şu haram, bu haram... Bağnazlar. "De ki: "Bunlar, dünya hayatında iman edenler içindir" Adam iman etmediği için, "Benim için değil" diyor. Allah, "İman edenler içindir" diyor. Bu nimetler, bu süs eşyaları, bu giyimlikler her türlü nimet. Size gönderdiğim, süs olarak beğendiğiniz, sizi güzel gösteren her şey. Ben gönderdim. "dünya hayatında" Cennet için demiyor. Bak, "dünya hayatında" dünya hayatının bütününde "iman edenler içindir, kıyamet günü ise yalnızca onlarındır". "Küfre vermem" diyor o zaman Allah, "Sadece onların olacak" diyor. Bilen bir topluluk için ayetleri böyle birer birer açıklarız" diyor Allah. "Bilen bir topluluk için" Bağnaz anlıyor mu? Anlamıyor. Bilen nedir? Müslümanlar biliyor. 

A'raf Suresi, 33. ayet

De ki: "Rabbim yalnızca çirkin-hayasızlıkları -onlardan açıkta olanlarını ve gizli olanlarını,- günah işlemeyi, haklı nedeni olmayan 'isyan ve saldırıyı' kendisi hakkında ispatlayıcı bir delil indirmediği şeyi Allah'a şirk koşmanızı ve Allah'a karşı bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır." 

Diyor ki Allah, "kendisi hakkında ispatlayıcı bir delil indirmediği" yani Kuran'da ayet olmayan"şeyi" herhangi bir şeyi "Allah'a şirk koşmanızı" "Allah dedi", "Allah haram kıldı" şeklinde. "ve Allah'a karşı bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır" Adam akşama kadar haram sayıyor. Gülmeyi de haram kılıyor. Tabii ben onlara yobaz, bağnaz demiyorum da bilgisizliklerinden "Gülmek de yasak" diyor. Başka? "Yerde oturman lazım" diyor. Sandalyede de oturamazsın. Başka? "Diş fırçası kullanamazsın" diyor. Başka? "Hanımlarla konuşamazsın, hanımlar dışarı çıkamaz." "Hanımlar nasıl insandır?" diyoruz. "Ne biçim konuşma ya, insan diyorsun" diyor. "Yarım, yarım" diyor, "Erkek insandır" diyor. "Kadınlara nasıl insan dersin sen?" diyor. "O yarım, buçuk" diyor. "Buçuk mahluk" (haşa), "Buçuk varlık" (haşa). 

Maide Suresi 87. ayet 

Ey iman edenler, Allah'ın sizin için helal kıldığı güzel şeyleri haram kılmayın ve haddi aşmayın. Şüphesiz Allah, haddi aşanları sevmez.

"Ey iman edenler, Allah'ın sizin için helal kıldığı güzel şeyleri" Her türlü süs eşyası olsun, yemek olsun, gülmek olsun, eğlenmek olsun, müzik. "güzel şeyleri haram kılmayın" "Çünkü haram kılsam Kuran'da yazarım" diyor Allah. "Kuran'la size bildiririm, kendi kendinize haram çıkarmayın." Peygamber dedi, şu dedi, bu dedi, falanca hoca dedi şeklinde olmaz. (Haşa) "Peygambere de iftira atmayın" diyor Allah. "Güzel şeyleri haram kılmayın ve haddi aşmayın" diyor Allah. Bu, haddi aşmaktır.

Mü'minun Suresi, 70. ayet

Yahut: "Onda bir delilik var" mı diyorlar? Hayır, o, onlara hak ile gelmiş bulunmaktadır ve onların çoğu hakkı çirkin karşılıyorlar.

"Hayır, o, onlara hak ile gelmiş bulunmaktadır"diyor Peygamber (sav) için. Şeytandan Allah'a sığınırım. "Ve onların çoğu" Bağnazlar. "ve onların çoğu hakkı çirkin karşılıyorlar" Mesela gülmeyi çirkin karşılıyor. Kadının şerefli bir varlık olduğunu söylemeyi, asil bir varlık olduğunu söylemeyi, mükemmel bir insan olduğunu söylemeyi çirkin karşılıyor. 

Yunus Suresi 15. ayet

Onlara ayetlerimiz apaçık belgeler olarak okunduğunda, bizimle karşılaşmayı ummayanlar, derler ki: "Bundan başka bir Kur'an getir veya onu değiştir." De ki: "Benim onu kendi nefsimin bir öngörmesi olarak değiştirmem benim için olacak şey değildir. Ben, yalnızca bana vahyolunana uyarım. Eğer Rabbime isyan edersem, gerçekten ben, büyük günün azabından korkarım."

Bak, diyorlar ki bağnazlar, "Onlara ayetlerimiz apaçık belgeler olarak okunduğunda" Kuran, sadece Kuran okunduğunda "Bizimle karşılaşmayı ummayanlar" bağnazlar"derler ki: "Bundan başka bir Kur'an getir veya onu değiştir". İlaveler yap, yeni helaller, haramlar. Mesela biz gülmeyi haram kılmak istiyoruz, diyor. Kuran'da bulamıyoruz bunu, diyor. O zaman sen söyle, bir şey söyle, bu haram olsun. "Biz gülmek istemiyoruz" diyor. Müşrikler gülmezler, onlarda vardır. Onlar çul giyer, toza toprağa bürünürler. Kendilerine acı çektiriler, çile çektirirler. Müşrikler gibi olmak istiyorlar. Bak, "Bundan başka bir Kur'an getir" Yeni bir Kuran. Adamlar diyorlar işte, "Bir Kuran kadar bize verildi" diyorlar. Zaten açıkça söylüyor. Bak, "Kuran ve bir Kuran kadar bize verildi" diyor. İsterseniz kaynağını göstereyim. "Veya onu değiştir" Yeni yeni helaller, yeni yeni haramlar koy. Dinin hükümlerini değiştir. Yeni mezhep ictihadları yap. Yeni inançlar getir. Peygamberimiz (sav) yapmayınca, Peygamberimiz (sav)'in vefatından sonra yaptılar. Çünkü peygambere yaptıramadılar onu.

Furkan Suresi, 30. ayet

Ve elçi dedi ki: "Rabbim gerçekten benim kavmim, bu Kur'an'ı terkedilmiş (bir kitap) olarak bıraktılar."

Cenab-ı Allah Resulullah'a şikayet bildirttiriyor. Diyor ki, "Ve elçi dedi ki" Peygamber (sav) "Rabbim gerçekten benim kavmim, bu Kur'an'ı terk edilmiş (bir Kitap) olarak bıraktılar". Peygamberimiz (sav) Hz. Mehdi (as)'ın devrini görerek bunu söylüyor. Ahir zamanı görerek söylüyor. Peygamberimizin (sav)'in mucizesidir bu. Çünkü kendi zamanında Kuran çok güçlü yaşanıyordu, çok titiz yaşanıyordu. Böyle bir hüküm yoktu, böyle bir şey yoktu. Bu ahir zamana bakıyor ağırlıklı olarak. O devre işari manasıyla bakmakla beraber asıl ahir zamana bakıyor ikinci derecede.

Furkan Suresi, 32. ayet

(O müşrikler ki,) Kendi dinlerini fırkalara ayırmış ve kendileri de parça parça olmuşlardır; ki her grup kendi elindekiyle övünüp sevinç duymaktadır.

Diyor Cenab-ı Allah; "(O müşrikler ki,) Kendi dinlerini fırkalara ayırmış" mezheplere ayırmış "ve kendileri de parça parça olmuşlardır" tarikatlara, cemaatlere bölünmüşlerdir "ki her grup kendi elindekiyle övünüp sevinç duymaktadır". "Fırkayı naciyeyiz biz, kurtulan grubuz, asıl grubuz, en mükemmel grubuz. İşte fırkayı naciye deyince o kurtulan grubuz. "Bunu müşrikler yapar" diyor Cenab-ı Allah. Bakıyoruz, bir kısım kardeşlerimiz farkına varmadan şirke düşmüşler ve ayetle muhatap olmuşlar, haberleri yok.

Şura Suresi, 13. ayet

O: "Dini dosdoğru ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin" diye dinden Nuh'a vasiyet ettiğini ve sana vahyettiğimizi, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya vasiyet ettiğimizi sizin için de teşri' etti (bir şeriat kıldı). Senin kendilerini çağırdığın şey, müşriklere ağır geldi. Allah, dilediğini buna seçer ve içten kendisine yöneleni hidayete erdirir.

"Senin kendilerini çağırdığın şey, müşriklere ağır geldi"diyor. Kuran'a çağırıyoruz ya mesela. Hz. Mehdi (as)'a da böyle diyecekler. Onlara ağır gelecek. Hz. Mehdi (as)'a hitap eden bir ayet aynı zamanda bak, "Senin kendilerini çağırdığın şey, müşriklere ağır geldi". Kolay olan, nur olan İslam dini; sevgi dini, barış dini olan İslam müşriklere ağır geliyor. Onlar kan, irin istiyor, dehşet istiyor, zorluk istiyor, azap istiyor, kalitesizlik istiyor, kokuşmuşluk istiyor. Bak, "Senin kendilerini çağırdığın şey" senin dediği Peygamberimiz (sav) söylüyor Allah. "Senin kendilerini çağırdığın şey" Neye çağırıyor Peygamberimiz (sav)? Nura, ışığa, barışa, kardeşliğe, sevgiye, dostluğa, adalete çağırıyor."Senin kendilerini çağırdığın şey, müşriklere ağır geldi". Afakan basıyor adamlara. Çünkü alışmış pisliğe, rezilliğe. "O: "Dini dosdoğru ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin" diye dinden Nuh'a vasiyet ettiğini ve sana vahyettiğimizi, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya vasiyet ettiğimizi sizin için de teşri' etti (bir şeriat kıldı)" diyor Allah. Ne diyor Cenab-ı Allah? "Onda ayrılığa düşmeyin" Mezheplere ayrılmayın, cemaatlere ayrılmayın, gruplara ayrılmayın. Haram kılmış. Bu Allah'ın emirlerini işte Hz. Mehdi (as) yerine getirecek. Dinde ayrılığa düşmeyi kaldıracak. Hz. Mehdi (as)'ın kendilerini çağırdığı şey, müşriklere ağır gelecek. Mehdi (as)'ı suçlayacaklar, şirkle, sapkınlıkla, mürtet olmakla suçlayacaklar. Fakat Hz. Mehdi (as) galip gelecek.

Blog sayfam: http://birgo.mynet.com/erkan-arkut-tan-guncel-yazilar

Video sayfam: http://video.mynet.com/erkanarkut/videolari/liste



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.