Sadreddin Konevî (13. yüzyıl) hazretlerinden sözler

 Sadreddin Konevî (13. yüzyıl) hazretlerinden sözler DİN
5,0
27.12.2015 04:20:37
A+ A-

"Benden başkasına nispetle gördüğüm şeylerin en azı, ilim idi; kendime nispetle ise, ilimden başka bir şey görmedim." (İlâhî Nefhalar, s.41, Tercüme: Ekrem Demirli, İz Yayıncılık, 2.Baskı; İstanbul, 2004, ISBN: 975-355-494-X)

"İlmi ve eşyayı kendi iddialarına göre tanıyanları gördüm. Gördüm ki: Bu gibi kimselerin hiç birisi, ne ilmi ve ne de ilmin mâhiyetini tanımaktadır. (a.g.e., s.40)

"Bir kimse bilir ki: Ahadiyeti ve bütün açılardan oluşuna inanılması açısından Hak ile irtibat perdeli kulun en şerefli halidir. (a.g.e., s.83)

"Hz. Peygamber Efendimizin halleri, şeriatının hükmünün genelliği, risaletinin kapsamlılığı, kitabının geçmiş-şimdi ve gelecekteki kimselerin hallerini kuşatması açısından söylediklerimize delildir. Binaenaleyh Hz. Peygamber'in halleri, onların hepsinin özelliklerini, mertebelerini, hükümlerini ve fiillerini kendi asrında mücmel, ümmetinde ise tafsîlî olarak içerir. (a.g.e., s.91)

"Böylece, söylediğimizi anlayan kimse, Hz. Peygamber'in ahlakının Kur'ân oluşunu; Kur'ân'ın Hakkın bütün sıfatlarını, hükümlerini ve yaratıklarıyla olan hallerini kendinde toplayan bir nüsha oluşunun anlamını kavrar. (a.g.e., s.91)

"Allah, sadece helak olacak olanı helak eder. O'nun rahmeti her şeyi kuşatmıştır, O genişletendir ve her şeyi bilendir." (a.g.e., s.92)

"Red ve inkâr, inkâr ve reddin sahibinin içine hâkim olan uzaklık ve zıtlık mertebesinin ifâdesidir; ikrar ve kabul ise, bunların sahibi ile kabul ettiği şey arasındaki müşterek durumun hükmü ve onun ifadesidir. (a.g.e., s.94)

"Âlem, gerçekleşmesi zuhûr ve yayılmaya bağlı kemâlin ortaya çıkması için var olmuştur; böylelikle var olacak her bir fert, bütün hakîkatlerin hükümleri ile boyanır." (a.g.e., s.123)

"Gerçek mârifet, Hakkın kendisine kontrol edilemeyen ve nitelenemeyen bir tecellî ile ansızın geldiği kimsenin mârifetidir." (a.g.e., s.126)

"Ârif eşyadan soyutlandığında, artık hiçbir şeye arzusu kalmaz, hiçbir şey ile sınırlanmaz, hiçbir şeye ilişmez ve hiçbir şeyden etkilenmez." (a.g.e., s.145)

"Rab, dilediğini hiçbir engel ve mani olmadan yapandır; sınırlanma ve men ise, O'nun dışındakilerin özelliklerindendir." (a.g.e., s.154)

"Zina eden kişi, engellenmeden kurtulmak ve iradesinin gereğine göre mutlak tasarrufta bulunmak istediğinde, Hakka rubûbiyet sıfâtlarında ortak olmak istemiş, Hakkın büyüklüğüne göz dikmiştir.
Kuşkusuz bu, inâyet ve Hakkın merhameti telafi etmez ise, gazabı ve cezayı gerektiren kıskançlığın ortaya çıkmasının nedenidir.
" (a.g.e., s.154)

"Hak, bir şeyin O'nu perdelemesinden veya O'nu açığa çıkarmasından münezzehtir. İnsanlar kendi tabiî ve diğer halleri ile ve Allah hakkındaki -Allah'tan değil- kendilerine ait zan ve inançları sebebiyle perdelenmişlerdir." (a.g.e., s.168)

"Hakkı ve her şeyi bilmemenin sebebi, insan ve bilmek istediği şey arasındaki farklılık ve zıtlıktır." (a.g.e., s.174)

"Mutlak bilgi ve müşâhede derecelerinin en yükseği, kâmiller için gerçekleşen mârifet ve müşâhededir. (a.g.e., s.184)

"Kendi adıma hoşnut olduğum hiçbir halim yoktur ki; Allah Teala'nın da benim adıma o halden hoşnut olduğunu görmeyeyim; hattâ Allah, kendi adına, benim vasıtamla o halden hoşnut olmuştur." (a.g.e., s.190)

"Binaenaleyh, kim Allah için olursa, Allah da onun için olur. Allah'a yemin ederim ki: Bu, kâmil mutluluk ve mükemmel rahatlıktır.
Alışkanlık ve ilgiler hapsinde mahsur kalan kimse ise, yok olan ve giden her şeyin yoksunluğundan dolayı elem duyar. Kâmil ferdaniyetin lazımı olan "hürriyet" sayesinde ise, ilgi ortadan kalkar, "fena" tamamlanır.(a.g.e., s.283)

"Bazı müşâhedelerde bana en güç gelen şeylerden birisi, şu ayet-i kerimedir: "Bize kavuşmayı ümit etmeyip, dünya hayatıyla razı olan ve onunla tatmin olan kimseler..." (Yunus, 7-8)
Çünkü ben, bu iki ayette çok önemli sırlara vakıf oldum; bunlardan birisi şudur:
Bu dünyada herhangi bir şeye yönelip, bizzat onunla tatmin olan kimse, bu dünya hayatının dairesinden çıkamaz; söz konusu o şey, genelin anlayışına nispetle bu dünya hayatının hallerinin sûretlerinden birisi olmasa bile böyledir. Böylelikle de insan, bu kınayıcı hitabın muhatabı haline gelir." (a.g.e., s.284)

 

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.