SEVGİ ve AŞK

DİN
0,0
27.03.2013 20:02:46
A+ A-

 

Her şeyin temelini oluşturan sevgi ve aşk üzerine binlerce şiir, şarkı, yazı yazılmıştır. Her bakış açısı kendi yapısı itibariyle kendinden yansıyanı anlatmıştır. Güneşin çevresinde aşkın izleri vardır Sular buhar, buhar o aşkla bulut olmaya doğru yükselir. Yukarıda damlalaşan su tanecikleri o aşkın kanatlarıyla kanatlanır ve naralar atarak toprağın bağrına inerler. Güller çiçekler aşkla gerilir ve gelip geçenlere tebessümler yağdırırlar. Çocuk ilk defa dünyaya gözlerini açtığı zaman sevgi ile karşılaşır. Şefkatle gerilmiş ruhları görür ve muhabbetle atan kalplere sırtını vererek büyür. Daha sonra bu sevgiyi bu aşkı bazen bulur bazen bulamaz. Ama hayatı boyunca o aşkı arar durur. Sevgi var oluşun arka planını oluşturur.Herkes istese de istemese de kendini ‘sevme’ fiilinin içinde bulur.

Sevgi amigdala dediğimiz organın çalışması duygularımızı harekete geçirmesi demektir. Sevgiye kendini kapatmış insanlar uykuda gibidir, hayata bakış açısı net değildir. Uykunun çeşitli halleri vardır; kimi ağır uykuda, kimi daha hafif bir uykudadır. Uyku hali amigdalanın salgısını en aza düşürmüş hali olduğundan hiçbir risk almıyor. Hareket eden her şey risktedir. Sevgi sorumluluk getirir. Sorumlu olmak da cesaret gerektirir. Bu durumda cesareti olanlar sevebilir. Sevgi aynı zamanda da cesareti verendir. Sevgiyle kendini korkuya kapatan beyin, harikulade sevgiler yaşar; akıl bile devre dışı kalır. Sevgi muhabbetten gelir her bireyin sevgileri farklıdır. Ortak sevgileri olan bireyler de vardır. Arzu ve istekler hep cesaretimizin boyutu ile orantılıdır.

Cesaretimizin boyutu aynı zamanda sevgimiz yani amigdalamızın salgılamasıyla orantılıdır. Her arzu ve isteğimiz hatta cesaretimiz akıl denilen yargı tarafından kontrol edilir. Akıl tecrübe dediğimiz deneyimlerimizle bize seçenekler sunar. Ne seçilmişse o istikamette fiiller oluşur. Geçmişte birçok misali bulunur malumunuzdur.

Sevgi en başta beynin kendini koruma içgüdüsüyle başlar. HAY ve KAYYUM isminin kendinde açığa çıkmasıyla beden kendi ihtiyaçlarını temin etmek için ihtiyacı olan vitaminler kendisine sevdirilir. Bununla yetinmeyen beyin çeşitli ihtiyaçlar icat eder buna da zevk diyoruz. Yaşamını daha güzel pozisyonlara sokmak veya daha kötü durumlara sokmak bu durumda kendi inisiyatifindedir.

Sevginin çeşitleri vardır; İhtiyaç hissetmek, Alışkanlık edinmek ile aşk arasında farklar vardır Aşk ile sevgi aynı gibi görünse de aşık olmak yokluktur aşık olan sevdiğinde yok olur aşık olan kendi varlığını hissetmez kelebeğin ateşte yok oluşu aşktandır Kim kimi sevmişse ilk anda aşık olmaz sever kendi terkipsel yapısına uygun terkibi sevmiştir sevgi yücelerek aşka dönüşür. Aşkı anlamayan ruhların olgunlaşıp her hangi bir aşk kavramından söz etmesinden kurtulamadıkları için Aşkı düşünemez sezemez ve yaşamın muhabbetinden habersiz kahrolur giderler. Aşk dünyaya gelen her varlıkta en esaslı bir unsur en parlak bir nur ve en büyük bir kuvvettir. Ve bu kuvvetin yeryüzünde yenemeyeceği hiç bir güç yoktur. Aşk evvela bütünleşebildiği her ruhu yüceltir, yükseltir ve sınırsız ötelere hazırlar.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.