'Su içmekle oruç bozulmaz'

'Su içmekle oruç bozulmaz' DİN
3,7
14.07.2013 00:52:31
A+ A-

İran'ın epeyce mertebeli bir din adamı olan Zencani söylemiş bu sözleri. Oruç esnasında dayanamayacak kadar susadıysanız eger, susuzluğunuzu giderecek kadar su içebilirsiniz, demiş.  

Her ne kadar ramazan ayını onbir ayın gülü olarak görmesem, önce inanç, sonra da sosyal olmak adına birkaç kez oruç tutmuş olsam da, son günlerin bendeki kasvetini biraz olsun dağıttı sanki bu sözler.

Hatta, bugüne kadar oruç hakkında duyduğum en güzel sözlerden biri bile diyebilirim buna. Kendi adıma birşey istiyorsam namerdim derler ya, öylesine işte.  

Nihayet okumuş yazmış, sözü dinlenen bir müslüman, yaz gününün  kavurucu sıcaklığında, hadi yemegi geçtik, gün doğumundan batımına kadar olan uzun bir sürede bir yudum suya hasret kalmanın ne ruha ne de bedene bir yararı olmayacağını anlamış ve bunu dile getirme cesaretini göstermiş, dedim.

Bravo.

Hem zaten, biraz gerçekçi olmak gerekirse eger, laf ta aramızda kalsın ama, hemen herkesin evinde sular seller gibi akan çeşmeler varken susuz kalmanın ne demek olduğunu anlamaya çalışmamızın fazla bir inandırıcılığı da kalmadı gibi. Bazen kesilse de, döke şaça kullanılacak kadar çok su var artık. Kimse susuz degil. Günde birkaç defa banyo yapıyor insanlar. Su sporları var, litrelerce su dolu Toma'lar var.

Gani gani yani.

Bizden, bizim gibi olmayan ülkelerin insanları ile zaten fazla ilgilenmedigimiz, dış dünyaya öcü, gavur, olarak baktığımızdan  konunun dünya halkları ile dayanışma içerisinde olma olabilecegi de bir rivayet olarak kalıyor ve de bu empati eksikligi Allah'tan sadece bize has bir olay degil. Her yerde ateş en çok düştügü yeri yakıyor ve digerlerine belki birazcık bir çıngısı sıçrıyor ama konu bu degil şimdi.

Konu, ibadetin zamanla belki de doğallığını ve samimiyetini bulmasına olan bir umut.

Dagıtırsam eger, sizin aklınızda olsun.

Esas konu bu.

Bu, oruçta su içme olasılığı haberi ile bir yeşil ışık alır gibi oldum sanki ama erken bir sevinç te olabilir benimkisi. Hadi suyu geçtik, açlığın ne olduğunu anlamak için desek, eh, o da göreceli bir kavram oldu artık günümüzde. Afrika' da bile obez vakaları görülmeye başlamış diyor haberler.

Çin ekonomisi gittikçe kendi insanını doyuracak düzeye ulaşıyor, bir avuç ülke zaten parası ile ne edecegini bilemiyor, bazıları da yılın oniki ayı yarı aç-yarı tok yaşayarak, vücudunu satarak, ölerek, öldürerek dünya  ekonomisine katkıda bulunuyor ki, bu konuda konuşabilmek de uzmanlık gerektiriyor ama görünen o ki, bugüne kadar edilen dualar, belki de anonim olduğu için, dünya barışına ve kardeşligine degil, yine herkesin kendi dünyalığına ve ahiretligine gitmiş.

Din, dil ayırt etmemiş yine kimse.

Herkes kendine çalışmış.  

Inanç, ne inananı ne de dünyayı daha iyi yapmaya yetmemiş yani.

İnsan ne ise olduğu gibi kalmış.

Bunu degiştirmeye hiçbir dinin gücü yetmemiş.  

Örnegi yok.

Görmedim, duymadım, bilmiyorum.

Nedir ibadet, iman kimdedir bilinmiyor.

Ramazan ayı boyunca yokluk görmemiş insanların bunu hissedip, sahip olduklarının bir kısmını paylaşması, kendisine verilenlere şükretmesi ise esas olan, zaten yarı aç, yarı tok yaşayan, karıncayı incitmeyen insanlar neden bir de bir ay boyunca aç, susuz kalır ki.

Kaç çeşidi olur açlığın, susuzluğun.

Mısır' da Mursi taraftarlarının, böyle mübarek günlerde karşı taraftan adam öldürmek çifte sevaptır dediklerini duyunca sevap ne anne, diye sorası geliyor insanın.

Sevap bu ise, bize anlatılan sevap ne idi. 

Alah'ın suyu mu orucu bozan, yoksa insanın insana zulmü mü.

Nedir günah olan..

 

 

 

haber- http://www.radikal.com.tr/hayat/iranli_imam_su_icmek_orucu_bozmaz-1141637



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.