Tanrı Demek Doğru mu?

DİN
0,0
10.03.2014 11:59:13
A+ A-

Tanrı kelimesi ile sık sık karşılaşırız, hatta "Allah mı Tanrı mı?" polemikleri ile karşılaşırız. Bu sorunla ilk kez asker de karşılaşmıştım. Bizim bir bölük çavuşu vardı, biraz dindardı, yanlış hatırlamıyorsam, sivilde imam olabilmek için sınavlara giriyordu. Çavuş yemek duasını " Allah'a hamdolsun" diye yaptırır, bunu gören rütbelilerden hep fırça yerdik... Anlam veremezdim, Tanrı deyince de Allah deyince aynı Yaradan'a dua etmiyor muyduk? Sivile döndüğümde bu konuyu araştırmış ve ilginç bilgilere rastlamıştım. İlk önce şunu belirterek yazıma başlayayım zira yazımı okuyacak olan ön yargılı insanları düşünerek "Yaradan'a Allah'ım, Rabbim, Rahman ve Rahim gibi" isimlerden daha çok yakışan bir isim yoktur.

Necip Fazıl Kısakürek'e sormuşlar; " Allah mı demeli yoksa Tanrı mı?" diye. Üstad; "Allah, Tanrı'nın belasını versin" diyerek Allah denmesi gerektiğini söylemiştir.

Tanrı kelimesinin yanlış olduğunu savunanların en büyük dayandığı kanıt " Tanrı ismi Esma-ül Hüsna'da geçmemektedir" sözü oluyor.

Allah ismi de Esma-ül Hüsna'da geçmez...

Tanrı ismine bakalım... Eski Türklerde İslamiyet'ten önce yine tek Tanrılı bir inanç hakimdi ve Gök Tengri İsmi verilen bir Yaratıcıya inanılırdı. Zaten İslamiyet'i kolayca seçmelerinin en büyük sebeplerinden birisi, kendileri gibi tek bir Tanrı inancı olmasıdır. Tanrı kelimesi bazılarının da dediği gibi Hristiyanlık alameti değildir, Atalarımız daha İslamiyet'e girmeden öncede Tek bir Yaradan olduğuna inanmışlardır.

Allah ismine bakalım... Öyle bir isimdir ki... "Ulûhiyet"e işaret eder! "Ulûhiyet" hem "HÛ" ismi ile işaret edilen "Mutlak Zât" anlamını içerir; hem de İlim mertebesinde, ilmiyle ilmini seyir anlamına oluşmuş "nokta"lar âlemlerini, her bir "nokta"yı oluşturan kendine özgü "Esmâ" mertebelerine işaret eder!

Bu iki isimde Esma-ül Hüsna'da geçmemesine rağmen en çok kullanılan iki isimdir.

Yunus Emre bir şiirinde şöyle demektedir.

"Hak çalabım hak çalabım

Sencileyin yok çalabım

Günahlıyım yarlığagıl

Ey rahmeti çok çalabım"

Bu kıtada geçen Çalab kelimesine bakalım.

Çalab Yunus Emre'nin şiirlerinde sık sık kullandığı bir hitap kelimesidir. Çalab, Osmanlıca'da İlah, Rab, Cenab-ı Hak anlamlarına gelmektedir. Çalab kelimesi de Esma-ül Hüsna'da geçmez...

Mehter Marşı'nda geçen şu dizeye dikkat ediniz.

"Allah yoluna cenk edelim, şan alalım şan,

Kur'an'da zafer vaadediyor Hazreti Yezdan,"

bu dizede geçen Yezdan kelimesi ile Allah kastedilmiştir. Yezdan İranlıların müslüman olmadan önce ateşperest dönemlerinde tapındıkları Ateş Tanrısı'nın ismidir. Ancak mehter marşında, Kur'an'da zafer vaad edenin Yezdan olduğunu söylüyor.

Hal böyleyken şu soruyu sorup cevaplayalım... "Allah yerine Tanrı yada Başka isimler söylemek caiz olur mu?"

Allah'a dinimizin emrettiği isimlerden başka isimlerle hitap etmek caiz değildir. En güzel isimler O'nundur.

Allah'ın isimlerinden biriside Alim'dir ancak yine alim manasına gelen fıkıh kelimesinden türemiş Fakih ismi ile hitap etmek doğru olmaz. Çünkü İslamiyet'in hiç bir döneminde Allah için fakih ifadesi kullanılmamıştır. Fakih daha beşeri bir sıfattır.

İnsanların hitap hususunda kaçırdıkları ince bir detay vardır. "Birdir Allah, ondan başka Tanrı yoktur" demek doğrudur ancak "Bizim Allah'ımız Tanrı'dır" demek tamamen yanlıştır.

Esma-ül Hüsna'da 99 isim vardır ancak dinimizde Allah'ın binbir ismi vardır diye bilinir. O'nun isimleri sonsuzdur ancak bize bildirilenler vardır.

Allah ismi dururken Tanrı demek doğru değildir. Tanrı geçmişten beri, mabud yada putlar için kullanılan bir isimdir.

Kur'an'da birçok yerde Allah kelimesi geçer... "Benim ismim Allah'tır. Bana, Allah diye ibadet edin" diye buyurur, bize kendisi neyi bildirmişse o isimle hitap etmek en doğrusudur.

Allah isminin başka dillerde karşılığı yoktur. Arapça'da müzekker ve müennes kavramları vardır. Müzekker erkek, müennes dişi kavramları için kullanılır. Mesela Arapça'da mabud erkek, mabude dişi için kullanılır. Ancak Allah isminin bu denli bir erkek ve dişi kavramı yoktur. Başka dinlerde Allah yerine kullanılan isimlerde de erkek ve dişi olarak lanse edilir. Tanrı, Tanrıça Türkçe de geçer, diğer dillerde ise; İngilizce God-Goddess, Fransızca Dieu-Deesse, Almanca Gott-Göttin gibi. Bu kelimelerin hiçbirisi Allah ismi yerine kullanılmaz.

O halde aklımıza Yunus Emre ve Mehter Marşı hususu takılabilir. Bu durumu ikiye ayırmak gerekir.

İbadet ederken kullanılan isimler, ibadet dışında kullanılan isimler şeklinde iki başlık oluşur.

Yunus Emre ve Mehter Marşındaki hitap isimleri ibadet dışında kullanılan isimlerdir.

Bunlara örnek daha da çoğaltılabilir.

Tasavvuf Şairi olarak bilinen Kuddusi günümüzde ilahi olarak da seslendirilen bir şiirinde şöyle der;

"Ey rahmeti bol Padişah,

Günahımla geldim sana,

Ben eyledim hadsiz günah,

Günahımla geldim sana."

Kuddusi bu şiirinde Allah'a Padişah diye seslenmektedir...

İmam-ı Rabbani (kaddesallahu sırrahu) Mektubat isimli müthiş eserinde şöyle diyor ;

"Ayna arkasındaki papağan gibiyim,

Ezelî üstad ne derse, onu söylerim."

İmam-ı Rabbani (k.s) Ezeli Üstad diyerek Allah'ı kasteder...

Sonuç olarak İnsan Allah'a ne diye hitap ederse etsin niyet önemlidir ancak bunun da bir edebi vardır. Allah'ın bize bildirdiği isimlerle ibadet etmek ve ibadet dışındada onu yücelten isimleri kullanmak gerekir.

Bazıları "Dünya han, insanlar yolcu, Allah'da hancı'dır" derler. Bu tamamen yanlıştır. Hancı kelimesi Allah isminin yerine kesinlikle kullanılmalıdır. Edebe ve adaba uygun değildir.

Ya da Allah çoban insanlar koyun, dünya da bir ahırdır demekte doğru değildir.

En güzel isimler Allah'ındır... Esma-ül Hüsna'da geçen isimleri kullanmak en güzelidir.

Allah demekten daha güzel ne olabilir...

Vural Egemen Sarıgöz

12/03/2012

 



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.