Tanrının hayali

Tanrının hayali DİN
0,0
03.12.2014 12:06:38
A+ A-

İnsanın çizgiyle kendisini ifade etmeye ne zaman başladığı bilinmiyor. Ama harfleri; belli bir formu kullanarak -yahut karakterize edilmiş çizgileri kullanarak da diyebiliriz- ifade etmeye başlamasının üzerinden dört bin yıl geçmiş durumda. İlk yazının bulunduğu dönemden; M.Ö üç binli yıllardan Sümerlerden bahsediyorum.

Harfler; düşünce dünyamızın sese, ardından kelimelere dönüşmesini sağlayan karakteristik çizgiler. Bu çizgiler ağızdan çıkan sesin, kelimenin, ifade ediliş tonuna göre şekillenmiyor,  tersine kelime, oluşturulmuş çizgilerin sınırlarına mahkum kalıyor. Yazarın, soru, üzüntü, sevinç gibi duyguları farklı işaretlerle ifade ettiği biliniyor. Öyleyse biz harfler için duygularımızı göstermeyen ve ara tonlara, gölgelere, ışığa sahip olmayan, donuk ve hareketsiz şekillerdir diye biliriz.

Örneklememiz istenirse "Aşk"ı yazdığımızda onu çizgiye aktarmış oluruz. Aşk, artık harflerin şekline bürünmüştür. O bir çizgidir. Oysa aşk için söylenen şiirler, hikâyeler ve romanlar yazmakla bitmemiştir, bitirilememiştir. Belki bunun nedeni harfler. Geometrik soğuk şekiller.

İnsan yazıdan önce resmi kullanmıştır. Çizgilerin dikey, yatay, geometrik, serbest hareketlerinden ortaya çıkar ve var olanı, var olduğu kabul edileni somutlaştırır. Varlıkların genel çizgilere indirgendiği betimlemelerle başlamıştır.

"Var olduğu kabul edilen" cümlesi, bize, hayal dünyamızı, tasavvurlarımızı hatırlatır. Çünkü "var",  'var olduğu kabul edilen' cümlesine evirildiğinde bunun karşılığı her hal de hayallerimizdir(?)Her ne kadar hayal, bilgimizin ötesinde bir bilgi düzeyi değilse de.

Ancak hayal, bilginin belli bir norm içinde olmayanıdır. Hayali tefekkürden ayıran sanırım en büyük özellik hatta güç; bir kurala, metodolojiye dayanmayışıdır. Zira tefekkür, bir metodolojiyi, sistemi gerekli kılar. Düşünce o nedenle bizi doğruya ulaştırma çabasıdır. Oysa hayal, bizi bir doğruya ulaştırmak zorunda değildir. Bu nedenle düşünce; bilgi ve metodolojiye ihtiyaç duyarken hayal sadece bilgiyle yetinir.

Evet, tefekkür için bilgi gereklidir, ancak insan, bilgiyi çalışarak, araştırarak, karşılaştırarak öğrenir ve geliştirir. Çalışmak, çabalamak, deneme yanılma sonuçta bir sistemi, metodolojiyi oluşturur. Metodoloji bizim bilgiyi nasıl elde ettiğimizin, edebileceğimizin tecrübesidir. Tecrübe ise bir mantık dizgesi üzerine kurulmuş olur. Böylece insan mutlak ilme değil metodun oluşturduğu zihinsel örgünün tecrübeyle biriktirdiği bilgiyi öğrenir ve varlığı onunla doğrular. Böylece tecrübe "gerçek bilginin"bir parçası haline gelir, diyebiliriz

Mutlak ilim "doğru" lamak / olmak zorunda değildir. Zira doğru, kategorik olarak vardır. Doğru, zaman ve mekân üzerinde değişerek yanlışlanabilir. Sonuçta bilgi her zaman artıyor ve doğrulanmaya ihtiyaç duyuyorsa bu insanın biriktirdiği tecrübenin bir sonucudur ve bu tecrübedir ki "ilim" denen kavramı var kılıyor. İlim bu var oluşla tanımlanıyor. Sonuçta değişen tecrübedir, biriktirilen şey ise ilim.

1-Hayal sadece bilgiye ihtiyaç duyar.

Hayal için ne bir sistem ne de belli bir kural vardır. Doğru ve yanlışta yoktur. İnsanın bilgiyle ortaya koyduğu tahayyülü vardır. Bu tahayyül akılda sadece bir surettir. Bu nedenle tahayyül edilenin var olduğu söylenemediği gibi olmadığı da söylenemez. Zira insanın kurduğu hayal, kendi bilgisi haricinde ortaya çıkmış müstakil bir bilgi değildir, öyleyse var diyebiliriz.  Ancak o bilginin, tecrübeyle edilnilmiş usul ve mantığın sonucu da değildir ki hayal yoktur diyebilelim.  Öyleyse şöyle bir varsayımla belki hayal, tanrının bilgisine daha yakın bir bilgidir, diyebiliriz(?)

Zira tanrının ilmi için "doğru veya yanlış yok" diyorsak acaba tanrının ilmi hayal mi? Hayal mi kuruyor. Ya da vahiy dediğimiz şey hayalin bir parçası veyahut kendisi mi? Öyleyse peygamberler neyi harflerle bize ulaştırıyor, beyan ediyor. Beyan edilen hangi şey harflerle yetiniyor.

El'Rahman. Kur'an'ı öğreten. İnsanı yaratan. Ona beyanı öğreten. (Rahman Suresi: 1-4) 

www.fikrikadim.com



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.