Tanrı'nın varlığına dair argümanlar derlemesi

DİN
0,0
28.07.2015 21:31:26
A+ A-

Tanrı’nın Varlığına Dair Temel Argümanlar Derlemesi Felsefeciler, din adamları ve düşünce adamları inandıkları veya inanmadıkları Tanrı’nın varlığı hususunda çeşitli tezler öne sürdü ve bu tezleri zamanla argümante ederek Tanrı’nın varlığını tartıştılar. Bu argümanlar kimi zaman sadece tek bir görüşü kapsarken bazen de teizm veya ateizm gibi genel bir görüşü kapsardı. (Önemle ifade etmek isterim ki bu yazıda geçen argüman terimi münazarada ki argüman teriminden biraz da olsa farklıdır. Buradaki argüman terimine alternatif olarak “delil” kavramı da kullanılabilir. Bir nedensellik ilkesi bulunan bu argümanlarda kanıt olarak gösterilebilecek bulgular rasyonalite mecburiyetindedir ve felsefi analog olarak daha işlevseldir. Bu tarz argümanlar basamaklar halinde öncüllerden ve sonuç olarak da delilden meydana gelir. Örnek: 1-Mehmet odanın içindedir.-Öncül- 2-Odaya girmek için kapıdan girilmesi gerekir.-Öncül- Sonuç: Mehmet odaya girmek için kapıdan girmiştir. ) Biz de bu yazımızda genel olarak Tanrı’nın Varlığını savunan argümanları inceleyeceğiz. (Bir sonraki sayıda da Tanrı’nın Yokluğuna Dair argümanları inceleyeceğiz. Parça parça incelemeyi daha makul buluyoruz.) (Diğer yandan bu argümanların anti-tezlerini ve cevaplarını da daha sonra ifade edeceğiz.) a)Kelam-Kozmolojik Argüman 1.Evren var olmaya başlamıştır. (Bakınız: Big Bang ve evrenin genişlemesi.) 2.Bu durumda evrenin bir başlangıcı vardır. 3.Evren ilk maddedir ve öncesinde olması muhtemel kavram hiçlik olamaz. 4.Çünkü hiçlikten her hangi bir şey var olamaz, diğer yandan hiçlik tanımsızdır.(Aristoteles) 5.Evrenin kendi başına tesadüfen var olması imkânsızdır. (Bakınız: Penrose Hesaplamaları.) 6.Bu durumda ilk maddenin var olabilmesi için bir “başka güce” ihtiyaç vardır. 7.Bu güç özellik olarak ilk maddeyi var ettiği için madde dışı ve mekânsız, ilk madde ile birlikte zamanı var ettiği için zamansız, ontolojik(varlık bilimi) açıdan yeterlilik adına kişisel ve her şeye gücü yeten(sonuçta evren gibi karışık bir yapıdan bahsediyoruz) olması gerekiyor. Sonuç: Bu tanıma uyan varlık Tanrı’dır ve varlığı yüksek oranla muhtemeldir. b)Ontolojik Argüman 1-Zirve noktada mükemmelliğe sahip bir varlığın olması mümkündür. 2-Zirve mükemmellikteki bu varlık her dünyada (mekânda) varsa eğer o zaman zirve mükemmellikte olabilir. Sonuç: Zirve mükemmellikteki varlık tanım olarak her mümkün dünyada var olduğuna göre ve tanım olarak buna uyan varlık Tanrı olduğuna göre bu zirve mükemmellikteki varlık olan Tanrı bu dünyada da vardır. c)Modal-Kozmolojik Argüman 1-Varlık olasılığı –kaç olursa olsun- imkân dâhilinde olan her varlığın, bir var olma sebebine, etkenine ve yahut bir etkileyicisine ihtiyacı vardır. 2-Evrenin varlığı mümkün veya kesindir, bundan dolayı: 3-Temel fizik yasasına (Her hareket eden nesnenin hareket ettiricisi vardır.) atıfta bulunarak; evrenin varlığının bir sebebi, nedeni yahut etken veya etkileyicisi olduğunu söyleyebiliriz. 4-Evrenin varlığına etki edebilecek kavram tanımsal olarak zamansız, mekansız, her şeye gücü yeten ve kişisel olması gerekir. Bu varlığı Tanrı olarak tanımlayabiliriz. Sonuç: Bu durumda Tanrı vardır. d)Hassas Ayar Argümanı 1-Evrende ki hassas dengenin varlığı kesindir.(Bakınız: Altın Oran, Planck Sabitesi, Kuvvetler Oranı, Galaktik Genişleme Oranı, Yakınlaşma Uzaklaşma Oranı, Entropi Kuramı,Uzay Isısı Değişkeni,Yörüngesel Düzlem Dengesi, Candela Sabitesi,Konum Dengesi.) 2-Bu dengenin oluşabilmesi için iki ihtimal vardır: tesadüfen yada bilinçli olarak. 3-Muhtemel var oluş senaryosu referans alındığı zaman evrensel düzenin tesadüfen oluşmayacağını görürüz. 4-Çünkü evrenin düzeninin dış bir etken olmadan bir patlama ile düzen oturttuğunu varsayamayız. (Bakınız: Penrose ve Lennox Hesaplamaları) ve mantıki çerçeveyi takip ettiğimizde her düzenin arkasında bir düzenleyici vardır. (Her hadisin (yaratılarının), hudusu (yaratılışı) ve yaratıcısı vardır. Sonuç: Bu şartların altında evrenin arkasında bir bilincin olduğunu görürüz. e)Şuur Argümanı 1-Atom düşünemez, rasyonel fikriyata sahip değildir. 2-Materyal düzlem atom temellidir. 3-İnsan vücut olarak atomdan oluşsa da, atomsal fonksiyonun üstünde rasyonel yetilere ve gayri maddi cevherlere sahiptir. 4-Bu durumda insan meta dışı değerlere sahiptir. Bu değerleri madde dışı kaynaktan almıştır. Sonuç: Her şeyin meta temelli olduğu savı yanlıştır. Madde harici değer veren bir varlık vardır. f)Genel Felsefi Sorgulama Eğer Tanrı yoksa ve her şey tesadüf eseri ise buradan insanın ve zihninin atomik itme-çekme kuvvetlerinin bir sonucu olduğunu görebiliyoruz. Bu durumda şuursuz atomların itme-çekme kuvvetleri sonucu oluşan insanın rasyonel fonksiyonlarının oluşabilmesinin olasılığı nedir? Oluştuysa temeli nedir? Rasyonalitesini nereden alır? Güzel neye göre güzel, iyi neye göre iyi ve rasyonel neye göre rasyoneldir? Sonuç: Bu cevapları veremediği sürece ateizm kesin meşruluk ve iddiasında realite taşıyamaz. g) Teleolojik Argüman(Amaç Delili) 1-Evrende canlılık özelliği olsun olmasın her varlık konumuna göre bir amaç veya öneme sahiptir. 2-Tüm maddelerin bir bilinci veya rasyonalitesi olmadığına göre bu konum veya önemin bir verilişi olmalıdır. Sonuç: Bu tüm maddelere amaç verilişi kendiliğinden ve bu verilişin rasyonalitesinin rastgelelikle açıklanamayacağına göre bir koordinatör veya görevlendirici varlığı zorunludur. h)Hudus Delili 1-Âlem hadistir. (Evren ve varlıklar yaratılmıştır.) (Bakınız: Big Bang) 2-Kim yaratılmışın –eserin veya varlığın- bir yaratıcısı yahut ustası vardır. 3-Nasıl bir masanın ustası masa yapabilmek için gerekli bir ilme sahip olması gerekiyorsa (masanın ustası marangoz, makineyi yapan mühendis gibi) tüm âlemi yaratanın ilminin de belirli boyutların üzerinde olması gerekir. Bu kadar büyük bir düzen için ancak sonsuz güçte bir yaratıcı öngörülebilir. Sonuç: Tüm bu öncüller alındığında bir Yaratıcı olmalı ve bu Yaratıcı ancak Tanrı kavramıyla uyuşmaktadır. i)Tasarımcı İmzası Argümanı 1-Bir sanatçı veya eser veren herhangi bir şahıs çıkardığı eserlerde belirli, belirsiz veya açık, kapalı bir iz bırakması muhtemeldir, daha sıktır. (Da Vinci’nin fırça darbeleri, Mercedes’in motor sistemi veya Elif Şafak’ın üslubu örnek olabilir.) 2-Belirli bir tekerrür düzeninin oturtturduktan sonra bu tekerrürlerin tesadüf olma olasılığı düşer. (Bir şeyin sıklaşması onun bilinçli yapıldığı savını kuvvetlendirir.) 3-Evrende geometrik ritimde tekerrür eden durumlar mevcuttur sıktır. Tesadüfî olma olasılığı azdır.(Altın Oran, Kuvvet Sabiteleri vb. …) Sonuç: Evrenin arkasında bilinç olarak tek bir Yaratıcının olması çok daha muhtemeldir. (Not: Yukarıda ki belirttiğimiz argümanlar genel olarak Tanrı fikrini savunan teist-deist argümanlardır. Biraz sonra aşağıda ifade edeceğimiz argümanlar ise dinlerin kendi için ortaya koyduğu çeşitli argümanlardır. Biz bu argümanları İslam dininden seçtik. Çünkü Hıristiyan, Yahudi, Hindu ya da Budist felsefecilerin mucize iddialarının(kutsal metinden bilimsel kanıt çıkarma, gelecekten veya iddia çıkarma yahut söz konusu peygamberin doğaüstü ve tarihlenmiş yetenekleri gibi) yanında argümante edilmiş herhangi bir sav mevcut değil. Yaptığım incelemeler sonucunda din adına mucizenin yanı sıra bunları argümante eden din adamları Müslüman.) j)Kur’ani Tutarlılık Argümanı 1. Kutsal bir metin tüm insanlığa hitap eden, hiçbir çelişki, mantıksızlık veya tutarsızlık barındırmayan, kendisini kanıtlayacak niteliklere sahip olan bir metin olmalıdır.(Bilimsel deliller, tarihi-geçmiş ve geleceğe dair- deliller, edebi ve matematiksel deliller gibi) 2. Kur’an-ı Kerim’de 6236 ayet vardır. Hiçbir çelişki veya mantıki hata bulunmamakla beraber tüm insanlığa 1400 yıldır hitap etmekle beraber kozmolojik, biyolojik ve jeolojik deliller içermekte ve modern bilimle çelişmemektedir. (Evrenin genişlemesinin haber verilmesi, Roma-Pers savaşı sonucunun ve sonrasının açıklanması gibi.) Sonuç: Tüm bu noktaları değerlendirdiğimizde Kur’an tüm “evrensel-kutsal kitap” standartlarına uymaktadır. Buradan Kur’an’ın insan ürünü olmadığı çıkarımı yapılabilir. (Fakat Kur’an’da en ufak bir çelişki veya hata rahatlıkla tüm argümanı çökertebilir.) (Diğer Kutsal Kitaplarda bu tarz bir analoji oluştursaydı eğer bir argüman niteliği olabilirdi. Çoğu felsefeci Kitab-ı Mukaddes’in bazı bölümlerinin değiştirildiğini kabul ettiğinden (151. Mezmur, binlerce İncil, tahrif edilmiş Tevrat) bu tarz bir argüman oluşturulma çabasına gidilmemiştir. Bunun haricinde iddia edilmesi durumunda bu argüman hangi kutsal metine uygulanırsa uygulansın gerekli şartlar karşılandığı müddetçe bu argüman o kutsal metin içinde geçerli olacaktır. Ama daha evvelden de söylediğim üzere daha evvel böyle tam manasıyla oturtturulmuş bir argümanın tespiti yapılamamıştır.) k)Kur’ani Simetri Argümanı Argüman isminden de anlaşılacağı üzere Kur’an’da ki matematiksel düzen üzerine kurulmuştur. Şöyle ki Kur’an’da geçen zıt ve ilişkili anlamlı sözcüklerin dengesi üzerinedir. Bu argümanda öncüllerden ziyade öncülün destekçileri iyice anlaşılmalıdır. Argümanın öncülleri ve formülizasyonu: 1. Bir metinde ki simetrik ve matematiksel planlama ne kadar yüksekse bu metin o kadar büyük bir zekâdan çıkmıştır. 2.Kur’an rastgele çıkması mümkün dahi olmayan matematiksel bir düzen ve simetriye sahiptir. Bu düzenin bazı(Ortalama 20 kadar örnekten 4’ü) örnekleri: Yedi gök 7 Göklerin yaratılışı 7 Gün 365 Günler 30 Ay 12 Bitki 26 Ağaç 26 Ceza 117 Affetmek 117x2=234 Sonuç: Bu düzeni Hz. Muhammed kendisi uyduramayacağına göre Kur’an uydurma değildir. (Genel olarak Tanrı’nın varlığını ve özel olaraktan İslamiyet’i savunan argümanları incelediğimiz bu yazımızda 11 adet argümanı açıkladık. Genel itibariyle büyük iddia olan Tanrı’nın varlığı savunmasından başladığımız yazımızın devamında bir sonraki yazımızda karşıt argümanları inceleyeceğiz.) (Kaynak:www.pessimistfelsefe.blogspot.com -görseller alıntıdır-)

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.