Bazı tasavvuf büyüklerinden sözler, dizeler...

Bazı tasavvuf büyüklerinden sözler, dizeler... DİN
4,0
07.10.2015 13:44:28
A+ A-

Muhyiddin İbn Arabî hazretlerinden (d.1165- v.1240):

*Arif kendi nazarî / teorik düşüncesi ve aklına göre değil, şeriata göre Allah'a ibadet edendir.  
*Akıl, Yaratanı sınırlarken şeriat ve keşif sınırı kaldırır ki doğru olan budur.  
*Hevanın akılda gizli tesiri ve hükmü vardır. Onu ancak keşif ve vecd ehli farkedebilir.
*Vehimlerin beşerî nefislerdeki tesiri, akılların tesirine göre, daha güçlü ve baskındır.
*Saadete ermiş insan -başka bir şeyin değil- sadece şeriatın bağladığı kimsedir.
*Kim ölümü isterse Allah'a kavuşmayı sever.
*Hiç kimse Allah'ı ölmeden görmeyecektir.
(Fütûhât-ı Mekkiyye, 18. c., s.86, Muhyiddin İbn Arabî, Çeviri: Ekrem Demirli, Litera Yayıncılık, İstanbul-2012)

Mevlânâ Hazretlerinden (d.1207- v.1273):

*Ey dil ile söylenen söz / Ben ne vakit senden kurtulacağım da
Marifet güneşinin nûru ile gerçek Padişah'ı bulacağım / Dilden de, kıt'adan da, şiirimden de bıktım artık

( "Sufi ve Sanat / Makaleler-Konferanslar 2, s.49, Mahmut Erol Kılıç, Sufi Kitap, 1. Baskı: Mart 2015" de alıntılanmış. Gösterilen kaynak: Abdülbaki Gölpınarlı,Mevlânâ Celaleddin, s.254, İstanbul 1985.)

Sadreddin Konevî Hazretlerinden (d.1210- v.1274):

*Allah, sadece helak olacak olanı helak eder. O'nun rahmeti her şeyi kuşatmıştır, o genişletendir ve her şeyi bilendir.
(İlâhî Nefhalar, Sadreddin Konevî, s.92, Tercüme: Ekrem Demirli, İz Yayıncılık, 2. Baskı; İstanbul, 2004)

Erzurumlu İbrahim Hakkı hazretlerinden (d.1703- v.1780)

*Ey Azîz! Bilinmelidir ki Allah dostları şöyle demişlerdir: Allah dostu (evliya) odur ki, bütün davranışları Hakk'ın rızasına uygun olarak tecellî eder. Allah dostu odur ki dünyadan uzak ve Mevlâya yakındır.
*Allah dostu odur ki kalbini her türlü alâkadan arındırır ve bütün varlığıyla Mevlâ'ya yönelir. Allah dostu odur ki, kalbiyle Hakk'a yönelir. Allah dostu odur ki içi dışı, gizlisi açığı hep Allah'la beraberdir. Allah dostu odur ki dünya nimetinin ne ele geçmesiyle sevinir, ne de elden gitmesiyle üzülür. Onun nazarında gümüş ve altın, toprak ve taştan değersizdir. Allah dostu odur ki yeryüzünde sanki kimsesizdir.
(Mârifetnâme, 3.c., s.193, Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri, Sâdeleştirme: Cafer Durmuş - Dr. Kerim Kara, Erkam Yayınları, İstanbul 1432 / 2011)

Hâce Muhammed Lutfî ( Efe) Hazretlerinden (d.1868- v.1956):

*Ümmet-i Muhammed olan efrâda / Ey Keremler kâni merhamet buyur
Hızır ile İlyâs'ı gönder imdâda / Ey Keremler kâni merhamet buyur

Muhammed hurmeti emân ver bize / Kâmil îmân ile zemân ver bize
Cennet-i a'lâda mekân ver bize / Ey keremler kâni merhamet buyur
(Hülâsatü'l- Hakâyık ve Mektûbât-ı Hâce Muhammed Lutfî, Müellif: Hâce Muhammed Lutfî, s. 248, Efe Hazretleri Vakfı, Damla Yayınevi, 5. Basım: Haziran 2011) [Efrâd: ferdler, bireyler; kerem: ihsan, lütuf; keremler kâni: lütuflar kaynağı; emân: emniyet, sığınma ve yardım dileme, afv. aa.]





 

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.