Tesettür

DİN
1,0
24.09.2013 17:10:54
A+ A-

 

Kamu kesiminde türbanlı  çalışmanın önü açılmak isteniyor. Neden yine bu tartışmaların  içine çekildik? Seçimler yaklaşıyorken o kesimlere mesaj vermek amacıyla yapılıp yapılmadığını burda tartışmıyacağız. Başı kapalı kadınların avukat veya milletvekili statülerini doldurma isteğinin altında yatan gayenin ;"dini inancın özgürce kullanılması "biçiminde ifade edilen ve günümüzde yükselen değer olarak görülen "özgürlükler" kapsamında alınacak kadar basit bir  istek olmadığı kesin. Bugün kutsal kitap çerçevesinde örtünmenin  nasıl yorumlandığı üzerinde durarak ,konuyu farklı bir boyutta incelemeye çalışalım.
Bilindiği gibi ,kutsal kitabımızın Nur Suresi-31Ayetinde"kadın bir süs/ziynet olarak görülür". Bu yüzden kadınlar cezbedici bedenlerini namahreme göstermemelidirler der. Kapanmak gerekliliği bu ayetten yola çıkılarak gerekli görülmüştür. Ama bazı din bilginleri de ,bu ayeti kadının tüm vucudunu bir süs olarak tanımlamayıp sadece süslemeye uygun gerdanı ve saçını dikkate alarak bu bölgelerin kapatılmasını şart koşar. Dikkat edilirse aynı ayetten farklı yorumlar ortaya çıkabiliyor .Eğer "kadın bir süstür"ifadesi dikkate alınırsa korkunç bir bakış açısıyla karşılaşıyoruz demektir ;kadın bir insan olarak bile değerlendirilmiyor bir eşya gibi görülüyor. Sadece bu yorumdan yola çıkarak bu sonuca ulaşıldığını düşünmeyin ,başka ayetler de kadının bir birey olduğunu ,kadının doğal isteklerinin olabileceğini görmemezlikten gelerek ,kadının evden dışarı çıkmaması gerektiği konusu özellikle Azhap-33 Ayetinde belirtilmiş;gerçi bu ayet din adamları tarafından şimdiye kadar pek dikkate alınmadı. İnsanları dinden uzaklaştırır kaygısıyla sadece kadının kapanması gerektiği enine boyuna işlendi. Çünkü kadının kapanması,erkeklerin dinsel duygularının yoğunluğunu gösteren bir vitrin görevini görüyor. Kadınlar ise kapanmayı din adına yapıyorlarsa o zaman dini zorunluluklardan biri olan evden dışarı çıkmamayı da yerine getirmeleri gerekmez mi? Dinin gereklerinden sadece birini yerine getirmek (yani kapanmak );dini kurallar kesin uymayı gerektirdiği halde esnetilmiş olması koyu bir inançla alakalı olmadığını düşündürtüyor. Bu durumda ,kapanarak farklı olduğunu ve farklı bir düzende yaşama ihtiyacının var olduğu mesajını vermek istedikleri açık değil mi?...
Bütün bu yazılanlardan şu sonuca ulaşmak mümkün;demekki insanoğlu kutsal kitaba uymuyor kutsal kitapta istenilen şeyleri kendine uydurmaya çalışıyor ;yoksa evden çıkmamayı da temel alması gerekmez miydi?Ayrıca son zamanlarda ,kadınlar türbanlı olmalarına rağmen vücut hatlarını gösteren
elbiselere ve aşırı makyaja da yönelerek "şeytani kapanma"yı (1) gerçekleştirdikleri görülüyor.
.Hal böyle iken ,kadınların kamusal alanda kapalı  biçimde yer almaları "inancının gereğini özgürce yerine getirmek"le ilgili değildir . laiklik karşıtı olduğunun kanıtı olarak kullanılmak  istendiği aşikardır. . İktidar nasıl ki "ileri demokrasi "kılıfı içinde bütün gücü elinde tutmayı gerçekleştirdiyse ;ahlaklı- ilkeli -insancıl politika  kılıfı içinde sünni müslümanları desteklediyse ,şimdi de"dini inancını özgürce yerine getirme" kılıfını kullanarak cumhuriyetten arta kalan laiklik
ilkesini de tarihin tozlu raflarına koyma arzusuna yenik düşmüştür.

(1)M.Şevket Eygi'nin  kullandığı bir ifade.



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.