Varsın bu farz da eksik kalsın

Varsın bu farz da eksik kalsın DİN
0,0
29.09.2015 01:25:12
A+ A-

Paris'teki Disneyland parkını geçen yıl 14, 2 milyon kişinin ziyaret ettiğini biliyor muydunuz. Bir tek kişinin bile burnu kanamamış ziyaret esnasında. Yoksa duyardık.

Oraya da dünyanın her yerinden sayısız insanın gitmesine rağmen, düzen neden tıkır tıkır işliyor dersiniz?  Klasik bir cevap olacak ama; insana değer veriliyor da ondan.

Kafa yormuş adamlar buna, Fransa'nın heryerinde görüyorsunuz bunu. Verdiğiniz paranın karşılığını vermek, oraya gelişinizi haketmek için emek vermiş, hizmeti ön planda tutmuşlar. Yürüdüğünüz her sokakta hissediyorsunuz bunu.

Mekke'de yine yüzlerce, 769, insanın ezilerek can verdiğini , bine yakın insanın yaralandığını duyunca Allah kahretsin, dedim, herkes gibi. Sahip olamayacağınız insanları neden kabul ediyorsunuz topraklarınıza, neden rezil ediyorsunuz diyerek kızdım Suudilere. 

Hacılar da aldı nasiplerini tabi.  

'Varsın bu farz da eksik kalsın!'dedim bir sinirle. Bunu da yerine getirmeyiverin yani. Ne olacak? İnsanı, düşünce özgürlüğünü, kadın haklarını hiçe sayan bir ülkenin evsahipliği ettiği bir organizasyondan başka ne beklediniz ki?  

Varsın hayattaki en büyük günahınız hacca gitmemek olsun. Hesap veremediğiniz bir tek bu kalsın. Ne çıkar.

Yazık değil mi ayaklar altında ezilen onca yaşlıya, hastaya. O masum hayallere. Cesetleri yerlerde sürünsün, koksun, diye mi gittiler onca yolu. Yıllarca bunun hayalini mi kurdular? Şeytana orada dokuz tane, fındıktan küçük, leblebiden büyük, taş atınca yok mu olacak şeytan?

Tınlayacak mı?

Söylendiği gibi, bu defa da Kralın oğlu tıkadı belki de yolu. İkiyüz koruması ve 150 polisi ile gezen prens iki dakika sıkışmasın diye telef edildi onca insan. Olur mu, olur..

Her yıl yaklaşık 2,5 milyon insan Mekke'ye gidiyor.

Hz Muhammed'den önce de varmış Kabe ama onun Mekke'de doğması ve müslümanlığı o topraklarda yayması nedeniyle Müslümanlar için kutsal topraklar olarak kabul edilmiş oralar. Yeni değil, 14 yüzyıldır yapılıyor Kabe'ye ziyaretler. Afrika'dan, Asya'dan Orta Doğu'dan, her yıl binlerce insan geliyor.  

Arafat'ı ziyaret, Mina, Mekke, gün batımından doğuşuna kadar dua etmek, şeytan taşlamak falan derken epey bir ritüel var hac sırasında ve bunları sırasına göre yapmak gerekiyor.

Halbuki orayı tarihi bir yer, tapınak ya da müze mahiyetinde tüm yıl açık tutsalar ve insanlar da sadece ümre ve hac mevsiminde değil de, içlerinden geldiği gibi ve kendilerine uygun zamanlarda gidip ziyaretlerini yapsalar, dualarını edip namazlarını kılsalar ve gelseler daha güzel olmaz mı?

Esasen olur ama zamana ayak uydurmak, yazılı tarifelerden sapmak her ne hikmetse Müslümanlar arasında hala insan emniyetinin, refahının ve saadetinin üzerinde tutuluyor maalesef.

Amman sevaptan düşmesin de, ne olursa olsun.

Eskiden zordu hacca gitmek. Koca bir mahallede bir hacı zor bulunurdu.

Dünya gözüyle Kabe'yi bir kez görebilmek için yıllarca para biriktirirlerdi insanlar. Emekli olup, çocuklarını evlendirdikten sonra gidebilirlerdi ancak.Yayan gidenler bile vardı. 

Hacı olan erkekler bir daha sakalını kesmez, kadınlar saçlarını açmaz, ellerini harama sürmez, yalan söylemez, dünya nimetlerine değer vermezlerdi. Halkın onlardan beklentileri böyleydi en azından.

Bu açıdan, hacca ne kadar geç gidilirse o kadar iyi aslında ama şimdilerde bu tür beklentiler var mı bilmiyorum.Çoluk, çoluk, artist,  herkes orada.

Dünya küçüldü, insan kuş misali. Para probem değil. Araplara kızıyoruz, hakediyorlar tamam ama bu şartlarda bundan daha iyisi olur mu bilmem.

1955 yıllarında yüzbin müslüman ancak gelirmiş Mekke'ye. 1983'te bir milyona çıkmış bu sayı. Şu an bu rakam dört milyona yakın.

Kadınlar için de farz hacca gitmek ama başında biri olduğu takdirde. Ancak evlenemeyecekleri biri, amca, dayı, evlat, dede, kardeş, ya da kocaları ile gidebiliyorlar. Bir grup kadın da gidebiliyor ama başlarında yine Dhu-mahram, yani testorejensiz biri, olması şartıyla.

Şeytan taşlamak için kullanılan taşların parayla satılmasından dolayı şikayetler vardı medyada. Yok efendim taşlar kullanılmışmış, üç tanesi üç dolarmış falan. Yakışır mıymış hiç müslümanlığa. Milyonlarca insana özel taş mı versinler adamlar, ne yapsınlar..

Türkiye de bir bardak bayat çayı türistlere dört, beş liradan kazıklayınca kimsenin sesi çıkmıyor.

Yok efendim, Suudiler hacıları sömürüyorlarmış. Bari taşları beleş verselermiş. Siz önce kendi paralı ve pis tuvaletlerinize bakın da, sonra başkalarında kusur arayın.

Koyuna, giyilecek elbiselere verilen kıymet yollardaki güvenliğe verilseydi eğer, 'mübarek'bayramda sekiz gün içinde 113 ölü, 600'ü aşkın yaralı olmazdı.

Utanmadan bir de organizasyonu bize verin, diyorlar.

Neyse...

Zamana uymadığı halde, ayakta tutulmak istenen inançlar, töreler, ritüeller, kurallar değiştirilmediği takdirde bir süre sonra kural olmaktan çıkıp insanların katili oluyorlar işte. 2+2=4.

 

 

 



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.