Veren el alan elden üstündür hadisi uydurma savım

Veren el alan elden üstündür hadisi uydurma savım DİN
0,0
29.12.2015 13:36:09
A+ A-

Ben dinleri öğrenmeden önce peygamberlerin kişiliklerini öğrendim; bu nedenle neyi demiş olabileceklerini, neyi dememiş olabileceklerini dini ilim olarak değil tapınma(ibadet) olarak anlayanlardan daha iyi anlarım. Bence din kişilikten başlar.
 
'Veren el, alan elden üstündür' diye bir hadis ileri sürülüyor.
 
Bence bu sözü hadis olamaz çünkü bu söz Müslüman bir ülkede, Müslüman bir toplumda söylenmiş olduğu için Müslümanların Müslümanlara söylediği bir söz ve bunun sonuçunda(sonucunda) da Müslümanlar arasına nifak, fitne, ayrılık, sınıflama, tabakalaşma, bölümleşme sokmak olur. Öte yandan bu söz dini yani İslamiyet'i bir 'Vermek-almak' olayına yani niceliğe yani maddiyata indirgemek olur yani bu durumda 'Din ilimdir, ilim yoksa din de yoktur; ilim Çin'de de olsa gidip öğrenin' hadisi ile çelişir çünkü madem ki veren el, alan elden üstün oluyor, öyleyse din olarak ilim öğrenmeye, ilim için de Çin'e gitmeye ne gerek var yani verdikçe dinde yani İslam'da yükselirsin, ilerlersin, üstünleşirsin, değerlenirsin. Ben 'Din ilimdir, ilimin olmadığı yerde din de yoktur; alimin uykusu bile cahilin ibadetinden hayırlıdır; ilim Çin'de de olsa gidip öğrenin' diyen; İslamiyet'in ilimci, dahi peygamberinin, önderinin böyle birşey yapacağını, söyleyeceğini düşünmüyorum. Yani bu sözde dinsel bir anlam yok bence.
 
Söze, konuya bir de tersinden yaklaşalım yani: 'Alan el, veren elden üstündür'. Bu durumda söz biraz anlam, doğruluk, gerçekçilik kazanır çünkü bu söz 'Yoksullar sizin yüzünüzden yoksul, onları yoksul bırakanlar sizsiniz; onları yoksul bıraktığınız için onlar sizden üstündür, onlar sizin yüzünüzden yoksul oldukları onlar sizden üstündür çünkü sizlerde olanlarda onların payları var ve siz onların paylarını almakla onlardan daha aşağıda oldunuz; onlar siz vatanı, ülkeyi, halkı sömürdüğünüz için sizin yüzünüzden yoksullar; onları mağdur eden sizsiniz, bu yüzden de onlar sizden yüksekte' anlamı çıkar. Bir de 'Gerçek alim ihtiyacı olsa da belli etmeyendir, onları bulup kendiniz verin' hadisine bakarsak, yine 'alan el', 'veren el'den üstün olur çünkü hiçbir el alimin elinden üstün değildir.
 
Bence bu söz hadis değildir, gerçek değildir, doğru değildir ve dini ilim olarak değil vermek-almak yani nefs ilişkisi üzerine kurmak isteyenlerin, dini ilim üzerine değil maddiyat ve nefs üzerine kurmak isteyenlerin, belki de var olan 'Alan el, veren elden üstündür' hadisini değiştirmeleridir.
 
Verdikçe mutlu ol, verdikçe dinli ol, verdikçe yüksel; oh ne güzel. Dinde olmaz böyle birşey. Yani bir de Hiç vermeyenler çok kötü insanlar, ençok verenler en iyi insanlar' demek anlamı çıkar bu sözden. Ve bir de ver 'Cahile cuhula, dinde yüksel' anlamı çıkar. Dinde üstünlük elle, maddiyatla değil ancak ilimle ve ruhla olur. Din vermek değil ilim öğrenmek ve öğretmektir. 'Din ilimdir' diyen bir insan böyle bir sözü söylemiş ya da din olarak, dinsel olarak söylemiş olamaz bence. Öte yandan bu söz söylenmişse Müslüman toplum içinde, Müslümanlara söylenmiş olacağı için 'Veren Müslüman, alan Müslümandan üstündür' demek gibi dine, ilime aykırı, tuhaf bir durum olur çünkü dinlinin dinliden üstünlüğü almakla-vermekle, maddiyatla değil ilimle olur çünkü dinliler birbirlerinden ancak ilim alanında farklı olabilirler, başka hiçbir konuda değil. Dinli insan taneye değil haneye gider. Böyle bir söz dine aykırıdır. Öte yandan 'Sultanlarla düşüp kalkan alim hırsızdır' hadisi de bu savımı doğrulamaktadır çünkü sultanlar mutlaka alimlere birşeyler vermişlerdir de yine de yükselememişlerdir İslam peygamberinin gözünde.
 
 
Necdet Gürçiftçi
Patentsiz, dinsiz, yerli üretim bir Türk/Türkiye bilgesi
İnternette yayınlandığı zaman: 29.12.15/13.29