Yalan söylemenin Kuran’daki yeri

Yalan söylemenin Kuran’daki yeri DİN
0,0
12.11.2014 21:03:17
A+ A-

Bu yazımda bazı insanların zararsız veya masum olarak nitelendirdikleri yalanın aslında ne kadar büyük bir tehlike olduğundan bahsetmek istiyorum.

Bazı insanların sadece kendi çıkarlarını korumak istemesinden, yalan söylemeye dillerinin alışmasından, kendisine zor gelen bir işten kaçmak istemesinden, bazılarının da sadece bir konuda haklı çıkmak istemesinden ötürü rahatlıkla yalan söyleyebildiklerini görüyoruz. 

Oysa yalan söylemek Allah'ın Kuran'da kesin olarak haram kıldığı bir davranıştır. Şeytan'ın yöntemidir yalan söylemek... Şeytan Adem ile Havva'ya yalan söyleyip onları kandırmış Allah'ın onları cennetten çıkarmalarına neden olmuştur. 

Yalan her ne kadar büyük bir ahlak bozukluğu olsa da insanlardan bazıları yalan söylemeyi ciddi bir alışkanlık haline getirmişlerdir. Yalan söylemekle ilgili bir ayette Allah bize şöyle bildiriyor:

Yeryüzünde olanların çoğunluğuna uyacak olursan, seni Allah'ın yolundan şaşırtıp-saptırırlar. Onlar ancak zanna uyarlar ve onlar ancak 'zan ve tahminle yalan söylerler.' (Enam Suresi, 116)

Ayetten de gördüğümüz gibi insanların çoğu kendi zanlarına uyarak yalan söylerler. Kendi zanlarına göre hareket edip başkalarını da çok rahatlıkla suçlayabilirler. Kendilerini kurtarmak için bir başkasına rahatlıkla iftira atabilir, o kişi hakkında rahatlıkla yalan söyleyebilirler. İşte bu da o kişilerin ahireti değil, sadece kendini, kendi çıkarlarını düşünmesinden kaynaklanır. 

İmanlı olan bir insan nasıl haram olan bir şeye çok titizlik gösterirse, örneğin, nasıl namaz kılmayı ertelemez, zina yapmaz, Allah 'a şirk koşmaz ve domuz eti yemezse, aynı şekilde yalan da söylememelidir. Çünkü yalan da tüm bu saydıklarım gibi haramdır.

Fakat bazen kişinin kendi çıkarları, istekleri veya gururu o kadar dayanılmaz bir hal alır ki, kendi istediğini yaptırmak için rahatlıkla, gözünü kırpmadan haram olan bu eylemi yapabilir. Oysa bu yaptığının ahirette çok büyük bir karşılığı olduğunu unutur. Allah yalan söyleyenlerle ilgili bizlere şöyle bildirmiştir: 

Kahrolsun, o "zan ve tahminle yalan söyleyenler"; Ki onlar, "bilgisizliğin kuşatması" içinde habersizdirler. (Zariyat Suresi, 10-11)

Allah sevgisi, Allah korkusu olan bir insan yalanın her türlüsünden uzak durmalıdır. Çünkü yalanı alışkanlık haline getireneler ahirette söyledikleri tüm yalanların hesabını vereceklerdir. Ölümü ve cehennemi, sonsuz hayatını düşünen bir insan hiçbir şekilde yalan söyleyemez. Dünyadaki ufacık bir çıkarı veya kendi nefisleri için yalan söyleyen insanlar ahiretteki alacakları karşılığı bilecek olsalar asla yalan söyleyemezler. Allah bir ayetinde ahiretini düşünmeyi bırakıp dünyada o anlık çıkarına yönelik davrananların durumunu bizlere şöyle bildirmiştir:

İşte bunlar, ahireti verip dünya hayatını satın alanlardır; bundan dolayı azapları hafifletilmez ve kendilerine yardım edilmez. (Bakara Suresi, 86)

Şunu unutmamak gerekir ki, yalan söyleyen bir insan bakıldığında dünyada bazı çıkarlar sağlıyor gibi görünebilir. Ancak bu durum kişinin sandığı gibi olmaz. Yalan söyleyen bir insan her zaman kaybeder. Dünyada gerçek sevgiyi, güveni, huzuru, dostluğu, samimiyeti Allah o kişiye hiçbir zaman yaşatmaz. Çünkü yalan söyleyen bir insana hiç kimse güvenemez, o kişiye saygı duyamaz. Dürüst bir insan dürüstlüğünden dolayı dünyada bazı zorluklarla karşılaşabilir. Ama bu güzel ahlakından dolayı hem ahirette hem de dünyada Allah ona nimet verir ve ahirette de cennetiyle ödüllendirir.

Allah bir ayetinde yalan söylemeyen, dürüst kullarının karşılaşacağı güzel sonucu bizlere şöyle bildirmiştir:

Allah dedi ki: "Bu, doğrulara, doğru söylemelerinin yarar sağladığı gündür. Onlar için, içinde ebedi kalacakları, altından ırmaklar akan cennetler vardır. Allah onlardan razı oldu, onlar da O'ndan razı olmuşlardır. İşte büyük 'kurtuluş ve mutluluk' budur." (Maide Suresi, 119)

Sevgili Peygamberimiz (sav)de yalan söylememeyi şöyle tavsiye etmiştir:

"Siz doğruluğa devam ediniz, çünkü doğruluk muhakkak sahibini hayırlara eriştirir. İyilikler de cennete hidayet eder, götürür. Doğruluğa devam ettikçe ve doğruyu aradıkça Allah Teala'nın indinde sıddik olarak yazılır. Yalandan sakınınız, muhakkak yalan insanı fücura götürür, fücur ise ateşe yani cehenneme götürür, kul yalana devam ettikçe ve yalanı aradıkça indi ilahi'de yalancı yazılır." (Mehmed Zahid Kotku, Hadislerle Nasihatlar, Cilt 1, s.279; Buhari ve Müslim'den)



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.