Yaşadığınız her anın Allah’ın bir ayeti olduğunun farkında mısınız?

DİN
0,0
02.12.2014 20:11:38
A+ A-

Her gün gözümüzü açtığımız andan itibaren Allah’ın ayetleriyle karşılaşıyoruz.

Allah’ın bize yeniden can verip uyandırması, yağan yağmur, gökyüzündeki bulutlar, yediğimiz yemekler, içtiğimiz su, denizlerde yol alan koca koca gemiler, etrafımızda uçuşan ağaç yaprakları, gökyüzünde uçan kuşlar, yeni doğan bebekler, ölümler, dünyada meydana gelen olaylar… Hepsi Allah’ın Kuran’da bizlere bildirdiği ayetlerdir.

İman gözüyle, Allah sevgisiyle bakan bir insan Allah’ın ayetlerini görebilir. Ama imanı zayıf olan, Allah’ı düşünmeden yaşayan, Kuran’ı bilmeyen bir insan etrafında olan bütün olayların, yaşadığı her şeyin aslında Allah’ın ayetleri olduğunun farkında bile olmaz. Oysa insanın günlük yaşamında karşılaştığı tüm olaylar, gördüğü her şey Allah’ın ayetleridir.

Bunlarla ilgili birkaç ayetten bahsetmek istiyorum:

Allah, ölecekleri zaman canlarını alır; ölmeyeni de uykusunda (bir tür ölüme sokar). Böylece, kendisi hakkında ölüm kararı verilmiş olanı(n ruhunu) tutar, öbürünü ise adı konulmuş bir ecele kadar salıverir… (Zümer Suresi, 42)

Yukarıda da anlattığım gibi gece uyumak ve sabah uyanmak imanla düşünmeyen bir insan için çok sıradan, günlük rutinin bir parçasıymış gibi görülebilir. Oysa Allah’a iman eden bir insan, sabah uyanabilmesinin Allah’ın ona tekrar can vermesiyle mümkün olduğunu bilir. Çünkü ayette de belirtildiği gibi Allah dilerse o kişinin ruhunu geri vermeyebilir ve o kişi bir daha uykusundan hiç uyanmayabilir. Yani ölebilir. Allah’ın her gün bizlere can vermesi O’nun ayetlerindendir.

Ölü toprak kendileri için bir ayettir; Biz onu dirilttik, ondan taneler çıkarttık, böylelikle ondan yemektedirler. Biz, orada hurmalıklardan ve üzüm-bağlarından bahçeler kıldık ve içlerinde pınarlar fışkırttık: Onun ürünlerinden ve kendi ellerinin yaptıklarından yemeleri için. Yine de şükretmiyorlar mı? (Yasin Suresi, 33-35)

Rabbimiz yukarıdaki ayette de bizlere rızıklar verdiğini bildiriyor. Tüm sebze ve meyveler kapkara bir topraktan çıkar. Sebzeler ve meyveler dışında et çeşitleri, peynir çeşitleri, boy boy renk renk zeytinler Allah’ın bizler için özel yarattığı nimetlerdendir. Allah dileseydi birkaç çeşit yiyecek yaratabilirdi. Ama Allah biz kulları için yüzlerce çeşit yaratmış, hepsine de ayrı bir tat, koku, şekil, renk vermiş, hepsinin faydasını da birbirinden farklı kılmıştır. . Sürekli Allah’ı anan bir insan da bütün bu nimetlerin Allah tarafından verildiğini bilir ve her nimet için şükreder:

Şimdi siz, içmekte olduğunuz suyu gördünüz mü? Onu sizler mi buluttan indiriyorsunuz, yoksa indiren Biz miyiz? Eğer dilemiş olsaydık onu tuzlu kılardık; şükretmeniz gerekmez mi? (Vakıa Suresi, 68-70)

Hiç düşünmeden içtiğimiz su da Allah’ın bir ayetidir. Çünkü Allah ayetinde de belirttiği gibi  bulutlardan yağdırdığı su tuzlu olabilirdi. Kaynaklardan çıkan bütün sular tuzlu yaratılmış olabilirdi. Eğer bulutlar olmasaydı yeryüzündeki tatlı su kaynakları da var olamazdı. Ama Allah bulutları yaratarak suyu da biz insanların içebileceği nitelikte olmasını sağlamıştır. . Bu da Allah’ın sonsuz rahmetinin bir göstergesidir. Eğer bulutlardan yağan yağmur tuzlu olsaydı tarım da olamazdı, bu durumda dünya adeta bir çöle dönerdi.

"Onlar, üstlerinde dizi dizi kanat açıp kapayarak uçan kuşları görmüyorlar mı? Onları Rahman'dan başkası tutmuyor. Şüphesiz O, herşeyi hakkıyla görendir." (Mülk Suresi, 19)

Görmüyor musun ki, size ayetlerinden (bazılarını) göstermesi için, gemiler Allah'ın nimetiyle denizde akıp gitmektedir! Hiç şüphesiz bunda, çok sabreden, çok şükreden için gerçekten ayetler vardır. (31/31)

Her gün üzerimizden uçup giden kuşlar, denizde gördüğümüz dev gibi gemiler de Allah’ın birer ayetidir. Allah dünyada her şeyi sebep sonuç ilişkisiyle yaratmıştır. O nedenle kuşların havada durması “havanın kaldırma kuvveti”, veya gemilerin suyun üzerinde batmadan gidebilmesi de “suyun kaldırma kuvvetine” bağlanır. Fakat biraz önce de belirttiğim gibi Allah bunları sadece sebep olarak yaratmıştır. Kuşların uçmasına sebep de, gemilerin denizde batmadan yüzmesine sebep de aslında Allah’ın dilemesiyledir.

Gaybın anahtarları O'nun Katındadır, O'ndan başka hiç kimse gaybı bilmez. Karada ve denizde olanların tümünü O bilir, O, bilmeksizin bir yaprak dahi düşmez; yerin karanlıklarındaki bir tane, yaş ve kuru dışta olmamak üzere hepsi (ve herşey) apaçık bir kitaptadır. (Enam Suresi, 59)

Allah her şeyi bir kader ile yaratmıştır. Bazı insanların sandıklarının aksine insanın kaderinde olan şeyler sadece doğum, ölüm gibi büyük olaylar değildir. Allah ayetinde bize bir yaprağın bile düşmesinin kaderde belli olduğunu bildiriyor. Dünyada yaşayan trilyonlarca ağacın üzerinde yaşayan trilyonlarca yaprağın her birinin kaderi tıpkı biz insanların kaderi gibi Allah katında bellidir.

Kuran ahlakından uzak yaşayan insanlar yukarıda saydığım nimetleri gördüğü zaman bütün bunları sıradan bir olay gibi algılar. Ama Kuran’ı çok iyi bilen, Kuran ahlakını yaşayan bir insan da küçük büyük her şeyin Allah tarafından yaratıldığını bilir. Yolda yürürken bir kedi, kuş, çiçekle karşılaştığında gördüğü her şeyden çok zevk alır ve ona karşı çok büyük sevgi besler. Gördüğü tüm güzellikleri Allah’ın yarattığını bildiği için kalbinde çok büyük bir coşku duyar ve Allah’ın büyüklüğünü tesbih edip yüceltir ve O’na şükreder.

Bir ayette, iman eden insanların Allah'ın ayetlerini her yerde görebilecekleri şöyle açıklanıyor:       

Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün art arda gelişinde, insanlara yararlı şeyler ile denizde yüzen gemilerde, Allah’ın yağdırdığı ve kendisiyle yeryüzünü ölümünden sonra dirilttiği suda, her canlıyı orada üretip-yaymasında, rüzgarları estirmesinde, gökle yer arasında boyun eğdirilmiş bulutları evirip çevirmesinde düşünen bir topluluk için gerçekten ayetler vardır. (Bakara Suresi, 164)

İman eden bir insan baktığı her şeyde Allah'ın varlığının delillerini görür, sürekli Allah'ı tefekkür eder. Bir başka ayette Müslüman ahlakı şöyle anlatılıyor:  

Onlar, ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah'ı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı konusunda düşünürler. (Ve derler ki:) "Rabbimiz, Sen bunu boşuna yaratmadın. Sen pek Yücesin, bizi ateşin azabından koru. (Al-i İmran Suresi, 191)

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.