Yetiş ya hızır...

DİN
0,0
13.02.2014 20:19:22
A+ A-

Hızır orucu. Her yıl Şubat ayını 13?14?15 günleridir. Hızır, her an hazır ve nazırdır. Cömerttir. Çaresizlerin çaresidir. Umutsuzlara umuttur. Zorda kalanların canına yetişendir. Cümlemizin yardımcısı, gözcüsü, bekçisi ola. Allah herkese Hızır elinden doluyu içmek nasip eylesin. Gerçeğe Hü.

Hızır sözcüğü arapçada yeşillik anlamına gelmektedir.  Çünkü Hızır'ın oturduğu yerlerin yeşerdiği görülmüştür. Hızır ve İlyas Aleyhisselam ve Zülkarneyn ile birlikte AbHayat suyunu aramaya çıkarlar. Hızır ve İlyas bu suyun kaynağını bulup, içmişler ve ölümsüzlüğe ermişlerdir. Hızır, karada, İlyas denizlerde zor durumda olanlara yardım etmektedir. Yetiş ya Hızır diyenlerin carına yetişirler, bizlerinde carına, imdadına yetişir inşallah. Hızır Aleyhisselam, Hz. Musa zamanında yaşamış Ab-ı Hayat (ölmezlik suyu) içerek ölümsüzlüğe ermiştir. Hızır darda kalanların darına yetişendir. Bir gün İmam Hasan ile İmam Hüseyin hastalanır. Ateşler içinde bir şey yiyip, içmeyip baygın olarak yatarlar. Hz. Fatıma çocukların bu haline çok üzülür. Babası Hz. Muhammed'e gider. Ya babam, ya Allah'ın Resulü Hasan ile Hüseyin çok hasta ateşler içinde yanmaktadırlar, acılarına dayanamıyorum. Ben ne yapacağım der.
 
Hz. Resul bunun üzerine, kızım git niyet edin, 3 gün nezir orucu tutun der. Hz. Fatıma eve gelir, Hz. Ali'ye anlatır. Hz. Ali'de niyet ederek Hz. Fatıma ile birlikte 3 günlük oruca başlarlar. Birinci gün akşam olur, sofrayı kurarlar herkesin önünde birer parça arpa ekmeği vardır. Tam yemeğe başlarlar ki kapı vurulur. Kapıyı açarlar. Karşılarına biri çıkar "Ya Ali ben yoksulum ve kaç günden beri açım, yiyeceklerinizi bana verir misiniz" der. O gün ucundan birer parça kopardıkları ekmeklerini yemeyip o yoksula verirler. İkinci gün; yine oruç tutarlar. Akşam olduğunda aynı şey olur. Sofrayı kurulur. Birer lokma yedikten sonra yine kapı çalınır. Kapıyı açarlar karşılarına biri çıkar "Ya Ali ben yetimim kaç günden beri açım" der, o günde yiyeceklerini o yetime verirler.
 
Üçüncü gün de aynı şey olur, bu defa gelen esir olduğunda, sahibinin kendisine yiyecek vermediğini söyler ve o da Hz. Ali'den yiyecek ister. Hz. Ali o günde yiyeceklerini esire verir. Esir gittikten sonra tekrar kapı çalınır ve kapıyı açarlar. Bu defa gelen Hz. Resuldür, Hz. Resul eve girer, oturur, Hasan ve Hüseyin'i dizleri üstüne alır ve şöyle söyler "Ya Ali bu yavruların hastalığı beni de üzdü" der ve sorar. "Orucunuz nasıl geçti ya Ali" der. "Sana ayandır Ya Allah'ın Resulü" Allah'ın rızası için 3 gün oruç tuttum, orucumuzu açarken, bir yoksul, bir yetim, birde esir geldi. Yiyeceklerimizden her gün birine verdik der. Hz. Resullullah "o gelenler kimdi? Tanıdın mı? Ya Ali" der. "Sana ayandır Ya Allah'ın Resulü" der. Hz. Peygamber gelenlerin Hızır olduğunu söyler ve "sizlerin sabrını ölçtü Ya Ali" der.
 
 Hızır orucu hakkında diğer bir konuda Hz. Nuh tufanında geçer. Hz. Nuh'un gemisi tufana kapıldığında, Hz. Nuh geminin kurtulması için Hz. Hızır'ı çağırır ve gemi kurtulunca üç gün oruç tutacağını söyler. Hz. Nuh'un gemisi tufandan kurtulur, bunun üzerine üç gün nezir orucu tutarlar. İşte Alevilerde dar günlerinde Hızır yetişsin diye, Hızır aşkına, Ehl-i Beyit aşkına, Allah rızası aşkına oruç tutarlar.
 
Her insanın yaşamında mutlaka şükran günleri vardır. Hastalıktan kurtulanlar, kazadan beladan kurtulanlar, kısacası zor günlerden kurtulanlar, şükranı olarak Allah aşkına oruç tutarlar, kurban keserler. Oruçlarımız kabul ola, Allah dergahına yazsın. Hızır Aleyhisselam yardımcımız ola.  Allah herkese Hızır elinden doluyu içmek nasip eylesin. Yetiş ya Hızır! Gerçeğe Hü.



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.